<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[FizyoPlatforum - Alternatif Rehabilitasyon Yöntemleri]]></title>
		<link>https://www.fizyoplatforum.com/</link>
		<description><![CDATA[FizyoPlatforum - https://www.fizyoplatforum.com]]></description>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 12:41:19 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[İCRACI (MÜZİSYEN) REHABİLİTASYONU]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-icraci-muzisyen-rehabilitasyonu.html</link>
			<pubDate>Sun, 03 Mar 2024 19:10:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=2667">Aslıhan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-icraci-muzisyen-rehabilitasyonu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">İCRACI (MÜZİSYEN) REHABİLİTASYONU</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">GİRİŞ:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Müzisyenler, yüksek bir zihinsel ve fiziksel efor gerektiren ince ayrıntılarla dolu işlerini sürdürmek için günde en az 4-5 saat çalışan, kol ve ellerine adeta yeni bir kas hafızası yerleştiren kişilerdir. Çalgı çalmak, vücuttan istenen hareket bileşenleri nedeniyle başlı başına stres faktörüdür. Müziksel aktivite ayrıca bir iş haline geldiği zaman, performansın gerektirdiği fiziksel ve mental gereksinimler kişinin sağlığını etkilemeye başlar. Çalgının kendisi icracının anormal bir postür almasına neden olabilir; bu da biyomekanik strese yol açar. Ayrıca icracının vücudu ve çalgı birbirine uyumlu olmadığı zaman biyomekanik stres daha da fazla olabilir. Dolayısıyla anormal postür ve uzamış çalma süresi kolayca kas iskelet ağrısı ve doku hasarına yol açmaktadır.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/6v7ejx4.jpg" loading="lazy"  width="450" height="350" alt="[Resim: 6v7ejx4.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">PROBLEM NEDENLERİ:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nedenlere baktığımızda icranın kendisinin gerektirdiği isteklerin başlı başına problem olduğunu görüyoruz. Bunun için daha önce bahsedildiği üzere icracının çalgı çalmak için vücudunu hazırlaması, iyi bir çalışma programı olması, çalgı ile vücudunu uyumlandırması gerekir. Icracı iyi bir kondisyona sahip olsa bile yaralanabileceği unutulmamalıdır; bu durumda başka faktörler yaralanmaya neden olmaktadır. Bazen de icracı ile hiç ilişkili olmayan hastalık ortaya çıkabilir fakat kişi icracı olduğu için tedavi programı ona göre şekillenmelidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Problemleri daha rahat tanımlamak adına Akel ve Leblebicioğlu’nun sınıflamasına göre icracı hastalıkları;</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">A-) </span>İcra sırasında karşılaşılan etkenler ile ilişkili ortaya çıkan bozukluk ve sorunlar, </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">B-) </span>Oluşumunda icra dışında da karşılaşılan etkenler ile ilişkili ortaya çıkan ve bu arada icranın bu sorunu tetiklediği bozukluklar </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">C-)</span> Günlük yaşamda icradan bağımsız ortaya çıkan fakat çalma performansını etkileyen bozukluklar olarak incelenebilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">İCRA SIRASINDA KARŞILAŞILAN ETKENLER İLE İLİŞKİLİ ORTAYA ÇIKAN BOZUKLUKLAR:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kas – iskelet sistemi problemleri </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Sinir sıkışmaları </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Fokal distoni </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Performans anksiyetesi </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• En sık rastlananlar; Karpal tünel sendromu, Kübital tünel sendromu, Tetik parmak, Tenosinovit, Bursit, Dequervain sendromu </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Ancak belirtilmelidir ki bu problemler kişinin kullandığı enstrümana göre farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Profesyonel müzisyenler çok erken yaşta enstrüman kullanmaya başlar. Dolayısıyla, kullanılan enstrümanın büyüme esnasında kas-iskelet sistemine tesirleri görülebilmektedir. Bejjani ve ark.nın yaptıkları çalışmalar göstermiştir ki ilk semptomlar çalmaya başlanılan 10 yıl içinde gelişir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Örneğin, keman çalanlarda omuz sağdan yüksekte ve sağ ekstremite soldan uzun bulunmuş, keman ve kontrbas çalanların sol omuzunda internal rotasyon limitasyonu, yine keman çalanlarda sol el 3. parmakta uzama, çello çalanlarda sol elde uzama, harp çalanlarda ise iki elde 1. web darlığı tespit edilmiştir. Dr. Wilson, Dr. Wagner ve Dr. Hömberg, 33 müzisyende şikayetlerine bağlı yaptığı muayene ve el değerlendirmesinde; bu şahısların 19’unda (biri müzisyen değil) occupational kramp (meslek krampı), yapılan muayeneler sonunda ise sorunları olan müzisyenlerde biyomekanik bozukluklar tespit edilmiş ve sonuçta meslekî kramplar ve fokal distoniler4’in hazırlayıcı faktörleri arasında biyomekanik anomalilerin varlığı bildirilmiştir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mesleki incinmeler olarak tanımlayabileceğimiz bu problemleri tanıtmadan önce, bu sorunları önleme ve/veya oluştuktan sonra gerekli önlemleri kısa sürede alabilmek için göz ardı edilmemesi gereken vücut sinyallerini tanıtmakta yarar görülmektedir: “Yapılarda uyuşukluk ve yanma hissi; nesneleri kavramada tutmada zorlanma; ellerde beceriksizlik hissinin artması; tuhaf kızarıklıklar veya morarma; çalma esnasında ve sonrasında ağrı; boyundan kollara doğru inen bir ağrı, kollarda veya boyunda sınırlı hareket; omuz, dirsek, bilek veya parmak hareketleri esnasında ağrı; ağrı veya performans kaybı sebebiyle depresyon hissi...vb.”</span><br />
<br />
<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/of05nd2.jpg" loading="lazy"  width="450" height="350" alt="[Resim: of05nd2.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">PİYANO ÇALANLARDA PROBLEMLER:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Statik postür ve gereksiz omuz elevasyonuna bağlı üst trapez ve levator skapula kaslarında spazm ve ağrı; ilerleyen dönemlerde torasik çıkış sendromuna da yol açabilir. En fazla yüklenen kas grubu sırt kasları, ön kol fleksörleri ve pronatörlerdir, ekstansör/supinatör kaslarda birlikte çok çalışmaktadır. Buna bağlı epikondilit, tendinit, tenosinovit sıklıkla oluşur. Çalışmalarda sırasıya boyun, el bileği ve ön kol, omuz, parmaklar, ve sırtın etkilendiği belirtilmiştir. Elde problem en fazla sağ tarafta görülür. Lumbrikal ve interosseal kasların yaralanması sıklıkla meydana gelir. Baş parmak çalma sırasında çok fazla harekete sahiptir. De Quervain sendromu, ileriki yaşlarda trapeizyometakarpal osteoartriti görülebilir. Piyano çalma sırsında bilek pozisyonu diğer çalgılara göre bilateral ulnar deviasyonu içermektedir, bu nedenle Triangüler Fibrokardilaj Kompleksi yırtıkları görülebilir. Fokal distoni de sıklıkla görülen yaralanmalardandır.</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/bfruooe.jpg" loading="lazy"  width="450" height="350" alt="[Resim: bfruooe.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">PERKÜSYON ÇALGILARI (DAVUL, ZİL VB.) ÇALANLARDA PROBLEMLER:</span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Perküsyon çalanlarda en büyük problem devamlı vibrasyona maruz kalınması ve vurma sırasında fazlasıyla güç harcanmasıdır. Tendinit, tenosinovit en fazla görülen problemdir; tekrarlı ve hızlı vurma sonucunda ortaya çıkan vibasyonun kas ve tendonlarda absorbe edilmesine bağlı bağ dokuda inflamasyon, buna bağlı sinir sıkışmaları ve tendinit görülebilir. Bu kişilerde rotator manşet yaralanmaları da görülebilmektedir. Icranın gerektirdiği tekrarlı hareketler bu grupta en fazla guyon ve kübital tünel sıkışması sendromuna neden olmaktadır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">YAYLI ÇALGI ÇALANLARDA PROBLEMLER:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaylı çalgı çalanların her iki ekstremitesi çoğunlukla asimetrik pozisyonda olduğundan çalma sırasında farklı şekillerde yüklenmektedir. Bu çalgılarda tüm vücudun kullanıldığı anlaşılmalıdır. Sadece çalgıya değen vücut parçalarıyla ilgili anatomik yapılar değil, desteklenme ve pozisyon görevi yapanlar, tüm kol eli kullanmayı gerektiren yerler ve abdominaller, sırt kasları ve solunum kasları gibi direkt kullanılmayan yapılar da risk altındadır. Genellikle sol el daha fazla etkilenmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">VİYOLİN, VİYOLA:</span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ergonomik açıdan bakıldığında ortak problem bölgesi boyun ve sırttır. Boyun ağrısı kasların zayıf olması, trapeze aşırı yüklenilmesi, asimetrik postür nedeniyle olabilir. Trapez ve skalen kasların gerginliği torasik çıkış sendromunun ortaya çıkışını kolaylaştırabilir. Sıklıkla etkilenen yerlerden diğeri omuzdur ve yaygın olarak sıkışma sendromu, subakromial/subdeltoid bursit ve bisipital tendinit görülür. Tele çok sıkı basmak hem agonist hem de antagonist kasın işini zor hale getirir. Sonuçta tendinit, digital sinir sıkışması ve hatta fokal distoni görülebilir. Tel üzerinde parmakların farklı bölgelere uzanması elin aşırı ulanr deviasyonu ile sonuçlanabilir ayrıca intrinsik kasları da risk altında bırakır. Sol üst ekstremitede sıklıkla parmak fleksör ve ekstansörlerinde ağrı, epikondilit ve dirseğin fleksiyon pozisyonundan dolayı kübital tünel sendromu görülür. Sol bileğin aşırı bükülmesi karpal tünel sendromuna yol açabilir. Arşe tutan sağ üst ekstremitede tekrarlı omuz ve dirsek hareketi meydana geldiğinden icracılar sıklıkla bisipital tendinitten ve lateral epikondilitten yakınırlar. Kasların çalışma şekli nedeniyle ön kolda medyan ve radyal sinirin interesseöz dallarının sıkışması görülebilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/shven6m.jpg" loading="lazy"  width="450" height="400" alt="[Resim: shven6m.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">GİTAR:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gitar çalmak diğer çalgılara göre doğasında fizyolojik olmayan hareketler barınmaktadır. Fizyolojik olmayan duruş ile birlikte gereksiz basınç uygulanması sonucu bu grupta en fazla görülen problem fokal distonidir. Çoğu gitarist el bileğini hiperfleksiyonda tutma eğilimindedir ki bu karpal tünel sendromu gibi birçok problemin ana kaynağıdır. Gitar omuz askısı ile ayakta çalındığında depresyonda ve protraksiyonda olan omuz, kompresyonla beraber torasik çıkış sendromunun ortaya çıkışını kolaylaştırabilir. Gitaristlerde sinir sıkışması sıklıkla görülmektedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/sce08vb.png" loading="lazy"  width="450" height="370" alt="[Resim: sce08vb.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">ÇELLO - KONTRBAS:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çello oturarak çalındığından oturma postürünün ve pik uzunluğunun iyi ayarlanması gerekir. Boyun, sırt, bel ve siyatik sinir problemleri olabilir ve bu problemler üst ekstremite pozisyonunu da etkileyebilir. Bisipital tendinit, impingement sendromu kolun öne doğru pozisyonlanmasından kaynaklanabilir. Dirsek fleksiyonunun fazla olduğu durumlarda kübital tünel sendromu, el bileği hareketlerinin aşırı olması karpal tünel sendromuna neden olabilir. Arşe hareketleri sağda baş parmak ve ön kolda ağrıya, sağ ve sol ikinci parmağın zorlu hareketler için kullanımı lateral bağlarda zorlanmaya neden olmaktadır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/ohvjzvc.png" loading="lazy"  width="450" height="430" alt="[Resim: ohvjzvc.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">ÜFLEMELİ (NEFESLİ) ÇALGI ÇALANLARDA PROBLEMLER:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Üflemeli çalgılarda diğer çalgılardan farklı olarak dudak ve çene çevresi kasların da uzun süre kullanılması gerekir. Postür problemlerinin solunum kapasitesini de düşürebileceği akılda tutulmalıdır. Tahta Üflemeli Çalgılar: flüt, klarnet, obua, saksafon ve fagot bu gruba girmektedir. Ağrı, sıklıkla çalgıyı destekleyen bölgelerdir. Flüt çalanlarda trapez, skalen ve deltoid kasları zorlanmaktadır. Flütçülerde üst gövde ve belde ağrıya sık rastlanmaktadır. Flüt pozisyonuna göre farklı problemler görülebilir. Eğer sağ omuz gevşek ve baş, boyun sağa doğru lateral fleksiyonda ise servikal problemler; eğer baş düz, omuz abduksiyonda ise omuzda tendinit, sıkışma sendromu veya tetik noktalarda ağrı görülmektedir. Flütü horizontal tutanlarda daha fazla boyun ve çene ağrısı bulunmaktadır. Boyunda mekanik daralmalar nedeniyle sinir sıkışmalarına sıklıkla rastlanmaktadır. İşaret parmağında hiperekstansiyonda flütü desteklemesi radyal sinir sıkışmasına neden olabilir. Klarnet, obua ve kornoda sağ el problemleri daha fazladır. Askılar nedeniyle boyun ağrıları ve sinir sıkışması görülebilmektedir. Bakır Üflemeli Çalgılar: bu çalgılar arasında korno, trompet, trombon ve tuba yer almaktadır. Bu çalgılarda yüz gibi küçük kas gruplarında problem yaşanmaktadır. Çalgıyı taşımaya bağlı olarak problemler daha çok sol tarafta ve üst sırt, omuzlar ve boyundadır. Trombonistlerde sağ kolda tekrarlı fleksiyon ve ekstansiyon yapılması ulnar sinir problemlerine neden olmaktadır. Icracıya ait yapısal faktörler de dikkate alınmalıdır. Anatomik varyasyonlar, hipermobilite, antropometrik özellikler nedeniyle icra sırasında problem yaşayan birçok müzisyen vardır. Hatta distoni etyolojisinde tendon bileşkelerinin olduğu görüşü savunulmaktadır. Tekrarlı travma yaratan başka bir alışkanlığın olması veya yanlış spor yapma da icra dışında kişiyi yaralanmaya maruz bırakan durumlardandır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">İNTRİNSİK FAKTÖRLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1-)Yaş: Daha çok 30 yaş üstü kişiler risk altındadır. İcracılarda yaş artışı ile beraber tendinopati en fazla omuz bölgesinde görülmektedir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2-)Beslenme: Besin değerleri düşük kişiler daha fazla etkilenir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3-)Anatomik varyasyon: Daha uzun tendona sahip veya bir tendon kılıfında iki tendonu olan kişiler daha fazla etkilenir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4-)Eklem laksitesi: Hipermobilite sahibi kişiler daha fazla etkilenir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5-)Cinsiyet: Kadınlar daha fazla etkilenir. 6-)Sistemik hastalık: Diabetik hastalar daha sık etkilenir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">EKSTRİNSİK FAKTÖRLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1-)Meslek: Tekrarlı hareketler, riskli çevre </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2-)Sport/hobi: Dirençli tekrarlı hareketler veya uzun süre sürdürülen postür. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3-)Fiziksel yük: Ağır yüklerin tekrarlı olarak kaldırılması. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4-)Ekipman: Ekipmanın kötü kalitede olması veya kişiye uygun olmaması </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5-)İş yükünde hızlı artış: İş yükünün yoğun, hızlandırılmış ve baskı altında yapılması </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6-)Çevre: Çok soğuk ve çok sıcak olması </span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">DEĞERLENDİRME:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kas-iskelet sistemi yaralanması olan icracı fizyoterapiye yönlendirildiğinde çoğunlukla karşılaştığımız tendinit tanısı ile gelen ancak ağrıyı tüm kol bölgesinde tanımlayan vakalardır. Hangi kasa ait bir tendinit tanısı olduğunu bilmemekte tedaviyi en çok zorlaştıran bir durumdur. Bazen de hiç tanı konulamadığında ‘overuse yaralanması’ terimi ile karşılaşırız. Bu terim ‘çok kullanım’ anlamına gelmektedir ki bu sadece problem etyolojisine işaret eder. Bu durumda çoğu zaman hastanın problemi tam anlaşılmamakta ve tedavisi eksik kalmaktadır. Terapistlerin görevi probleme yol açan durumları tespit ederek şüphe duyduğu durumlarda doktor ile iletişime geçmesi ve icracı için doğru bir rehabilitasyon programı çizmesidir. Kişinin bir bölgesinde ağrı olması problemin o bölgeden kaynaklandığını göstermemektedir. Travma gibi bir durumda tanı bellidir ve terapist ona uygun değerlendirmeleri seçer. Ancak icracıya bağlı yaralanmalarda değerlendirme dikkatli bir analizi içermektedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Değerlendirmede daha önce bahsettiğimiz tüm risk faktörleri ile ilgili bilgi alınmalıdır. Şu sorular yol gösterici olabilir: </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1-) Kaç yıldır enstrüman (kaç enstrüman çaldığı, ana enstrümanın hangisi olduğu bilinmelidir) çalıyorsunuz? </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2-) Enstrümanı ne seviyede çalıyorsunuz?(profesyonel, amatör, öğrenci gibi) </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3-) Enstrümanda sık değişim yapıyor musunuz, son zamanlarda enstrümanda bir değişiklik yaptınız mı? </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4-) Hangi okuldan mezunsunuz? Öğretmeninizde bir değişim oldu mu? </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5-) Toplam çalma süreniz ne kadar? </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6-) Çalışma programınız nasıl? (dinlenme araları, bir seferde çalma süresi, haftalık plan) </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">7-) Repertuar değişikliği oldu mu? (stil, zorluk vb.) </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">8-) Tekniğinizde bir değişiklik oldu mu? </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">9-) Problemleriniz çalmanızı ne kadar etkiliyor? Bu sorular dışında hikaye temel değerlendirme prensipleri göz önüne alınarak sorgulanmalıdır.</span> <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">FİZİKSEL MUAYENE:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fiziksel muayenede fizyoterapist, tanıya özel değerlendirmelerini seçer ve uygulamasını yapar. Bu kısımda sadece icracıya özgü dikkat edilmesi gereken hususlara değinilecektir. Ağrıyı doğru analiz etmek önemlidir. İcracının ağrısını değerlendirirken Görsel Analog Skalası yanında vücut diyagramı kullanmak faydalı olacaktır. Ağrının, yeri, tipi, nasıl ne zaman ortaya çıktığı, ne zaman azaldığı bilinmelidir. Yorgunluk ayrıca sorgulanması gereken bir parametredir. Postür analizi en önemli değerlendirmelerden biridir. Statik postür analizi, statik çalma postürü analizi ve performans postür analizi ayrı ayrı yapılmalıdır. Gözlem yoluyla çok sık performans postür analizi yapıldığında duruş problemlerini ve teknik hataları hızlı bir şekilde fark etme olanağı olmaktadır. İyi bir analiz ancak o çalgının gerektirdiği duruş bilindiğinde gerçekleşebilir. En ideal analiz yöntemi video veya fotoğraf kaydı alıp tekrar analiz yapmaktır. Anatomik varyasyonlar incelenmelidir. Intertendinöz bağlantılar klinik testlerle veya tendon subluksasyonları gözlem yoluyla tespit edilebilmektedir. Ayrıca hipermobilite veya eklem laksitesi değerlendirilmelidir. İcracı için özellikle dengeli kas gücü, esneklik ve dayanıklılık önemlidir. Gerekli görülen kasların kuvvetine, esnekliğe bakılmalıdır. Endurans ve hız değerlendirmesi yapılmalıdır. Çevresel faktörler ve psikososyal durum mutlaka sorgulanmalı ve analiz edilmelidir. Burada önemli olan klinik muhakeme yapabilme becerisidir. Değerlendirmede unutulmaması gereken konu icrarcı çalgısı ile birlikte değerlendirilmelidir. </span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">REHABİLİTASYON:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Genel olarak baktığımızda tek bir bulgu için uygulanan tek bir fiziksel ajan veya tedavi yöntemi, icracının problemini ortadan kaldırmaz. İcracının da sağlığını koruması ve problemlerin üstesinden gelmesi için stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. İcracılar eğitim ve profesyonel hayatları boyunca sağlıkla ilgili bir eğitim, yaralanma sonrası iyileşme veya potansiyel yaralanma risklerini en aza indirmek için bir yardım veya tavsiye almazlar. Veya kendi performasyonlarını korumak için sporcular gibi düzenli fiziksel aktivite ve eğitim programlarına katılmazlar. Bu nedenle öncelikle önleme adına yapılması gerekenler eğitim ve düzenlemelerdir. Fizyoterapist nöroloji, kardiyovasküler veya iskelet sistemi ile ilişkili problemlerde nasıl bir program çizeceğini bilmektedir. Ancak icracı rehabilitasyonunda önemli nokta tedavinin bir parçası olarak önlemeye yönelik eğitim programlarının ve etkili müdahale stratejilerinin planlanmasıdır. Prensip olarak rehabilitasyon programı içinde eğitim, aktivite düzenlemesi, doğru programın öğretilmesi, iyi besin ve sıvı alımı, egzersiz eğitimi, ergonomik adaptasyon yer almalıdır. Bu program ancak doktor, fizyoterapist, ergoterapist, eğitimci, beslenme uzmanı, tasarımcı ve ilişkili diğer meslekler bir arada çalıştığında etkili biçimde başarılmaktadır. Müzisyen kliniklerinde işleyiş intedisipliner çalışmayı benimsemektedir. İcracı rehabilitasyonunda fizyoterapist özellikle biyomekanik analiz, manuelterapi, egzersiz programı çizme ve uygulama becerilerini yoğun olarak kullanmaktadır. İcracı rehabilitasyonunda en çok Mulligan tekniğini ve Kinesio bantlama kullanılmaktadır. İcracıya özgü genel yaklaşımlardan bahsedilecektir.</span> <br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">TENDİNOPATİDE PRENSİPLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hasta eğitimi, ergonomik tavsiye, aktivite modifikasyonu, biyomekanik düzgünlük sağlamaya yönelik yaklaşımlar, soğuk, uygun elektroterapi uygulaması, kuru iğneleme, kuvvetlendirme, germe, myofasyal gevşetme, ortezle pozisyonlama, doktorların vereceği nonsteroid antinflamatuar ilaçlar, lokal steroid enjeksiyonlar ve en son çare cerrahi tedavi seçenekleri arasındadır. Yeterli rehabilitasyon koşulları tam eklem hareket açıklığı, kas veya tendonda palpasyonla minimum ağrı, maksimum kavrama kuvvetinin makul miktarda kazanımı, iyi endurans oranları ve yüksek seviye koordinasyondur. Bu parametrelere icra performansını dikkate alarak bakmak gereklidir. İcracı bir an önce çalmaya dönmek istediğinden sabırsız bir tavır sergileyebilir. Bu nedenle kişi iyileşme sürecinin farkında olmalı; tam bir iyileşmenin haftalardan ziyade aylar içinde gerçekleşebileceğini öğrenmelidir. En etkin ve kalıcı tedavinin anahtar noktası problemi tetikleyen veya neden olan işin yapılma şeklinin modifiye edilmesidir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">HİPERMOBİLİTİDE / EKLEM LAKSİTESİNDE PRENSİPLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eklem laksitesi ve hatta hipermobilitesi olan icracı sayısı fazladır. Eklem instabilitesi ile mücadele etmek için hem intrinsik hem de ekstrinsik kaslar sıklıkla stres altındadır. Eklem hareketinin fazla olması yumuşak dokuda strese ve tünel içi fazla basınca neden olur, bu nedenle bir risk faktörüdür. Hastalar için rehabilitasyon programının en büyük yararı güç kazanmaktadır. Stabilite ve kuvvetlendirme egzersizleri eklem çevresi kontraksiyonunu destekler. Çalgı üzerinde veya çalgı dışında izometrik kuvvetlendirme ve propriosepsiyon egzersizleri bu amacı gerçekleştirmede yardımcı olabilir. Thera-putty egzersizleri intrinsik kas gücünü ve proprioseptif farkındalığı arttırmak için önemlidir. Çalgıdan uzakta egzersizlerde önce ağrısız açıklıkta izometrik kas kontraksiyonu sağlayan stabilite egzersizleri tercih edilmelidir. Daha sonra rehabilitasyonda konsentrik ve egzentrik kuvvetlendirmeye geçilebilir. Egzersizler hiçbir zaman hipermobil açıklığa ulaşmamalıdır; örneğin dirsek çevresini ilgilendiren yaklaşımlarda kişi dirseği hafif fleksiyonda tutabilir. Ayrıca geçici destekler, duyumotor eğitim, eklemi iyi kullanma hedefli hasta eğitimi önemlidir. Geçici destekler eklemi nötral pozisyonda desteklenmektedir. Kuvvet artıp bulgu azaldıkça yavaş yavaş bırakılmalıdır.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">FOKAL DİSTONİDE PRENSİPLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fokal distonide problemi ortaya çıkartan mekanizma anlaşılmalıdır. Bu hastalıkta fizyoterapistlerin yaptığı en büyük yanlış sadece distonik bölgeye odaklanmak ve kasa yönelik spesifik müdahale yapmaktır. Halbuki merkezi sinir sistemine yönelik bir yaklaşımda izlenmelidir. Kesin bir tedavi yöntemi olmamakla birlikte yapılabilecek müdahaleleri şöyle sıralayabiliriz; . Duyu yeniden eğitimi; duyu ayırımına odaklanmalıdır. . Duyu-motor düzenleme; hem motor hem duysal açıdan yeniden kontrol eğitimi verilir. . Pedogojik yeniden öğrenme; tekniğin yavaşlatılması, doğru geri bildirimle öğrenme . Immobilizasyon; motor performansı durdurup ekstremiteden gelen aferent bilgiyi azaltmak . Destekleyici yaklaşımlar ; yardımcı cihaz kullanımı, çalgı modifikasyonu, gevşeme teknikleri ve psikoterapi Ayna tedavisi ile birlikte pedagojik yeniden öğrenmeye odaklanılmaktadır. Ayrıca gevşeme ve vücut farkındalığı da tedavi programlarına eklenilmektedir. </span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">SİNİR SIKIŞMASINDA PRENSİPLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Akut sıkışma bulguları ya çalma sırasında yanlış eklem pozisyonundan ya da çalmanın gerektirdiği yüklerden kaynaklanmaktadır. Böyle bir durumda çalma pozisyonunun veya çalışma şaklinin-programının düzeltilmesi gereklidir. Nöromüsküler eğitim için biofeedback kullanılabilir. Diyabet, tiroid veya böbrek hastalığı, hormonel problemler gibi hastalıklar nedeniyle var olan sinir sıkışmalarında icracı fizyoterapiye devam ederken sistemik hastalığına yönelik tedavisini de ihmal etmemelidir. Böyle bir durumda tedavi programına aerobik egzersiz eklemenin büyük faydası vardır. Kaynaklar sinir sıkışmalarında ortez kullanımı önerse de yanlış kullanımından dolayı ortezle immobilizasyonu icracı tedavisinde yazar tarafından çok fazla tercih edilmemektedir. Ancak yumuşak splint ile çalma sırasında doğru pozisyonlamanın öğretilmesi, aşırı hareketleri engellemesi bakımından bir ajan olarak kullanılabilir. Splint kullanmayı tercih ediyorsanız unutulmaması gereken konu splintin eklemi tünelde daha fazla basınca sokmamasıdır. Örneğin karpal tünel sendromu olan bir kişide splintin el bileğini 5 dereceden fazla bir ekstansiyona getirmemesi gerekmektedir. Kutanöz duyarlılığın soğukta azaldığı dolayısıyla parmakların çalgıya daha fazla basınç uygulayabileceği, sıvı vizkozitesinde artış olacağı, sinir ileitminde azalma olacağı, kan akımının vazokonstrüksiyon nedeniyle azalacağı akılda tutulmalıdır. Sinir sıkışmasında zaten az olan duyarlılık vücut yapıları soğuktan daha fazla etkilenir. Bu nedenle bu etkileri azaltmak, daha fazla yaralanmayı önlemek adına her türlü gerekli önlem alınmalıdır; termal eldiven giyilmesi, ortama ısıtıcı konulması, ısınma egzersizleri gibi Kubital tünel sendromunda dirseğin aşırı fleksiyonu günlük hayatın içinde de engellenmelidir. Genellikle fark ettiğimiz icra sırasında aşırı fleksiyonda olan dirseğin günlük yaşamda da aşırı fleksiyonda tutulma eğilimidir. Özellikle uyku sırasında dirsek tam fleksiyonda yatan hastalar için gece splinti faydalı olmaktadır. </span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">GENEL PRENSİPLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Genel fiziksel kondüsyon kazanılması her icracı için gerekli olmaktadır. Genel aerobik ve güçlendirme programlarına katılmanın bile icracıların genel performansını yükselttiği gösterilmiştir. Progresif egzersiz programlarında özellikle omuz, boyun, abdominal, sırt, lumbopelvik bölge enduransı geliştirilmeye çalışılır. Daha sonra motor kontrol çalışılmalıdır. Zayıflamış stabilite kaslarının nasıl aktive edileceği öğretilirken daha sonra bu kasların işe özel ve fonksiyonel tavırda kullanılması sağlanır. Fiziksel ajan, elektroterapi, splintleme, egzersiz, duyu eğitimi, postüral eğitim, solunum egzersizleri, masaj, mobilizasyon, manipülasyon teknikleri, sinir kaydırma egzersizleri gibi modaliteler fizyoterapistin çizdiği program doğrultusunda kullanılabilir. İcracı rehabilitasyonu dediğimiz zaman bildiğimiz modalitelere ek olarak kullanılması gereken modalite çalgının kendisidir. Çalgıya özgü tedavi içinde biofeedback ile eğitim, çalgı adaptasyonları, çalgı ile egzersiz, çalma süresinin ayarlanması örnekleri verilebilir. İcracı ağrıyı yaratan (icra ile ilişkili, icradan bağımsız veya günlük yaşam aktiviteleri ile ilgili) durumları iyi algılamalıdır. Böylece aktiviteyi engelleyerek veya en azından modifiye ederek; ağrılı uyaranlardan kurtulabilir. Terapistler, burada kişinin psikososyal durumunu da dikkate alarak yol gösterici olmalı. Ayrıca icracının iyi olma halini destekleyen sağlıklı yaşam ve sağlıklı çalışma programını öğretmede de rehberlik etmeli. İyi bir çalışma programının düzenli çalışma saatleriyle birlikte dinlenme aralarını ve çalma öncesi ve sonrasında uygun, yeterli ve dikkatli seçilmiş bir ısınma/soğuma programını içermesi gerektiği söylenebilir.</span><br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">KAYNAKLAR:</span></span><br />
Fizyoterapi Rehabilitasyon Ortopedik Rehabilitasyon Pediatrik Rehabilitasyon - Cilt 2- Hipokrat Yayın<br />
<br />
Profesyonel müzisyenler arasında kas-iskelet sistemi şikayetlerinin ortaya çıkması: sistematik bir derleme 2016; 89: 373-396]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">İCRACI (MÜZİSYEN) REHABİLİTASYONU</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">GİRİŞ:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Müzisyenler, yüksek bir zihinsel ve fiziksel efor gerektiren ince ayrıntılarla dolu işlerini sürdürmek için günde en az 4-5 saat çalışan, kol ve ellerine adeta yeni bir kas hafızası yerleştiren kişilerdir. Çalgı çalmak, vücuttan istenen hareket bileşenleri nedeniyle başlı başına stres faktörüdür. Müziksel aktivite ayrıca bir iş haline geldiği zaman, performansın gerektirdiği fiziksel ve mental gereksinimler kişinin sağlığını etkilemeye başlar. Çalgının kendisi icracının anormal bir postür almasına neden olabilir; bu da biyomekanik strese yol açar. Ayrıca icracının vücudu ve çalgı birbirine uyumlu olmadığı zaman biyomekanik stres daha da fazla olabilir. Dolayısıyla anormal postür ve uzamış çalma süresi kolayca kas iskelet ağrısı ve doku hasarına yol açmaktadır.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/6v7ejx4.jpg" loading="lazy"  width="450" height="350" alt="[Resim: 6v7ejx4.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">PROBLEM NEDENLERİ:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nedenlere baktığımızda icranın kendisinin gerektirdiği isteklerin başlı başına problem olduğunu görüyoruz. Bunun için daha önce bahsedildiği üzere icracının çalgı çalmak için vücudunu hazırlaması, iyi bir çalışma programı olması, çalgı ile vücudunu uyumlandırması gerekir. Icracı iyi bir kondisyona sahip olsa bile yaralanabileceği unutulmamalıdır; bu durumda başka faktörler yaralanmaya neden olmaktadır. Bazen de icracı ile hiç ilişkili olmayan hastalık ortaya çıkabilir fakat kişi icracı olduğu için tedavi programı ona göre şekillenmelidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Problemleri daha rahat tanımlamak adına Akel ve Leblebicioğlu’nun sınıflamasına göre icracı hastalıkları;</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">A-) </span>İcra sırasında karşılaşılan etkenler ile ilişkili ortaya çıkan bozukluk ve sorunlar, </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">B-) </span>Oluşumunda icra dışında da karşılaşılan etkenler ile ilişkili ortaya çıkan ve bu arada icranın bu sorunu tetiklediği bozukluklar </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">C-)</span> Günlük yaşamda icradan bağımsız ortaya çıkan fakat çalma performansını etkileyen bozukluklar olarak incelenebilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">İCRA SIRASINDA KARŞILAŞILAN ETKENLER İLE İLİŞKİLİ ORTAYA ÇIKAN BOZUKLUKLAR:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kas – iskelet sistemi problemleri </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Sinir sıkışmaları </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Fokal distoni </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Performans anksiyetesi </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• En sık rastlananlar; Karpal tünel sendromu, Kübital tünel sendromu, Tetik parmak, Tenosinovit, Bursit, Dequervain sendromu </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Ancak belirtilmelidir ki bu problemler kişinin kullandığı enstrümana göre farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Profesyonel müzisyenler çok erken yaşta enstrüman kullanmaya başlar. Dolayısıyla, kullanılan enstrümanın büyüme esnasında kas-iskelet sistemine tesirleri görülebilmektedir. Bejjani ve ark.nın yaptıkları çalışmalar göstermiştir ki ilk semptomlar çalmaya başlanılan 10 yıl içinde gelişir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Örneğin, keman çalanlarda omuz sağdan yüksekte ve sağ ekstremite soldan uzun bulunmuş, keman ve kontrbas çalanların sol omuzunda internal rotasyon limitasyonu, yine keman çalanlarda sol el 3. parmakta uzama, çello çalanlarda sol elde uzama, harp çalanlarda ise iki elde 1. web darlığı tespit edilmiştir. Dr. Wilson, Dr. Wagner ve Dr. Hömberg, 33 müzisyende şikayetlerine bağlı yaptığı muayene ve el değerlendirmesinde; bu şahısların 19’unda (biri müzisyen değil) occupational kramp (meslek krampı), yapılan muayeneler sonunda ise sorunları olan müzisyenlerde biyomekanik bozukluklar tespit edilmiş ve sonuçta meslekî kramplar ve fokal distoniler4’in hazırlayıcı faktörleri arasında biyomekanik anomalilerin varlığı bildirilmiştir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mesleki incinmeler olarak tanımlayabileceğimiz bu problemleri tanıtmadan önce, bu sorunları önleme ve/veya oluştuktan sonra gerekli önlemleri kısa sürede alabilmek için göz ardı edilmemesi gereken vücut sinyallerini tanıtmakta yarar görülmektedir: “Yapılarda uyuşukluk ve yanma hissi; nesneleri kavramada tutmada zorlanma; ellerde beceriksizlik hissinin artması; tuhaf kızarıklıklar veya morarma; çalma esnasında ve sonrasında ağrı; boyundan kollara doğru inen bir ağrı, kollarda veya boyunda sınırlı hareket; omuz, dirsek, bilek veya parmak hareketleri esnasında ağrı; ağrı veya performans kaybı sebebiyle depresyon hissi...vb.”</span><br />
<br />
<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/of05nd2.jpg" loading="lazy"  width="450" height="350" alt="[Resim: of05nd2.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">PİYANO ÇALANLARDA PROBLEMLER:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Statik postür ve gereksiz omuz elevasyonuna bağlı üst trapez ve levator skapula kaslarında spazm ve ağrı; ilerleyen dönemlerde torasik çıkış sendromuna da yol açabilir. En fazla yüklenen kas grubu sırt kasları, ön kol fleksörleri ve pronatörlerdir, ekstansör/supinatör kaslarda birlikte çok çalışmaktadır. Buna bağlı epikondilit, tendinit, tenosinovit sıklıkla oluşur. Çalışmalarda sırasıya boyun, el bileği ve ön kol, omuz, parmaklar, ve sırtın etkilendiği belirtilmiştir. Elde problem en fazla sağ tarafta görülür. Lumbrikal ve interosseal kasların yaralanması sıklıkla meydana gelir. Baş parmak çalma sırasında çok fazla harekete sahiptir. De Quervain sendromu, ileriki yaşlarda trapeizyometakarpal osteoartriti görülebilir. Piyano çalma sırsında bilek pozisyonu diğer çalgılara göre bilateral ulnar deviasyonu içermektedir, bu nedenle Triangüler Fibrokardilaj Kompleksi yırtıkları görülebilir. Fokal distoni de sıklıkla görülen yaralanmalardandır.</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/bfruooe.jpg" loading="lazy"  width="450" height="350" alt="[Resim: bfruooe.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">PERKÜSYON ÇALGILARI (DAVUL, ZİL VB.) ÇALANLARDA PROBLEMLER:</span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Perküsyon çalanlarda en büyük problem devamlı vibrasyona maruz kalınması ve vurma sırasında fazlasıyla güç harcanmasıdır. Tendinit, tenosinovit en fazla görülen problemdir; tekrarlı ve hızlı vurma sonucunda ortaya çıkan vibasyonun kas ve tendonlarda absorbe edilmesine bağlı bağ dokuda inflamasyon, buna bağlı sinir sıkışmaları ve tendinit görülebilir. Bu kişilerde rotator manşet yaralanmaları da görülebilmektedir. Icranın gerektirdiği tekrarlı hareketler bu grupta en fazla guyon ve kübital tünel sıkışması sendromuna neden olmaktadır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">YAYLI ÇALGI ÇALANLARDA PROBLEMLER:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaylı çalgı çalanların her iki ekstremitesi çoğunlukla asimetrik pozisyonda olduğundan çalma sırasında farklı şekillerde yüklenmektedir. Bu çalgılarda tüm vücudun kullanıldığı anlaşılmalıdır. Sadece çalgıya değen vücut parçalarıyla ilgili anatomik yapılar değil, desteklenme ve pozisyon görevi yapanlar, tüm kol eli kullanmayı gerektiren yerler ve abdominaller, sırt kasları ve solunum kasları gibi direkt kullanılmayan yapılar da risk altındadır. Genellikle sol el daha fazla etkilenmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">VİYOLİN, VİYOLA:</span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ergonomik açıdan bakıldığında ortak problem bölgesi boyun ve sırttır. Boyun ağrısı kasların zayıf olması, trapeze aşırı yüklenilmesi, asimetrik postür nedeniyle olabilir. Trapez ve skalen kasların gerginliği torasik çıkış sendromunun ortaya çıkışını kolaylaştırabilir. Sıklıkla etkilenen yerlerden diğeri omuzdur ve yaygın olarak sıkışma sendromu, subakromial/subdeltoid bursit ve bisipital tendinit görülür. Tele çok sıkı basmak hem agonist hem de antagonist kasın işini zor hale getirir. Sonuçta tendinit, digital sinir sıkışması ve hatta fokal distoni görülebilir. Tel üzerinde parmakların farklı bölgelere uzanması elin aşırı ulanr deviasyonu ile sonuçlanabilir ayrıca intrinsik kasları da risk altında bırakır. Sol üst ekstremitede sıklıkla parmak fleksör ve ekstansörlerinde ağrı, epikondilit ve dirseğin fleksiyon pozisyonundan dolayı kübital tünel sendromu görülür. Sol bileğin aşırı bükülmesi karpal tünel sendromuna yol açabilir. Arşe tutan sağ üst ekstremitede tekrarlı omuz ve dirsek hareketi meydana geldiğinden icracılar sıklıkla bisipital tendinitten ve lateral epikondilitten yakınırlar. Kasların çalışma şekli nedeniyle ön kolda medyan ve radyal sinirin interesseöz dallarının sıkışması görülebilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/shven6m.jpg" loading="lazy"  width="450" height="400" alt="[Resim: shven6m.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">GİTAR:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gitar çalmak diğer çalgılara göre doğasında fizyolojik olmayan hareketler barınmaktadır. Fizyolojik olmayan duruş ile birlikte gereksiz basınç uygulanması sonucu bu grupta en fazla görülen problem fokal distonidir. Çoğu gitarist el bileğini hiperfleksiyonda tutma eğilimindedir ki bu karpal tünel sendromu gibi birçok problemin ana kaynağıdır. Gitar omuz askısı ile ayakta çalındığında depresyonda ve protraksiyonda olan omuz, kompresyonla beraber torasik çıkış sendromunun ortaya çıkışını kolaylaştırabilir. Gitaristlerde sinir sıkışması sıklıkla görülmektedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/sce08vb.png" loading="lazy"  width="450" height="370" alt="[Resim: sce08vb.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">ÇELLO - KONTRBAS:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çello oturarak çalındığından oturma postürünün ve pik uzunluğunun iyi ayarlanması gerekir. Boyun, sırt, bel ve siyatik sinir problemleri olabilir ve bu problemler üst ekstremite pozisyonunu da etkileyebilir. Bisipital tendinit, impingement sendromu kolun öne doğru pozisyonlanmasından kaynaklanabilir. Dirsek fleksiyonunun fazla olduğu durumlarda kübital tünel sendromu, el bileği hareketlerinin aşırı olması karpal tünel sendromuna neden olabilir. Arşe hareketleri sağda baş parmak ve ön kolda ağrıya, sağ ve sol ikinci parmağın zorlu hareketler için kullanımı lateral bağlarda zorlanmaya neden olmaktadır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/ohvjzvc.png" loading="lazy"  width="450" height="430" alt="[Resim: ohvjzvc.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">ÜFLEMELİ (NEFESLİ) ÇALGI ÇALANLARDA PROBLEMLER:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Üflemeli çalgılarda diğer çalgılardan farklı olarak dudak ve çene çevresi kasların da uzun süre kullanılması gerekir. Postür problemlerinin solunum kapasitesini de düşürebileceği akılda tutulmalıdır. Tahta Üflemeli Çalgılar: flüt, klarnet, obua, saksafon ve fagot bu gruba girmektedir. Ağrı, sıklıkla çalgıyı destekleyen bölgelerdir. Flüt çalanlarda trapez, skalen ve deltoid kasları zorlanmaktadır. Flütçülerde üst gövde ve belde ağrıya sık rastlanmaktadır. Flüt pozisyonuna göre farklı problemler görülebilir. Eğer sağ omuz gevşek ve baş, boyun sağa doğru lateral fleksiyonda ise servikal problemler; eğer baş düz, omuz abduksiyonda ise omuzda tendinit, sıkışma sendromu veya tetik noktalarda ağrı görülmektedir. Flütü horizontal tutanlarda daha fazla boyun ve çene ağrısı bulunmaktadır. Boyunda mekanik daralmalar nedeniyle sinir sıkışmalarına sıklıkla rastlanmaktadır. İşaret parmağında hiperekstansiyonda flütü desteklemesi radyal sinir sıkışmasına neden olabilir. Klarnet, obua ve kornoda sağ el problemleri daha fazladır. Askılar nedeniyle boyun ağrıları ve sinir sıkışması görülebilmektedir. Bakır Üflemeli Çalgılar: bu çalgılar arasında korno, trompet, trombon ve tuba yer almaktadır. Bu çalgılarda yüz gibi küçük kas gruplarında problem yaşanmaktadır. Çalgıyı taşımaya bağlı olarak problemler daha çok sol tarafta ve üst sırt, omuzlar ve boyundadır. Trombonistlerde sağ kolda tekrarlı fleksiyon ve ekstansiyon yapılması ulnar sinir problemlerine neden olmaktadır. Icracıya ait yapısal faktörler de dikkate alınmalıdır. Anatomik varyasyonlar, hipermobilite, antropometrik özellikler nedeniyle icra sırasında problem yaşayan birçok müzisyen vardır. Hatta distoni etyolojisinde tendon bileşkelerinin olduğu görüşü savunulmaktadır. Tekrarlı travma yaratan başka bir alışkanlığın olması veya yanlış spor yapma da icra dışında kişiyi yaralanmaya maruz bırakan durumlardandır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">İNTRİNSİK FAKTÖRLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1-)Yaş: Daha çok 30 yaş üstü kişiler risk altındadır. İcracılarda yaş artışı ile beraber tendinopati en fazla omuz bölgesinde görülmektedir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2-)Beslenme: Besin değerleri düşük kişiler daha fazla etkilenir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3-)Anatomik varyasyon: Daha uzun tendona sahip veya bir tendon kılıfında iki tendonu olan kişiler daha fazla etkilenir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4-)Eklem laksitesi: Hipermobilite sahibi kişiler daha fazla etkilenir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5-)Cinsiyet: Kadınlar daha fazla etkilenir. 6-)Sistemik hastalık: Diabetik hastalar daha sık etkilenir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">EKSTRİNSİK FAKTÖRLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1-)Meslek: Tekrarlı hareketler, riskli çevre </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2-)Sport/hobi: Dirençli tekrarlı hareketler veya uzun süre sürdürülen postür. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3-)Fiziksel yük: Ağır yüklerin tekrarlı olarak kaldırılması. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4-)Ekipman: Ekipmanın kötü kalitede olması veya kişiye uygun olmaması </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5-)İş yükünde hızlı artış: İş yükünün yoğun, hızlandırılmış ve baskı altında yapılması </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6-)Çevre: Çok soğuk ve çok sıcak olması </span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">DEĞERLENDİRME:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kas-iskelet sistemi yaralanması olan icracı fizyoterapiye yönlendirildiğinde çoğunlukla karşılaştığımız tendinit tanısı ile gelen ancak ağrıyı tüm kol bölgesinde tanımlayan vakalardır. Hangi kasa ait bir tendinit tanısı olduğunu bilmemekte tedaviyi en çok zorlaştıran bir durumdur. Bazen de hiç tanı konulamadığında ‘overuse yaralanması’ terimi ile karşılaşırız. Bu terim ‘çok kullanım’ anlamına gelmektedir ki bu sadece problem etyolojisine işaret eder. Bu durumda çoğu zaman hastanın problemi tam anlaşılmamakta ve tedavisi eksik kalmaktadır. Terapistlerin görevi probleme yol açan durumları tespit ederek şüphe duyduğu durumlarda doktor ile iletişime geçmesi ve icracı için doğru bir rehabilitasyon programı çizmesidir. Kişinin bir bölgesinde ağrı olması problemin o bölgeden kaynaklandığını göstermemektedir. Travma gibi bir durumda tanı bellidir ve terapist ona uygun değerlendirmeleri seçer. Ancak icracıya bağlı yaralanmalarda değerlendirme dikkatli bir analizi içermektedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Değerlendirmede daha önce bahsettiğimiz tüm risk faktörleri ile ilgili bilgi alınmalıdır. Şu sorular yol gösterici olabilir: </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1-) Kaç yıldır enstrüman (kaç enstrüman çaldığı, ana enstrümanın hangisi olduğu bilinmelidir) çalıyorsunuz? </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2-) Enstrümanı ne seviyede çalıyorsunuz?(profesyonel, amatör, öğrenci gibi) </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3-) Enstrümanda sık değişim yapıyor musunuz, son zamanlarda enstrümanda bir değişiklik yaptınız mı? </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4-) Hangi okuldan mezunsunuz? Öğretmeninizde bir değişim oldu mu? </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5-) Toplam çalma süreniz ne kadar? </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6-) Çalışma programınız nasıl? (dinlenme araları, bir seferde çalma süresi, haftalık plan) </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">7-) Repertuar değişikliği oldu mu? (stil, zorluk vb.) </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">8-) Tekniğinizde bir değişiklik oldu mu? </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">9-) Problemleriniz çalmanızı ne kadar etkiliyor? Bu sorular dışında hikaye temel değerlendirme prensipleri göz önüne alınarak sorgulanmalıdır.</span> <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">FİZİKSEL MUAYENE:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fiziksel muayenede fizyoterapist, tanıya özel değerlendirmelerini seçer ve uygulamasını yapar. Bu kısımda sadece icracıya özgü dikkat edilmesi gereken hususlara değinilecektir. Ağrıyı doğru analiz etmek önemlidir. İcracının ağrısını değerlendirirken Görsel Analog Skalası yanında vücut diyagramı kullanmak faydalı olacaktır. Ağrının, yeri, tipi, nasıl ne zaman ortaya çıktığı, ne zaman azaldığı bilinmelidir. Yorgunluk ayrıca sorgulanması gereken bir parametredir. Postür analizi en önemli değerlendirmelerden biridir. Statik postür analizi, statik çalma postürü analizi ve performans postür analizi ayrı ayrı yapılmalıdır. Gözlem yoluyla çok sık performans postür analizi yapıldığında duruş problemlerini ve teknik hataları hızlı bir şekilde fark etme olanağı olmaktadır. İyi bir analiz ancak o çalgının gerektirdiği duruş bilindiğinde gerçekleşebilir. En ideal analiz yöntemi video veya fotoğraf kaydı alıp tekrar analiz yapmaktır. Anatomik varyasyonlar incelenmelidir. Intertendinöz bağlantılar klinik testlerle veya tendon subluksasyonları gözlem yoluyla tespit edilebilmektedir. Ayrıca hipermobilite veya eklem laksitesi değerlendirilmelidir. İcracı için özellikle dengeli kas gücü, esneklik ve dayanıklılık önemlidir. Gerekli görülen kasların kuvvetine, esnekliğe bakılmalıdır. Endurans ve hız değerlendirmesi yapılmalıdır. Çevresel faktörler ve psikososyal durum mutlaka sorgulanmalı ve analiz edilmelidir. Burada önemli olan klinik muhakeme yapabilme becerisidir. Değerlendirmede unutulmaması gereken konu icrarcı çalgısı ile birlikte değerlendirilmelidir. </span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">REHABİLİTASYON:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Genel olarak baktığımızda tek bir bulgu için uygulanan tek bir fiziksel ajan veya tedavi yöntemi, icracının problemini ortadan kaldırmaz. İcracının da sağlığını koruması ve problemlerin üstesinden gelmesi için stratejiler geliştirmesi gerekmektedir. İcracılar eğitim ve profesyonel hayatları boyunca sağlıkla ilgili bir eğitim, yaralanma sonrası iyileşme veya potansiyel yaralanma risklerini en aza indirmek için bir yardım veya tavsiye almazlar. Veya kendi performasyonlarını korumak için sporcular gibi düzenli fiziksel aktivite ve eğitim programlarına katılmazlar. Bu nedenle öncelikle önleme adına yapılması gerekenler eğitim ve düzenlemelerdir. Fizyoterapist nöroloji, kardiyovasküler veya iskelet sistemi ile ilişkili problemlerde nasıl bir program çizeceğini bilmektedir. Ancak icracı rehabilitasyonunda önemli nokta tedavinin bir parçası olarak önlemeye yönelik eğitim programlarının ve etkili müdahale stratejilerinin planlanmasıdır. Prensip olarak rehabilitasyon programı içinde eğitim, aktivite düzenlemesi, doğru programın öğretilmesi, iyi besin ve sıvı alımı, egzersiz eğitimi, ergonomik adaptasyon yer almalıdır. Bu program ancak doktor, fizyoterapist, ergoterapist, eğitimci, beslenme uzmanı, tasarımcı ve ilişkili diğer meslekler bir arada çalıştığında etkili biçimde başarılmaktadır. Müzisyen kliniklerinde işleyiş intedisipliner çalışmayı benimsemektedir. İcracı rehabilitasyonunda fizyoterapist özellikle biyomekanik analiz, manuelterapi, egzersiz programı çizme ve uygulama becerilerini yoğun olarak kullanmaktadır. İcracı rehabilitasyonunda en çok Mulligan tekniğini ve Kinesio bantlama kullanılmaktadır. İcracıya özgü genel yaklaşımlardan bahsedilecektir.</span> <br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">TENDİNOPATİDE PRENSİPLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hasta eğitimi, ergonomik tavsiye, aktivite modifikasyonu, biyomekanik düzgünlük sağlamaya yönelik yaklaşımlar, soğuk, uygun elektroterapi uygulaması, kuru iğneleme, kuvvetlendirme, germe, myofasyal gevşetme, ortezle pozisyonlama, doktorların vereceği nonsteroid antinflamatuar ilaçlar, lokal steroid enjeksiyonlar ve en son çare cerrahi tedavi seçenekleri arasındadır. Yeterli rehabilitasyon koşulları tam eklem hareket açıklığı, kas veya tendonda palpasyonla minimum ağrı, maksimum kavrama kuvvetinin makul miktarda kazanımı, iyi endurans oranları ve yüksek seviye koordinasyondur. Bu parametrelere icra performansını dikkate alarak bakmak gereklidir. İcracı bir an önce çalmaya dönmek istediğinden sabırsız bir tavır sergileyebilir. Bu nedenle kişi iyileşme sürecinin farkında olmalı; tam bir iyileşmenin haftalardan ziyade aylar içinde gerçekleşebileceğini öğrenmelidir. En etkin ve kalıcı tedavinin anahtar noktası problemi tetikleyen veya neden olan işin yapılma şeklinin modifiye edilmesidir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">HİPERMOBİLİTİDE / EKLEM LAKSİTESİNDE PRENSİPLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eklem laksitesi ve hatta hipermobilitesi olan icracı sayısı fazladır. Eklem instabilitesi ile mücadele etmek için hem intrinsik hem de ekstrinsik kaslar sıklıkla stres altındadır. Eklem hareketinin fazla olması yumuşak dokuda strese ve tünel içi fazla basınca neden olur, bu nedenle bir risk faktörüdür. Hastalar için rehabilitasyon programının en büyük yararı güç kazanmaktadır. Stabilite ve kuvvetlendirme egzersizleri eklem çevresi kontraksiyonunu destekler. Çalgı üzerinde veya çalgı dışında izometrik kuvvetlendirme ve propriosepsiyon egzersizleri bu amacı gerçekleştirmede yardımcı olabilir. Thera-putty egzersizleri intrinsik kas gücünü ve proprioseptif farkındalığı arttırmak için önemlidir. Çalgıdan uzakta egzersizlerde önce ağrısız açıklıkta izometrik kas kontraksiyonu sağlayan stabilite egzersizleri tercih edilmelidir. Daha sonra rehabilitasyonda konsentrik ve egzentrik kuvvetlendirmeye geçilebilir. Egzersizler hiçbir zaman hipermobil açıklığa ulaşmamalıdır; örneğin dirsek çevresini ilgilendiren yaklaşımlarda kişi dirseği hafif fleksiyonda tutabilir. Ayrıca geçici destekler, duyumotor eğitim, eklemi iyi kullanma hedefli hasta eğitimi önemlidir. Geçici destekler eklemi nötral pozisyonda desteklenmektedir. Kuvvet artıp bulgu azaldıkça yavaş yavaş bırakılmalıdır.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">FOKAL DİSTONİDE PRENSİPLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fokal distonide problemi ortaya çıkartan mekanizma anlaşılmalıdır. Bu hastalıkta fizyoterapistlerin yaptığı en büyük yanlış sadece distonik bölgeye odaklanmak ve kasa yönelik spesifik müdahale yapmaktır. Halbuki merkezi sinir sistemine yönelik bir yaklaşımda izlenmelidir. Kesin bir tedavi yöntemi olmamakla birlikte yapılabilecek müdahaleleri şöyle sıralayabiliriz; . Duyu yeniden eğitimi; duyu ayırımına odaklanmalıdır. . Duyu-motor düzenleme; hem motor hem duysal açıdan yeniden kontrol eğitimi verilir. . Pedogojik yeniden öğrenme; tekniğin yavaşlatılması, doğru geri bildirimle öğrenme . Immobilizasyon; motor performansı durdurup ekstremiteden gelen aferent bilgiyi azaltmak . Destekleyici yaklaşımlar ; yardımcı cihaz kullanımı, çalgı modifikasyonu, gevşeme teknikleri ve psikoterapi Ayna tedavisi ile birlikte pedagojik yeniden öğrenmeye odaklanılmaktadır. Ayrıca gevşeme ve vücut farkındalığı da tedavi programlarına eklenilmektedir. </span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">SİNİR SIKIŞMASINDA PRENSİPLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Akut sıkışma bulguları ya çalma sırasında yanlış eklem pozisyonundan ya da çalmanın gerektirdiği yüklerden kaynaklanmaktadır. Böyle bir durumda çalma pozisyonunun veya çalışma şaklinin-programının düzeltilmesi gereklidir. Nöromüsküler eğitim için biofeedback kullanılabilir. Diyabet, tiroid veya böbrek hastalığı, hormonel problemler gibi hastalıklar nedeniyle var olan sinir sıkışmalarında icracı fizyoterapiye devam ederken sistemik hastalığına yönelik tedavisini de ihmal etmemelidir. Böyle bir durumda tedavi programına aerobik egzersiz eklemenin büyük faydası vardır. Kaynaklar sinir sıkışmalarında ortez kullanımı önerse de yanlış kullanımından dolayı ortezle immobilizasyonu icracı tedavisinde yazar tarafından çok fazla tercih edilmemektedir. Ancak yumuşak splint ile çalma sırasında doğru pozisyonlamanın öğretilmesi, aşırı hareketleri engellemesi bakımından bir ajan olarak kullanılabilir. Splint kullanmayı tercih ediyorsanız unutulmaması gereken konu splintin eklemi tünelde daha fazla basınca sokmamasıdır. Örneğin karpal tünel sendromu olan bir kişide splintin el bileğini 5 dereceden fazla bir ekstansiyona getirmemesi gerekmektedir. Kutanöz duyarlılığın soğukta azaldığı dolayısıyla parmakların çalgıya daha fazla basınç uygulayabileceği, sıvı vizkozitesinde artış olacağı, sinir ileitminde azalma olacağı, kan akımının vazokonstrüksiyon nedeniyle azalacağı akılda tutulmalıdır. Sinir sıkışmasında zaten az olan duyarlılık vücut yapıları soğuktan daha fazla etkilenir. Bu nedenle bu etkileri azaltmak, daha fazla yaralanmayı önlemek adına her türlü gerekli önlem alınmalıdır; termal eldiven giyilmesi, ortama ısıtıcı konulması, ısınma egzersizleri gibi Kubital tünel sendromunda dirseğin aşırı fleksiyonu günlük hayatın içinde de engellenmelidir. Genellikle fark ettiğimiz icra sırasında aşırı fleksiyonda olan dirseğin günlük yaşamda da aşırı fleksiyonda tutulma eğilimidir. Özellikle uyku sırasında dirsek tam fleksiyonda yatan hastalar için gece splinti faydalı olmaktadır. </span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">GENEL PRENSİPLER:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Genel fiziksel kondüsyon kazanılması her icracı için gerekli olmaktadır. Genel aerobik ve güçlendirme programlarına katılmanın bile icracıların genel performansını yükselttiği gösterilmiştir. Progresif egzersiz programlarında özellikle omuz, boyun, abdominal, sırt, lumbopelvik bölge enduransı geliştirilmeye çalışılır. Daha sonra motor kontrol çalışılmalıdır. Zayıflamış stabilite kaslarının nasıl aktive edileceği öğretilirken daha sonra bu kasların işe özel ve fonksiyonel tavırda kullanılması sağlanır. Fiziksel ajan, elektroterapi, splintleme, egzersiz, duyu eğitimi, postüral eğitim, solunum egzersizleri, masaj, mobilizasyon, manipülasyon teknikleri, sinir kaydırma egzersizleri gibi modaliteler fizyoterapistin çizdiği program doğrultusunda kullanılabilir. İcracı rehabilitasyonu dediğimiz zaman bildiğimiz modalitelere ek olarak kullanılması gereken modalite çalgının kendisidir. Çalgıya özgü tedavi içinde biofeedback ile eğitim, çalgı adaptasyonları, çalgı ile egzersiz, çalma süresinin ayarlanması örnekleri verilebilir. İcracı ağrıyı yaratan (icra ile ilişkili, icradan bağımsız veya günlük yaşam aktiviteleri ile ilgili) durumları iyi algılamalıdır. Böylece aktiviteyi engelleyerek veya en azından modifiye ederek; ağrılı uyaranlardan kurtulabilir. Terapistler, burada kişinin psikososyal durumunu da dikkate alarak yol gösterici olmalı. Ayrıca icracının iyi olma halini destekleyen sağlıklı yaşam ve sağlıklı çalışma programını öğretmede de rehberlik etmeli. İyi bir çalışma programının düzenli çalışma saatleriyle birlikte dinlenme aralarını ve çalma öncesi ve sonrasında uygun, yeterli ve dikkatli seçilmiş bir ısınma/soğuma programını içermesi gerektiği söylenebilir.</span><br />
<br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">KAYNAKLAR:</span></span><br />
Fizyoterapi Rehabilitasyon Ortopedik Rehabilitasyon Pediatrik Rehabilitasyon - Cilt 2- Hipokrat Yayın<br />
<br />
Profesyonel müzisyenler arasında kas-iskelet sistemi şikayetlerinin ortaya çıkması: sistematik bir derleme 2016; 89: 373-396]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kronik Böbrek Yetmezliği ve FTR]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-kronik-bobrek-yetmezligi-ve-ftr.html</link>
			<pubDate>Mon, 19 Feb 2024 13:40:45 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=8347">ogr.fzt.irem</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-kronik-bobrek-yetmezligi-ve-ftr.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Kronik Böbrek Yetmezliği</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kronik böbrek yetmezliği, böbrek işlevinin ilerleyici şekilde, geriye dönüşü olmaksızın kaybedilmesidir. Glomerül filtrasyon hızının azalması sonucu böbreğin sıvı-elektrolit dengesini ayarlamasında ve metabolik-endokrin fonksiyonlarında kronik bozulma görülmektedir. Kronik böbrek yetmezliğine neden olan sebepler ırktan ırka ve ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. Kronik böbrek yetmezliğine eşlik eden hastalıklar, kullanılan ilaçlar, hemodiyaliz tedavisinin yönetimi, diyete uyum ya da uyumsuzluk gibi yaşamı etkileyen durumlar pek çok semptomu beraberinde getirmektedir. Semptom yönetimi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz hastaları tarafından en sık deneyimlenen semptomlar arasında yorgunluk, nefes darlığı, ağrı, uyku bozuklukları, iştahsızlık, bulantı-kusma, baş dönmesi, kuru ve kaşıntılı cilt, konstipasyon/diyare, ağrı, baş ağrısı, kas krampları, göğüs ağrısı, ödem, emosyonel ve cinsel sorunlar yer almaktadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KBY hastaları işini kaybetme, günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılık, sakatlık, depresyon, anksiyete, beden imajında değişiklik, finansal problemler, seksüel problemler, sosyal izolasyon, mortalite ve hospitalizasyon riski ile karşı karşıyadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Genel nüfusun yaşlanması, hemodiyaliz tedavisi gören hasta sayısında dünya çapında bir artışı beraberinde getirmiştir. Böbrek yetmezliği ilerledikçe hastalarda fiziksel fonksiyon azalır ve düşük fiziksel fonksiyonun mortalite ve diğer olumsuz olaylarla ilişkili olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastaların fonksiyonel kapasitelerinin azalması; üremik kardiyomyopati, anemi, kemik hastalıkları, kondüsyonsuzluk, kardiyak ve otonom kontrolün bozulması, iskelet kaslarında güçsüzlük, sosyal ve emosyonel problemler, yorgunluk, diyabetes mellitus ve kardiyovasküler hastalıkların eşlik etmesi nedeniyledir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastaların fiziksel açıdan hareketsiz olması, kapiller yoğunluğun azalması, üremi sonucu gelişen nöropati ve myopati kas gücünde azalmaya neden olmaktadır. Hiperparatiroidizme bağlı damarlarda ve kalp kasında kalsifikasyon oluşması, aterosklerotik risk faktörlerinin varlığı, üremiye bağlı kardiyomyopatinin meydana gelmesi ile kardiyovasküler kapasitede azalma görülür.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Tedavi </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kronik Böbrek Yetmezliği hastalarında diyaliz tedavisi veya renal transplantasyon tedavisi uygulanmaktadır. Klinik yaklaşım süreci şu şekilde ilerlemektedir: </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. Böbreklerin fonksiyonel rezervini saptamak </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2. Fonksiyonel kapasiteyi düşüren reversible (geri dönüşebilir) faktörleri düzeltmek </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3. İlerlemenin durdurulması/yavaşlatılması </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4. Üremik komplikasyonları önlemek ve tedaviyle yaşam süresini, kalitesini artırmak </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5. Altta yatan hastalığın tedavisi </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6. Fizik tedavi ve rehabilitasyon</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sık Görülen Bazı Semptomlar</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KBY’nin ve hemodiyaliz tedavisinin sebep olduğu pek çok semptom bulunmaktadır. Bunun nedeni kronik böbrek yetmezliğine eşlik eden hastalıklar (komorbidite), kullanılan ilaçlar, hemodiyaliz tedavisinin yönetimi, diyete uyum ya da uyumsuzluk gibi durumlar olabilir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color">Yorgunluk</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">KBY hastalarında endokrin sistemindeki değişiklikler, kardiyovasküler sistem ve metabolik süreçlerin etkilenmesi, hemodiyaliz tedavisi nedeni ile yapılan kısıtlamalar, bağımlılık, endişe, ekonomik problemler, aktivitede azalma, sosyal alanların azalması, sağlık profesyonellerinin olumsuz tutumları ve iletişim eksikliği, depresyon, anksiyete, stres gibi birçok biyo-psikososyal faktörler yorgunluğa sebep olmaktadır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastalar aktivite yaparken aralıklı dinlenme ve enerjisinin en yüksek olduğu saatlerde aktivitelerini yapması konusunda bilgilendirilmelidir. Beslenme sırasında az ve sık yeme; sık kullanılan malzemelerin kolay ulaşılabilir yerlere konması; zorlu ve yorucu aktivitelerin en aza indirilmesi, tek seferde yapmak yerine zamana yayılarak yapılması, dinlenme periyotları oluşturulması gibi enerji koruma teknikleri anlatılmalıdır. Egzersiz, yoga, akupresür gibi yöntemler yorgunluğu azalttığı için önerilebilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Dispne</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Hemodiyaliz hastalarında sıvı-elektrolit dengesinin sürdürülmesinde böbrek işlevlerindeki bozulma sebebiyle gelişen akciğer ödemi, eritropoetin sentezinin azalmasından dolayı ortaya çıkan anemi, gaz alışverişindeki defektler, aşırı sıvı yükü, ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğu, hipoventilasyona bağlı hipoksemi, solunum kası disfonksiyonu ve ciddi mekanik yükleme dispne nedenlerindendir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Solunumun hızı, şekli, akciğer sesleri değerlendirilmelidir. Oksijenizasyon pulse oksimetre ile takip edilebilir. Doktor istemi ile inhaler tedavisi uygulanabilir ve tedavi sırasında ağız bakımının önemi konusunda hasta ve hasta yakını bilgilendirilmelidir. Hastanın yatak başı yükseltilebilir ya da oturması sağlanarak akciğer kapasitesi arttırılabilir. Derin soluk alıp verme egzersizi, büzük dudak solunumu yaptırılabilir. Relaksasyon terapisi, masaj, akapunktur gibi yöntemler dispne için kullanılabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Uyku Düzeninde Bozulma </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz hastalarının uyku sorunları yaşadıkları sosyal kısıtlamalar, diyet, metabolik değişimler, kas krampları, solunum sıkıntısı, yorgunluk, yaşlılık durumu, kronik metabolik asidoz sonucu hipokapne, periferik nöropati, diyaliz tedavisi ve emosyonel problemler nedeniyle görülmektedir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bireyin uyku ile ilgili yaşadığı problemin ne olduğu öncelikli olarak belirlenmelidir. Hastanın uyku örüntüsüne dair detaylı öykü alarak, eşlik eden kronik hastalıkları, uyku problemine neden olabilecek ilaç kullanımını, hastalık durumunu, stres durumunu, çevre koşullarını belirleyerek hastanın uyku sorununa yönelik planlama yapılabilir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastanın uyku düzeni ve alışkanlıkları belirlenmelidir. Gündüz uyuması engellenerek aktiviteye teşvik edilmeli, gece yatma saatlerine uyum sağlaması konusunda yardımcı olunmalıdır. Hastaya sessiz ve dinlendirici ortam sağlanmalıdır. Hemodiyaliz hastalarında Bilişsel Davranışçı Terapi’nin uykusuzluk için yararlı olduğu görülmüştür.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Kaşıntı </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ürenin vücutta artması ve deride birikmesi sebebiyle meydana gelen, tehlikeli olmamasına rağmen hastalar için yaşam kalitesini düşüren ve rahatsızlık verici bir semptomdur. Üremik kaşıntı, kaşıma isteği uyandıran ve derinin önemli bir koruyucu bariyer olarak işlevini etkisiz hale getiren subjektif bir şikayettir. Kaşıntı tüm vücuda yayılabilir ya da belirli bir bölgede lokalize olabilir; sürekli ya da aralıklı olabilir. Kaşıntıyı azaltmak için çeşitli ilaç tedavileri vardır. Fakat bunların yan etkileri nedeniyle alternatif yöntemler önem arz etmektedir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kaşıntıyı kontrol altına almak için diyet, mentol uygulaması, bitkisel ilaçlar, hipnoz, hayal kurma, sosyal destek gruplarına katılma, gevşeme egzersizleri, yoga, soğuk uygulama, aromaterapi, termal terapi, hidroterapi, müzik terapi, akupunktur ve akupressür gibi uygulamalar kullanılabilir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Akupresür; vücudun belli enerji noktalarına parmak ucu, avuç içi, küçük boncuklar veya özel cihazlarla basınç uygulandığı bir yöntemdir. Akupresürün hemodiyaliz hastalarında görülen yorgunluk, ağız kuruluğu, kas-iskelet sistemi ağrıları, uyku kalitesi ve anksiyete gibi semptomlar üzerine faydalı olduğu çalışmalarda gösterilmiştir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">SP6, SP10, ST36 ve LI11 noktalarına manuel olarak uygulanan akupresür, uzun vadeli uygulandığında (en az bir ay) hemodiyaliz hastalarında üremik kaşıntının şiddetini ve kaşıntıyı etkileyen serum fosfor ve paratiroid hormon düzeylerini önemli ölçüde azaltmaktadır ve üremik kaşıntıyı azaltmak için tamamlayıcı tedavi olarak kullanılabilir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Noktaların yeri: </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• SP6: Tibianın arka sınırında medial malleolün ucunun doğrudan üstünde 3 cun (10 cm) </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• SP10: Diz fleksiyonda, patellanın üst medial sınırının 2 cun (6,6 cm) üzerinde, vastus lateralisin medial kısmının çıkıntısında </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• ST36: Tibialis anterior kasında, tibianın anterior tepesinin bir parmak lateralinde </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• LI11: dirsekteki kıvrımın dış ucunda</span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Ağrı </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ağrı hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda sık görülmektedir. Hemodiyaliz tedavisinin yaygın bir alanda meydana gelen sıvı-elektrolit değişimi ve bu değişimin kan-beyin bariyeri, venöz alanda vasküler volümde değişikliklere neden olması ile baş ağrısı meydana gelebilmektedir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Son evre böbrek yetmezliği ve hemodiyaliz hastalarında kas-iskelet sisteminde görülen değişikliklere, hemodiyaliz tedavisine, periferal nöropatiye, periferal vasküler hastalıklara, karpal tünel sendromuna, anjina ve diğer nedenlere bağlı olarak ağrı görülebilmektedir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ağrı değerlendirilmeli, ağrıyı arttıran ve azaltan faktörler sorgulanmalıdır. Egzersiz, masaj, sıcak-soğuk uygulama, akupunktur, meditasyon, distraksiyon, müzik terapisi ve bilişsel davranışçı terapi kullanılabilir non-farmakolojik yöntemlerdendir. Masaj, dikkati başka yöne çekme ve sıcak banyo gibi yöntemler hastaların gevşemesini sağlayabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color">Kas Krampları </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kas kramplarına hipotansiyon, yüksek volümlü ultrafiltrasyon (UF), elektrolit anormallikleri sebep olabilmektedir. Diyaliz süresi uzatılabilir. Hipotansiyon için yapılan müdahaleler arasında ultrafiltrasyonu durdurma, trendelenburg pozisyonu verilmesi, invaziv girişimler yer alabilmektedir. Kas kramplarında masaj ve germe egzersizleri yapılabilir. E ve C vitamini kullanımı etkilidir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon </span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Egzersiz kronik hastalıkları önleme ve rehabilite etmede önemli bir müdahale aracıdır. Diyaliz tedavisi alan hastalarda egzersiz kapasitesi, kuvvet, dayanıklılık, fonksiyonel kapasite, yaşam kalitesi, kan basıncı kontrolü, diyabet gelişim riskinin ve kardiyovasküler hastalık riskinin azalması, depresyon ve anksiyete semptomlarının hafiflemesi, diyaliz etkinliğinin ve sağ kalımın artması egzersizin potansiyel faydaları arasındadır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz tedavisi için hastaların haftada iki/üç kez diyaliz kliniklerine gelmeleri ve her seferinde 4 saatini yatakta oturarak veya yatarak geçirmeleri gerekmektedir. Bu nedenle, düzenli hemodiyaliz tedavisine egzersizin eklenmesi, hemodiyaliz hastaları için egzersiz uyumunu artıracağı varsayılarak intradiyalitik egzersiz programı oluşturulabilir. Bir ergometre üzerinde özelleştirilmiş intradiyalitik egzersiz (bisiklet sürme), hemodiyaliz (HD) hastaları arasında en yaygın merkez içi egzersiz şeklidir. Bu egzersiz modu oldukça uygulanabilir ve kolayca denetlenebilirdir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fonksiyonel antrenman, günlük yaşam aktivitelerini taklit eder ve bu hareketleri geliştirmek için nöromüsküler sistemi hedefler, çok eklemli aktiviteleri içeren alt ve üst vücut hareketlerinin çeşitli kombinasyonu olarak gerçekleştirilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Egzersizin Tipleri ve Rehabilitasyon Programı </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KBY hastalarında rehabilitasyon programı; </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Diyaliz uygulanmayan günlerde gözlem altında yapılan program, </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Diyaliz ünitesinde hemodiyalizin ilk saatlerinde yapılan rehabilitasyon programı, </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Ev egzersiz programı olmak üzere üç şekilde uygulanabilmektedir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Genellikle önerilen; </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Aerobik egzersiz, </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Güçlendirme egzersizi, </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kombine aerobik ve dirençli egzersiz programıdır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aerobik Egzersiz</span> </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aerobik egzersizin yaşam kalitesi, kas gücü ve yorgunluk üzerine olumlu etkileri vardır. Aerobik egzersizle kardiyovasküler sistem ve aktif kasların etkinliği artar, daha az enerjiyle aynı miktarda iş gerçekleştirilebildiği için performans artar. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz sırasında yapılan (intradiyalitik) egzersizin iskelet kaslarında kan akımını arttırarak ve vasküler komponente üre ve diğer toksinlerin geçişini arttırarak olumlu etki sağladığı görülmüştür. Diyaliz olmayan günlerde aerobik egzersiz programları yürüme, orta şiddetli koşu, bisiklet egzersizi olarak yapılabilmektedir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çalışmalar hastalara günde 30 dakika olmak üzere haftada 3 gün, 8 hafta-6 ay aerobik egzersiz programı uygulandığında ortalama VO2 pik düzeyinin yaklaşık %15-%17 oranında arttığını göstermiştir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KBY hastalarının inspiratuar kas zayıflığı, egzersiz intoleransı ve yürüme sırasında artmış enerji harcaması olabildiğinden değerlendirme sonrası ihtiyaca yönelik bireyselleştirilmiş solunum ve aerobik egzersiz programıyla solunum kas kuvveti, egzersiz kapasitesi ve enerji harcamasında iyileşme sağlanabilir. Hastalara maksimum egzersiz kapasitesi, kardiyak risk saptaması ve maksimal kardiyopulmoner egzersiz testi yol gösterici olması açısından yapılabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/bz1jxc7.png" loading="lazy"  width="337" height="344" alt="[Resim: bz1jxc7.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Güçlendirme Egzersizleri</span> </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Geriatrik bireylerde yaşam aktivitelerini bağımsız yapabilmek için kas gücü önemlidir. Diyaliz tedavisi olan hastalarda kas gücü fiziksel performansı etkilemektedir. Bu nedenle rehabilitasyon programına direnç egzersizi eklenmelidir. İntradiyalitik ve/veya evde olacak şekilde güçlendirme egzersizi elastik bant ya da ağırlık kullanılarak yapılabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/5d6ueke.png" loading="lazy"  width="337" height="336" alt="[Resim: 5d6ueke.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kombine Aerobik ve Dirençli Egzersiz </span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyaliz sırasında egzersiz tedavisi olarak aerobik egzersiz ve direnç antrenmanının kombinasyonu, tek tip egzersize göre daha fazla iyileşme sağlar. Aerobik egzersiz ve dirençli egzersiz programının beraber kullanımı tip 2 kas lifi sayısı ve kas lifi alanında artış sağladığı, kalbin otonomik kontrolünü düzelttiği, aritmilerde azalma sağladığı, quadriceps ve harmstring kaslarının kuvvetinde artış gösterdiği, yürüme kapasitesi ve merdiven çıkma-inme performansını arttırdığı, mental sağlık skorlarını olumlu etkilediği ilgili çalışmalarda gösterilmiştir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">50 dakika aerobik egzersiz, 10 dakika düşük ağırlıkta güçlendirme egzersizi, 10 dakika germe egzersizi ile 10’ar dakika ısınma ve soğuma periyodunu içeren; 6 ay boyunca haftada 3 gün, 90 dakika uygulanan rehabilitasyon programının VO2 pik değerini %48, tip 1 kas lifi alan ortalamasını %25.9, tip 2 kas lifi alan ortalamasını %23.7 oranında arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Anemi, kas atrofisi, hipervolemi, kardiyak disfonksiyon ve fiziksel kondisyon kaybı gibi çeşitli nedenler, hemodiyaliz hastalarında son derece düşük düzeyde kardiyorespiratuvar kondisyona sebep olmaktadır. Kombine aerobik egzersiz ve kuvvet antrenmanı, gelişmiş kardiyorespiratuar kondisyon sağlayabilir.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Egzersizde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kas iskelet yaralanmalarında en sık görülenler kemik kırıkları ve anlık kas rüptürleridir. Bu nedenle seansları ısınma periyodu ile ve düşük şiddette başlatmak, egzersiz şiddetini zamanla arttırmak, yüksek şiddetli aktivitelerden kaçınmak gerekmektedir. Isınmada hastalara hafif kardiyovasküler egzersizler ile koordinasyon ve dengeye yönelik egzersizler; soğuma periyodunda, esnemeyle birlikte hafif kardiyovasküler egzersizler yaptırılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kardiyopulmoner kapasite, kas gücü ve fonksiyonel kapasite KBY hastalarında azalmaktadır. Bu sebeple hastalara aerobik egzersizler ve güçlendirme egzersizleri yaptırılmalıdır. Egzersize bağlı oluşabilecek komplikasyonları azaltmak için her egzersiz seansına ısınma ve soğuma periyodu dahil edilmelidir. Egzersiz seansları günlük olarak hastanın durumuna göre ayarlanmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastanın diyalize gitmediği günlerde gözetim altında yapılan rehabilitasyon programı intradiyalitik ve ev rehabilitasyon programına göre daha etkili olmaktadır. Ancak hastalar zaman kaybı ve transfer problemi olmamasından dolayı intradiyalitik egzersiz programını daha çok tercih etmektedir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz sırasında sıvı ve elektrolit değerlerinde değişiklik sonucu hipotansiyon meydana gelmesi egzersiz kapasitesini azaltabilecek bir durumdur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color">Bazı Çalışmalar</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Esnekliği, gücü, dengeyi, koordinasyonu ve dayanıklılığı geliştirici çeşitli egzersizlerden oluşan bireyin kapasitesine göre uyarlanmış fonksiyonel antrenman ile kişiselleştirilmiş intradiyalitik bisiklet kombinasyonunu içeren bir çalışmada fiziksel performansta önemli iyileşmeler görülmüştür. Uygulanan tedavi programında 4 hafta boyunca, haftada 3 gün 40 dakikalık seanslar şeklinde hastalara solunum egzersizleri, manuel kuvvetlendirme egzersizleri, solunumla kombine pilates, elastik bant egzersizleri ve ağırlık ile güçlendirme egzersizleri yaptırılan çalışmada yaşam kalitesinde, depresyon ölçeklerinde ve bağımsızlık ölçeklerinde anlamlı sonuçlar alınmıştır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyaliz kliniğinde hemodiyaliz tedavisi sırasında exergame adında düşük yoğunluklu, oyun bazlı, ağırlık taşımayan, sanal denetimli alt ekstremite (ayak) egzersiz programı uygulanan bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışma, intradiyalitik egzersiz oyununun hemodiyaliz hastalarında depresyon belirtilerini azalttığını göstermiştir. Giyilebilir sensörler ve etkileşimli bir arayüz kullanan intradiyalitik exergame, egzersiz sırasında oyunlaştırma ve görsel-işitsel geri bildirimler sağlayabilmektedir. Bu durum egzersizi eğlenceli kılabilir, hastanın motivasyonunu ve egzersize bağlılığını artırma potansiyeli taşır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başka bir çalışmada intradiyalitik egzersize (bisiklet) eklenen fonksiyonel antrenman ve egzersiz danışmanlığının diyaliz yeterliliğini ve lipid profilini iyileştirdiği gösterilmiştir. Lipit profilinin iyileşmesi kardiyovasküler riskleri azaltmaktadır. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çeşitli sistematik derlemeler ve meta-analizlerde, düzenli egzersizin KBY evre 1-4 ve son dönem böbrek yetmezliği (KBY evre 5) hastaları için faydalı olduğu konusunda fikir birliğine varılmıştır. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda en sık görülen psikolojik sorun olan depresyon durumunu azaltmada; haftada 3 gün, orta yoğunlukta, 30 dakikalık (5 dk ısınma+20 dk dayanıklılık+5dk soğuma), sırtüstü pozisyonda kullanılan alt ekstremite ergometresi ile 12 haftalık intradiyalitik bisiklet egzersizinin etkili olduğunu gösteren bir çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma aerobik intradiyalitik egzersiz programının sağlıkla ilişkili yaşam kalitesinin iyileşmesi, depresyonun azalması üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermiştir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastalara haftada üç kez 6 ay boyunca denetimli, bireysel olarak uyarlanmış egzersiz eğitimi verilen çalışmada her seans hemodiyaliz tedavisinin (intradiyalitik) ilk 2 saati; 5 dakikalık ısınma periyodunda germe egzersizleri, 20 dakikalık bisiklet ergometresiyle aerobik egzersiz, dirençli elastik bantlarla 4 tip (bacak uzatma, düz bacak kaldırma, kalça abdüksiyonu ve kalça fleksiyonu) 10 tekrarlı 3 set direnç egzersizinin sırtüstü yapılması sağlanmıştır. Egzersiz yoğunluğu orta şiddette belirlenmiştir. (Borg ölçeğine göre 13/20) Bu çalışma intradiyalitik aerobik ve direnç egzersiz programının ileri yaştaki hastalarda (≥ 70 yaş) fiziksel fonksiyonları önemli ölçüde iyileştirdiğini göstermiştir. Fiziksel fonksiyondaki iyileşme diyalize giren ileri yaştaki hastaların prognozunu iyileştirebilir, hareketsiz yaşam tarzıyla ilişkili fiziksel işlevlerdeki azalmanın önüne geçer.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Orta yaşlı hemodiyaliz hastalarında egzersiz tedavisinin kas gücünü ve 10 m yürüme hızını iyileştirdiği bazı çalışmalarda gösterilmiştir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çalışmalarda sigara içme ile ağrı şiddeti arasında sinerjik bir ilişki olduğu, sigara içmenin cinsel işlev bozukluğunu artırdığı görülmüştür. Sağlıklı yaşam tarzını sürdürme açısından hastaların desteklenmesi gerekmektedir. </span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sonuç ve Öneriler</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz hastaları için fiziksel hareketsizlik ile morbidite arasında sinerjik bir ilişki bulunmaktadır. Hemodiyaliz hastaları yaralanma korkusu, rahatsızlık, güvenlik kaygıları, sınırlı boş zaman, güçsüzlük belirtileri ve egzersiz intoleransı gibi nedenlerden dolayı düzenli egzersiz yapmakta zorlanmaktadır. Fakat düzenli egzersiz yapmak hemodiyaliz hastalarında mortalite riskinin azalmasını, sağlıkla ilgili yaşam kalitesinin iyileşmesini ve depresyon durumunun azalmasını sağlar.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Risk yönetimi gerektiren hemodiyaliz tedavisindeki yaşlı hastalarda intradiyalitik egzersiz güvenli bir şekilde yapılabilir. Her bir hastaya spesifik egzersiz programı ayarlayabilmek ve hastalara aktif bir yaşam biçimi kazandırabilmek gerekir. Hastaların fiziksel aktivitelerini arttırmak için egzersiz yapmaya katılmalarını teşvik etmek rehabilitasyon tedavisinin önemli bir parçasıdır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyaliz kliniğinde her hastaya egzersiz boyunca rehberlik edecek bir egzersiz eğitmeninin bulunması pratik değildir. Her HD prosedüründen önce bir fizyoterapist tarafından verilen fonksiyonel eğitim ve danışmanlık hastaların fonksiyonel egzersiz rutinlerini doğru şekilde öğrenmesini ve başarıyla ev ortamında denetimsiz gerçekleştirebilmelerini sağlar. Evde egzersizin sürdürülebilirliği diyaliz programı için önemli bir konudur. Program hastalar için yeterince basit olmalı ve özel bir beceri ya da ekipman gerektirmemelidir. Motive ederek sürekli destekle, evde egzersize tatmin edici bir bağlılık sağlanabilir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bütüncül bir yaklaşımla ve multidisipliner bir çalışma ile tedavi uygulanmalıdır. Hastalar etkin bir bakım, eğitim, bireysel destek ile fiziksel ve psikososyal açıdan, stres ve semptomlarla baş etmede aktif olabilir ve tedaviye uyum sağlayabilir. Hemodiyaliz tedavisi ömür boyu süren bir tedavi olması nedeniyle hasta ve yakınlarının bununla yaşamayı öğrenmesi gerekmektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color">Engeller</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sağlık profesyonelleri tarafından semptomlar geç fark edilmekte/fark edilememektedir. Bu durum hastaların yaşam kalitesini düşürmektedir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyaliz hastalarının çoğunlukla egzersiz yapmaya isteksiz oldukları ve %59’unun temel günlük yaşam aktiviteleri dışında hiçbir şekilde fiziksel aktivitede bulunmadıkları saptanmıştır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlı hastalar, düşük öz yeterlilik, rahatsızlık, sakatlık, yaralanma korkusu, alışkanlıklar, çevresel faktörler, bilişsel gerileme ve yorgunluk gibi engellerle karşılaşabilir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastalığın getirmiş olduğu psikolojik (emosyonel) yük, hastalığın boyutunun yeterli olarak anlaşılamaması, egzersize yönelik negatif tutumlar, rehabilitasyon sürecinde egzersiz yapmaya karşı güven eksikliği, motivasyon eksikliği, yorgunluk, dispne ve ağrı gibi semptomlar, anemi, diyabetes mellitus, koroner kalp hastalığı ve kronik kalp yetersizliği gibi komorbidite durumlar, egzersiz ile ilişkili olan yorgunluk ve ağrı, susuzluk ve yaralanma gibi kötü etkilerin yaşanması veya yaşanacak olma korkusu hastaların egzersiz yapamamalarına neden olan engellerden bazılarıdır.</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynakça</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">YILDIRIM, E. Kronik Böbrek Yetmezliği’nde Egzersizin Yaşam Kalitesine Etkisi, 2015. Tübitak Bideb 2209-A Üniversite Öğrencileri Yurtiçi Araştırma Projeleri (Proje No: 1919B011403422) </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">TAŞ D, AKYOL A. Egzersiz ve Kronik Böbrek Yetmezliği. NefroHemDergi. 2017;12(1):10-9.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">TAYLAN, S., &amp; ÖZKAN, İ. (2020). Hemodiyaliz Hastalarında Görülen Semptom Kümelerinin Cinsel İşlev ile İlişkisi. Nefroloji Hemşireliği Dergisi, 15(2), 79-88. </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">TAYAZ, E., &amp; Ayşegül, K. O. Ç. (2020). Hemodiyaliz tedavisi alan kronik böbrek yetmezliği hastalarinda semptom yönetimi ve hemşirelik. Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, 23(1), 147-156.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Bogataj, Š., Pajek, J., Buturović Ponikvar, J., Hadžić, V., &amp; Pajek, M. (2020). Kinesiologist-guided functional exercise in addition to intradialytic cycling program in end-stage kidney disease patients: a randomised controlled trial. Scientific reports, 10(1), 5717.</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><a href="https://doi.org/10.1038/s41598-020-62709-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1038/s41598-020-62709-1</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bogataj, Š., Pajek, J., Buturović Ponikvar, J., &amp; Pajek, M. (2020). Functional training added to intradialytic cycling lowers low-density lipoprotein cholesterol and improves dialysis adequacy: a randomized controlled trial. BMC nephrology, 21(1), 352. <a href="https://doi.org/10.1186/s12882-020-02021-2" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1186/s12882-020-02021-2</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Zhou, H., Al-Ali, F., Kang, G. E., Hamad, A. I., Ibrahim, R. A., Talal, T. K., &amp; Najafi, B. (2020). Application of Wearables to Facilitate Virtually Supervised Intradialytic Exercise for Reducing Depression Symptoms. Sensors (Basel, Switzerland), 20(6), 1571. <a href="https://doi.org/10.3390/s20061571" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.3390/s20061571</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Karjalian, F., Momennasab, M., Yoosefinejad, A. K., &amp; Jahromi, S. E. (2020). The Effect of Acupressure on the Severity of Pruritus and Laboratory Parameters in Patients Undergoing Hemodialysis: A Randomized Clinical Trial. Journal of acupuncture and meridian studies, 13(4), 117–123. <a href="https://doi.org/10.1016/j.jams.2020.05.002" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1016/j.jams.2020.05.002</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Lin, C. H., Hsu, Y. J., Hsu, P. H., Lee, Y. L., Lin, C. H., Lee, M. S., &amp; Chiang, S. L. (2021). Effects of Intradialytic Exercise on Dialytic Parameters, Health-Related Quality of Life, and Depression Status in Hemodialysis Patients: A Randomized Controlled Trial. International journal of environmental research and public health, 18(17), 9205. <a href="https://doi.org/10.3390/ijerph18179205" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.3390/ijerph18179205</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Yabe, H., Kono, K., Yamaguchi, T., Ishikawa, Y., Yamaguchi, Y., &amp; Azekura, H. (2021). Effects of intradialytic exercise for advanced-age patients undergoing hemodialysis: A randomized controlled trial. PloS one, 16(10), e0257918. <a href="https://doi.org/10.1371/journal.pone.0257918" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1371/journal.pone.0257918</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">FIRAT, M., YAGLI, N. V., YILDIRIM, T., SAĞLAM, M., KÜTÜKÇÜ, E. Ç., &amp; Deniz, İ. N. C. E. (2023). Kronik böbrek hastalarında solunum kas kuvveti, egzersiz kapasitesi ve fizyolojik harcama indeksinin değerlendirilmesi. Journal of Exercise Therapy and Rehabilitation, 10(2), 101-106.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Kronik Böbrek Yetmezliği</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kronik böbrek yetmezliği, böbrek işlevinin ilerleyici şekilde, geriye dönüşü olmaksızın kaybedilmesidir. Glomerül filtrasyon hızının azalması sonucu böbreğin sıvı-elektrolit dengesini ayarlamasında ve metabolik-endokrin fonksiyonlarında kronik bozulma görülmektedir. Kronik böbrek yetmezliğine neden olan sebepler ırktan ırka ve ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. Kronik böbrek yetmezliğine eşlik eden hastalıklar, kullanılan ilaçlar, hemodiyaliz tedavisinin yönetimi, diyete uyum ya da uyumsuzluk gibi yaşamı etkileyen durumlar pek çok semptomu beraberinde getirmektedir. Semptom yönetimi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz hastaları tarafından en sık deneyimlenen semptomlar arasında yorgunluk, nefes darlığı, ağrı, uyku bozuklukları, iştahsızlık, bulantı-kusma, baş dönmesi, kuru ve kaşıntılı cilt, konstipasyon/diyare, ağrı, baş ağrısı, kas krampları, göğüs ağrısı, ödem, emosyonel ve cinsel sorunlar yer almaktadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KBY hastaları işini kaybetme, günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılık, sakatlık, depresyon, anksiyete, beden imajında değişiklik, finansal problemler, seksüel problemler, sosyal izolasyon, mortalite ve hospitalizasyon riski ile karşı karşıyadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Genel nüfusun yaşlanması, hemodiyaliz tedavisi gören hasta sayısında dünya çapında bir artışı beraberinde getirmiştir. Böbrek yetmezliği ilerledikçe hastalarda fiziksel fonksiyon azalır ve düşük fiziksel fonksiyonun mortalite ve diğer olumsuz olaylarla ilişkili olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastaların fonksiyonel kapasitelerinin azalması; üremik kardiyomyopati, anemi, kemik hastalıkları, kondüsyonsuzluk, kardiyak ve otonom kontrolün bozulması, iskelet kaslarında güçsüzlük, sosyal ve emosyonel problemler, yorgunluk, diyabetes mellitus ve kardiyovasküler hastalıkların eşlik etmesi nedeniyledir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastaların fiziksel açıdan hareketsiz olması, kapiller yoğunluğun azalması, üremi sonucu gelişen nöropati ve myopati kas gücünde azalmaya neden olmaktadır. Hiperparatiroidizme bağlı damarlarda ve kalp kasında kalsifikasyon oluşması, aterosklerotik risk faktörlerinin varlığı, üremiye bağlı kardiyomyopatinin meydana gelmesi ile kardiyovasküler kapasitede azalma görülür.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Tedavi </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kronik Böbrek Yetmezliği hastalarında diyaliz tedavisi veya renal transplantasyon tedavisi uygulanmaktadır. Klinik yaklaşım süreci şu şekilde ilerlemektedir: </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. Böbreklerin fonksiyonel rezervini saptamak </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2. Fonksiyonel kapasiteyi düşüren reversible (geri dönüşebilir) faktörleri düzeltmek </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3. İlerlemenin durdurulması/yavaşlatılması </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4. Üremik komplikasyonları önlemek ve tedaviyle yaşam süresini, kalitesini artırmak </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5. Altta yatan hastalığın tedavisi </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6. Fizik tedavi ve rehabilitasyon</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sık Görülen Bazı Semptomlar</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KBY’nin ve hemodiyaliz tedavisinin sebep olduğu pek çok semptom bulunmaktadır. Bunun nedeni kronik böbrek yetmezliğine eşlik eden hastalıklar (komorbidite), kullanılan ilaçlar, hemodiyaliz tedavisinin yönetimi, diyete uyum ya da uyumsuzluk gibi durumlar olabilir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color">Yorgunluk</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">KBY hastalarında endokrin sistemindeki değişiklikler, kardiyovasküler sistem ve metabolik süreçlerin etkilenmesi, hemodiyaliz tedavisi nedeni ile yapılan kısıtlamalar, bağımlılık, endişe, ekonomik problemler, aktivitede azalma, sosyal alanların azalması, sağlık profesyonellerinin olumsuz tutumları ve iletişim eksikliği, depresyon, anksiyete, stres gibi birçok biyo-psikososyal faktörler yorgunluğa sebep olmaktadır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastalar aktivite yaparken aralıklı dinlenme ve enerjisinin en yüksek olduğu saatlerde aktivitelerini yapması konusunda bilgilendirilmelidir. Beslenme sırasında az ve sık yeme; sık kullanılan malzemelerin kolay ulaşılabilir yerlere konması; zorlu ve yorucu aktivitelerin en aza indirilmesi, tek seferde yapmak yerine zamana yayılarak yapılması, dinlenme periyotları oluşturulması gibi enerji koruma teknikleri anlatılmalıdır. Egzersiz, yoga, akupresür gibi yöntemler yorgunluğu azalttığı için önerilebilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Dispne</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Hemodiyaliz hastalarında sıvı-elektrolit dengesinin sürdürülmesinde böbrek işlevlerindeki bozulma sebebiyle gelişen akciğer ödemi, eritropoetin sentezinin azalmasından dolayı ortaya çıkan anemi, gaz alışverişindeki defektler, aşırı sıvı yükü, ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğu, hipoventilasyona bağlı hipoksemi, solunum kası disfonksiyonu ve ciddi mekanik yükleme dispne nedenlerindendir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Solunumun hızı, şekli, akciğer sesleri değerlendirilmelidir. Oksijenizasyon pulse oksimetre ile takip edilebilir. Doktor istemi ile inhaler tedavisi uygulanabilir ve tedavi sırasında ağız bakımının önemi konusunda hasta ve hasta yakını bilgilendirilmelidir. Hastanın yatak başı yükseltilebilir ya da oturması sağlanarak akciğer kapasitesi arttırılabilir. Derin soluk alıp verme egzersizi, büzük dudak solunumu yaptırılabilir. Relaksasyon terapisi, masaj, akapunktur gibi yöntemler dispne için kullanılabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Uyku Düzeninde Bozulma </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz hastalarının uyku sorunları yaşadıkları sosyal kısıtlamalar, diyet, metabolik değişimler, kas krampları, solunum sıkıntısı, yorgunluk, yaşlılık durumu, kronik metabolik asidoz sonucu hipokapne, periferik nöropati, diyaliz tedavisi ve emosyonel problemler nedeniyle görülmektedir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bireyin uyku ile ilgili yaşadığı problemin ne olduğu öncelikli olarak belirlenmelidir. Hastanın uyku örüntüsüne dair detaylı öykü alarak, eşlik eden kronik hastalıkları, uyku problemine neden olabilecek ilaç kullanımını, hastalık durumunu, stres durumunu, çevre koşullarını belirleyerek hastanın uyku sorununa yönelik planlama yapılabilir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastanın uyku düzeni ve alışkanlıkları belirlenmelidir. Gündüz uyuması engellenerek aktiviteye teşvik edilmeli, gece yatma saatlerine uyum sağlaması konusunda yardımcı olunmalıdır. Hastaya sessiz ve dinlendirici ortam sağlanmalıdır. Hemodiyaliz hastalarında Bilişsel Davranışçı Terapi’nin uykusuzluk için yararlı olduğu görülmüştür.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Kaşıntı </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ürenin vücutta artması ve deride birikmesi sebebiyle meydana gelen, tehlikeli olmamasına rağmen hastalar için yaşam kalitesini düşüren ve rahatsızlık verici bir semptomdur. Üremik kaşıntı, kaşıma isteği uyandıran ve derinin önemli bir koruyucu bariyer olarak işlevini etkisiz hale getiren subjektif bir şikayettir. Kaşıntı tüm vücuda yayılabilir ya da belirli bir bölgede lokalize olabilir; sürekli ya da aralıklı olabilir. Kaşıntıyı azaltmak için çeşitli ilaç tedavileri vardır. Fakat bunların yan etkileri nedeniyle alternatif yöntemler önem arz etmektedir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kaşıntıyı kontrol altına almak için diyet, mentol uygulaması, bitkisel ilaçlar, hipnoz, hayal kurma, sosyal destek gruplarına katılma, gevşeme egzersizleri, yoga, soğuk uygulama, aromaterapi, termal terapi, hidroterapi, müzik terapi, akupunktur ve akupressür gibi uygulamalar kullanılabilir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Akupresür; vücudun belli enerji noktalarına parmak ucu, avuç içi, küçük boncuklar veya özel cihazlarla basınç uygulandığı bir yöntemdir. Akupresürün hemodiyaliz hastalarında görülen yorgunluk, ağız kuruluğu, kas-iskelet sistemi ağrıları, uyku kalitesi ve anksiyete gibi semptomlar üzerine faydalı olduğu çalışmalarda gösterilmiştir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">SP6, SP10, ST36 ve LI11 noktalarına manuel olarak uygulanan akupresür, uzun vadeli uygulandığında (en az bir ay) hemodiyaliz hastalarında üremik kaşıntının şiddetini ve kaşıntıyı etkileyen serum fosfor ve paratiroid hormon düzeylerini önemli ölçüde azaltmaktadır ve üremik kaşıntıyı azaltmak için tamamlayıcı tedavi olarak kullanılabilir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Noktaların yeri: </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• SP6: Tibianın arka sınırında medial malleolün ucunun doğrudan üstünde 3 cun (10 cm) </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• SP10: Diz fleksiyonda, patellanın üst medial sınırının 2 cun (6,6 cm) üzerinde, vastus lateralisin medial kısmının çıkıntısında </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• ST36: Tibialis anterior kasında, tibianın anterior tepesinin bir parmak lateralinde </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• LI11: dirsekteki kıvrımın dış ucunda</span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Ağrı </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ağrı hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda sık görülmektedir. Hemodiyaliz tedavisinin yaygın bir alanda meydana gelen sıvı-elektrolit değişimi ve bu değişimin kan-beyin bariyeri, venöz alanda vasküler volümde değişikliklere neden olması ile baş ağrısı meydana gelebilmektedir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Son evre böbrek yetmezliği ve hemodiyaliz hastalarında kas-iskelet sisteminde görülen değişikliklere, hemodiyaliz tedavisine, periferal nöropatiye, periferal vasküler hastalıklara, karpal tünel sendromuna, anjina ve diğer nedenlere bağlı olarak ağrı görülebilmektedir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ağrı değerlendirilmeli, ağrıyı arttıran ve azaltan faktörler sorgulanmalıdır. Egzersiz, masaj, sıcak-soğuk uygulama, akupunktur, meditasyon, distraksiyon, müzik terapisi ve bilişsel davranışçı terapi kullanılabilir non-farmakolojik yöntemlerdendir. Masaj, dikkati başka yöne çekme ve sıcak banyo gibi yöntemler hastaların gevşemesini sağlayabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color">Kas Krampları </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kas kramplarına hipotansiyon, yüksek volümlü ultrafiltrasyon (UF), elektrolit anormallikleri sebep olabilmektedir. Diyaliz süresi uzatılabilir. Hipotansiyon için yapılan müdahaleler arasında ultrafiltrasyonu durdurma, trendelenburg pozisyonu verilmesi, invaziv girişimler yer alabilmektedir. Kas kramplarında masaj ve germe egzersizleri yapılabilir. E ve C vitamini kullanımı etkilidir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon </span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Egzersiz kronik hastalıkları önleme ve rehabilite etmede önemli bir müdahale aracıdır. Diyaliz tedavisi alan hastalarda egzersiz kapasitesi, kuvvet, dayanıklılık, fonksiyonel kapasite, yaşam kalitesi, kan basıncı kontrolü, diyabet gelişim riskinin ve kardiyovasküler hastalık riskinin azalması, depresyon ve anksiyete semptomlarının hafiflemesi, diyaliz etkinliğinin ve sağ kalımın artması egzersizin potansiyel faydaları arasındadır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz tedavisi için hastaların haftada iki/üç kez diyaliz kliniklerine gelmeleri ve her seferinde 4 saatini yatakta oturarak veya yatarak geçirmeleri gerekmektedir. Bu nedenle, düzenli hemodiyaliz tedavisine egzersizin eklenmesi, hemodiyaliz hastaları için egzersiz uyumunu artıracağı varsayılarak intradiyalitik egzersiz programı oluşturulabilir. Bir ergometre üzerinde özelleştirilmiş intradiyalitik egzersiz (bisiklet sürme), hemodiyaliz (HD) hastaları arasında en yaygın merkez içi egzersiz şeklidir. Bu egzersiz modu oldukça uygulanabilir ve kolayca denetlenebilirdir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fonksiyonel antrenman, günlük yaşam aktivitelerini taklit eder ve bu hareketleri geliştirmek için nöromüsküler sistemi hedefler, çok eklemli aktiviteleri içeren alt ve üst vücut hareketlerinin çeşitli kombinasyonu olarak gerçekleştirilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Egzersizin Tipleri ve Rehabilitasyon Programı </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KBY hastalarında rehabilitasyon programı; </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Diyaliz uygulanmayan günlerde gözlem altında yapılan program, </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Diyaliz ünitesinde hemodiyalizin ilk saatlerinde yapılan rehabilitasyon programı, </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Ev egzersiz programı olmak üzere üç şekilde uygulanabilmektedir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Genellikle önerilen; </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Aerobik egzersiz, </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Güçlendirme egzersizi, </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kombine aerobik ve dirençli egzersiz programıdır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aerobik Egzersiz</span> </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aerobik egzersizin yaşam kalitesi, kas gücü ve yorgunluk üzerine olumlu etkileri vardır. Aerobik egzersizle kardiyovasküler sistem ve aktif kasların etkinliği artar, daha az enerjiyle aynı miktarda iş gerçekleştirilebildiği için performans artar. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz sırasında yapılan (intradiyalitik) egzersizin iskelet kaslarında kan akımını arttırarak ve vasküler komponente üre ve diğer toksinlerin geçişini arttırarak olumlu etki sağladığı görülmüştür. Diyaliz olmayan günlerde aerobik egzersiz programları yürüme, orta şiddetli koşu, bisiklet egzersizi olarak yapılabilmektedir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çalışmalar hastalara günde 30 dakika olmak üzere haftada 3 gün, 8 hafta-6 ay aerobik egzersiz programı uygulandığında ortalama VO2 pik düzeyinin yaklaşık %15-%17 oranında arttığını göstermiştir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KBY hastalarının inspiratuar kas zayıflığı, egzersiz intoleransı ve yürüme sırasında artmış enerji harcaması olabildiğinden değerlendirme sonrası ihtiyaca yönelik bireyselleştirilmiş solunum ve aerobik egzersiz programıyla solunum kas kuvveti, egzersiz kapasitesi ve enerji harcamasında iyileşme sağlanabilir. Hastalara maksimum egzersiz kapasitesi, kardiyak risk saptaması ve maksimal kardiyopulmoner egzersiz testi yol gösterici olması açısından yapılabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/bz1jxc7.png" loading="lazy"  width="337" height="344" alt="[Resim: bz1jxc7.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Güçlendirme Egzersizleri</span> </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Geriatrik bireylerde yaşam aktivitelerini bağımsız yapabilmek için kas gücü önemlidir. Diyaliz tedavisi olan hastalarda kas gücü fiziksel performansı etkilemektedir. Bu nedenle rehabilitasyon programına direnç egzersizi eklenmelidir. İntradiyalitik ve/veya evde olacak şekilde güçlendirme egzersizi elastik bant ya da ağırlık kullanılarak yapılabilir.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/5d6ueke.png" loading="lazy"  width="337" height="336" alt="[Resim: 5d6ueke.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kombine Aerobik ve Dirençli Egzersiz </span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyaliz sırasında egzersiz tedavisi olarak aerobik egzersiz ve direnç antrenmanının kombinasyonu, tek tip egzersize göre daha fazla iyileşme sağlar. Aerobik egzersiz ve dirençli egzersiz programının beraber kullanımı tip 2 kas lifi sayısı ve kas lifi alanında artış sağladığı, kalbin otonomik kontrolünü düzelttiği, aritmilerde azalma sağladığı, quadriceps ve harmstring kaslarının kuvvetinde artış gösterdiği, yürüme kapasitesi ve merdiven çıkma-inme performansını arttırdığı, mental sağlık skorlarını olumlu etkilediği ilgili çalışmalarda gösterilmiştir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">50 dakika aerobik egzersiz, 10 dakika düşük ağırlıkta güçlendirme egzersizi, 10 dakika germe egzersizi ile 10’ar dakika ısınma ve soğuma periyodunu içeren; 6 ay boyunca haftada 3 gün, 90 dakika uygulanan rehabilitasyon programının VO2 pik değerini %48, tip 1 kas lifi alan ortalamasını %25.9, tip 2 kas lifi alan ortalamasını %23.7 oranında arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Anemi, kas atrofisi, hipervolemi, kardiyak disfonksiyon ve fiziksel kondisyon kaybı gibi çeşitli nedenler, hemodiyaliz hastalarında son derece düşük düzeyde kardiyorespiratuvar kondisyona sebep olmaktadır. Kombine aerobik egzersiz ve kuvvet antrenmanı, gelişmiş kardiyorespiratuar kondisyon sağlayabilir.</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Egzersizde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kas iskelet yaralanmalarında en sık görülenler kemik kırıkları ve anlık kas rüptürleridir. Bu nedenle seansları ısınma periyodu ile ve düşük şiddette başlatmak, egzersiz şiddetini zamanla arttırmak, yüksek şiddetli aktivitelerden kaçınmak gerekmektedir. Isınmada hastalara hafif kardiyovasküler egzersizler ile koordinasyon ve dengeye yönelik egzersizler; soğuma periyodunda, esnemeyle birlikte hafif kardiyovasküler egzersizler yaptırılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kardiyopulmoner kapasite, kas gücü ve fonksiyonel kapasite KBY hastalarında azalmaktadır. Bu sebeple hastalara aerobik egzersizler ve güçlendirme egzersizleri yaptırılmalıdır. Egzersize bağlı oluşabilecek komplikasyonları azaltmak için her egzersiz seansına ısınma ve soğuma periyodu dahil edilmelidir. Egzersiz seansları günlük olarak hastanın durumuna göre ayarlanmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastanın diyalize gitmediği günlerde gözetim altında yapılan rehabilitasyon programı intradiyalitik ve ev rehabilitasyon programına göre daha etkili olmaktadır. Ancak hastalar zaman kaybı ve transfer problemi olmamasından dolayı intradiyalitik egzersiz programını daha çok tercih etmektedir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz sırasında sıvı ve elektrolit değerlerinde değişiklik sonucu hipotansiyon meydana gelmesi egzersiz kapasitesini azaltabilecek bir durumdur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color">Bazı Çalışmalar</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Esnekliği, gücü, dengeyi, koordinasyonu ve dayanıklılığı geliştirici çeşitli egzersizlerden oluşan bireyin kapasitesine göre uyarlanmış fonksiyonel antrenman ile kişiselleştirilmiş intradiyalitik bisiklet kombinasyonunu içeren bir çalışmada fiziksel performansta önemli iyileşmeler görülmüştür. Uygulanan tedavi programında 4 hafta boyunca, haftada 3 gün 40 dakikalık seanslar şeklinde hastalara solunum egzersizleri, manuel kuvvetlendirme egzersizleri, solunumla kombine pilates, elastik bant egzersizleri ve ağırlık ile güçlendirme egzersizleri yaptırılan çalışmada yaşam kalitesinde, depresyon ölçeklerinde ve bağımsızlık ölçeklerinde anlamlı sonuçlar alınmıştır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyaliz kliniğinde hemodiyaliz tedavisi sırasında exergame adında düşük yoğunluklu, oyun bazlı, ağırlık taşımayan, sanal denetimli alt ekstremite (ayak) egzersiz programı uygulanan bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışma, intradiyalitik egzersiz oyununun hemodiyaliz hastalarında depresyon belirtilerini azalttığını göstermiştir. Giyilebilir sensörler ve etkileşimli bir arayüz kullanan intradiyalitik exergame, egzersiz sırasında oyunlaştırma ve görsel-işitsel geri bildirimler sağlayabilmektedir. Bu durum egzersizi eğlenceli kılabilir, hastanın motivasyonunu ve egzersize bağlılığını artırma potansiyeli taşır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başka bir çalışmada intradiyalitik egzersize (bisiklet) eklenen fonksiyonel antrenman ve egzersiz danışmanlığının diyaliz yeterliliğini ve lipid profilini iyileştirdiği gösterilmiştir. Lipit profilinin iyileşmesi kardiyovasküler riskleri azaltmaktadır. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çeşitli sistematik derlemeler ve meta-analizlerde, düzenli egzersizin KBY evre 1-4 ve son dönem böbrek yetmezliği (KBY evre 5) hastaları için faydalı olduğu konusunda fikir birliğine varılmıştır. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda en sık görülen psikolojik sorun olan depresyon durumunu azaltmada; haftada 3 gün, orta yoğunlukta, 30 dakikalık (5 dk ısınma+20 dk dayanıklılık+5dk soğuma), sırtüstü pozisyonda kullanılan alt ekstremite ergometresi ile 12 haftalık intradiyalitik bisiklet egzersizinin etkili olduğunu gösteren bir çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma aerobik intradiyalitik egzersiz programının sağlıkla ilişkili yaşam kalitesinin iyileşmesi, depresyonun azalması üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermiştir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastalara haftada üç kez 6 ay boyunca denetimli, bireysel olarak uyarlanmış egzersiz eğitimi verilen çalışmada her seans hemodiyaliz tedavisinin (intradiyalitik) ilk 2 saati; 5 dakikalık ısınma periyodunda germe egzersizleri, 20 dakikalık bisiklet ergometresiyle aerobik egzersiz, dirençli elastik bantlarla 4 tip (bacak uzatma, düz bacak kaldırma, kalça abdüksiyonu ve kalça fleksiyonu) 10 tekrarlı 3 set direnç egzersizinin sırtüstü yapılması sağlanmıştır. Egzersiz yoğunluğu orta şiddette belirlenmiştir. (Borg ölçeğine göre 13/20) Bu çalışma intradiyalitik aerobik ve direnç egzersiz programının ileri yaştaki hastalarda (≥ 70 yaş) fiziksel fonksiyonları önemli ölçüde iyileştirdiğini göstermiştir. Fiziksel fonksiyondaki iyileşme diyalize giren ileri yaştaki hastaların prognozunu iyileştirebilir, hareketsiz yaşam tarzıyla ilişkili fiziksel işlevlerdeki azalmanın önüne geçer.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Orta yaşlı hemodiyaliz hastalarında egzersiz tedavisinin kas gücünü ve 10 m yürüme hızını iyileştirdiği bazı çalışmalarda gösterilmiştir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çalışmalarda sigara içme ile ağrı şiddeti arasında sinerjik bir ilişki olduğu, sigara içmenin cinsel işlev bozukluğunu artırdığı görülmüştür. Sağlıklı yaşam tarzını sürdürme açısından hastaların desteklenmesi gerekmektedir. </span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sonuç ve Öneriler</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hemodiyaliz hastaları için fiziksel hareketsizlik ile morbidite arasında sinerjik bir ilişki bulunmaktadır. Hemodiyaliz hastaları yaralanma korkusu, rahatsızlık, güvenlik kaygıları, sınırlı boş zaman, güçsüzlük belirtileri ve egzersiz intoleransı gibi nedenlerden dolayı düzenli egzersiz yapmakta zorlanmaktadır. Fakat düzenli egzersiz yapmak hemodiyaliz hastalarında mortalite riskinin azalmasını, sağlıkla ilgili yaşam kalitesinin iyileşmesini ve depresyon durumunun azalmasını sağlar.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Risk yönetimi gerektiren hemodiyaliz tedavisindeki yaşlı hastalarda intradiyalitik egzersiz güvenli bir şekilde yapılabilir. Her bir hastaya spesifik egzersiz programı ayarlayabilmek ve hastalara aktif bir yaşam biçimi kazandırabilmek gerekir. Hastaların fiziksel aktivitelerini arttırmak için egzersiz yapmaya katılmalarını teşvik etmek rehabilitasyon tedavisinin önemli bir parçasıdır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyaliz kliniğinde her hastaya egzersiz boyunca rehberlik edecek bir egzersiz eğitmeninin bulunması pratik değildir. Her HD prosedüründen önce bir fizyoterapist tarafından verilen fonksiyonel eğitim ve danışmanlık hastaların fonksiyonel egzersiz rutinlerini doğru şekilde öğrenmesini ve başarıyla ev ortamında denetimsiz gerçekleştirebilmelerini sağlar. Evde egzersizin sürdürülebilirliği diyaliz programı için önemli bir konudur. Program hastalar için yeterince basit olmalı ve özel bir beceri ya da ekipman gerektirmemelidir. Motive ederek sürekli destekle, evde egzersize tatmin edici bir bağlılık sağlanabilir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bütüncül bir yaklaşımla ve multidisipliner bir çalışma ile tedavi uygulanmalıdır. Hastalar etkin bir bakım, eğitim, bireysel destek ile fiziksel ve psikososyal açıdan, stres ve semptomlarla baş etmede aktif olabilir ve tedaviye uyum sağlayabilir. Hemodiyaliz tedavisi ömür boyu süren bir tedavi olması nedeniyle hasta ve yakınlarının bununla yaşamayı öğrenmesi gerekmektedir.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color">Engeller</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sağlık profesyonelleri tarafından semptomlar geç fark edilmekte/fark edilememektedir. Bu durum hastaların yaşam kalitesini düşürmektedir.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyaliz hastalarının çoğunlukla egzersiz yapmaya isteksiz oldukları ve %59’unun temel günlük yaşam aktiviteleri dışında hiçbir şekilde fiziksel aktivitede bulunmadıkları saptanmıştır.</span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlı hastalar, düşük öz yeterlilik, rahatsızlık, sakatlık, yaralanma korkusu, alışkanlıklar, çevresel faktörler, bilişsel gerileme ve yorgunluk gibi engellerle karşılaşabilir. </span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastalığın getirmiş olduğu psikolojik (emosyonel) yük, hastalığın boyutunun yeterli olarak anlaşılamaması, egzersize yönelik negatif tutumlar, rehabilitasyon sürecinde egzersiz yapmaya karşı güven eksikliği, motivasyon eksikliği, yorgunluk, dispne ve ağrı gibi semptomlar, anemi, diyabetes mellitus, koroner kalp hastalığı ve kronik kalp yetersizliği gibi komorbidite durumlar, egzersiz ile ilişkili olan yorgunluk ve ağrı, susuzluk ve yaralanma gibi kötü etkilerin yaşanması veya yaşanacak olma korkusu hastaların egzersiz yapamamalarına neden olan engellerden bazılarıdır.</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynakça</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">YILDIRIM, E. Kronik Böbrek Yetmezliği’nde Egzersizin Yaşam Kalitesine Etkisi, 2015. Tübitak Bideb 2209-A Üniversite Öğrencileri Yurtiçi Araştırma Projeleri (Proje No: 1919B011403422) </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">TAŞ D, AKYOL A. Egzersiz ve Kronik Böbrek Yetmezliği. NefroHemDergi. 2017;12(1):10-9.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">TAYLAN, S., &amp; ÖZKAN, İ. (2020). Hemodiyaliz Hastalarında Görülen Semptom Kümelerinin Cinsel İşlev ile İlişkisi. Nefroloji Hemşireliği Dergisi, 15(2), 79-88. </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">TAYAZ, E., &amp; Ayşegül, K. O. Ç. (2020). Hemodiyaliz tedavisi alan kronik böbrek yetmezliği hastalarinda semptom yönetimi ve hemşirelik. Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, 23(1), 147-156.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Bogataj, Š., Pajek, J., Buturović Ponikvar, J., Hadžić, V., &amp; Pajek, M. (2020). Kinesiologist-guided functional exercise in addition to intradialytic cycling program in end-stage kidney disease patients: a randomised controlled trial. Scientific reports, 10(1), 5717.</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><a href="https://doi.org/10.1038/s41598-020-62709-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1038/s41598-020-62709-1</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bogataj, Š., Pajek, J., Buturović Ponikvar, J., &amp; Pajek, M. (2020). Functional training added to intradialytic cycling lowers low-density lipoprotein cholesterol and improves dialysis adequacy: a randomized controlled trial. BMC nephrology, 21(1), 352. <a href="https://doi.org/10.1186/s12882-020-02021-2" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1186/s12882-020-02021-2</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Zhou, H., Al-Ali, F., Kang, G. E., Hamad, A. I., Ibrahim, R. A., Talal, T. K., &amp; Najafi, B. (2020). Application of Wearables to Facilitate Virtually Supervised Intradialytic Exercise for Reducing Depression Symptoms. Sensors (Basel, Switzerland), 20(6), 1571. <a href="https://doi.org/10.3390/s20061571" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.3390/s20061571</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Karjalian, F., Momennasab, M., Yoosefinejad, A. K., &amp; Jahromi, S. E. (2020). The Effect of Acupressure on the Severity of Pruritus and Laboratory Parameters in Patients Undergoing Hemodialysis: A Randomized Clinical Trial. Journal of acupuncture and meridian studies, 13(4), 117–123. <a href="https://doi.org/10.1016/j.jams.2020.05.002" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1016/j.jams.2020.05.002</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Lin, C. H., Hsu, Y. J., Hsu, P. H., Lee, Y. L., Lin, C. H., Lee, M. S., &amp; Chiang, S. L. (2021). Effects of Intradialytic Exercise on Dialytic Parameters, Health-Related Quality of Life, and Depression Status in Hemodialysis Patients: A Randomized Controlled Trial. International journal of environmental research and public health, 18(17), 9205. <a href="https://doi.org/10.3390/ijerph18179205" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.3390/ijerph18179205</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Yabe, H., Kono, K., Yamaguchi, T., Ishikawa, Y., Yamaguchi, Y., &amp; Azekura, H. (2021). Effects of intradialytic exercise for advanced-age patients undergoing hemodialysis: A randomized controlled trial. PloS one, 16(10), e0257918. <a href="https://doi.org/10.1371/journal.pone.0257918" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1371/journal.pone.0257918</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">FIRAT, M., YAGLI, N. V., YILDIRIM, T., SAĞLAM, M., KÜTÜKÇÜ, E. Ç., &amp; Deniz, İ. N. C. E. (2023). Kronik böbrek hastalarında solunum kas kuvveti, egzersiz kapasitesi ve fizyolojik harcama indeksinin değerlendirilmesi. Journal of Exercise Therapy and Rehabilitation, 10(2), 101-106.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[UYKU BOZUKLUĞU OLAN YAŞLI BİREYLERDE TAI CHI VE EGZERSİZ]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-uyku-bozuklugu-olan-yasli-bireylerde-tai-chi-ve-egzersiz.html</link>
			<pubDate>Thu, 15 Feb 2024 18:42:34 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=8326">Ümmühan ERDEM</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-uyku-bozuklugu-olan-yasli-bireylerde-tai-chi-ve-egzersiz.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">UYKU BOZUKLUĞU OLAN YAŞLI BİREYLERDE TAI CHI VE EGZERSİZ</span></span><span style="color: #444444;" class="mycode_color"> <br />
<br />
<br />
<br />
</span></span></span></span></div>
<span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> GERİATRİ NEDİR? :</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  Geriatri, yaşlıların (65 yaş ve üstü) sağlık bakımı ile ilgilenen tıbbi uzmanlık dalıdır. Yaşlı bilimi ile ilgili olarak kaynaklarda geriatri ve gerontoloji olmak üzere sıklıkla iki farklı terim karşımıza çıkmaktadır</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  Geriatride temel hedefler, işlevselliğin sürdürülmesi ve devamı, böylece yaşam kalitesinin ve sosyal katılımın iyileştirilmesidir[1].</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"> </span><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Yaşlılarda Sık Görülen Sorunlar (Geriatrik Sendromlar) : [2]</span></span></span></span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Düşmeler</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sarkopeni</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bası yaraları</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Denge Kaybı</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uy</span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ku Bozuklukları</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Üriner İnkontinans</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Baş dönmesi-bayılma</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Deliryum (geçici bir nedene bağlı bilinç değişikliği)</span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"> UYKU NEDİR? :</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Uyku, vücudun temel ihtiyaçlarından birisi olup, kişinin uyaranlarla kolaylıkla uyandırılabildiği, değiştirilmiş bilinçlik halinden oluşan doğal bir dinlenme biçimidir. Uyku normal olarak organizmanın dinlenip enerji tüketimini dengeleyen, vücut için onarıcı, yararlı ve vazgeçilmez bir fizyolojik süreçtir.</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Günlük ortalama 6-10 saat arasında değişen normal bir uyku süresi vardır. Uyku süresi genetik olarak belirlenip, yaşla, sağlık durumuyla ve duygu durumuyla ilişkili olarak değişiklik gösterebilir [3].</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">  </span></span><br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><img src="https://i.hizliresim.com/a5hmp25.jpg" loading="lazy"  width="600" height="400" alt="[Resim: a5hmp25.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></div>
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Uyku kalitesi gün içinde uyuklamalar ve gece uyanmalardaki artış ile bozulmaktadır. Oluşan bu değişiklikler yaşlanma ile gelen normal hayati fonksiyonların ve sistemlerin değişmesi sonucudur. Dolayısıyla yaşlılarda uyku süresi azalarak daha yüzeysel uyku, sık sık bölünen ve uykuya dalmanın daha zorlaştığı, gün içi uyuklamaların arttığı uyku süreci meydana gelmektedir [3].</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/ol42dcr.jpg" loading="lazy"  width="600" height="400" alt="[Resim: ol42dcr.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şekil 1.</span></span> Evre 1-2-3 ve REM döngülerinden oluşan uyku periyodunun gece boyunca çocuk ve erişkinlerde düzenli 4-5 kez tekrarladığı, yaşlı hastalarda ise sık uyku bölünmelerinin olduğu ve özellikle evre-3 derin uykunun azaldığı uyku hipnogramında izlenmektedir [3].</span></span><br />
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><img src="https://i.hizliresim.com/3b7503n.jpg" loading="lazy"  width="600" height="400" alt="[Resim: 3b7503n.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></div>
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[3]</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yaşlılarda uykusuzluk ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Yaşlıların yüzde 50'sinden fazlasının sürekli uyku şikayeti yaşadığı tahmin ediliyor. Dünya çapında yaşlıların yaklaşık %20-40'ının uykusuzluk sorunu yaşadığı bildiriliyor. Bu rakamlar endişe verici çünkü uykusuzluk; yaşlılarda bilişsel bozukluk, depresyon, duygudurum / anksiyete bozuklukları, düşme riski, hipertansiyon ve kalp hastalığı gibi hastalıklarla ilişkilendiriliyor. Aynı zamanda hafızayı kötü etkileyerek, dikkat süresini ve tepki süresini azaltarak günlük işleyişi de yıkıcı bir şekilde etkiler. En önemlisi de uykusuzluğun; artan hastaneye yatış ve ölüm riskiyle bağlantılı olduğu görülmüştür [4].   </span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/d3cd9ei.jpg" loading="lazy"  width="600" height="400" alt="[Resim: d3cd9ei.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ş</span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ekil 3</span></span></span></span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">. Yaşlanma süreci ile beraber nörokognitif fonksiyonlarda ve uyku kalitesinde azalma mevcuttur. Ancak iyi bir uyku hijyeni varlığında, kaliteli bir uyku bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırarak hem nörokognitif işlevleri hem de işe gitme, araba kullanma gibi günlük yaşamsal aktiviteleri pozitif etkilenmektedir [3].</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Uyku Bozuklukları Varlığında Yaşlılarda İzlenen Şikâyetler : [3]</span></span></span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yorgunluk, halsizlik</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dikkatte azalma, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uykuya dalmada güçlük,</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gece uyku sırasında sık sık uyanma</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uyandıktan sonra uykuya tekrar dalamama</span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Uyku Bozukluklarında Alınacak Önlemler : [3] </span></span></span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uyku hijyenine dikkat edilmesi, aynı saate yatılıp, aynı saatte kalkılması, gün içinde yapılan küçük şekerlemelerin kesilmesi gerekmektedir.</span><br />
</li>
</ul>
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yatak odasının, sessiz, çok sıcak olmadan hafif bir aydınlatma ile aydınlatılmış rahatlatıcı ve konforlu olması sağlanmalıdır. Uyku dışında yatakta geçirilen süre azaltılmalıdır.</span><br />
</li>
</ul>
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gündüz gün ışığında olabildiğince faydalanılması, balkona çıkılması, güneşli saatlerde yürüyüş önemlidir</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eşlik eden ek hastalıkların, kronik ağrıların, depresyonun uygun şekilde tedavileri yapılmalıdır.</span><br />
</li>
</ul>
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yatmadan önce yenen yemeklerin hafif olması, kahve, çay, sigara gibi uyaranların kontrol altına alınıp tüketimlerinin azaltılmalıdır. Yatmaya yakın sıvı alımı kısıtlanmalıdır. </span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mümkün olduğunca gün içi egzersizler, hareket oranı arttırılmalıdır.</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özel durumlar dışında hekim önerisi olmadan uyku ilacı kullanılmamalıdır</span><br />
</li>
</ul>
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"> UYKU PROBLEMİ OLAN YAŞLI BİREYLERDE TAI CHI VE EGZERSİZ :</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Uykusuzluğun tedavisine yönelik mevcut geleneksel yaklaşımlar yaşlı popülasyonda uygun ve etkili değildir. Daha az yan etki ve tutarlı etkinlik ile bilişsel davranışçı terapi (BDT), yaşlılarda uykusuzluk için daha uygun bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Bu</span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">nunla birlikte, uykusuzluk için etkili bilişsel davranışçı terapinin uygulanması oldukça emek gerektirir ve maliyet açısından ulaşılması zordur [4].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">    Yaşlılarda uykusuzluk prevalansının hâlihazırda yüksek olduğu ve artmaya devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, yaşlılarda uykusuzluk problemini hafifletmeye yardımcı olabilecek, tercihen kendi kendine yardım çözümleri şeklinde diğer etkili terapötik yöntemlerin araştırılmasına acil bir ihtiyaç vardır [4]. Bunlardan biri de Tai Chi’dir.</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> <span style="color: #008e02;" class="mycode_color">TAİ CHİ NEDİR? :</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Tai Chi Chuan ya da Taiji 300 yıldan fazladır uygulanan geleneksel Çin egzersiz yöntemidir (Ts</span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ang ve Huı-Chan 2003). Çin tıbbı ve dövüş sanatlarından köken alan egzersizler bütünüdür. Literatürde Tai Chi ‘yüce’ anlamına gelirken Chuan ‘yumruk’ anlamında kullanılır. Tai Chi felsefesinde Yin karanlık, yumuşak ve kadın ifadelerine değinirken, Yang aydınlık, sert ve erkek ifadeleriyle ilgilidir. Tai Chi formları stilleri arasında az farklılık gösteren yavaş dairesel kontrollü hareket serileri ile karakterizedir (Dechamps vd. 2007) [5].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  </span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Tai Chi bir dövüş sanatı olmasına rağmen birçok terapatik etkisi vardır. Tai Chi formları kuvvet ve efor uygulanmadan konsantrasyon, denge ve gevşeme ile gerçekleştirilir. Hareketler vücudun gevşemesi ve ekstansiyonu ile gövde uyumunun farkındalığını içerir. Hareketler sırasında dizler hafif bükülü pozisyonunu korur ve bir bacaktan diğerine ağırlık aktarımı yavaşça olmalıdır. Hareket dizisi yarım squat pozisyonu korunarak bel ve üst kalçada başlar, üst ekstremitelerin dikkatli ve yavaş, dairesel ve itme hareketleriyle devam eder. Bu sırada doğru nefes almak da çok önemlidir. Ayrıca Tai Chi hastalıkların rehabilitasyonu amacıyla yoga ve qigong gibi diğer bütün Uzakdoğu terapilerinde olduğu gibi zihin-beden bütünlüğü yaklaşımı ile batıda uygulanan rehabilitasyon yöntemlerinden ayrılır (Jancewicz 2001). Bununla birlikte tekvando, aikido, kung fu ve karateye göre daha az yaralanma insidansına sahiptir (Yeh vd. 2006) [5].</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> Literatürde Tai Chi :</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Literatürde denge, kuvvet, koordinasyon, postüral kontrol, çeviklik, reaksiyon zamanı, esneklik gibi faktörleri geliştirdiği için dikkat çekmiştir (Yang vd. 2007) [5].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tai Chi son yıllarda Amerika’da popülerlik kazanmıştır ve özellikle yaşlılarda, romatoid artrit ve osteoartrit gibi kas-iskelet hastalığı olan bireylerde ağrıyı azalttığı, fiziksel fonksiyonu geliştirdiği, depresyon ve yaşam kalitesi üzerinde iyileştirici etkisi olduğu görülmüştür (Wang vd. 2005, Wang vd. 2009). Fibromyalji sendromunda da semptomları azalttığı, fiziksel fonksiyonu, uyku kalitesini ve fonksiyonel mobiliteyi geliştirdiği bulunmuştur (Jones vd. 2012). </span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Field’in yaptığı derleme çalışmasında Tai Chi ‘nin denge ve kas kuvvetini üzerine fiziksel; dikkat, uyku ve anksiyete üzerine fizyolojik yararlarını konu alan, son yıllarda yapılan araştırmalar özetlenmiştir. Buna göre Tai Chi’nin kardiovasküler 19 değişiklikler olarak kalp hızını ve kan basıncını azalttığını, kolesterolü düşürdüğünü ve vagal aktiviteyi arttırdığını raporlamışlardır (Field 2011) [5].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kronik hastalıklarda Tai Chi’nin etkilerinin araştırıldığı derlemede Tai Chi’nin fizyolojik ve psikososyal yararlarının üzerinde durulmuştur. Çalışmaların kronik hastalıklarda denge kontrolünü, esnekliği, kardiovasküler uygunluğu, immün sistemi ve kas kuvvetini desteklediği rapor edilmiştir (Wang vd. 2004) [5].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başka bir çalışmada da Tai Chi ‘nin sadece denge, kardiovasküler ve respiratuar fonksiyon, esneklik ve kas kuvveti üzerinde değil aynı zamanda ayak bileği ve dizde propriosepsiyonu arttırma üzerine yararlı etkileri olduğu belirtilmiştir [5].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Ayrıca Tai Chi'nin geriatrik sağlık üzerinde birçok yararlı etkisi vardır. Bu yararlar; aerobik kondisyonun, enerji metabolizmasının, kas gücünün ve dengenin iyileştirilmesini içerir. Kardiyorespiratuar fonksiyon, kemik kaybı, duruş stabilitesi ve esnekliğin iyileştirilmesine ek olarak Tai Chi egzersizinin, anksiyete ve depresyon semptomlarını hafifleterek ve duygu durum bozukluklarını azaltarak psikolojik sağlığı da iyileştirdiği gösterilmiştir [5].</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Tai Chi’nin Avantajları? :</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Tai Chi'nin yaşlı yetişkinlerde kendi kendine yardım terapisi olarak geliştirilmesi gereken kesin avantajları vardır. Yaşlı nüfus tarafından düzenli olarak uygulanmaya uygun olduğu, iyi algılanan orta düzeyde bir egzersiz türüdür. Tai Chi'nin diğer avantajları arasında, düşük maliyetli olması ve kapsamlı tesislere ihtiyaç duymadan herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde rahatlıkla uygulanabilmesi de sayılabilir. Kuşkusuz, Tai Chi uygulaması geleneksel bilişsel davranışçı terapi tedavisinden daha erişilebilirdir, bu da Tai Chi'nin yaşlı nüfusta uykusuzluğu gidermek için geniş çaplı kullanımını kolaylaştırır. Ayrıca Tai Chi bireysel veya grup halinde de uygulanabilir. </span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tai Chi, bir grup halinde uygulandığında, yaşlıların arkadaşlık kurabileceği ve diğer yaşlılardan destek alabileceği, sosyal etkileşim kurma aracı olarak hizmet ederek ek fayda sağlar [4].</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tai Chi haricinde uygulanabilecek diğer egzersizler de vardır bunlar;</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> FİZİKSEL AKTİVİTE : </span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fiziksel aktivite, artan enerji tüketimiyle sonuçlanan, iskelet kasları tarafından üretilen, istemli hareketler olarak tanımlanmaktadır. Fiziksel aktivite günlük yaşamın bir parçası olarak yapılan aktiviteleri içerir. [6]</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">1-Aerobik aktiviteler:</span> </span>Haftada 5 gün orta yoğunlukta (en az 30 dk) veya haftada 3 gün şiddetli yoğunlukta (en az 20 dk)</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">2-Kas kuvvetlendirme egzersizleri:</span></span> </span>Haftada 2-3 gün büyük kas gruplarını içeren 8-10 egzersiz (1-3 set / 10-15 tekrar). Ağırlık kaldırma ve direnç egzersizleri örnek verilebilir</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">3-Esneklik egzersizleri:</span> </span>Haftada 2-3 gün esneklik egzersizi</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">4-Denge egzersizleri:</span></span> Düşme riski olanlar için denge egzersizleri, haftada 2-3 gün. Yoga ve Tai Chi gibi egzersizler tercih edilebilir. [7].</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/pvc6nmr.jpg" loading="lazy"  width="600" height="600" alt="[Resim: pvc6nmr.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KAYNAKÇA:</span></span></span></span></div>
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[1]  Akçay EÜ. Geriatrik hasta tanımı. Sedef AM, Akagündüz B. (Ed.) Geriatrik Onkoloji (s. 21-22) Ankara : Akademisyen Kitap Evi.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[2] Keskinler MV, Tufan F, Oğuz A. Geria</span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">trik Sendromlar. Okmeydanı Tıp Dergisi 29(Ek sayı 2):41-48, 2013 - DOI:10.5222/otd.supp2.2013.041</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[3] Özol D, Özvurmaz S. “Yaşlı Hastalarda Uyku ve Uyku Bozuklukları”.   htps://www.solunum.org.tr/tusaddata/book/677/17102018114822-031.pdf. Bölüm 31 s. 345-354, 2018 (25.04.2021).</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[4] Siu PM, Yu AP, Tam BT, Chin EC, Yu DS, Chung KF, Hui SS, Woo J, Fong DY, Lee PH, Wei GX, Irwin MR. Effects of tai chi or exercise on sleep in older adults with insomnia: A randomized clinical trial. JAMA Netw Open. 2021 Feb 1;4(2):e2037199. -PubMed -DOI</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[5] Çetin SY.  Konjenital sensörinöral işitme engelli çocuklarda tai chi’ nin işitme engelli çocuklarda denge ve fonksiyonel ambulasyon üzerine etkisi. Doktora Tezi, Pamukkale Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Denizli, (Ocak 2016)</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[6] Soyuer F, Soyuer A. Yaşlılık ve fiziksel aktivite. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, s. 221, 15 (3) 219-224 (2008)</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[7] Soyuer F, Soyuer A. Yaşlılık ve fiziksel aktivite. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, s. 222, 15 (3) 219-224 (2008)</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">UYKU BOZUKLUĞU OLAN YAŞLI BİREYLERDE TAI CHI VE EGZERSİZ</span></span><span style="color: #444444;" class="mycode_color"> <br />
<br />
<br />
<br />
</span></span></span></span></div>
<span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> GERİATRİ NEDİR? :</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  Geriatri, yaşlıların (65 yaş ve üstü) sağlık bakımı ile ilgilenen tıbbi uzmanlık dalıdır. Yaşlı bilimi ile ilgili olarak kaynaklarda geriatri ve gerontoloji olmak üzere sıklıkla iki farklı terim karşımıza çıkmaktadır</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  Geriatride temel hedefler, işlevselliğin sürdürülmesi ve devamı, böylece yaşam kalitesinin ve sosyal katılımın iyileştirilmesidir[1].</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"> </span><span style="color: #000000;" class="mycode_color">Yaşlılarda Sık Görülen Sorunlar (Geriatrik Sendromlar) : [2]</span></span></span></span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Düşmeler</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sarkopeni</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bası yaraları</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Denge Kaybı</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uy</span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ku Bozuklukları</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Üriner İnkontinans</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Baş dönmesi-bayılma</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Deliryum (geçici bir nedene bağlı bilinç değişikliği)</span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"> </span></span></span></span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"> UYKU NEDİR? :</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Uyku, vücudun temel ihtiyaçlarından birisi olup, kişinin uyaranlarla kolaylıkla uyandırılabildiği, değiştirilmiş bilinçlik halinden oluşan doğal bir dinlenme biçimidir. Uyku normal olarak organizmanın dinlenip enerji tüketimini dengeleyen, vücut için onarıcı, yararlı ve vazgeçilmez bir fizyolojik süreçtir.</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Günlük ortalama 6-10 saat arasında değişen normal bir uyku süresi vardır. Uyku süresi genetik olarak belirlenip, yaşla, sağlık durumuyla ve duygu durumuyla ilişkili olarak değişiklik gösterebilir [3].</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">  </span></span><br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><img src="https://i.hizliresim.com/a5hmp25.jpg" loading="lazy"  width="600" height="400" alt="[Resim: a5hmp25.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></div>
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Uyku kalitesi gün içinde uyuklamalar ve gece uyanmalardaki artış ile bozulmaktadır. Oluşan bu değişiklikler yaşlanma ile gelen normal hayati fonksiyonların ve sistemlerin değişmesi sonucudur. Dolayısıyla yaşlılarda uyku süresi azalarak daha yüzeysel uyku, sık sık bölünen ve uykuya dalmanın daha zorlaştığı, gün içi uyuklamaların arttığı uyku süreci meydana gelmektedir [3].</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/ol42dcr.jpg" loading="lazy"  width="600" height="400" alt="[Resim: ol42dcr.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şekil 1.</span></span> Evre 1-2-3 ve REM döngülerinden oluşan uyku periyodunun gece boyunca çocuk ve erişkinlerde düzenli 4-5 kez tekrarladığı, yaşlı hastalarda ise sık uyku bölünmelerinin olduğu ve özellikle evre-3 derin uykunun azaldığı uyku hipnogramında izlenmektedir [3].</span></span><br />
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><img src="https://i.hizliresim.com/3b7503n.jpg" loading="lazy"  width="600" height="400" alt="[Resim: 3b7503n.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></div>
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[3]</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yaşlılarda uykusuzluk ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Yaşlıların yüzde 50'sinden fazlasının sürekli uyku şikayeti yaşadığı tahmin ediliyor. Dünya çapında yaşlıların yaklaşık %20-40'ının uykusuzluk sorunu yaşadığı bildiriliyor. Bu rakamlar endişe verici çünkü uykusuzluk; yaşlılarda bilişsel bozukluk, depresyon, duygudurum / anksiyete bozuklukları, düşme riski, hipertansiyon ve kalp hastalığı gibi hastalıklarla ilişkilendiriliyor. Aynı zamanda hafızayı kötü etkileyerek, dikkat süresini ve tepki süresini azaltarak günlük işleyişi de yıkıcı bir şekilde etkiler. En önemlisi de uykusuzluğun; artan hastaneye yatış ve ölüm riskiyle bağlantılı olduğu görülmüştür [4].   </span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/d3cd9ei.jpg" loading="lazy"  width="600" height="400" alt="[Resim: d3cd9ei.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ş</span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ekil 3</span></span></span></span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">. Yaşlanma süreci ile beraber nörokognitif fonksiyonlarda ve uyku kalitesinde azalma mevcuttur. Ancak iyi bir uyku hijyeni varlığında, kaliteli bir uyku bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırarak hem nörokognitif işlevleri hem de işe gitme, araba kullanma gibi günlük yaşamsal aktiviteleri pozitif etkilenmektedir [3].</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Uyku Bozuklukları Varlığında Yaşlılarda İzlenen Şikâyetler : [3]</span></span></span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yorgunluk, halsizlik</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dikkatte azalma, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uykuya dalmada güçlük,</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gece uyku sırasında sık sık uyanma</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uyandıktan sonra uykuya tekrar dalamama</span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Uyku Bozukluklarında Alınacak Önlemler : [3] </span></span></span><br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uyku hijyenine dikkat edilmesi, aynı saate yatılıp, aynı saatte kalkılması, gün içinde yapılan küçük şekerlemelerin kesilmesi gerekmektedir.</span><br />
</li>
</ul>
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yatak odasının, sessiz, çok sıcak olmadan hafif bir aydınlatma ile aydınlatılmış rahatlatıcı ve konforlu olması sağlanmalıdır. Uyku dışında yatakta geçirilen süre azaltılmalıdır.</span><br />
</li>
</ul>
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gündüz gün ışığında olabildiğince faydalanılması, balkona çıkılması, güneşli saatlerde yürüyüş önemlidir</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eşlik eden ek hastalıkların, kronik ağrıların, depresyonun uygun şekilde tedavileri yapılmalıdır.</span><br />
</li>
</ul>
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yatmadan önce yenen yemeklerin hafif olması, kahve, çay, sigara gibi uyaranların kontrol altına alınıp tüketimlerinin azaltılmalıdır. Yatmaya yakın sıvı alımı kısıtlanmalıdır. </span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mümkün olduğunca gün içi egzersizler, hareket oranı arttırılmalıdır.</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özel durumlar dışında hekim önerisi olmadan uyku ilacı kullanılmamalıdır</span><br />
</li>
</ul>
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"> UYKU PROBLEMİ OLAN YAŞLI BİREYLERDE TAI CHI VE EGZERSİZ :</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Uykusuzluğun tedavisine yönelik mevcut geleneksel yaklaşımlar yaşlı popülasyonda uygun ve etkili değildir. Daha az yan etki ve tutarlı etkinlik ile bilişsel davranışçı terapi (BDT), yaşlılarda uykusuzluk için daha uygun bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Bu</span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">nunla birlikte, uykusuzluk için etkili bilişsel davranışçı terapinin uygulanması oldukça emek gerektirir ve maliyet açısından ulaşılması zordur [4].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">    Yaşlılarda uykusuzluk prevalansının hâlihazırda yüksek olduğu ve artmaya devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, yaşlılarda uykusuzluk problemini hafifletmeye yardımcı olabilecek, tercihen kendi kendine yardım çözümleri şeklinde diğer etkili terapötik yöntemlerin araştırılmasına acil bir ihtiyaç vardır [4]. Bunlardan biri de Tai Chi’dir.</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> <span style="color: #008e02;" class="mycode_color">TAİ CHİ NEDİR? :</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Tai Chi Chuan ya da Taiji 300 yıldan fazladır uygulanan geleneksel Çin egzersiz yöntemidir (Ts</span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ang ve Huı-Chan 2003). Çin tıbbı ve dövüş sanatlarından köken alan egzersizler bütünüdür. Literatürde Tai Chi ‘yüce’ anlamına gelirken Chuan ‘yumruk’ anlamında kullanılır. Tai Chi felsefesinde Yin karanlık, yumuşak ve kadın ifadelerine değinirken, Yang aydınlık, sert ve erkek ifadeleriyle ilgilidir. Tai Chi formları stilleri arasında az farklılık gösteren yavaş dairesel kontrollü hareket serileri ile karakterizedir (Dechamps vd. 2007) [5].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  </span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Tai Chi bir dövüş sanatı olmasına rağmen birçok terapatik etkisi vardır. Tai Chi formları kuvvet ve efor uygulanmadan konsantrasyon, denge ve gevşeme ile gerçekleştirilir. Hareketler vücudun gevşemesi ve ekstansiyonu ile gövde uyumunun farkındalığını içerir. Hareketler sırasında dizler hafif bükülü pozisyonunu korur ve bir bacaktan diğerine ağırlık aktarımı yavaşça olmalıdır. Hareket dizisi yarım squat pozisyonu korunarak bel ve üst kalçada başlar, üst ekstremitelerin dikkatli ve yavaş, dairesel ve itme hareketleriyle devam eder. Bu sırada doğru nefes almak da çok önemlidir. Ayrıca Tai Chi hastalıkların rehabilitasyonu amacıyla yoga ve qigong gibi diğer bütün Uzakdoğu terapilerinde olduğu gibi zihin-beden bütünlüğü yaklaşımı ile batıda uygulanan rehabilitasyon yöntemlerinden ayrılır (Jancewicz 2001). Bununla birlikte tekvando, aikido, kung fu ve karateye göre daha az yaralanma insidansına sahiptir (Yeh vd. 2006) [5].</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> Literatürde Tai Chi :</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Literatürde denge, kuvvet, koordinasyon, postüral kontrol, çeviklik, reaksiyon zamanı, esneklik gibi faktörleri geliştirdiği için dikkat çekmiştir (Yang vd. 2007) [5].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tai Chi son yıllarda Amerika’da popülerlik kazanmıştır ve özellikle yaşlılarda, romatoid artrit ve osteoartrit gibi kas-iskelet hastalığı olan bireylerde ağrıyı azalttığı, fiziksel fonksiyonu geliştirdiği, depresyon ve yaşam kalitesi üzerinde iyileştirici etkisi olduğu görülmüştür (Wang vd. 2005, Wang vd. 2009). Fibromyalji sendromunda da semptomları azalttığı, fiziksel fonksiyonu, uyku kalitesini ve fonksiyonel mobiliteyi geliştirdiği bulunmuştur (Jones vd. 2012). </span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Field’in yaptığı derleme çalışmasında Tai Chi ‘nin denge ve kas kuvvetini üzerine fiziksel; dikkat, uyku ve anksiyete üzerine fizyolojik yararlarını konu alan, son yıllarda yapılan araştırmalar özetlenmiştir. Buna göre Tai Chi’nin kardiovasküler 19 değişiklikler olarak kalp hızını ve kan basıncını azalttığını, kolesterolü düşürdüğünü ve vagal aktiviteyi arttırdığını raporlamışlardır (Field 2011) [5].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kronik hastalıklarda Tai Chi’nin etkilerinin araştırıldığı derlemede Tai Chi’nin fizyolojik ve psikososyal yararlarının üzerinde durulmuştur. Çalışmaların kronik hastalıklarda denge kontrolünü, esnekliği, kardiovasküler uygunluğu, immün sistemi ve kas kuvvetini desteklediği rapor edilmiştir (Wang vd. 2004) [5].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başka bir çalışmada da Tai Chi ‘nin sadece denge, kardiovasküler ve respiratuar fonksiyon, esneklik ve kas kuvveti üzerinde değil aynı zamanda ayak bileği ve dizde propriosepsiyonu arttırma üzerine yararlı etkileri olduğu belirtilmiştir [5].</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Ayrıca Tai Chi'nin geriatrik sağlık üzerinde birçok yararlı etkisi vardır. Bu yararlar; aerobik kondisyonun, enerji metabolizmasının, kas gücünün ve dengenin iyileştirilmesini içerir. Kardiyorespiratuar fonksiyon, kemik kaybı, duruş stabilitesi ve esnekliğin iyileştirilmesine ek olarak Tai Chi egzersizinin, anksiyete ve depresyon semptomlarını hafifleterek ve duygu durum bozukluklarını azaltarak psikolojik sağlığı da iyileştirdiği gösterilmiştir [5].</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Tai Chi’nin Avantajları? :</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Tai Chi'nin yaşlı yetişkinlerde kendi kendine yardım terapisi olarak geliştirilmesi gereken kesin avantajları vardır. Yaşlı nüfus tarafından düzenli olarak uygulanmaya uygun olduğu, iyi algılanan orta düzeyde bir egzersiz türüdür. Tai Chi'nin diğer avantajları arasında, düşük maliyetli olması ve kapsamlı tesislere ihtiyaç duymadan herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde rahatlıkla uygulanabilmesi de sayılabilir. Kuşkusuz, Tai Chi uygulaması geleneksel bilişsel davranışçı terapi tedavisinden daha erişilebilirdir, bu da Tai Chi'nin yaşlı nüfusta uykusuzluğu gidermek için geniş çaplı kullanımını kolaylaştırır. Ayrıca Tai Chi bireysel veya grup halinde de uygulanabilir. </span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tai Chi, bir grup halinde uygulandığında, yaşlıların arkadaşlık kurabileceği ve diğer yaşlılardan destek alabileceği, sosyal etkileşim kurma aracı olarak hizmet ederek ek fayda sağlar [4].</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tai Chi haricinde uygulanabilecek diğer egzersizler de vardır bunlar;</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> FİZİKSEL AKTİVİTE : </span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fiziksel aktivite, artan enerji tüketimiyle sonuçlanan, iskelet kasları tarafından üretilen, istemli hareketler olarak tanımlanmaktadır. Fiziksel aktivite günlük yaşamın bir parçası olarak yapılan aktiviteleri içerir. [6]</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">1-Aerobik aktiviteler:</span> </span>Haftada 5 gün orta yoğunlukta (en az 30 dk) veya haftada 3 gün şiddetli yoğunlukta (en az 20 dk)</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">2-Kas kuvvetlendirme egzersizleri:</span></span> </span>Haftada 2-3 gün büyük kas gruplarını içeren 8-10 egzersiz (1-3 set / 10-15 tekrar). Ağırlık kaldırma ve direnç egzersizleri örnek verilebilir</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">3-Esneklik egzersizleri:</span> </span>Haftada 2-3 gün esneklik egzersizi</span></span><br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">4-Denge egzersizleri:</span></span> Düşme riski olanlar için denge egzersizleri, haftada 2-3 gün. Yoga ve Tai Chi gibi egzersizler tercih edilebilir. [7].</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/pvc6nmr.jpg" loading="lazy"  width="600" height="600" alt="[Resim: pvc6nmr.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KAYNAKÇA:</span></span></span></span></div>
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[1]  Akçay EÜ. Geriatrik hasta tanımı. Sedef AM, Akagündüz B. (Ed.) Geriatrik Onkoloji (s. 21-22) Ankara : Akademisyen Kitap Evi.</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[2] Keskinler MV, Tufan F, Oğuz A. Geria</span></span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">trik Sendromlar. Okmeydanı Tıp Dergisi 29(Ek sayı 2):41-48, 2013 - DOI:10.5222/otd.supp2.2013.041</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[3] Özol D, Özvurmaz S. “Yaşlı Hastalarda Uyku ve Uyku Bozuklukları”.   htps://www.solunum.org.tr/tusaddata/book/677/17102018114822-031.pdf. Bölüm 31 s. 345-354, 2018 (25.04.2021).</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[4] Siu PM, Yu AP, Tam BT, Chin EC, Yu DS, Chung KF, Hui SS, Woo J, Fong DY, Lee PH, Wei GX, Irwin MR. Effects of tai chi or exercise on sleep in older adults with insomnia: A randomized clinical trial. JAMA Netw Open. 2021 Feb 1;4(2):e2037199. -PubMed -DOI</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[5] Çetin SY.  Konjenital sensörinöral işitme engelli çocuklarda tai chi’ nin işitme engelli çocuklarda denge ve fonksiyonel ambulasyon üzerine etkisi. Doktora Tezi, Pamukkale Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Denizli, (Ocak 2016)</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[6] Soyuer F, Soyuer A. Yaşlılık ve fiziksel aktivite. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, s. 221, 15 (3) 219-224 (2008)</span></span><br />
<br />
<span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[7] Soyuer F, Soyuer A. Yaşlılık ve fiziksel aktivite. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, s. 222, 15 (3) 219-224 (2008)</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ASTRONOTLARDA FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-astronotlarda-fizyoterapi-ve-rehabilitasyon.html</link>
			<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 19:01:23 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=241">Melis Usul</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-astronotlarda-fizyoterapi-ve-rehabilitasyon.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">Astronotlarda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon</span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><img src="https://img.ekonomim.com/storage/files/images/2024/02/02/alper-gezeravci-sjeh_cover.jpg" loading="lazy"  width="600" height="300" alt="[Resim: alper-gezeravci-sjeh_cover.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tarihte ilk kez bir Türk vatandaşının uzaya çıkmasının, ISS bünyesinde çeşitli bilimsel araştırmalar yürütmesinin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu bağlamda astronotların uzay yolculuğu sürecinde yaşadığı çeşitli fiziksel değişiklikler ve bunlara hazırlık süreçleri, uzayda yapılan çalışmalar ve dönüş sonrası adaptasyon sürecindeki rehabilitasyon süreçlerini bu yazımızda ele aldık. Hepinize iyi okumalar. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Uzay Uçuşu ve Mikro Yerçekimi Ortamında İnsan Vücudunda Meydana Gelen Değişiklikler</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Astronotlarda uzay uçuşu, mikro yerçekimi, uzay radyasyonu, izolasyon gibi uzay ortamıyla ilişkili stres faktörleri sebebiyle çeşitli fizyolojik değişiklikler görülmektedir. Mikro yerçekimi astronotlar için ana risk faktörüdür çünkü uzay ortamı insan vücut sıvılarının bacak ve karın bölgesinden, kalp ve başa doğru dağılımını tetiklemektedir. Bu etkiler arasında sıklıkla hareket hastalığı, kemik ve kas kütlesi kaybı, kardiyovasküler kondisyon kaybı ve nöro-oküler sendromu yer alır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İnsan vücudunun, özellikle de nöro-muskuloskeletal sistemin gereksinimleri uzay ortamında Dünya'dakinden çok farklıdır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dünya üzerindeki bir insanda normalde yerçekimi hattı optimum yük transferini sağlamak için L3 omur gövdesinin ventral kısmından geçmektedir. Mikro yerçekiminde, kas-iskelet sistemi adaptasyonları bu ortama uyum sağlamaktadır ancak bunun kas fonksiyonu ve postür üzerinde önemli etkileri vardır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Astronotların Kardiyovasküler ve Akciğer Sistemlerinde Uzay Ortamında Meydana Gelen Değişiklikler</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Torako-sefalik bölgedeki kan ve sıvıların yukarı doğru kayması olur ve sıvının hücre dışı boşluktan hücre içi boşluğa kayması yüz şişmesine neden olur. Toplam kardiyak iş azalır. Astronot sürekli olarak mikro yerçekimine maruz kaldığında sol ventrikülün hacmi azalır. Manyetik rezonans görüntülemede mikro yerçekimine uzun süre maruz kalmanın sonucu olarak kardiyak atrofiye dair kanıtlar vardır. Yere dönerken ortostatik gerilimde azalma olduğu ve bunun yere dönerken postüral hipotansiyona neden olduğu bulunmuştur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mikro yerçekiminde ilk 3 gün boyunca, ayakta durma ve oturma sırasında karbon monoksit yayma kapasitesi artar ve 3 gün sonra başlangıç düzeyine, yani uçuş öncesi seviyelere döner. Mikro yerçekimine maruz kalma, maksimum egzersiz kapasitesinin azalmasına yol açar.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Astronotların Nörolojik Sistemlerinde Uzay Ortamında Meydana Gelen Değişiklikler</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nöro-vestibüler değişiklikler, astronotların yaklaşık yüzde 70'inde görülür. Bu etkiler, astronotların postüral yanılsamalar, baş dönmesi, vertigo, sakarlık, düz yolda yürümede zorluk, solgunluk, soğuk terleme, mide bulantısı ve kusmayı içeren belirtilerdir. Bu değişiklikler hem uzun hem de kısa uçuşlarda yaygındır. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Astronotların Kas İskelet Sistemlerinde Uzay Ortamında Meydana Gelen Değişiklikler</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Mikro yerçekiminde kasların kullanılmaması ve yüklenmenin olmamasından kaynaklı  önemli ölçüde atrofi gelişmektedir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Mikro yerçekimine bağlı kas atrofisinin bu formu, hızlı gelişimi ve ciddiyeti açısından sorunludur çünkü kas kütlesi 2 haftalık bir uzay uçuşundan sonra %20' ye kadar veya daha uzun görevlerden (3-6 ay) sonra %30'a kadar azalır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Dünya'da tipik olarak kullanılan antigravite kasları; soleus, gastrocnemius, quadriceps ve sırt kasları vb. olmak üzere, yerçekimsiz ortamda artık kullanılmadıklarından kaynaklanan yüklenememe durumu ortaya çıkmaktadır. Bu değişiklikler beraberinde kas liflerinin boyutunda, aktif ve dinlenme kuvvetinde, kasılma hızında ve nöromüsküler bağlantıların işlevinde değişikliklere neden olarak kaslarda yorgunluk ve hızın azalması gibi önemli fiziksel değişimlere neden olmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Astronotlar mikro yerçekiminde ağırlıklı olarak fleksiyon pozisyonunda hareket etmektedirler ve buna bağlı olarak kütle merkezi posteriora doğru kaymakla birlikte ekstansör kas kaybı görülmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kasların lif tiplerinde tip 1’den tip 2 ye bir geçiş söz konusudur. Yerçekimi vektörüne göre yerçekimi yönünün nöral temsilini sağlamaya katkıda bulunan ve duyusal reseptörler olan gravikeptörler mikro yerçekiminde işlevini yerine getirememektedir. Bunun sonucunda, astronotlar kendi postürü hakkında daha az bilgi almakta ve dinamik reseptörlerden alınan geri bildirime güvenmek zorundadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Uzun süreli mikro yerçekimi, kas gücü, endurans, kemikler, motor kontrol, koordinasyon ve denge üzerinde olumsuz etkileri vardır ve bu da astronotlardaki yaralanma riskini arttırmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Uzay uçuşları sırasında astronotlarda kemik kaybı hızlanmaktadır. Mikro yerçekimine maruz kalma sırasında kemik erimesi önemli ölçüde artar, kemik oluşumu ise değişmez veya azalır. Bu dengesizlik ayda % 1-1,5 oranında kemik kütlesi kaybına yol açar ve bu oranlar post menopozal dönemde yıllık olarak gözlenen kemik kaybı oranına benzerdir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kemik kaybı üst ve alt ekstremite arasında farklılık gösterir, kemik dokusu üst ekstremitede, alt ekstremiteye kıyasla daha iyi korunmaktadır. Bunun sebebi olarak alt ekstremitenin ağırlık taşımasıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kemik erimesi seviyesinin artması, kan dolaşımındaki kalsiyum ve diğer mineral seviyelerinin ve idrarla atılımının artmasıyla ilişkilidir ve böylelikle astronotların uzay uçuşu sırasında ve sonrasındaki dönemde böbrek taşı geliştirme riskini artıran bir süreç olarak bilinmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Astronotlar uzay uçuşları sırasında ve sonrasında sıklıkla bel ağrısı yaşadıklarını bildirmişlerdir. Mikro yerçekiminde omurgadaki yükün azalması, artan hidrasyon ve basınç sonucu intervertebral disklerin şişmesine ve bunun da uçuş sırasında omurganın uzamasına ve disk hernisinin artmasına sebep olabildiği varsayılmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Son yapılan çalışmalarda, lomber paraspinal kasların atrofisinin, intervertebral disk ve vertebral kemik değişimleri beraberinde, astronotlarda bel ağrısı ve disk herniasyonu oluşumunun longitudinal mekanizmalarını ve risk faktörlerini açıklamada önemli bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">Astronotlarda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Uzay ajanslarında çalışan fizyoterapistler, nöromüsküloskeletal sisteme odaklanarak astronot sağlığından sorumlu multidisipliner ekipte kilit bir rol oynamaktadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Multidisipliner ekibin tüm süreçlere dahil olduğu uzay uçusunda astronotlar üç fazlı bir rehabilitasyon sürecine tabiidir (uçuş öncesi faz, uçuş fazı, uçuş sonrası faz).</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Uçuş öncesi faz</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Genellikle fırlatmadan bir ila iki yıl önce başlatılmaktadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Fizik muayene, postür, motor kontrol ve fonksiyonel hareketin yanı sıra önceden var olan koşullara sahip eklemlerin/bölgelerin derinlemesine değerlendirilmesini içeren bir fazdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Bu aşamada uygun olabilecek fizyoterapi modaliteleri arasında manuel terapi, motor kontrol eğitimi, uygun şekilde proprioseptif nöromüsküler kolaylaştırma (PNF) öğeleri, fasyal tedavi vb. sayılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Koşu bandı, bisiklet ergometresi kullanımı ile kardiyovasküler fitness eğitimi başlatılır, su altında egzersizler, yatay yürüyüş, direnç eğitimi ve çeviklik eğitimleri de bu aşamada bir astronotun kondisyonunu artırmak için kullanılmaktadır.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/cqqrt5n.png" loading="lazy"  width="400" height="500" alt="[Resim: cqqrt5n.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Astronotlarda mikro yerçekimine uyum, yer seviyesindeki mikro yerçekimi simülasyonu ile sağlanmaktadır. </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mikro yerçekimi ortamını uyaran beş temel strateji şunlardır:</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. 3 ila 12 derecelik baş aşağı eğimli yatakta baş aşağı dinlenme pozisyonu (Uzay uçuşunda gereken becerileri taklit etmek için karmaşık el-göz koordinasyonu görevleri ile)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2. 24 saate kadar su tankında sırtüstü yattıkları suya daldırma görevi,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3. Postural hipotansiyon üreten belden aşağısı felçli gibi tekerlekli sandalye hapsi, </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4. Yatalak bir hastaya benzer şekeilde immobilizasyon ile yatak hapsi,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5. Kısa süreliğine yerçekimsiz ortamı elde etmek için kısa parabolik uçuşlar.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tüm bu stratejilerdeki asıl amaç, mikro yerçekimi ve propriyosepsiyon eksikliği nedeniyle Uluslararası Uzay İstasyonu’nda gerçekleştirecekleri egzersiz çok farklı hissettirecek olsa da, hareket modellerini optimize edebilmek ve uygulamaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Uçuş Fazı</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Uzay ortamında, mikro yerçekiminin nöro-kas-iskelet sistemi üzerindeki bilinen olumsuz etkilerini azaltmak için astronotların her gün 2 saat egzersiz eğitimi yapması gerekmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Uluslarası Uzay İstasyonu’nda (ISS) temel olarak egzersizler üç egzersiz cihazı kullanılarak sağlanır: bisiklet ergometresi, koşu bandı ve direnç eğitim makinesi.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kas ve kardiyovasküler dayanıklılık için bir bisiklet ergometresi veya koşu bandı kullanılmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• İskelet yapılarına yeterince yük verebilmek ve kuvvet antremanı yapabilmek amacıyla Gelişmiş Dirençli Egzersiz Cihazı (ARED) kullanılmaktadır. ARED cihazı 272 kg'a kadar olan yükleri desteklemektedir. Standart bir "çoklu spor salonu" cihazına benzer şekilde ARED, astronotların squat, dead-lift ve bench press dahil olmak üzere alt ve üst vücuttaki belirli kas gruplarını hedef alan 33 farklı egzersiz yapmasına olanak tanır.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ct8lpex.png" loading="lazy"  width="300" height="500" alt="[Resim: ct8lpex.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/np038cy.png" loading="lazy"  width="400" height="250" alt="[Resim: np038cy.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/nto2wmu.png" loading="lazy"  width="400" height="200" alt="[Resim: nto2wmu.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/2ovv3bg.jpg" loading="lazy"  width="400" height="200" alt="[Resim: 2ovv3bg.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/9uaolv2.jpg" loading="lazy"  width="600" height="300" alt="[Resim: 9uaolv2.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Uçuş sonrası faz</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Yenilenme fazı da denilen bu aşamada amaç, postüral kontrolü, kas kontrolünü ve kas dengesini yeniden sağlamak, kas fonksiyonunu normalleştirmek için motor öğrenme ilkelerinin kullanımına dair stratejileri geliştirmek, postürü ve yerçekimi çizgisi ile hizalanmanın yeniden eğitimini sağlamaktır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Ek olarak, motor kontrol eğitiminin kuvvet eğitimi ve yüklemeden önce gelmesi, doğru postüral hizalamanın yeniden elde edilmesinden sonra kuvvet antrenmanına ve yüklenmeye başlanılması da önem arz etmektedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Dönüş + 1-2 gün</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İlk muayene kas-iskelet sisteminin değerlendirilmesini içerir. Paraspinal, abdominal ve vastus medialis gibi büyük yerçekimine karşı kasların istemli izole kas kasılmasıyla başlanır. Program her zaman gövde kontrolü eğitimiyle başlamalıdır; burada kas kasılmasını araştırmak için ultrason görüntüleme kullanılabilir. Duruşu yeniden eğitirken, mikro yerçekiminde sagittal düzlem hareketleri baskın olduğundan, tüm düzlemlerdeki hareketleri eğitmek önemlidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Astronot mikro yerçekiminde görüşe büyük ölçüde güvendiğinden, eğitim gözler açık olarak başlar ve gözlerin kapalı olarak ilerletilmesi gerekir. Hareket modellerini ve propriyosepsiyonun yeniden sağlanması için motor kontrol stratejileri uygulanmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Uzay Görevi Dönüşü Sonrası İlk Olarak</span>:</span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span>Postür, tonus ve mobilite detaylı değerlendirildikten sonra astronotların yoğun günlük programını etkileyecek muskuloskeletetal stres semptomlarının iyileştirilmesine yönelik motor kontrol egzersizleri, multifidus ve transversus abdominus izole kas kontraksiyonu sağlayacak egzersizlerin uygulanması ve beraberinde tüm stabilizatör kaslar için egzersiz çalışması.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dönüş Sonrası 1. Gün:</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></span>Havuz içi çalışmalar: Propriosepsiyon, hareket kontrolünü iyileştirmek adına suyun direnci kullanılarak yapılan ve daha güvenli olan su içi egzersizler; su içi koşu, top ile su içi mini oyunlar, su içi denge egzersizleri ve kardiyovasküler kapasite eğitimi için kürek çekme, bisiklet, koşma egzersizleri.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dönüş sonrası 2. Günden itibaren:</span> </span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Postural ve hareket kontrolu gerektiren spor müsabakaları ve gündelik yaşama yönelik fonksiyonel eğitimler; Jimnastik, Pilates, Yoga, El-Göz koordinasyonu denge ve rotasyonel hareketler gerektiren top oyunları ve zorlu hareket kontrolü gerektiren ekipmanlı egzersizler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dönüş + 3-4 gün </span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Motor kontrol ve postüral egzersizlerde ilerleme kaydedilebilir. TheraBand'lar kuvvet antrenmanı uygulamak için kullanılabilir. Oturmadan ayağa kalkma aktiviteleri gibi fonksiyonel antrenmanlar uygulanabilir. Dayanıklılık antrenmanı belirli bir pozisyonda tutularak yapılabilir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dönüş sonrası 5. günden itibaren</span> </span>ise atletik eğitime adaptasyonu destekleyecek, kemik kuvvetini ve kas hipertrofisini tetikleyecek yüklenici egzersizler; ağırlık taşıma, squat, dead-lift, hamle, dumbbell, kettlebell gibi yardımcı ekipmanlarla egzersizler uygulanmaktadır.<br />
</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">REFERANSLAR</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">1-Chaloulakou, S.; Poulia, K.A.; Karayiannis, D. Physiological Alterations in Relation to Space Flight: The Role of Nutrition. Nutrients 2022, 14, 4896. https:// doi.org/10.3390/nu14224896</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2- Payne MW, Williams DR, Trudel G. Space flight rehabilitation. Am J Phys Med Rehabil. 2007 Jul;86(7):583-91. Review. PubMed PMID: 17167347.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">3- Binder, Marc D. ED - Hirokawa, Nobutaka ED - Windhorst, Uwe PY - 2009 DA - 2009// TI - Graviceptors BT - Encyclopedia of Neuroscience SP - 1767 EP - 1767 PB - Springer Berlin Heidelberg CY - Berlin, Heidelberg SN - 978-3-540-29678-2 UR - <a href="http://dx.doi.org/10.1007/978-3-540-29678-2_2083" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://dx.doi.org/10.1007/978-3-540-29678-2_2083</a> DO - 10.1007/978-3-540-29678- 2_2083 ID - ref1-</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">4- Stavnichuk, M.; Mikolajewicz, N.; Corlett, T.; Morris, M.; Komarova, S.V. A systematic review and meta-analysis of bone loss in space travelers. npj Microgravity 2020, 6, 13. [CrossRef]</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">5- Man, J.; Graham, T.; Squires-Donelly, G.; Laslett, A.L. The effects of microgravity on bone structure and function. npj Microgravity 2022, 8, 9. [CrossRef]</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">6- Gabel, L.; Liphardt, A.-M.; Hulme, A.P.; Heer, M.; Zwart, S.R.; Sibonga, J.D.; Smith, S.M.; Boyd, S.K. Pre-flight exercise and bone metabolism predict unloading-induced bone loss due to spaceflight. Br. J. Sports Med. 2022, 56, 196–203. [CrossRef] [PubMed]</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">7- Smith, S.M.; Heer, M.; Shackelford, L.C.; Sibonga, J.D.; Spatz, J.; Pietrzyk, R.A.; Hudson, E.K.; Zwart, S.R. Bone metabolism and renal stone risk during International Space Station missions. Bone 2015, 81, 712–720. [CrossRef] </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">8- Liakopoulos, V.; Leivaditis, K.; Eleftheriadis, T.; Dombros, N. The kidney in space. Int. Urol. Nephrol. 2012, 44, 1893–1901. [CrossRef] [PubMed]</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">9- Cannavo, A.; Carandina, A.; Corbi, G.; Tobaldini, E.; Montano, N.; Arosio, B. Are Skeletal Muscle Changes during Prolonged Space Flights Similar to Those Experienced by Frail and Sarcopenic Older Adults? Life 2022, 12, 2139. https:// doi.org/10.3390/life12122139</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">10-  Belavy, D. L. et al. Disc herniations in astronauts: What causes them, and what does it tell us about herniation on earth? Eur. Spine J. 25, 144–154 (2016). </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">11- Chang, D. G. et al. Lumbar Spine Paraspinal Muscle and Intervertebral Disc Height Changes in Astronauts After Long-Duration Spaceflight on the International Space Station. Spine (Philos. Pa 1976) 41, 1917–1924 (2016).</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">12- Lambrecht, G., Petersen, N., Weerts, G., Pruett, C., Evetts, S., Stokes, M., &amp; Hides, J. (2017). The role of physiotherapy in the European Space Agency strategy for preparation and reconditioning of astronauts before and after long duration space flight. Musculoskeletal science &amp; practice, 27 Suppl 1, S15–S22. <a href="https://doi.org/10.1016/j.math.2016.10.009" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1016/j.math.2016.10.009</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">13-Master, H., Verma, C. V., Shetye, J., Surkar, S., Mehta, A., &amp; Kale, S. R. (2013). Exercise Training for Astronauts. Indian Journal of Physiotherapy and Occupational Therapy.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">14- Petersen, N., Lambrecht, G., Scott, J., Hirsch, N., Stokes, M., &amp; Mester, J. (2017). Postflight reconditioning for European Astronauts - A case report of recovery after six months in space. Musculoskeletal science &amp; practice, 27 Suppl 1, S23–S31. <a href="https://doi.org/10.1016/j.msksp.2016.12.010" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1016/j.msksp.2016.12.010</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">Astronotlarda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon</span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><img src="https://img.ekonomim.com/storage/files/images/2024/02/02/alper-gezeravci-sjeh_cover.jpg" loading="lazy"  width="600" height="300" alt="[Resim: alper-gezeravci-sjeh_cover.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tarihte ilk kez bir Türk vatandaşının uzaya çıkmasının, ISS bünyesinde çeşitli bilimsel araştırmalar yürütmesinin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu bağlamda astronotların uzay yolculuğu sürecinde yaşadığı çeşitli fiziksel değişiklikler ve bunlara hazırlık süreçleri, uzayda yapılan çalışmalar ve dönüş sonrası adaptasyon sürecindeki rehabilitasyon süreçlerini bu yazımızda ele aldık. Hepinize iyi okumalar. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Uzay Uçuşu ve Mikro Yerçekimi Ortamında İnsan Vücudunda Meydana Gelen Değişiklikler</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Astronotlarda uzay uçuşu, mikro yerçekimi, uzay radyasyonu, izolasyon gibi uzay ortamıyla ilişkili stres faktörleri sebebiyle çeşitli fizyolojik değişiklikler görülmektedir. Mikro yerçekimi astronotlar için ana risk faktörüdür çünkü uzay ortamı insan vücut sıvılarının bacak ve karın bölgesinden, kalp ve başa doğru dağılımını tetiklemektedir. Bu etkiler arasında sıklıkla hareket hastalığı, kemik ve kas kütlesi kaybı, kardiyovasküler kondisyon kaybı ve nöro-oküler sendromu yer alır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İnsan vücudunun, özellikle de nöro-muskuloskeletal sistemin gereksinimleri uzay ortamında Dünya'dakinden çok farklıdır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dünya üzerindeki bir insanda normalde yerçekimi hattı optimum yük transferini sağlamak için L3 omur gövdesinin ventral kısmından geçmektedir. Mikro yerçekiminde, kas-iskelet sistemi adaptasyonları bu ortama uyum sağlamaktadır ancak bunun kas fonksiyonu ve postür üzerinde önemli etkileri vardır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Astronotların Kardiyovasküler ve Akciğer Sistemlerinde Uzay Ortamında Meydana Gelen Değişiklikler</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Torako-sefalik bölgedeki kan ve sıvıların yukarı doğru kayması olur ve sıvının hücre dışı boşluktan hücre içi boşluğa kayması yüz şişmesine neden olur. Toplam kardiyak iş azalır. Astronot sürekli olarak mikro yerçekimine maruz kaldığında sol ventrikülün hacmi azalır. Manyetik rezonans görüntülemede mikro yerçekimine uzun süre maruz kalmanın sonucu olarak kardiyak atrofiye dair kanıtlar vardır. Yere dönerken ortostatik gerilimde azalma olduğu ve bunun yere dönerken postüral hipotansiyona neden olduğu bulunmuştur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mikro yerçekiminde ilk 3 gün boyunca, ayakta durma ve oturma sırasında karbon monoksit yayma kapasitesi artar ve 3 gün sonra başlangıç düzeyine, yani uçuş öncesi seviyelere döner. Mikro yerçekimine maruz kalma, maksimum egzersiz kapasitesinin azalmasına yol açar.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Astronotların Nörolojik Sistemlerinde Uzay Ortamında Meydana Gelen Değişiklikler</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nöro-vestibüler değişiklikler, astronotların yaklaşık yüzde 70'inde görülür. Bu etkiler, astronotların postüral yanılsamalar, baş dönmesi, vertigo, sakarlık, düz yolda yürümede zorluk, solgunluk, soğuk terleme, mide bulantısı ve kusmayı içeren belirtilerdir. Bu değişiklikler hem uzun hem de kısa uçuşlarda yaygındır. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Astronotların Kas İskelet Sistemlerinde Uzay Ortamında Meydana Gelen Değişiklikler</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Mikro yerçekiminde kasların kullanılmaması ve yüklenmenin olmamasından kaynaklı  önemli ölçüde atrofi gelişmektedir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Mikro yerçekimine bağlı kas atrofisinin bu formu, hızlı gelişimi ve ciddiyeti açısından sorunludur çünkü kas kütlesi 2 haftalık bir uzay uçuşundan sonra %20' ye kadar veya daha uzun görevlerden (3-6 ay) sonra %30'a kadar azalır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Dünya'da tipik olarak kullanılan antigravite kasları; soleus, gastrocnemius, quadriceps ve sırt kasları vb. olmak üzere, yerçekimsiz ortamda artık kullanılmadıklarından kaynaklanan yüklenememe durumu ortaya çıkmaktadır. Bu değişiklikler beraberinde kas liflerinin boyutunda, aktif ve dinlenme kuvvetinde, kasılma hızında ve nöromüsküler bağlantıların işlevinde değişikliklere neden olarak kaslarda yorgunluk ve hızın azalması gibi önemli fiziksel değişimlere neden olmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Astronotlar mikro yerçekiminde ağırlıklı olarak fleksiyon pozisyonunda hareket etmektedirler ve buna bağlı olarak kütle merkezi posteriora doğru kaymakla birlikte ekstansör kas kaybı görülmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kasların lif tiplerinde tip 1’den tip 2 ye bir geçiş söz konusudur. Yerçekimi vektörüne göre yerçekimi yönünün nöral temsilini sağlamaya katkıda bulunan ve duyusal reseptörler olan gravikeptörler mikro yerçekiminde işlevini yerine getirememektedir. Bunun sonucunda, astronotlar kendi postürü hakkında daha az bilgi almakta ve dinamik reseptörlerden alınan geri bildirime güvenmek zorundadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Uzun süreli mikro yerçekimi, kas gücü, endurans, kemikler, motor kontrol, koordinasyon ve denge üzerinde olumsuz etkileri vardır ve bu da astronotlardaki yaralanma riskini arttırmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Uzay uçuşları sırasında astronotlarda kemik kaybı hızlanmaktadır. Mikro yerçekimine maruz kalma sırasında kemik erimesi önemli ölçüde artar, kemik oluşumu ise değişmez veya azalır. Bu dengesizlik ayda % 1-1,5 oranında kemik kütlesi kaybına yol açar ve bu oranlar post menopozal dönemde yıllık olarak gözlenen kemik kaybı oranına benzerdir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kemik kaybı üst ve alt ekstremite arasında farklılık gösterir, kemik dokusu üst ekstremitede, alt ekstremiteye kıyasla daha iyi korunmaktadır. Bunun sebebi olarak alt ekstremitenin ağırlık taşımasıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kemik erimesi seviyesinin artması, kan dolaşımındaki kalsiyum ve diğer mineral seviyelerinin ve idrarla atılımının artmasıyla ilişkilidir ve böylelikle astronotların uzay uçuşu sırasında ve sonrasındaki dönemde böbrek taşı geliştirme riskini artıran bir süreç olarak bilinmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Astronotlar uzay uçuşları sırasında ve sonrasında sıklıkla bel ağrısı yaşadıklarını bildirmişlerdir. Mikro yerçekiminde omurgadaki yükün azalması, artan hidrasyon ve basınç sonucu intervertebral disklerin şişmesine ve bunun da uçuş sırasında omurganın uzamasına ve disk hernisinin artmasına sebep olabildiği varsayılmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Son yapılan çalışmalarda, lomber paraspinal kasların atrofisinin, intervertebral disk ve vertebral kemik değişimleri beraberinde, astronotlarda bel ağrısı ve disk herniasyonu oluşumunun longitudinal mekanizmalarını ve risk faktörlerini açıklamada önemli bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">Astronotlarda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Uzay ajanslarında çalışan fizyoterapistler, nöromüsküloskeletal sisteme odaklanarak astronot sağlığından sorumlu multidisipliner ekipte kilit bir rol oynamaktadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Multidisipliner ekibin tüm süreçlere dahil olduğu uzay uçusunda astronotlar üç fazlı bir rehabilitasyon sürecine tabiidir (uçuş öncesi faz, uçuş fazı, uçuş sonrası faz).</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Uçuş öncesi faz</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Genellikle fırlatmadan bir ila iki yıl önce başlatılmaktadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Fizik muayene, postür, motor kontrol ve fonksiyonel hareketin yanı sıra önceden var olan koşullara sahip eklemlerin/bölgelerin derinlemesine değerlendirilmesini içeren bir fazdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Bu aşamada uygun olabilecek fizyoterapi modaliteleri arasında manuel terapi, motor kontrol eğitimi, uygun şekilde proprioseptif nöromüsküler kolaylaştırma (PNF) öğeleri, fasyal tedavi vb. sayılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Koşu bandı, bisiklet ergometresi kullanımı ile kardiyovasküler fitness eğitimi başlatılır, su altında egzersizler, yatay yürüyüş, direnç eğitimi ve çeviklik eğitimleri de bu aşamada bir astronotun kondisyonunu artırmak için kullanılmaktadır.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/cqqrt5n.png" loading="lazy"  width="400" height="500" alt="[Resim: cqqrt5n.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Astronotlarda mikro yerçekimine uyum, yer seviyesindeki mikro yerçekimi simülasyonu ile sağlanmaktadır. </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mikro yerçekimi ortamını uyaran beş temel strateji şunlardır:</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. 3 ila 12 derecelik baş aşağı eğimli yatakta baş aşağı dinlenme pozisyonu (Uzay uçuşunda gereken becerileri taklit etmek için karmaşık el-göz koordinasyonu görevleri ile)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2. 24 saate kadar su tankında sırtüstü yattıkları suya daldırma görevi,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3. Postural hipotansiyon üreten belden aşağısı felçli gibi tekerlekli sandalye hapsi, </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4. Yatalak bir hastaya benzer şekeilde immobilizasyon ile yatak hapsi,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5. Kısa süreliğine yerçekimsiz ortamı elde etmek için kısa parabolik uçuşlar.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tüm bu stratejilerdeki asıl amaç, mikro yerçekimi ve propriyosepsiyon eksikliği nedeniyle Uluslararası Uzay İstasyonu’nda gerçekleştirecekleri egzersiz çok farklı hissettirecek olsa da, hareket modellerini optimize edebilmek ve uygulamaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Uçuş Fazı</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Uzay ortamında, mikro yerçekiminin nöro-kas-iskelet sistemi üzerindeki bilinen olumsuz etkilerini azaltmak için astronotların her gün 2 saat egzersiz eğitimi yapması gerekmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Uluslarası Uzay İstasyonu’nda (ISS) temel olarak egzersizler üç egzersiz cihazı kullanılarak sağlanır: bisiklet ergometresi, koşu bandı ve direnç eğitim makinesi.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kas ve kardiyovasküler dayanıklılık için bir bisiklet ergometresi veya koşu bandı kullanılmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• İskelet yapılarına yeterince yük verebilmek ve kuvvet antremanı yapabilmek amacıyla Gelişmiş Dirençli Egzersiz Cihazı (ARED) kullanılmaktadır. ARED cihazı 272 kg'a kadar olan yükleri desteklemektedir. Standart bir "çoklu spor salonu" cihazına benzer şekilde ARED, astronotların squat, dead-lift ve bench press dahil olmak üzere alt ve üst vücuttaki belirli kas gruplarını hedef alan 33 farklı egzersiz yapmasına olanak tanır.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ct8lpex.png" loading="lazy"  width="300" height="500" alt="[Resim: ct8lpex.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/np038cy.png" loading="lazy"  width="400" height="250" alt="[Resim: np038cy.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/nto2wmu.png" loading="lazy"  width="400" height="200" alt="[Resim: nto2wmu.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/2ovv3bg.jpg" loading="lazy"  width="400" height="200" alt="[Resim: 2ovv3bg.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/9uaolv2.jpg" loading="lazy"  width="600" height="300" alt="[Resim: 9uaolv2.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Uçuş sonrası faz</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Yenilenme fazı da denilen bu aşamada amaç, postüral kontrolü, kas kontrolünü ve kas dengesini yeniden sağlamak, kas fonksiyonunu normalleştirmek için motor öğrenme ilkelerinin kullanımına dair stratejileri geliştirmek, postürü ve yerçekimi çizgisi ile hizalanmanın yeniden eğitimini sağlamaktır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Ek olarak, motor kontrol eğitiminin kuvvet eğitimi ve yüklemeden önce gelmesi, doğru postüral hizalamanın yeniden elde edilmesinden sonra kuvvet antrenmanına ve yüklenmeye başlanılması da önem arz etmektedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Dönüş + 1-2 gün</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İlk muayene kas-iskelet sisteminin değerlendirilmesini içerir. Paraspinal, abdominal ve vastus medialis gibi büyük yerçekimine karşı kasların istemli izole kas kasılmasıyla başlanır. Program her zaman gövde kontrolü eğitimiyle başlamalıdır; burada kas kasılmasını araştırmak için ultrason görüntüleme kullanılabilir. Duruşu yeniden eğitirken, mikro yerçekiminde sagittal düzlem hareketleri baskın olduğundan, tüm düzlemlerdeki hareketleri eğitmek önemlidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Astronot mikro yerçekiminde görüşe büyük ölçüde güvendiğinden, eğitim gözler açık olarak başlar ve gözlerin kapalı olarak ilerletilmesi gerekir. Hareket modellerini ve propriyosepsiyonun yeniden sağlanması için motor kontrol stratejileri uygulanmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Uzay Görevi Dönüşü Sonrası İlk Olarak</span>:</span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span>Postür, tonus ve mobilite detaylı değerlendirildikten sonra astronotların yoğun günlük programını etkileyecek muskuloskeletetal stres semptomlarının iyileştirilmesine yönelik motor kontrol egzersizleri, multifidus ve transversus abdominus izole kas kontraksiyonu sağlayacak egzersizlerin uygulanması ve beraberinde tüm stabilizatör kaslar için egzersiz çalışması.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dönüş Sonrası 1. Gün:</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></span>Havuz içi çalışmalar: Propriosepsiyon, hareket kontrolünü iyileştirmek adına suyun direnci kullanılarak yapılan ve daha güvenli olan su içi egzersizler; su içi koşu, top ile su içi mini oyunlar, su içi denge egzersizleri ve kardiyovasküler kapasite eğitimi için kürek çekme, bisiklet, koşma egzersizleri.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dönüş sonrası 2. Günden itibaren:</span> </span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Postural ve hareket kontrolu gerektiren spor müsabakaları ve gündelik yaşama yönelik fonksiyonel eğitimler; Jimnastik, Pilates, Yoga, El-Göz koordinasyonu denge ve rotasyonel hareketler gerektiren top oyunları ve zorlu hareket kontrolü gerektiren ekipmanlı egzersizler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dönüş + 3-4 gün </span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Motor kontrol ve postüral egzersizlerde ilerleme kaydedilebilir. TheraBand'lar kuvvet antrenmanı uygulamak için kullanılabilir. Oturmadan ayağa kalkma aktiviteleri gibi fonksiyonel antrenmanlar uygulanabilir. Dayanıklılık antrenmanı belirli bir pozisyonda tutularak yapılabilir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dönüş sonrası 5. günden itibaren</span> </span>ise atletik eğitime adaptasyonu destekleyecek, kemik kuvvetini ve kas hipertrofisini tetikleyecek yüklenici egzersizler; ağırlık taşıma, squat, dead-lift, hamle, dumbbell, kettlebell gibi yardımcı ekipmanlarla egzersizler uygulanmaktadır.<br />
</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">REFERANSLAR</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">1-Chaloulakou, S.; Poulia, K.A.; Karayiannis, D. Physiological Alterations in Relation to Space Flight: The Role of Nutrition. Nutrients 2022, 14, 4896. https:// doi.org/10.3390/nu14224896</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2- Payne MW, Williams DR, Trudel G. Space flight rehabilitation. Am J Phys Med Rehabil. 2007 Jul;86(7):583-91. Review. PubMed PMID: 17167347.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">3- Binder, Marc D. ED - Hirokawa, Nobutaka ED - Windhorst, Uwe PY - 2009 DA - 2009// TI - Graviceptors BT - Encyclopedia of Neuroscience SP - 1767 EP - 1767 PB - Springer Berlin Heidelberg CY - Berlin, Heidelberg SN - 978-3-540-29678-2 UR - <a href="http://dx.doi.org/10.1007/978-3-540-29678-2_2083" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://dx.doi.org/10.1007/978-3-540-29678-2_2083</a> DO - 10.1007/978-3-540-29678- 2_2083 ID - ref1-</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">4- Stavnichuk, M.; Mikolajewicz, N.; Corlett, T.; Morris, M.; Komarova, S.V. A systematic review and meta-analysis of bone loss in space travelers. npj Microgravity 2020, 6, 13. [CrossRef]</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">5- Man, J.; Graham, T.; Squires-Donelly, G.; Laslett, A.L. The effects of microgravity on bone structure and function. npj Microgravity 2022, 8, 9. [CrossRef]</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">6- Gabel, L.; Liphardt, A.-M.; Hulme, A.P.; Heer, M.; Zwart, S.R.; Sibonga, J.D.; Smith, S.M.; Boyd, S.K. Pre-flight exercise and bone metabolism predict unloading-induced bone loss due to spaceflight. Br. J. Sports Med. 2022, 56, 196–203. [CrossRef] [PubMed]</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">7- Smith, S.M.; Heer, M.; Shackelford, L.C.; Sibonga, J.D.; Spatz, J.; Pietrzyk, R.A.; Hudson, E.K.; Zwart, S.R. Bone metabolism and renal stone risk during International Space Station missions. Bone 2015, 81, 712–720. [CrossRef] </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">8- Liakopoulos, V.; Leivaditis, K.; Eleftheriadis, T.; Dombros, N. The kidney in space. Int. Urol. Nephrol. 2012, 44, 1893–1901. [CrossRef] [PubMed]</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">9- Cannavo, A.; Carandina, A.; Corbi, G.; Tobaldini, E.; Montano, N.; Arosio, B. Are Skeletal Muscle Changes during Prolonged Space Flights Similar to Those Experienced by Frail and Sarcopenic Older Adults? Life 2022, 12, 2139. https:// doi.org/10.3390/life12122139</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">10-  Belavy, D. L. et al. Disc herniations in astronauts: What causes them, and what does it tell us about herniation on earth? Eur. Spine J. 25, 144–154 (2016). </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">11- Chang, D. G. et al. Lumbar Spine Paraspinal Muscle and Intervertebral Disc Height Changes in Astronauts After Long-Duration Spaceflight on the International Space Station. Spine (Philos. Pa 1976) 41, 1917–1924 (2016).</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">12- Lambrecht, G., Petersen, N., Weerts, G., Pruett, C., Evetts, S., Stokes, M., &amp; Hides, J. (2017). The role of physiotherapy in the European Space Agency strategy for preparation and reconditioning of astronauts before and after long duration space flight. Musculoskeletal science &amp; practice, 27 Suppl 1, S15–S22. <a href="https://doi.org/10.1016/j.math.2016.10.009" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1016/j.math.2016.10.009</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">13-Master, H., Verma, C. V., Shetye, J., Surkar, S., Mehta, A., &amp; Kale, S. R. (2013). Exercise Training for Astronauts. Indian Journal of Physiotherapy and Occupational Therapy.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">14- Petersen, N., Lambrecht, G., Scott, J., Hirsch, N., Stokes, M., &amp; Mester, J. (2017). Postflight reconditioning for European Astronauts - A case report of recovery after six months in space. Musculoskeletal science &amp; practice, 27 Suppl 1, S23–S31. <a href="https://doi.org/10.1016/j.msksp.2016.12.010" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://doi.org/10.1016/j.msksp.2016.12.010</a></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hayvanlarda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-hayvanlarda-fizyoterapi-ve-rehabilitasyon.html</link>
			<pubDate>Mon, 05 Feb 2024 19:20:52 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=8342">Fzt.Denizçakmak</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-hayvanlarda-fizyoterapi-ve-rehabilitasyon.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayvan Fizyoterapistliği Nedir ?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Günümüzde, hayvanların sağlığına verilen önem arttıkça, veteriner tıbbında da çeşitli uzmanlık alanları ortaya çıkmaktadır. Bu alanlardan biri de hay fizyoterapistliğidir. Hayvan fizyoterapistleri, özellikle köpekler, kediler, atlar ve diğer evcil hayvanlar üzerinde gerekli görüldüğünde fizik tedavi uygulayarak, onların sağlıklarını korumaya ve iyileştirmeye çalışan uzmanlardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1e92f7;" class="mycode_color">Tarihçe</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hayvanlarda fizyoterapi, Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’de yeni bir alan olarak algılanmasına rağmen dünyada 1960’lardan beri uygulanmaktadır. 1960’larda at yarışlarının popülaritesinin artmasıyla Avrupa’da ilgi çekmiş ve ilk olarak 1967’de Sir Charles Strong (fizyoterapist) “Equine Physiotherapy” adlı kitabı yayınlamıştır. 1980’lerde Avrupa’da, 1990’larda ise Amerika’da köpeklerde fizyoterapi uygulamaları başlamıştır. 1996 yılında APTA ve AVMA birlikte düzenledikleri bir bildiri ile “hayvanlarda fizyoterapi” uygulamalarını “hayvan yaralanmalarının rehabilitasyonunda kullanılan non-invaziv teknikler” olarak tanımlamıştır. Günümüzde fizyoterapi uygulamaları özellikle at, köpek ve kedilerin tedavilerinde kullanılmaktadır. Ayrıca çiftlik hayvanları, kuşlar, sürüngenler ve bazı vahşi hayvanlarda da uygulamalar vardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color">Hayvan Fizyoterapisi Hangi Durumlarda Uygulanır?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">- Yaşlanma</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Travma</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Doğumsal anamoliler</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Cerrahi sonrası rehabilitasyon</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Ortopedik sorunlar (eklem rahatsızlıkları, kırıklar, yaralanmalar)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Nörolojik sorunlar (felç, sinir hasarı)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Kronik ağrı yönetimi</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Hareket kısıtlılıkları ve denge sorunları</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #1e92f7;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayvan Fizyoterapistinin Görevleri Nelerdir ?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.Değerlendirme:</span> İlk olarak, Hayvan Fizyoterapistleri ve Veteriner Hekimler birlikte hastanın genel durumunu değerlendirir. Hayvan Fizyoterapisti hareket kısıtlılıkları, ağrı ve diğer fiziksel problemleri belirlemek için detaylı bir değerlendirme yaparlar. Değerlendirme kısmında Hayvan Fizyoterapisti ve Veteriner Hekimin birlikte çalışması çok önemlidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.Tedavi Planı Oluşturma:</span> Değerlendirme sonuçlarına dayanarak, Hayvan Fizyoterapistleri bireysel tedavi planları oluştururlar. Bu planlar, hayvanın türüne, yaşına ve sağlık durumuna göre uyarlanır. Tedavide uygulayacakları metod tedavi süresi ve diğer bilgileri hasta sahiplerine vererek hasta sahipleriyle de anlaşıp tedavi sürecini başlatırlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.Egzersiz Programları: </span>Terapi seansları genellikle özel egzersiz programlarını içerir. Hareketlilik arttırıcı ve güçlendirici egzersizler, hayvanın kaslarını güçlendirmek ve esnekliğini artırmak için kullanılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.Masaj ve El Müdahaleleri:</span> Hayvan fizyoterapistleri, masaj, mobilizasyon ve manipulasyon ve gibi yöntemleri kullanarak, kasların gevşemesini ve kan dolaşımının artmasını sağlarlar. Bu, iyileşme sürecini hızlandırabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.Elektroterapi ve Diğer Modaliteler:</span> Elektroterapi, lazer terapisi ultrason ve whirpool gibi birçok modern teknolojik yöntemler de hayvan fizyoterapisi pratiğinde kullanılmaktadır. Bu cihazlar, ağrıyı azaltmaya, ödemi kontrol etmeye ve iyileşmeyi desteklemeye yardımcı olabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1e92f7;" class="mycode_color">Hayvanlarda Fizyoterapi uygulamaları</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">** </span>Manuel terapiler, fiziksel modaliteler ve egzersiz tedavisi olarak üç başlıkta toplanır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Manuel terapi uygulamaları; </span>mobilizasyonlar, masaj, manipülasyonlar, traksiyon uygulamaları, pasif hareketler, yumuşak doku teknikleri ve germelerdir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fiziksel modaliteler; </span>düşük doz lazer uygulamaları, terapatik ultrason, elektrik uyarıları (NMES-TENS), diatermi, magnetoterapi, ESWT ve sıcak-soğuk uygulamalardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Egzersiz tedavisi ; </span>kuvvetlendirme egzersizleri, esnekliği arttırıcı egzersizler, dayanıklılık egzersizleri, denge ve duyuyu geliştirici egzersizler ve yürüme eğitimlerini içerir. Ayrıca tedavi programlarında postür düzeltici egzersizler, pozisyonlama ve yoğun bakım uygulamaları da bulunmaktadır. Su içi egzersizler özellikle kırık sonrası ve dejeneratif eklem hastalıklarında çok yaygın olarak kullanılmakta ve faydaları bilinmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1e92f7;" class="mycode_color">Nasıl Hayvan Fizyoterapisti Olunur ?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Hayvan fizyoterapisti olmak isteyenler için belirli bir eğitim süreci ve yasal düzenlemeler bulunmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Bazı ülkelerde, hayvan fizyoterapisti olabilmek için veteriner hekim olma şartı aranırken, bazı ülkelerde ise daha spesifik bir hayvan fizyoterapisti lisansına yada yüksek lisansına ihtiyaç duyulabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Hayvan terapisti olabilmek için fizyoterapistler Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Avusturalya’da lisansüstü eğitim alabilmektedirler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eğitimlerle ilgili pek çok seçenek mevcuttur:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Mesleğe fizyoterapide ya da veteriner teknikerliğinde lisans eğitimini tamamlayıp hayvan fizyoterapisinde yüksek lisans yaparak ya da Veteriner fizyoterapisinde lisans derecesini tamamlayarak (Şu anda yalnızca Harper Adams Üniversitesi’nde) giriş yapılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Florida’daki Canine Rehabilitasyon Enstitüsü sertifikalı köpek terapisti olmak için kurslar vermektedir,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Florida’da bulunan Hayvan Rehabilitasyon Enstitüsü At Masajı Terapisi Sertifikasyonu almak için eğitim vermektedir,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*Yakın Doğu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nde ülkemizin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk “Hayvanlarda Fizyoterapi” lisans dersini açılmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Hayvanlarla çalışmak isteyen bir fizyoterapist bir veteriner ofisinde gönüllü olarak çalışma fırsatlarını da araştırabilir. Hayvan fizyoterapistleri genellikle serbest olarak çalışmaktadır. Elbette bir kurum içerisinde çalışma imkanları da bulunmaktadır. Hastalar veteriner hekim tarafından sevk edileceği için bu konuda çevre edinmek de oldukça önemlidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*** Sizlere bir kaç adet görselde sunmak istedim bu alanda yapılan tedaviler hakkında aşağıda.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/4x8bctr.jpeg" loading="lazy"  width="500" height="800" alt="[Resim: 4x8bctr.jpeg]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/isdquly.png" loading="lazy"  width="500" height="520" alt="[Resim: isdquly.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ikirfej.jpeg" loading="lazy"  width="310" height="245" alt="[Resim: ikirfej.jpeg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ey3ics8.jpg" loading="lazy"  width="500" height="500" alt="[Resim: ey3ics8.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/i41jh32.png" loading="lazy"  width="600" height="400" alt="[Resim: i41jh32.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<img src="https://i.hizliresim.com/9v0qjjq.jpg" loading="lazy"  width="400" height="350" alt="[Resim: 9v0qjjq.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<img src="https://i.hizliresim.com/6pdewzo.jpg" loading="lazy"  width="600" height="500" alt="[Resim: 6pdewzo.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/r6cbwgh.jpg" loading="lazy"  width="520" height="760" alt="[Resim: r6cbwgh.jpg]" class="mycode_img img-responsive" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayvan Fizyoterapistliği Nedir ?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Günümüzde, hayvanların sağlığına verilen önem arttıkça, veteriner tıbbında da çeşitli uzmanlık alanları ortaya çıkmaktadır. Bu alanlardan biri de hay fizyoterapistliğidir. Hayvan fizyoterapistleri, özellikle köpekler, kediler, atlar ve diğer evcil hayvanlar üzerinde gerekli görüldüğünde fizik tedavi uygulayarak, onların sağlıklarını korumaya ve iyileştirmeye çalışan uzmanlardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1e92f7;" class="mycode_color">Tarihçe</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hayvanlarda fizyoterapi, Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’de yeni bir alan olarak algılanmasına rağmen dünyada 1960’lardan beri uygulanmaktadır. 1960’larda at yarışlarının popülaritesinin artmasıyla Avrupa’da ilgi çekmiş ve ilk olarak 1967’de Sir Charles Strong (fizyoterapist) “Equine Physiotherapy” adlı kitabı yayınlamıştır. 1980’lerde Avrupa’da, 1990’larda ise Amerika’da köpeklerde fizyoterapi uygulamaları başlamıştır. 1996 yılında APTA ve AVMA birlikte düzenledikleri bir bildiri ile “hayvanlarda fizyoterapi” uygulamalarını “hayvan yaralanmalarının rehabilitasyonunda kullanılan non-invaziv teknikler” olarak tanımlamıştır. Günümüzde fizyoterapi uygulamaları özellikle at, köpek ve kedilerin tedavilerinde kullanılmaktadır. Ayrıca çiftlik hayvanları, kuşlar, sürüngenler ve bazı vahşi hayvanlarda da uygulamalar vardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color">Hayvan Fizyoterapisi Hangi Durumlarda Uygulanır?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">- Yaşlanma</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Travma</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Doğumsal anamoliler</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Cerrahi sonrası rehabilitasyon</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Ortopedik sorunlar (eklem rahatsızlıkları, kırıklar, yaralanmalar)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Nörolojik sorunlar (felç, sinir hasarı)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Kronik ağrı yönetimi</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- Hareket kısıtlılıkları ve denge sorunları</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #1e92f7;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayvan Fizyoterapistinin Görevleri Nelerdir ?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.Değerlendirme:</span> İlk olarak, Hayvan Fizyoterapistleri ve Veteriner Hekimler birlikte hastanın genel durumunu değerlendirir. Hayvan Fizyoterapisti hareket kısıtlılıkları, ağrı ve diğer fiziksel problemleri belirlemek için detaylı bir değerlendirme yaparlar. Değerlendirme kısmında Hayvan Fizyoterapisti ve Veteriner Hekimin birlikte çalışması çok önemlidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.Tedavi Planı Oluşturma:</span> Değerlendirme sonuçlarına dayanarak, Hayvan Fizyoterapistleri bireysel tedavi planları oluştururlar. Bu planlar, hayvanın türüne, yaşına ve sağlık durumuna göre uyarlanır. Tedavide uygulayacakları metod tedavi süresi ve diğer bilgileri hasta sahiplerine vererek hasta sahipleriyle de anlaşıp tedavi sürecini başlatırlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.Egzersiz Programları: </span>Terapi seansları genellikle özel egzersiz programlarını içerir. Hareketlilik arttırıcı ve güçlendirici egzersizler, hayvanın kaslarını güçlendirmek ve esnekliğini artırmak için kullanılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.Masaj ve El Müdahaleleri:</span> Hayvan fizyoterapistleri, masaj, mobilizasyon ve manipulasyon ve gibi yöntemleri kullanarak, kasların gevşemesini ve kan dolaşımının artmasını sağlarlar. Bu, iyileşme sürecini hızlandırabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.Elektroterapi ve Diğer Modaliteler:</span> Elektroterapi, lazer terapisi ultrason ve whirpool gibi birçok modern teknolojik yöntemler de hayvan fizyoterapisi pratiğinde kullanılmaktadır. Bu cihazlar, ağrıyı azaltmaya, ödemi kontrol etmeye ve iyileşmeyi desteklemeye yardımcı olabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1e92f7;" class="mycode_color">Hayvanlarda Fizyoterapi uygulamaları</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">** </span>Manuel terapiler, fiziksel modaliteler ve egzersiz tedavisi olarak üç başlıkta toplanır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Manuel terapi uygulamaları; </span>mobilizasyonlar, masaj, manipülasyonlar, traksiyon uygulamaları, pasif hareketler, yumuşak doku teknikleri ve germelerdir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fiziksel modaliteler; </span>düşük doz lazer uygulamaları, terapatik ultrason, elektrik uyarıları (NMES-TENS), diatermi, magnetoterapi, ESWT ve sıcak-soğuk uygulamalardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Egzersiz tedavisi ; </span>kuvvetlendirme egzersizleri, esnekliği arttırıcı egzersizler, dayanıklılık egzersizleri, denge ve duyuyu geliştirici egzersizler ve yürüme eğitimlerini içerir. Ayrıca tedavi programlarında postür düzeltici egzersizler, pozisyonlama ve yoğun bakım uygulamaları da bulunmaktadır. Su içi egzersizler özellikle kırık sonrası ve dejeneratif eklem hastalıklarında çok yaygın olarak kullanılmakta ve faydaları bilinmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1e92f7;" class="mycode_color">Nasıl Hayvan Fizyoterapisti Olunur ?</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Hayvan fizyoterapisti olmak isteyenler için belirli bir eğitim süreci ve yasal düzenlemeler bulunmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Bazı ülkelerde, hayvan fizyoterapisti olabilmek için veteriner hekim olma şartı aranırken, bazı ülkelerde ise daha spesifik bir hayvan fizyoterapisti lisansına yada yüksek lisansına ihtiyaç duyulabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Hayvan terapisti olabilmek için fizyoterapistler Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Avusturalya’da lisansüstü eğitim alabilmektedirler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eğitimlerle ilgili pek çok seçenek mevcuttur:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Mesleğe fizyoterapide ya da veteriner teknikerliğinde lisans eğitimini tamamlayıp hayvan fizyoterapisinde yüksek lisans yaparak ya da Veteriner fizyoterapisinde lisans derecesini tamamlayarak (Şu anda yalnızca Harper Adams Üniversitesi’nde) giriş yapılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Florida’daki Canine Rehabilitasyon Enstitüsü sertifikalı köpek terapisti olmak için kurslar vermektedir,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Florida’da bulunan Hayvan Rehabilitasyon Enstitüsü At Masajı Terapisi Sertifikasyonu almak için eğitim vermektedir,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*Yakın Doğu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nde ülkemizin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk “Hayvanlarda Fizyoterapi” lisans dersini açılmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">* Hayvanlarla çalışmak isteyen bir fizyoterapist bir veteriner ofisinde gönüllü olarak çalışma fırsatlarını da araştırabilir. Hayvan fizyoterapistleri genellikle serbest olarak çalışmaktadır. Elbette bir kurum içerisinde çalışma imkanları da bulunmaktadır. Hastalar veteriner hekim tarafından sevk edileceği için bu konuda çevre edinmek de oldukça önemlidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">*** Sizlere bir kaç adet görselde sunmak istedim bu alanda yapılan tedaviler hakkında aşağıda.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/4x8bctr.jpeg" loading="lazy"  width="500" height="800" alt="[Resim: 4x8bctr.jpeg]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/isdquly.png" loading="lazy"  width="500" height="520" alt="[Resim: isdquly.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ikirfej.jpeg" loading="lazy"  width="310" height="245" alt="[Resim: ikirfej.jpeg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ey3ics8.jpg" loading="lazy"  width="500" height="500" alt="[Resim: ey3ics8.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/i41jh32.png" loading="lazy"  width="600" height="400" alt="[Resim: i41jh32.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<img src="https://i.hizliresim.com/9v0qjjq.jpg" loading="lazy"  width="400" height="350" alt="[Resim: 9v0qjjq.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<img src="https://i.hizliresim.com/6pdewzo.jpg" loading="lazy"  width="600" height="500" alt="[Resim: 6pdewzo.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/r6cbwgh.jpg" loading="lazy"  width="520" height="760" alt="[Resim: r6cbwgh.jpg]" class="mycode_img img-responsive" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BENİGN PAROKSİSMAL POZİSYONEL VERTİGO’DA REPOZİSYON VE REHABİLİTASYON MANEVRALARI]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-benign-paroksismal-pozisyonel-vertigo%E2%80%99da-repozisyon-ve-rehabilitasyon-manevralari.html</link>
			<pubDate>Sat, 17 Sep 2022 18:27:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=241">Melis Usul</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-benign-paroksismal-pozisyonel-vertigo%E2%80%99da-repozisyon-ve-rehabilitasyon-manevralari.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">BENİGN PAROKSİSMAL POZİSYONEL VERTİGO’DA REPOZİSYON VE REHABİLİTASYON MANEVRALARI</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Modifiye Epley Manevrası </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Bu manevranın amacı kanalitleri posterior semisürküler kanal içinde uygun açılarda hareketlendirerek utrikusa düşmelerini sağlamak ve endolenf hareketine neden olmalarını engelleyerek baş dönmesi ataklarını sonlandırmaktır. Yöntem ilk defa 1992 yılında Epley tarafından tanımlandığı için Epley Manevrası ismi verilmiştir. Test beş pozisyonda tamamlanır. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Testi yapacak kişi hastanın arkasına geçer. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Hasta öncelikle oturur halde etkilenmemiş kulağa doğru 45 derece çevrilir ve ardından sırt üstü yatırılıp baş ellerle desteklenerek extansiyona getirilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Sonrasında baş ekstansiyon hali bozulmadan sağlam kulağa doğru dikey düzlemle 45 derece açı yapacak şekilde çevrilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Ardından vücut ve baş birlikte yatar pozisyona göre 90 derecedaha çevrilerek baş dikey düzleme 135 derece açı yapacak hale getirilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Son olarak hasta oturur pozisyona getirilir ve baş öne 20-30 derece eğilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Bu manevra uygulanırken başın her pozisyonda latent peryod ve nistagmus sonlanana kadar beklemesi gerekmektedir. Genellikle 30 sn beklenmesi yeterlidir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                           </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                                                                       <img src="https://i.hizliresim.com/ns5nbzp.gif" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: ns5nbzp.gif]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Semont Manevrası </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Semont ve arkadaşları tarafından 1988 yılında tanımlanmıştır. PSK BPPV için ilk kullanılan repozisyon manevrasıdır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·     Bu yöntemde hasta muayene masasının kenarında oturur vaziyette iken baş etkilenmemiş tarafa doğru 45 derece çevrilir ve baş sabit tutularak hızla etkilenen tarafa doğru yatırılır ve 3 dakika beklenir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Ardından başın pozisyonu değişmeden etkilenen kulak tarafına doğru yatılır ve 3 dk beklenir ve hasta oturur pozisyona getirilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Manevralar sonrası nistagmus devam ederse prosedür nistagmusun ortadan kalkmasına kadar tekrarlanır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                                                          <img src="https://i.hizliresim.com/4xgfwzb.gif" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: 4xgfwzb.gif]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Brand-Daroff Egzersizleri</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Hasta yatağın ortasında oturur pozisyonda iken başını 45 derece sağa çevirdikten sonra hızlıca başın pozisyonunu koruyarak sol tarafına doğru yan yatar. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      30 sn veya baş dönmesi bitene kadar bu pozisyonda kaldıktan sonra hızlıca oturur pozisyona gelir ve başını hafifçe öne eğer. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Daha sonra aynı hareketi ters tarafa doğru aynı sürede yapar.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·    Egzersiz bir uygulamada beş kez tekrarlanır. İki hafta boyunca günde 3 kez yada üç hafta boyunca günde 2 kez tekrarlanması önerilir. Repozisyon manevralarının tek başına yeterli olmadığı durumlarda alternatif olarak veya repozisyon manevraları ile birlikte kullanılabilir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                                                    <img src="https://i.hizliresim.com/j1ab3of.png" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: j1ab3of.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Barbekü (Lempert) Manevrası</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Horizontal kanal BPPV’da güncel olarak kullanılan ve en çok tercih edilen repozisyon manevrasıdır. Bu manevra sağlam kulağa doğru yapılan 90 derecelik artırımlarla 360 derece tam bir tur döndürme şeklinde yapılan uygulaması kolay bir manevradır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Cawthrone Cooksey Egzersizleri </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      İlk kez Cawthrone ve Cooksey tarafından 1944 yılında tanımlanmıştır. Vertigonun tekrarlayan stimuluslar ile yorulması esasına dayanır. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Tetikleyici göz, baş ve gövde hareketlerini içerir. Semptom ortaya çıkaran pozisyonla tekrarlayan karşılaşmalar sonucunda hasta aynı pozisyonu daha iyi tolere etmeye başlar. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Egzersizler otururken, sırt üstü yatarken, ayakta ve hareket halinde yapılır. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">·      Repozisyon manevraları ve Brand-daroff egzersizlerinden fayda görmeyen veya ortopedik nedenlerle bu manevraların uygulanamadığı hasta grubu için yararlıdır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">   </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">                                         <img src="https://i.hizliresim.com/ookw0ew." loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: ookw0ew.]" class="mycode_img img-responsive" />                             <img src="https://i.hizliresim.com/6rl3j4l." loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: 6rl3j4l.]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">                                                                                   <img src="https://i.hizliresim.com/bg7zvp2.jpeg" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: bg7zvp2.jpeg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span>Epley JM. The canalith repositioning procedure: for treatment of benign paroxysmal positional vertigo. Otolaryngol Head Neck Surg.1992;107:399-404<br />
2-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span> Dağkıran M. , Sürmelioğlu Ö. , Ay Ö. Diagnosis andTreatment Approach in Benign ParoxysmalPositional Vertigo. aktd. 2015; 24(4): 555-564.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span> Parnes LS, Price-Jones RG. Particle repositioning maneuver for benign paroxysmal positional vertigo. Ann Otol Rhinol Laryngol.1993;102:325-31.<br />
4-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span>Semont A, Freyss G, Vitte E. Curing the BPPV with a liberatory maneuver. Adv Otorhinolaryngol. 1988;42:290-3.<br />
5-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span>Güneri EA. Benign paroksismal pozisyonel baş dönmesinde tanı ve tedavi algoritması. Türkiye Klinikleri J E.N.T.-Special Topics. 2013;6:89-95.<br />
6-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span>CawthorneT. The physilogical basis for head exercises. J Chart Soc Physiother.1944;30:106-7.</span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">BENİGN PAROKSİSMAL POZİSYONEL VERTİGO’DA REPOZİSYON VE REHABİLİTASYON MANEVRALARI</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Modifiye Epley Manevrası </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Bu manevranın amacı kanalitleri posterior semisürküler kanal içinde uygun açılarda hareketlendirerek utrikusa düşmelerini sağlamak ve endolenf hareketine neden olmalarını engelleyerek baş dönmesi ataklarını sonlandırmaktır. Yöntem ilk defa 1992 yılında Epley tarafından tanımlandığı için Epley Manevrası ismi verilmiştir. Test beş pozisyonda tamamlanır. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Testi yapacak kişi hastanın arkasına geçer. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Hasta öncelikle oturur halde etkilenmemiş kulağa doğru 45 derece çevrilir ve ardından sırt üstü yatırılıp baş ellerle desteklenerek extansiyona getirilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Sonrasında baş ekstansiyon hali bozulmadan sağlam kulağa doğru dikey düzlemle 45 derece açı yapacak şekilde çevrilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Ardından vücut ve baş birlikte yatar pozisyona göre 90 derecedaha çevrilerek baş dikey düzleme 135 derece açı yapacak hale getirilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Son olarak hasta oturur pozisyona getirilir ve baş öne 20-30 derece eğilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Bu manevra uygulanırken başın her pozisyonda latent peryod ve nistagmus sonlanana kadar beklemesi gerekmektedir. Genellikle 30 sn beklenmesi yeterlidir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                           </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                                                                       <img src="https://i.hizliresim.com/ns5nbzp.gif" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: ns5nbzp.gif]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Semont Manevrası </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Semont ve arkadaşları tarafından 1988 yılında tanımlanmıştır. PSK BPPV için ilk kullanılan repozisyon manevrasıdır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·     Bu yöntemde hasta muayene masasının kenarında oturur vaziyette iken baş etkilenmemiş tarafa doğru 45 derece çevrilir ve baş sabit tutularak hızla etkilenen tarafa doğru yatırılır ve 3 dakika beklenir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Ardından başın pozisyonu değişmeden etkilenen kulak tarafına doğru yatılır ve 3 dk beklenir ve hasta oturur pozisyona getirilir. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Manevralar sonrası nistagmus devam ederse prosedür nistagmusun ortadan kalkmasına kadar tekrarlanır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                                                          <img src="https://i.hizliresim.com/4xgfwzb.gif" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: 4xgfwzb.gif]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Brand-Daroff Egzersizleri</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Hasta yatağın ortasında oturur pozisyonda iken başını 45 derece sağa çevirdikten sonra hızlıca başın pozisyonunu koruyarak sol tarafına doğru yan yatar. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      30 sn veya baş dönmesi bitene kadar bu pozisyonda kaldıktan sonra hızlıca oturur pozisyona gelir ve başını hafifçe öne eğer. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Daha sonra aynı hareketi ters tarafa doğru aynı sürede yapar.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·    Egzersiz bir uygulamada beş kez tekrarlanır. İki hafta boyunca günde 3 kez yada üç hafta boyunca günde 2 kez tekrarlanması önerilir. Repozisyon manevralarının tek başına yeterli olmadığı durumlarda alternatif olarak veya repozisyon manevraları ile birlikte kullanılabilir.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                                                    <img src="https://i.hizliresim.com/j1ab3of.png" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: j1ab3of.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Barbekü (Lempert) Manevrası</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">Horizontal kanal BPPV’da güncel olarak kullanılan ve en çok tercih edilen repozisyon manevrasıdır. Bu manevra sağlam kulağa doğru yapılan 90 derecelik artırımlarla 360 derece tam bir tur döndürme şeklinde yapılan uygulaması kolay bir manevradır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Cawthrone Cooksey Egzersizleri </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      İlk kez Cawthrone ve Cooksey tarafından 1944 yılında tanımlanmıştır. Vertigonun tekrarlayan stimuluslar ile yorulması esasına dayanır. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Tetikleyici göz, baş ve gövde hareketlerini içerir. Semptom ortaya çıkaran pozisyonla tekrarlayan karşılaşmalar sonucunda hasta aynı pozisyonu daha iyi tolere etmeye başlar. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">·      Egzersizler otururken, sırt üstü yatarken, ayakta ve hareket halinde yapılır. </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">·      Repozisyon manevraları ve Brand-daroff egzersizlerinden fayda görmeyen veya ortopedik nedenlerle bu manevraların uygulanamadığı hasta grubu için yararlıdır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">   </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">                                         <img src="https://i.hizliresim.com/ookw0ew." loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: ookw0ew.]" class="mycode_img img-responsive" />                             <img src="https://i.hizliresim.com/6rl3j4l." loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: 6rl3j4l.]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">                                                                                   <img src="https://i.hizliresim.com/bg7zvp2.jpeg" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: bg7zvp2.jpeg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span>Epley JM. The canalith repositioning procedure: for treatment of benign paroxysmal positional vertigo. Otolaryngol Head Neck Surg.1992;107:399-404<br />
2-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span> Dağkıran M. , Sürmelioğlu Ö. , Ay Ö. Diagnosis andTreatment Approach in Benign ParoxysmalPositional Vertigo. aktd. 2015; 24(4): 555-564.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span> Parnes LS, Price-Jones RG. Particle repositioning maneuver for benign paroxysmal positional vertigo. Ann Otol Rhinol Laryngol.1993;102:325-31.<br />
4-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span>Semont A, Freyss G, Vitte E. Curing the BPPV with a liberatory maneuver. Adv Otorhinolaryngol. 1988;42:290-3.<br />
5-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span>Güneri EA. Benign paroksismal pozisyonel baş dönmesinde tanı ve tedavi algoritması. Türkiye Klinikleri J E.N.T.-Special Topics. 2013;6:89-95.<br />
6-<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">     </span>CawthorneT. The physilogical basis for head exercises. J Chart Soc Physiother.1944;30:106-7.</span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[KLİNİK PİLATES]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-klinik-pilates.html</link>
			<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 22:46:20 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=10">Fzt.Merve</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-klinik-pilates.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">KLİNİK PİLATES</span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir vücut yapılandırma tekniği olan Pilates, Joseph H. Pilates tarafından geliştirilmiştir. Joseph Pilates, bu sistemi 2. Dünya Savaşı sıralarında oluşturmaya başlamış ve zihin ve vücudu birleştiren ve kinestetik farkındalığı geliştiren bir tekniktir. Pilates, hareketi ana merkez yani lumbopelvik bölge stabilitesinin sağlanmasını esas alır. 13 Pilates metodu, 500 adet germe ve kuvvetlendirme egzersizlerinden oluşur. Bu egzersizler mat ve aparat olmak üzere iki geniş kısma ayrılır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Egzersizlerde temel hedef kor bölgesi kaslarının stabilitesini arttırmak, güçlendirmek, lumbar bölge kaslarının esnekliğini artırmak, bu sayede omurgaya binen yükü azaltmaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2000’li yılların başında Avusturalya’lı fizyoterapistler tarafından Pilates Enstitüsü kurulmuş ve pilates egzersizleri bu enstitü tarafından kliniğe uyumlu hale getirilmiştir. Geliştirilen bu yöntem “Klinik (Modifiye) Pilates” adını almıştır. Klinik pilates egzersizleri, merkezi sütundan kaynak alan hareketlerle kişide kinestetik farkındalığı geliştirmek amacıyla uygulanan ve vücut ile zihin arasındaki bütünlüğünü ortaya koyan bir tekniktir. Klinik pilates, güvenli bir şekilde bireylerin tüm 2 vücut dizilimlerini yeniden kazandırmaya, postürlerini geliştirmeye, eklem ağrılarını azaltmaya ve hareket serbestliğini arttırmaya yardımcı olmak için nefes alma, kas kontrolü ve hareket bilinci ve hareketin doğruluğu ilkelerini kullanır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Neden Modifiye (Klinik) Pilates?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir sakatlanma veya ameliyat sonrasında vücudumuz, savunma durumuna geçer ve bedenin yaralanmış veya ağrı hissedilen bölgesini koruma altına alır. Bu durum kaslar arasında bir dengesizlik oluşturur. Kişi fonksiyonel hareketlerini devam ettirebilmek için sağlıklı kaslarını daha fazla çalıştırmak zorunda kalır. Böylece kaslar arasındaki bu dengesizlik kompanse edilmiş olur. Dolayısıyla uygulanan tedaviler ile mevcut bozukluklar düzeltilmeli ve yaralanmaların tekrar oluşumunu engellemek için egzersizler ile vücudun yeniden eğitilmesi gerekmektedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu sebeplerden dolayı pilates egzersizleri klinikte rehabilitasyonun bir parçası olarak kullanılmaktadır. Fakat metodu geliştiren Joseph Pilates’in özellikle dansçılar ve sporcular üzerinde geliştirdiği Klasik Pilates Metodu’nun sedanter hayat tarzı olan insanlar için uygulanmasının birtakım zorlukları bulunmaktadır. Bu nedenle kurucuları fizyoterapistler olan Australian Physiotherapy and Pilates Institute (APPI) tarafından yapılan araştırmalar sonucunda Klasik Pilates egzersizleri modifiye edilmiştir. Oluşturulan bu Modifiye Pilates egzersizleri günümüzde özellikle fizik tedavi kliniklerinde rehabilitasyonun bir parçası olarak kullanılmaktadır.</span><br />
 <br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pilates’in Prensipleri </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pilates germe ve kuvvetlendirme egzersizlerini içeren geniş bir metoddur. Vücudu kontrol etmeye yönelik güçlü bir vücut ve zihin oluşturan bir yöntemdir. Bu kadar geniş ve çok yönlü metod olan Pilates’in pek çok gövde prensibi vardır. Bunlar; merkeze odaklama, konsantrasyon, kontrol, doğruluk, nefes ve akıcılıktır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.Merkeze odaklama;</span> Pilates yönteminin en önemli odak noktasıdır. ‘merkez’ vücudun merkezi yani gövdedir ve genellikle ‘güç evi’ olarak bilinir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.Konsantrasyon;</span> önemlidir, çünkü vücuda yön veren zihindir. Bu yüzden pilates egzersizlerini yaparken konsantre olmak gereklidir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.Kontrol;</span> konsantre olarak merkezden yapılan hareketlerde olması gereken bir prensiptir. Hareketleri yaparken kontrol gereklidir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.Doğruluk; </span>egzersizi yaparken her bir hareketin doğru yapılması gerektiğini uygulayan bir prensiptir. Pilates’te ortak bir söyleyiş vardır: ‘kaç tane yapıldığı değil, nasıl yapıldığı önemlidir’ </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.Nefes alma;</span> en önemli kısmıdır, çünkü oksijenlenmiş kanın vücudun tüm dokularına ulaşmasına sağlanması için egzersizlerin belli bir ritmde yapılması gerekir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Akıcılık;</span> hareketler sırasındaki zerafeti teşkil eder. Pilates seansı sırasında bir hareket, diğerinin içine kayar. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özet olarak, Pilates’in güç evi olarak tanımladığı, vücut merkezini kuvvetlendirme üzerine etkisi bilinmelidir ve güçlü bir güç evinin vücut yapı ve fonksiyonlarının sağlığına katkısı önemlidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pilates'te özellikle vücut duruşunun hizalanmasına vurgu yapılır, bu da omurga eğriliklerini koruyarak başın, omuzun ve pelvik kuşağın nötr pozisyonda yeterli ayarlanmasının yanı sıra alt uzuvların eksenel pozisyonu ve ayakların simetrik ağırlık taşıması anlamına gelir. Pilates seansları bireysel veya grup halinde yapılır. Egzersizler çoğunlukla bir minder üzerinde yapılır, ancak özel ekipman (Reformer, Cadillac, Wunda Sandalye, Merdiven Barel) da kullanılabilir.</span><br />
<br />
 <br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KLASİK PİLATES</span> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Omurga yere bastırılır. (Düz bel) </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Büyük kaslara odaklanır ve büyük kaslara olan yükü arttırır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Boyun genelde fleksiyon pozisyonunda </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Eklem hareketinin sonunda balistik hareketler yapılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KLİNİK PİLATES</span> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Nötral Omurga </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Derin kaslarda submaksimal kontraksiyon </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Boyun Derin Boyun Fleksörlerinin aktif olduğu pozisyonda </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Kazanılabilen maksimum NEH’ den ziyade kontrol edilebilen açıklık hedeflenir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Klinik Pilateste her egzersizde dikkat edilmesi gereken 5 nokta;</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Lateral Ekspansiyon: Bi-bazal derin ve geniş solunumu amaçlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Merkezleme: Güç evi</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">– Nötral omurga ve santral stabilitenin kombinasyonu</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Nötral omurga pozisyonu</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">– Hareketlere başlarken ve bitirirken nötral pozisyon</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• “Central core” oluşturun.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">– “Kassal korse”, pelvik taban (“kapanan kapı”) veya multifidus şişkinliği</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Baş-boyun yerleşimi: Üst servikal fleksiyon ve derin boyun fleksörlerini kasın</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">“Boynunuzu uzatın”</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Omuz Kuşağı yerleşimi: Serratus anterior, üst ve alt trapezi skapulaları sabitlemek için birbirine kenetleyin.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Göğüs Kafesi yerleşimi: Pelvisle aynı hizada tutun.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KOR STABİLİTE NEDİR?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Derin abdominal kaslar ile çevreleyen gross kasların lumbar spinal stabilizasyonu sağlayabilme ve gövdenin pelvis üzerindeki pozisyonunu kontrol edebilme yeteneğidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Osseöz ve spinöz ligametler, gövde kaslarının koordinasyonu ve koaktivasyonu ile nöral kontrolün kompleks sinerjisi ile stabilite sağlanır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pilates eğitimi sıklıkla kor stabilizasyonu eğitimi ile karıştırılmakta ve kavramlar birbirinin yerine kullanılabilmektedir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İki eğitimin birbirinden farkları ve ortak yanları;</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kor stabilizasyon eğitimi: </span>Egzersizlerin amacı gövdenin pelvis üzerindeki pozisyonunu kontrol edebilme yeteneğini geliştirmektir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pilates eğitimi: </span>Egzersizlerde amaç kor stabilite ile birlikte solunum, kuvvet ve esneklikte gelişme sağlamaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ortak yanları: </span>İstemli ve sonrasında otomatik olarak derin abdominal kas aktivasyonunu sağlamaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pilates gibi kor stabilizasyonunu esas alan egzersizler solunumu ve doğru hareket girdisini fasilite ederek, kor kaslarını kuvvetlendirir, pelvik kontrolü arttırır, postürü ve vücut farkındalığını geliştirir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">”Core” kasları “powerhouse” (güç evi) olarak adlandırılan ve gövdenin stabilizasyonunu, vücut dizilimini ve yük dağılımını düzenleyen büyük kas gruplarıdır, sagital düzlemde hareketlilik sağlarlar. “Powerhouse”da yer alan kaslar 5 ana gruptan oluşmaktadır; </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Anterior abdominal kaslar (Gövde fleksörleri):</span> M.Rectus abdominis, M.external abdominal oblique, M.internal abdominal oblique ve M.transversus abdominis. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Posterior abdominal kaslar (Gövde ekstansörleri):</span> M.Erector spinae, transverso spinalis grubu, M.quadratus lumborum. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Kalça fleksörleri:</span> M.İliopsoas, M.rectusfemoris, M.sartorius, M.tensor fasciae latae </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Kalça ekstansörleri:</span> M.Gluteus maksimus, M.abductor magnus‘un posterior başı</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Pelvik taban kasları:</span> M.Levator ani, M.coccygeus, superficial ve derin pereneal kaslar</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Yapılan çalışmalarda genel olarak yaşlı ya da sağlıklı bireyler üzerinde durulmuş, değerlendirmeler sıklıkla denge ve yürüme üzerinde odaklanmıştır. Çalışmaların sonuçlarına bakıldığında pilates eğitimi; </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Motor kontrolü, vücut farkındalığını ve postüral kontrolü geliştirir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Statik ve dinamik dengede gelişme sağlanır. Kas kuvveti ve enduransını artırır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Vücut kompozisonunu geliştirir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Esnekliği ve eklem hareket açıklığını artırır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Solunumu geliştirir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Transversus Abdominis, Rektus Abdominis ve Oblik kaslarının kalınlığında artış sağlar. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Modifiye (Klinik) Pilates Kimler İçin Uygundur?</span></span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Omurga problemi yaşayanlar (bel, boyun, sırt problemleri),</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ortopedik rahatsızlıklar yaşayanlar (kalça, diz vs. problemler),</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Postür bozuklukları olanlar (masa başında uzun süre çalışmaya bağlı sırt ağrıları),</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Osteoporozu olanlar,</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hamilelik döneminde ve sonrasındakiler,</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Spora başlamak isteyen sedanter (hareketsiz) kişiler,</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Profesyonel sporcular</span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Klinik Pilates Kimlere Uygulanabilir?</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bel fıtığı, boyun fıtığı, boyun düzleşmesi, boyun-sırt-bel ağrıları, fibromiyalji, kronik ağrı sendromu, ankilozan spondilit, postür bozukluğu, omuz-kalça-diz eklem problemleri, eklem ağrıları, kas spazmları vb. birçok alanda klinik pilates uygulanabilir. Herhangi bir hastalığı ve şikayeti olmayan bireyler de klinik pilates programına dahil edilebilir. Masa başı çalışanların ve uzun süre hareketsiz kalmış 25-55 yaş aralığındaki kişilerin kas iskelet sistemlerinin geliştirilmesine yönelik klinik pilates uygulanabilmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Egzersiz Programı</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Pilates’e dayalı egzersizler aynı anda vücudun çeşitli bölgelerini çalıştırır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Çok sayıda kas sinerjisinden oluşur ve izometrik, eksantrik, konsantrik kasılmaları ve ko kontraksiyonu içerir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Hareketin sayısından çok kalitesine odaklanır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Hareketler genellikle 6-10 tekrarlı ve yavaş hızda yapılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tüm egzersizler nötral pozisyonda yapılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Egzersizler, destek azaltılarak ve hareketler modifiye edilerek zorlaştırılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Başlangıç egzersizleri stabiliteye, ileri egzersizler mobiliteye, dengeye, koordinasyona ve kas enduransına yöneliktir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Eklem hareket açıklığını (EHA) fasilite etmek ve egzersizi hastaya göre modifiye etmek için egzersiz topu, lastik bantlar, küçük toplar, denge tahtaları gibi araçlar kullanılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Başlangıç düzey egzersizler düşük-orta şiddetli aktivite, orta ve ileri düzey egzersizler orta şiddetli aktiviteler olarak kabul edilmektedir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PİLATES MET EGZERSİZLERİ</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HUNDRED EGZERSİZİ:</span> Kan akışının hızlanmasını ve nefesinizi hareketle koordine etmenizi sağlayan dinamik pilates ısınma hareketidir. Sadece ısınma hareketi olmakla yetinmez, hundred faydaları oldukça etkili olan bir egzersiz olduğundan neredeyse her pilates seanslarının başında yer almaktadır. Hundred egzersizi, havayı içine çekerek akciğerleri genişletir ve bol miktarda havanın kan sistemine girmesine izin verir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Harekete başlamadan önce yerde sırt üstü yatıyoruz, önce derin bir nefes alıyoruz ve nefesi verirken başımızı ve ayaklarımızı yerden kaldırıyoruz. Eğer bacaklarınızı masa posizyonunda 90 derecelik açıyla tutarsanız hareket biraz daha kolay olur. Ancak bacaklarınızı düz olarak ileriye uzatırsanız hareket biraz daha zorlaşır. Hareketi ilk defa yapıyorsanız ve özellikle belinizde bir sorun varsa ayaklarınızı masa pozisyonunda tutarak yapmanızda fayda var.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Zor olanla başlayacaksanız beliniz ile yer arasında boşluk olmayacak şekilde ayaklarınızı kaldırdığınızdan emin olun. Bunu elinizi belinizin altına koyarak kontrol edebilirsiniz. Unutmayın hareket ne kadar düzgün olursa o kadar çok fayda sağlayacaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pozisyonunuzu aldıktan sonra şimdi 5 sefer kısa aralıklarla burundan hızlıca nefes alın ve ellerinizi sanki masaya vuruyormuş gibi indirip, kaldırın. Şimdi de 5 sefer kısa aralıklarla ağızdan hızlıca nefes verin ve ellerinizi indirip kaldırmaya devam edin. Bunu 100 sayısına ulaşana kadar tekrar edin. 5 kere burundan nefes al, 5 kere ağızdan nefes ver.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/1jgca6x.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 1jgca6x.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/iojb365.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: iojb365.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SİNGLE LEG STRETCH:</span> Single Leg Stretch olarak bilinen tek bacak esnetme hareketi, karın kaslarını sıkılaştırır. Bu teknik, ilk hareketi abdominal kaslardan alarak bedeni eğitir; vücut yalnızca kollar ve bacaklar hareket ettiğinden sabit kalarak en iyi şekilde desteklenmeye zorlanır. Bu egzersiz tüm beden için dayanıklılık ve koordinasyon arttırıcı bir çalışmadır.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ih85q5d.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: ih85q5d.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HALF ROLL BACK: </span>Half Roll Back, rektus abdominusu ve transversus abdominusu çalıştırır. Omurganızı yavaşça ileri geri yuvarlarken, karın kaslarınızı içeri çekmeye ve nefes almaya odaklanın.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/pyhanxb.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: pyhanxb.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SHOULDER BRIDGE: </span>Bu egzersiz gluteus kasını (kalça kası) çalıştırmasının yanında hamstring kasını da etkili bir şekilde çalıştırır.  Ayrıca omurganın esnetilmesi için de çok faydalıdır. Omurgamızdaki tüm omurları tek tek hareket ettiren çok önemli bir çalışmadır. </span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/rs6ux07.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: rs6ux07.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CLAM</span>: Dizleriniz hafif bükük ve bir bacağınız diğerinin üzerinde olacak şekilde yanınıza yatın. Ayaklarınızı bir arada tutun ve üst dizinizi kalçanıza paralel olana kadar kaldırın. Dizinizi başlangıç pozisyonuna geri indirin, tekrarlayın ve ardından tarafları değiştirin.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Egzersizi yaparken üst bedeninizi sabit tutun ve omurganızı nötr tutun. Dizinizi kaldırmak ve nefes vermek için kalçanızı döndürün. Geri kaymayı önlemek için karın bölgenizi sıkı tutun ve nefes alırken bacağınızı başlangıç pozisyonuna geri indirin.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/oh4mpwg.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: oh4mpwg.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SWAN DİVE:</span> Mindere yüz üstü uzanın. Kollar dirseklerden bükülür ve avuç içi yere gelecek şekilde sağ ve sol tarafa alınır. Omuzlar ve baş yukarı kaldırılır, bu sırada boyun bükülmez, boyun arkası her zaman uzun tutulur. Sonrasında kollar düz bir şekilde öne doğru uzatılır ya da yanda durabilir. Ayaklarda yerden bir miktar kaldırıldıktan sonra parmak uçları arkayı gösterecek şekilde yüzme pozisyonunda olduğu gibi pozisyon alınır. Ayak parmak ucundan ve başınızın tepe noktasından iyice uzama hissedilir. Bu halde iken öne ve arkaya doğru salınımlar gerçekleştirilir.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/3deunmz.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 3deunmz.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
 <br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PİLATES VE GÜNCEL LİTERATÜR</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1)</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Sağlıklı bireylerde klinik Pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk üzerine etkisi:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışmanın amacı, sağlıklı kişilerde klinik Pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisini araştırmaktı. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çalışmaya Bayındır Hastanesi’nde çalışan, yaşları 20-50 arasında değişen 35 sağlıklı birey katıldı. Bireylere 8 hafta süreyle, haftada 3 gün, 45-60 dakika fizyoterapist eşliğinde Pilates egzersizleri yaptırıldı. Kişilerin fiziksel uygunluk parametrelerini değerlendirmek üzere yapılan ölçümler; Pilates eğitimi öncesi, sonrası ve eğitim sonrası 6.hafta ve 12. haftada tekrarlandı. Bireylerin vücut kompozisyonu, kas kuvveti, kassal endurans, esneklik, denge, kardiyovasküler endurans ölçümleri değerlendirildi. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bireylerin Pilates eğitimi sonrası triseps, abdominal, suprailiak deri kıvrımları, yağ ölçüm oranı, bel çevre ölçümü, kalça çevre ölçümü ve bel kalça oranı değerlerindeki değişim anlamlı bulundu (p&lt;0.05). Kas kuvveti, esneklik, endurans, denge ve yürüme mesafelerindeki bu etki Pilates eğitimi sonrası 12. haftaya kadar korundu.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sonuçlar Pilates egzersizlerinin sağlıklı kişilerde kas kuvveti ve fiziksel uygunluğu artırmada etkili bir yöntem olabileceğini gösterdi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2) Gebelerde klinik pilates egzersizlerinin abdominal kas kuvveti ve diastasis recti abdominis oluşumuna etkisinin değerlendirilmesi:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışmanın amacı, gebelerde klinik pilates egzersizlerinin abdominal kas kuvveti ve diastasis recti abdominis (DRA) oluşumuna etkisini değerlendirmektir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gebeler egzersize katılabilme durumuna göre 20 kişiden oluşan eşit sayıda 2 gruba ayrıldı. Kontrol grubu herhangi bir egzersiz grubuna katılmadı. Egzersiz grubuna ise, 20 hafta boyunca haftada 2 kez, her seans 1 saat olacak şekilde klinik pilates egzersizleri yaptırıldı. DRA, fizyoterapist tarafından Noble’nin kriterlerine göre ölçüldü. Abdominal kas kuvveti ise, rectus abdominis, obliquus abdominis ve iliopsoas kasları ayrı ayrı olmak üzere modifiye manuel kas testi ile değerlendirildi. Değerlendirmeler birinci, ikinci ve üçüncü trimesterlerde olmak üzere 3 defa tekrarlandı. DRA, ilk trimesterde gebelerin hiçbirinde görülmezken, ikinci trimesterde kontrol grubunda N (%55), egzersiz grubunda N (%40), üçüncü trimesterde ise, egzersiz grubunda N (%55) oranında görülürken, kontrol grubunun tamamında DRA oluştuğu tespit edildi. Abdominal kas kuvveti ise, egzersiz grubunda ikinci trimesterde artıp, üçüncü trimesterde sabit kalırken, kontrol grubunda her iki trimesterde giderek azaldı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışma ile, klinik pilates egzersizlerinin gebeler için ideal ve güvenilir bir egzersiz formu olduğu ve abdominal kaslar üzerindeki etkisi ile DRA oluşumunu büyük ölçüde engellediği objektif olarak gösterildi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3) MULTİPL SKLEROZDA KLİNİK PİLATES:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">MS hastalarında kor stabilitenin azaldığı, postürde görülen bozulmalar ile boyun ve omuz ağrısının arttığı çalışmalarda gösterilmiştir. Klinik pilates egzersizlerinde birinci amaç kor stabilizasyonuna katılan derin postür kaslarını geliştirmektir. Geliştirilen kor stabilizasyonu ile ekstremite fonksiyonları, mobilite ve denge için avantaj sağlanır, ağrı azaltılır. Pilates eğitimi ile hem gövde stabilizasyonunda hem de diğer solunum kasları ile birlikte solunumda görev alan abdominal duvar kaslarının gelişmesi sağlanır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Son yıllarda yaygınlaşan ve birçok hasta ve sağlıklı birey tarafından yapılan pilates egzersizleri MS hasta grubunda da sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Literatürde klinik pilates eğitimi ile ilgili araştırmalar, sağlıklı bireylerde ya da nörolojik problemi olmayan yaşlı populasyonda yoğunluktadır. Pilates eğitiminin kor bölgesi kaslarını çalıştıran etkili bir egzersiz programı olarak gösterilmesine rağmen denge ve postüral kontrol üzerine etkilerini inceleyen çalışmaların yeterli olmadığı görülmektedir. Ayrıca uygun egzersiz seçimi, yeterli tedavi seansı ve süresi konusunda fikir birliği halen yoktur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4) SAĞLIKLI YETİŞKİNLERDE KLİNİK PİLATES EGZERSİZLERİNİN FİZİKSEL UYGUNLUK, PSİKOSOSYAL DURUM VE EGZERSİZ İNANIŞI ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ: RANDOMİZE KONTROLLÜ ÇALIŞMA:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışmanın amacı sağlıklı yetişkinlerde klinik pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk, psikososyal durum ve egzersiz inanışı üzerine etkisini incelemek ve klinik pilates temelli ev egzersiz programı ile karşılaştırmaktı. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çalışmaya 38 sağlıklı kadın (yaş ort.=29,99±7,16 yıl) dâhil edildi. Katılımcılar klinik pilates eğitimi grubu (n=19) ve klinik pilates temelli ev egzersiz grubu (n=19) olmak üzere randomize olarak iki gruba ayrıldı. Her iki grup haftada 3 gün, 8 hafta boyunca 24 seanslık egzersiz programını tamamladı. Fiziksel uygunluk modifiye pushup, mekik, otur-kalk, anterior köprü, lateral köprü, Biering-Sorensen, gövde fleksörleri endurans, kalk yürü ve 6 dk yürüme testleri ve vücut kitle indeksi (VKİ),bel kalça oranı (BKO) ölçümleri ile; psikososyal durum Sosyal Görünüş Kaygı Ölçeği (SGKO), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSO) ve Beden İmajı Ölçeği ile; egzersiz inanışı ise Egzersiz İnanışları Anketi ile değerlendirildi. Bütün değerlendirmeler program öncesi ve sonrası olmak üzere iki defa uygulandı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Klinik pilates eğitimi hem grup hem de ev egzersiz programı şeklinde yapıldığında fiziksel uygunluk ve egzersizin yararlarına olan inanışı arttırırken grup halinde yapılan klinik pilates eğitimi gövde kaslarının endurasını ve egzersiz inanışını arttırdı. Her iki yöntemin psikososyal durumun gelişimine benzer etki yarattığı görüldü.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5)</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kronik bel ağrısı olan yaşlı erişkinlerin tedavisinde Pilates yönteminin aerobik egzersizlere karşı etkinliği: randomize kontrollü bir deneme protokolü:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışmanın amacı, kronik nonspesifik bel ağrısı olan yaşlı erişkinlerin tedavisinde Pilates yönteminin aerobik egzersizlere kıyasla etkinliğini araştırmaktır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">65 ila 85 yaşları arasında kronik nonspesifik ağrısı olan yetmiş dört hasta, Pilates yöntemine dayalı egzersizlerle Pilates Grubuna (n = 37) ve koşu bandı aerobik egzersizi ile Aerobik Grubuna (n = 37) randomize edilecektir. Birincil sonuçlar, randomizasyondan sekiz hafta sonra değerlendirilen ağrı yoğunluğu ve genel sakatlık olacaktır. İkincil sonuçlar şunlar olacaktır: randomizasyondan altı ay sonra değerlendirilen ağrı yoğunluğu ve genel özürlülük; ve genel olarak algılanan iyileşme, spesifik sakatlık, dinamik denge, kas gücü (gluteus maximus, gluteus medius ve lateral kalça rotatörleri) ve basınç ağrısı eşiği randomizasyondan sekiz hafta ve altı ay sonra değerlendirildi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışma, her iki tedaviyle de kronik bel ağrılı yaşlı erişkinlerde ağrıyı azaltma ve sonuç olarak denge ve işlevi iyileştirme potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, egzersizler daha çok gövde stabilizasyon kaslarını hedef aldığı için Pilates daha etkili olabilir. Bu çalışmanın sonuçları, kronik bel ağrısı olan yaşlı erişkinlerde Pilates ve aerobik egzersizin etkileri hakkında değerli bilgiler sağlayabilir ve hasta tercihine göre tedavi programının daha iyi seçilmesine katkıda bulunabilir.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">KAYNAKÇA</span></span><br />
<br />
1)Eliks M, Zgorzalewicz-Stachowiak M, Zeńczak-Praga K. Application of Pilates-based exercises in the treatment of chronic non-specific low back pain: state of the art. Postgrad Med J. 2019 Jan;95(1119):41-45. doi: 10.1136/postgradmedj-2018-135920. Epub 2019 Jan 12. PMID: 30636192; PMCID: PMC6581086.<br />
2)Katayıfçı, N. , Düger, T. &amp; Ünal, E. (2016). Sağlıklı bireylerde klinik Pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk üzerine etkisi . Journal of Exercise Therapy and Rehabilitation , 1 (1) , 17-25<br />
3)Yamato TP, Maher CG, Saragiotto BT, Hancock MJ, Ostelo RW, Cabral CM, Menezes Costa LC, Costa LO. Pilates for low back pain. Cochrane Database Syst Rev. 2015 Jul 2;2015(7):CD010265. doi: 10.1002/14651858.CD010265.pub2. PMID: 26133923; PMCID: PMC8078578.<br />
4)de Oliveira NTB, Ricci NA, Dos Santos Franco YR, Salvador EMES, Almeida ICB, Cabral CMN. Effectiveness of the Pilates method versus aerobic exercises in the treatment of older adults with chronic low back pain: a randomized controlled trial protocol. BMC Musculoskelet Disord. 2019 May 24;20(1):250. doi: 10.1186/s12891-019-2642-9. PMID: 31122227; PMCID: PMC6533704.<br />
5)Rrecaj-Malaj S, Beqaj S, Krasniqi V, Qorolli M, Tufekcievski A. Outcome of 24 Weeks of Combined Schroth and Pilates Exercises on Cobb Angle, Angle of Trunk Rotation, Chest Expansion, Flexibility and Quality of Life in Adolescents with Idiopathic Scoliosis. Med Sci Monit Basic Res. 2020 Apr 13;26:e920449. doi: 10.12659/MSMBR.920449. PMID: 32280133; PMCID: PMC7175951.<br />
6)Göker, B. Gebelerde klinik pilates egzersizlerinin abdominal kas kuvveti ve diastasis recti abdominis oluşumuna etkisinin değerlendirilmesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Yüksek Lisans Tezi, Ankara,2012<br />
7)Abasıyanık, Z. Multiple Sklerozda klinik pilates, Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu Nörolojik Fizyoterapi- Rehabilitasyon A.D, TFD Nörolojik Fizyoterapi Grubu Bülteni, Cilt/Vol:3 Sayı/Issue:3 Mart/March 2017<br />
8)Korkmaz, C. SAĞLIKLI YETİŞKİNLERDE KLİNİK PİLATES EGZERSİZLERİNİN FİZİKSEL UYGUNLUK, PSİKOSOSYAL DURUM VE EGZERSİZ İNANIŞI ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ: RANDOMİZE KONTROLLÜ ÇALIŞMA, Yüksek Lisans Tezi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">KLİNİK PİLATES</span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir vücut yapılandırma tekniği olan Pilates, Joseph H. Pilates tarafından geliştirilmiştir. Joseph Pilates, bu sistemi 2. Dünya Savaşı sıralarında oluşturmaya başlamış ve zihin ve vücudu birleştiren ve kinestetik farkındalığı geliştiren bir tekniktir. Pilates, hareketi ana merkez yani lumbopelvik bölge stabilitesinin sağlanmasını esas alır. 13 Pilates metodu, 500 adet germe ve kuvvetlendirme egzersizlerinden oluşur. Bu egzersizler mat ve aparat olmak üzere iki geniş kısma ayrılır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Egzersizlerde temel hedef kor bölgesi kaslarının stabilitesini arttırmak, güçlendirmek, lumbar bölge kaslarının esnekliğini artırmak, bu sayede omurgaya binen yükü azaltmaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2000’li yılların başında Avusturalya’lı fizyoterapistler tarafından Pilates Enstitüsü kurulmuş ve pilates egzersizleri bu enstitü tarafından kliniğe uyumlu hale getirilmiştir. Geliştirilen bu yöntem “Klinik (Modifiye) Pilates” adını almıştır. Klinik pilates egzersizleri, merkezi sütundan kaynak alan hareketlerle kişide kinestetik farkındalığı geliştirmek amacıyla uygulanan ve vücut ile zihin arasındaki bütünlüğünü ortaya koyan bir tekniktir. Klinik pilates, güvenli bir şekilde bireylerin tüm 2 vücut dizilimlerini yeniden kazandırmaya, postürlerini geliştirmeye, eklem ağrılarını azaltmaya ve hareket serbestliğini arttırmaya yardımcı olmak için nefes alma, kas kontrolü ve hareket bilinci ve hareketin doğruluğu ilkelerini kullanır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Neden Modifiye (Klinik) Pilates?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir sakatlanma veya ameliyat sonrasında vücudumuz, savunma durumuna geçer ve bedenin yaralanmış veya ağrı hissedilen bölgesini koruma altına alır. Bu durum kaslar arasında bir dengesizlik oluşturur. Kişi fonksiyonel hareketlerini devam ettirebilmek için sağlıklı kaslarını daha fazla çalıştırmak zorunda kalır. Böylece kaslar arasındaki bu dengesizlik kompanse edilmiş olur. Dolayısıyla uygulanan tedaviler ile mevcut bozukluklar düzeltilmeli ve yaralanmaların tekrar oluşumunu engellemek için egzersizler ile vücudun yeniden eğitilmesi gerekmektedir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu sebeplerden dolayı pilates egzersizleri klinikte rehabilitasyonun bir parçası olarak kullanılmaktadır. Fakat metodu geliştiren Joseph Pilates’in özellikle dansçılar ve sporcular üzerinde geliştirdiği Klasik Pilates Metodu’nun sedanter hayat tarzı olan insanlar için uygulanmasının birtakım zorlukları bulunmaktadır. Bu nedenle kurucuları fizyoterapistler olan Australian Physiotherapy and Pilates Institute (APPI) tarafından yapılan araştırmalar sonucunda Klasik Pilates egzersizleri modifiye edilmiştir. Oluşturulan bu Modifiye Pilates egzersizleri günümüzde özellikle fizik tedavi kliniklerinde rehabilitasyonun bir parçası olarak kullanılmaktadır.</span><br />
 <br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pilates’in Prensipleri </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pilates germe ve kuvvetlendirme egzersizlerini içeren geniş bir metoddur. Vücudu kontrol etmeye yönelik güçlü bir vücut ve zihin oluşturan bir yöntemdir. Bu kadar geniş ve çok yönlü metod olan Pilates’in pek çok gövde prensibi vardır. Bunlar; merkeze odaklama, konsantrasyon, kontrol, doğruluk, nefes ve akıcılıktır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.Merkeze odaklama;</span> Pilates yönteminin en önemli odak noktasıdır. ‘merkez’ vücudun merkezi yani gövdedir ve genellikle ‘güç evi’ olarak bilinir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.Konsantrasyon;</span> önemlidir, çünkü vücuda yön veren zihindir. Bu yüzden pilates egzersizlerini yaparken konsantre olmak gereklidir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.Kontrol;</span> konsantre olarak merkezden yapılan hareketlerde olması gereken bir prensiptir. Hareketleri yaparken kontrol gereklidir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.Doğruluk; </span>egzersizi yaparken her bir hareketin doğru yapılması gerektiğini uygulayan bir prensiptir. Pilates’te ortak bir söyleyiş vardır: ‘kaç tane yapıldığı değil, nasıl yapıldığı önemlidir’ </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.Nefes alma;</span> en önemli kısmıdır, çünkü oksijenlenmiş kanın vücudun tüm dokularına ulaşmasına sağlanması için egzersizlerin belli bir ritmde yapılması gerekir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Akıcılık;</span> hareketler sırasındaki zerafeti teşkil eder. Pilates seansı sırasında bir hareket, diğerinin içine kayar. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özet olarak, Pilates’in güç evi olarak tanımladığı, vücut merkezini kuvvetlendirme üzerine etkisi bilinmelidir ve güçlü bir güç evinin vücut yapı ve fonksiyonlarının sağlığına katkısı önemlidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pilates'te özellikle vücut duruşunun hizalanmasına vurgu yapılır, bu da omurga eğriliklerini koruyarak başın, omuzun ve pelvik kuşağın nötr pozisyonda yeterli ayarlanmasının yanı sıra alt uzuvların eksenel pozisyonu ve ayakların simetrik ağırlık taşıması anlamına gelir. Pilates seansları bireysel veya grup halinde yapılır. Egzersizler çoğunlukla bir minder üzerinde yapılır, ancak özel ekipman (Reformer, Cadillac, Wunda Sandalye, Merdiven Barel) da kullanılabilir.</span><br />
<br />
 <br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KLASİK PİLATES</span> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Omurga yere bastırılır. (Düz bel) </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Büyük kaslara odaklanır ve büyük kaslara olan yükü arttırır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Boyun genelde fleksiyon pozisyonunda </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Eklem hareketinin sonunda balistik hareketler yapılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KLİNİK PİLATES</span> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Nötral Omurga </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Derin kaslarda submaksimal kontraksiyon </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Boyun Derin Boyun Fleksörlerinin aktif olduğu pozisyonda </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Kazanılabilen maksimum NEH’ den ziyade kontrol edilebilen açıklık hedeflenir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Klinik Pilateste her egzersizde dikkat edilmesi gereken 5 nokta;</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Lateral Ekspansiyon: Bi-bazal derin ve geniş solunumu amaçlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Merkezleme: Güç evi</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">– Nötral omurga ve santral stabilitenin kombinasyonu</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Nötral omurga pozisyonu</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">– Hareketlere başlarken ve bitirirken nötral pozisyon</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• “Central core” oluşturun.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">– “Kassal korse”, pelvik taban (“kapanan kapı”) veya multifidus şişkinliği</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Baş-boyun yerleşimi: Üst servikal fleksiyon ve derin boyun fleksörlerini kasın</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">“Boynunuzu uzatın”</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Omuz Kuşağı yerleşimi: Serratus anterior, üst ve alt trapezi skapulaları sabitlemek için birbirine kenetleyin.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Göğüs Kafesi yerleşimi: Pelvisle aynı hizada tutun.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KOR STABİLİTE NEDİR?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Derin abdominal kaslar ile çevreleyen gross kasların lumbar spinal stabilizasyonu sağlayabilme ve gövdenin pelvis üzerindeki pozisyonunu kontrol edebilme yeteneğidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Osseöz ve spinöz ligametler, gövde kaslarının koordinasyonu ve koaktivasyonu ile nöral kontrolün kompleks sinerjisi ile stabilite sağlanır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pilates eğitimi sıklıkla kor stabilizasyonu eğitimi ile karıştırılmakta ve kavramlar birbirinin yerine kullanılabilmektedir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İki eğitimin birbirinden farkları ve ortak yanları;</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kor stabilizasyon eğitimi: </span>Egzersizlerin amacı gövdenin pelvis üzerindeki pozisyonunu kontrol edebilme yeteneğini geliştirmektir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pilates eğitimi: </span>Egzersizlerde amaç kor stabilite ile birlikte solunum, kuvvet ve esneklikte gelişme sağlamaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ortak yanları: </span>İstemli ve sonrasında otomatik olarak derin abdominal kas aktivasyonunu sağlamaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pilates gibi kor stabilizasyonunu esas alan egzersizler solunumu ve doğru hareket girdisini fasilite ederek, kor kaslarını kuvvetlendirir, pelvik kontrolü arttırır, postürü ve vücut farkındalığını geliştirir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">”Core” kasları “powerhouse” (güç evi) olarak adlandırılan ve gövdenin stabilizasyonunu, vücut dizilimini ve yük dağılımını düzenleyen büyük kas gruplarıdır, sagital düzlemde hareketlilik sağlarlar. “Powerhouse”da yer alan kaslar 5 ana gruptan oluşmaktadır; </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Anterior abdominal kaslar (Gövde fleksörleri):</span> M.Rectus abdominis, M.external abdominal oblique, M.internal abdominal oblique ve M.transversus abdominis. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Posterior abdominal kaslar (Gövde ekstansörleri):</span> M.Erector spinae, transverso spinalis grubu, M.quadratus lumborum. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Kalça fleksörleri:</span> M.İliopsoas, M.rectusfemoris, M.sartorius, M.tensor fasciae latae </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Kalça ekstansörleri:</span> M.Gluteus maksimus, M.abductor magnus‘un posterior başı</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Pelvik taban kasları:</span> M.Levator ani, M.coccygeus, superficial ve derin pereneal kaslar</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Yapılan çalışmalarda genel olarak yaşlı ya da sağlıklı bireyler üzerinde durulmuş, değerlendirmeler sıklıkla denge ve yürüme üzerinde odaklanmıştır. Çalışmaların sonuçlarına bakıldığında pilates eğitimi; </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Motor kontrolü, vücut farkındalığını ve postüral kontrolü geliştirir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Statik ve dinamik dengede gelişme sağlanır. Kas kuvveti ve enduransını artırır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Vücut kompozisonunu geliştirir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Esnekliği ve eklem hareket açıklığını artırır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Solunumu geliştirir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">§</span> Transversus Abdominis, Rektus Abdominis ve Oblik kaslarının kalınlığında artış sağlar. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Modifiye (Klinik) Pilates Kimler İçin Uygundur?</span></span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Omurga problemi yaşayanlar (bel, boyun, sırt problemleri),</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ortopedik rahatsızlıklar yaşayanlar (kalça, diz vs. problemler),</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Postür bozuklukları olanlar (masa başında uzun süre çalışmaya bağlı sırt ağrıları),</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Osteoporozu olanlar,</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hamilelik döneminde ve sonrasındakiler,</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Spora başlamak isteyen sedanter (hareketsiz) kişiler,</span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Profesyonel sporcular</span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Klinik Pilates Kimlere Uygulanabilir?</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bel fıtığı, boyun fıtığı, boyun düzleşmesi, boyun-sırt-bel ağrıları, fibromiyalji, kronik ağrı sendromu, ankilozan spondilit, postür bozukluğu, omuz-kalça-diz eklem problemleri, eklem ağrıları, kas spazmları vb. birçok alanda klinik pilates uygulanabilir. Herhangi bir hastalığı ve şikayeti olmayan bireyler de klinik pilates programına dahil edilebilir. Masa başı çalışanların ve uzun süre hareketsiz kalmış 25-55 yaş aralığındaki kişilerin kas iskelet sistemlerinin geliştirilmesine yönelik klinik pilates uygulanabilmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Egzersiz Programı</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Pilates’e dayalı egzersizler aynı anda vücudun çeşitli bölgelerini çalıştırır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Çok sayıda kas sinerjisinden oluşur ve izometrik, eksantrik, konsantrik kasılmaları ve ko kontraksiyonu içerir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Hareketin sayısından çok kalitesine odaklanır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Hareketler genellikle 6-10 tekrarlı ve yavaş hızda yapılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tüm egzersizler nötral pozisyonda yapılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Egzersizler, destek azaltılarak ve hareketler modifiye edilerek zorlaştırılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Başlangıç egzersizleri stabiliteye, ileri egzersizler mobiliteye, dengeye, koordinasyona ve kas enduransına yöneliktir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Eklem hareket açıklığını (EHA) fasilite etmek ve egzersizi hastaya göre modifiye etmek için egzersiz topu, lastik bantlar, küçük toplar, denge tahtaları gibi araçlar kullanılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Başlangıç düzey egzersizler düşük-orta şiddetli aktivite, orta ve ileri düzey egzersizler orta şiddetli aktiviteler olarak kabul edilmektedir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PİLATES MET EGZERSİZLERİ</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HUNDRED EGZERSİZİ:</span> Kan akışının hızlanmasını ve nefesinizi hareketle koordine etmenizi sağlayan dinamik pilates ısınma hareketidir. Sadece ısınma hareketi olmakla yetinmez, hundred faydaları oldukça etkili olan bir egzersiz olduğundan neredeyse her pilates seanslarının başında yer almaktadır. Hundred egzersizi, havayı içine çekerek akciğerleri genişletir ve bol miktarda havanın kan sistemine girmesine izin verir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Harekete başlamadan önce yerde sırt üstü yatıyoruz, önce derin bir nefes alıyoruz ve nefesi verirken başımızı ve ayaklarımızı yerden kaldırıyoruz. Eğer bacaklarınızı masa posizyonunda 90 derecelik açıyla tutarsanız hareket biraz daha kolay olur. Ancak bacaklarınızı düz olarak ileriye uzatırsanız hareket biraz daha zorlaşır. Hareketi ilk defa yapıyorsanız ve özellikle belinizde bir sorun varsa ayaklarınızı masa pozisyonunda tutarak yapmanızda fayda var.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Zor olanla başlayacaksanız beliniz ile yer arasında boşluk olmayacak şekilde ayaklarınızı kaldırdığınızdan emin olun. Bunu elinizi belinizin altına koyarak kontrol edebilirsiniz. Unutmayın hareket ne kadar düzgün olursa o kadar çok fayda sağlayacaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pozisyonunuzu aldıktan sonra şimdi 5 sefer kısa aralıklarla burundan hızlıca nefes alın ve ellerinizi sanki masaya vuruyormuş gibi indirip, kaldırın. Şimdi de 5 sefer kısa aralıklarla ağızdan hızlıca nefes verin ve ellerinizi indirip kaldırmaya devam edin. Bunu 100 sayısına ulaşana kadar tekrar edin. 5 kere burundan nefes al, 5 kere ağızdan nefes ver.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/1jgca6x.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 1jgca6x.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/iojb365.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: iojb365.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SİNGLE LEG STRETCH:</span> Single Leg Stretch olarak bilinen tek bacak esnetme hareketi, karın kaslarını sıkılaştırır. Bu teknik, ilk hareketi abdominal kaslardan alarak bedeni eğitir; vücut yalnızca kollar ve bacaklar hareket ettiğinden sabit kalarak en iyi şekilde desteklenmeye zorlanır. Bu egzersiz tüm beden için dayanıklılık ve koordinasyon arttırıcı bir çalışmadır.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ih85q5d.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: ih85q5d.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HALF ROLL BACK: </span>Half Roll Back, rektus abdominusu ve transversus abdominusu çalıştırır. Omurganızı yavaşça ileri geri yuvarlarken, karın kaslarınızı içeri çekmeye ve nefes almaya odaklanın.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/pyhanxb.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: pyhanxb.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SHOULDER BRIDGE: </span>Bu egzersiz gluteus kasını (kalça kası) çalıştırmasının yanında hamstring kasını da etkili bir şekilde çalıştırır.  Ayrıca omurganın esnetilmesi için de çok faydalıdır. Omurgamızdaki tüm omurları tek tek hareket ettiren çok önemli bir çalışmadır. </span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/rs6ux07.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: rs6ux07.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CLAM</span>: Dizleriniz hafif bükük ve bir bacağınız diğerinin üzerinde olacak şekilde yanınıza yatın. Ayaklarınızı bir arada tutun ve üst dizinizi kalçanıza paralel olana kadar kaldırın. Dizinizi başlangıç pozisyonuna geri indirin, tekrarlayın ve ardından tarafları değiştirin.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Egzersizi yaparken üst bedeninizi sabit tutun ve omurganızı nötr tutun. Dizinizi kaldırmak ve nefes vermek için kalçanızı döndürün. Geri kaymayı önlemek için karın bölgenizi sıkı tutun ve nefes alırken bacağınızı başlangıç pozisyonuna geri indirin.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/oh4mpwg.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: oh4mpwg.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SWAN DİVE:</span> Mindere yüz üstü uzanın. Kollar dirseklerden bükülür ve avuç içi yere gelecek şekilde sağ ve sol tarafa alınır. Omuzlar ve baş yukarı kaldırılır, bu sırada boyun bükülmez, boyun arkası her zaman uzun tutulur. Sonrasında kollar düz bir şekilde öne doğru uzatılır ya da yanda durabilir. Ayaklarda yerden bir miktar kaldırıldıktan sonra parmak uçları arkayı gösterecek şekilde yüzme pozisyonunda olduğu gibi pozisyon alınır. Ayak parmak ucundan ve başınızın tepe noktasından iyice uzama hissedilir. Bu halde iken öne ve arkaya doğru salınımlar gerçekleştirilir.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/3deunmz.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 3deunmz.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
 <br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PİLATES VE GÜNCEL LİTERATÜR</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1)</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Sağlıklı bireylerde klinik Pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk üzerine etkisi:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışmanın amacı, sağlıklı kişilerde klinik Pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisini araştırmaktı. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çalışmaya Bayındır Hastanesi’nde çalışan, yaşları 20-50 arasında değişen 35 sağlıklı birey katıldı. Bireylere 8 hafta süreyle, haftada 3 gün, 45-60 dakika fizyoterapist eşliğinde Pilates egzersizleri yaptırıldı. Kişilerin fiziksel uygunluk parametrelerini değerlendirmek üzere yapılan ölçümler; Pilates eğitimi öncesi, sonrası ve eğitim sonrası 6.hafta ve 12. haftada tekrarlandı. Bireylerin vücut kompozisyonu, kas kuvveti, kassal endurans, esneklik, denge, kardiyovasküler endurans ölçümleri değerlendirildi. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bireylerin Pilates eğitimi sonrası triseps, abdominal, suprailiak deri kıvrımları, yağ ölçüm oranı, bel çevre ölçümü, kalça çevre ölçümü ve bel kalça oranı değerlerindeki değişim anlamlı bulundu (p&lt;0.05). Kas kuvveti, esneklik, endurans, denge ve yürüme mesafelerindeki bu etki Pilates eğitimi sonrası 12. haftaya kadar korundu.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sonuçlar Pilates egzersizlerinin sağlıklı kişilerde kas kuvveti ve fiziksel uygunluğu artırmada etkili bir yöntem olabileceğini gösterdi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2) Gebelerde klinik pilates egzersizlerinin abdominal kas kuvveti ve diastasis recti abdominis oluşumuna etkisinin değerlendirilmesi:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışmanın amacı, gebelerde klinik pilates egzersizlerinin abdominal kas kuvveti ve diastasis recti abdominis (DRA) oluşumuna etkisini değerlendirmektir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gebeler egzersize katılabilme durumuna göre 20 kişiden oluşan eşit sayıda 2 gruba ayrıldı. Kontrol grubu herhangi bir egzersiz grubuna katılmadı. Egzersiz grubuna ise, 20 hafta boyunca haftada 2 kez, her seans 1 saat olacak şekilde klinik pilates egzersizleri yaptırıldı. DRA, fizyoterapist tarafından Noble’nin kriterlerine göre ölçüldü. Abdominal kas kuvveti ise, rectus abdominis, obliquus abdominis ve iliopsoas kasları ayrı ayrı olmak üzere modifiye manuel kas testi ile değerlendirildi. Değerlendirmeler birinci, ikinci ve üçüncü trimesterlerde olmak üzere 3 defa tekrarlandı. DRA, ilk trimesterde gebelerin hiçbirinde görülmezken, ikinci trimesterde kontrol grubunda N (%55), egzersiz grubunda N (%40), üçüncü trimesterde ise, egzersiz grubunda N (%55) oranında görülürken, kontrol grubunun tamamında DRA oluştuğu tespit edildi. Abdominal kas kuvveti ise, egzersiz grubunda ikinci trimesterde artıp, üçüncü trimesterde sabit kalırken, kontrol grubunda her iki trimesterde giderek azaldı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışma ile, klinik pilates egzersizlerinin gebeler için ideal ve güvenilir bir egzersiz formu olduğu ve abdominal kaslar üzerindeki etkisi ile DRA oluşumunu büyük ölçüde engellediği objektif olarak gösterildi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3) MULTİPL SKLEROZDA KLİNİK PİLATES:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">MS hastalarında kor stabilitenin azaldığı, postürde görülen bozulmalar ile boyun ve omuz ağrısının arttığı çalışmalarda gösterilmiştir. Klinik pilates egzersizlerinde birinci amaç kor stabilizasyonuna katılan derin postür kaslarını geliştirmektir. Geliştirilen kor stabilizasyonu ile ekstremite fonksiyonları, mobilite ve denge için avantaj sağlanır, ağrı azaltılır. Pilates eğitimi ile hem gövde stabilizasyonunda hem de diğer solunum kasları ile birlikte solunumda görev alan abdominal duvar kaslarının gelişmesi sağlanır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Son yıllarda yaygınlaşan ve birçok hasta ve sağlıklı birey tarafından yapılan pilates egzersizleri MS hasta grubunda da sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Literatürde klinik pilates eğitimi ile ilgili araştırmalar, sağlıklı bireylerde ya da nörolojik problemi olmayan yaşlı populasyonda yoğunluktadır. Pilates eğitiminin kor bölgesi kaslarını çalıştıran etkili bir egzersiz programı olarak gösterilmesine rağmen denge ve postüral kontrol üzerine etkilerini inceleyen çalışmaların yeterli olmadığı görülmektedir. Ayrıca uygun egzersiz seçimi, yeterli tedavi seansı ve süresi konusunda fikir birliği halen yoktur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4) SAĞLIKLI YETİŞKİNLERDE KLİNİK PİLATES EGZERSİZLERİNİN FİZİKSEL UYGUNLUK, PSİKOSOSYAL DURUM VE EGZERSİZ İNANIŞI ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ: RANDOMİZE KONTROLLÜ ÇALIŞMA:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışmanın amacı sağlıklı yetişkinlerde klinik pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk, psikososyal durum ve egzersiz inanışı üzerine etkisini incelemek ve klinik pilates temelli ev egzersiz programı ile karşılaştırmaktı. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çalışmaya 38 sağlıklı kadın (yaş ort.=29,99±7,16 yıl) dâhil edildi. Katılımcılar klinik pilates eğitimi grubu (n=19) ve klinik pilates temelli ev egzersiz grubu (n=19) olmak üzere randomize olarak iki gruba ayrıldı. Her iki grup haftada 3 gün, 8 hafta boyunca 24 seanslık egzersiz programını tamamladı. Fiziksel uygunluk modifiye pushup, mekik, otur-kalk, anterior köprü, lateral köprü, Biering-Sorensen, gövde fleksörleri endurans, kalk yürü ve 6 dk yürüme testleri ve vücut kitle indeksi (VKİ),bel kalça oranı (BKO) ölçümleri ile; psikososyal durum Sosyal Görünüş Kaygı Ölçeği (SGKO), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSO) ve Beden İmajı Ölçeği ile; egzersiz inanışı ise Egzersiz İnanışları Anketi ile değerlendirildi. Bütün değerlendirmeler program öncesi ve sonrası olmak üzere iki defa uygulandı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Klinik pilates eğitimi hem grup hem de ev egzersiz programı şeklinde yapıldığında fiziksel uygunluk ve egzersizin yararlarına olan inanışı arttırırken grup halinde yapılan klinik pilates eğitimi gövde kaslarının endurasını ve egzersiz inanışını arttırdı. Her iki yöntemin psikososyal durumun gelişimine benzer etki yarattığı görüldü.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5)</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kronik bel ağrısı olan yaşlı erişkinlerin tedavisinde Pilates yönteminin aerobik egzersizlere karşı etkinliği: randomize kontrollü bir deneme protokolü:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışmanın amacı, kronik nonspesifik bel ağrısı olan yaşlı erişkinlerin tedavisinde Pilates yönteminin aerobik egzersizlere kıyasla etkinliğini araştırmaktır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">65 ila 85 yaşları arasında kronik nonspesifik ağrısı olan yetmiş dört hasta, Pilates yöntemine dayalı egzersizlerle Pilates Grubuna (n = 37) ve koşu bandı aerobik egzersizi ile Aerobik Grubuna (n = 37) randomize edilecektir. Birincil sonuçlar, randomizasyondan sekiz hafta sonra değerlendirilen ağrı yoğunluğu ve genel sakatlık olacaktır. İkincil sonuçlar şunlar olacaktır: randomizasyondan altı ay sonra değerlendirilen ağrı yoğunluğu ve genel özürlülük; ve genel olarak algılanan iyileşme, spesifik sakatlık, dinamik denge, kas gücü (gluteus maximus, gluteus medius ve lateral kalça rotatörleri) ve basınç ağrısı eşiği randomizasyondan sekiz hafta ve altı ay sonra değerlendirildi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu çalışma, her iki tedaviyle de kronik bel ağrılı yaşlı erişkinlerde ağrıyı azaltma ve sonuç olarak denge ve işlevi iyileştirme potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, egzersizler daha çok gövde stabilizasyon kaslarını hedef aldığı için Pilates daha etkili olabilir. Bu çalışmanın sonuçları, kronik bel ağrısı olan yaşlı erişkinlerde Pilates ve aerobik egzersizin etkileri hakkında değerli bilgiler sağlayabilir ve hasta tercihine göre tedavi programının daha iyi seçilmesine katkıda bulunabilir.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">KAYNAKÇA</span></span><br />
<br />
1)Eliks M, Zgorzalewicz-Stachowiak M, Zeńczak-Praga K. Application of Pilates-based exercises in the treatment of chronic non-specific low back pain: state of the art. Postgrad Med J. 2019 Jan;95(1119):41-45. doi: 10.1136/postgradmedj-2018-135920. Epub 2019 Jan 12. PMID: 30636192; PMCID: PMC6581086.<br />
2)Katayıfçı, N. , Düger, T. &amp; Ünal, E. (2016). Sağlıklı bireylerde klinik Pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk üzerine etkisi . Journal of Exercise Therapy and Rehabilitation , 1 (1) , 17-25<br />
3)Yamato TP, Maher CG, Saragiotto BT, Hancock MJ, Ostelo RW, Cabral CM, Menezes Costa LC, Costa LO. Pilates for low back pain. Cochrane Database Syst Rev. 2015 Jul 2;2015(7):CD010265. doi: 10.1002/14651858.CD010265.pub2. PMID: 26133923; PMCID: PMC8078578.<br />
4)de Oliveira NTB, Ricci NA, Dos Santos Franco YR, Salvador EMES, Almeida ICB, Cabral CMN. Effectiveness of the Pilates method versus aerobic exercises in the treatment of older adults with chronic low back pain: a randomized controlled trial protocol. BMC Musculoskelet Disord. 2019 May 24;20(1):250. doi: 10.1186/s12891-019-2642-9. PMID: 31122227; PMCID: PMC6533704.<br />
5)Rrecaj-Malaj S, Beqaj S, Krasniqi V, Qorolli M, Tufekcievski A. Outcome of 24 Weeks of Combined Schroth and Pilates Exercises on Cobb Angle, Angle of Trunk Rotation, Chest Expansion, Flexibility and Quality of Life in Adolescents with Idiopathic Scoliosis. Med Sci Monit Basic Res. 2020 Apr 13;26:e920449. doi: 10.12659/MSMBR.920449. PMID: 32280133; PMCID: PMC7175951.<br />
6)Göker, B. Gebelerde klinik pilates egzersizlerinin abdominal kas kuvveti ve diastasis recti abdominis oluşumuna etkisinin değerlendirilmesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Yüksek Lisans Tezi, Ankara,2012<br />
7)Abasıyanık, Z. Multiple Sklerozda klinik pilates, Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu Nörolojik Fizyoterapi- Rehabilitasyon A.D, TFD Nörolojik Fizyoterapi Grubu Bülteni, Cilt/Vol:3 Sayı/Issue:3 Mart/March 2017<br />
8)Korkmaz, C. SAĞLIKLI YETİŞKİNLERDE KLİNİK PİLATES EGZERSİZLERİNİN FİZİKSEL UYGUNLUK, PSİKOSOSYAL DURUM VE EGZERSİZ İNANIŞI ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ: RANDOMİZE KONTROLLÜ ÇALIŞMA, Yüksek Lisans Tezi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hamilelikte güvenli akupunktur ve kuru iğneleme]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-hamilelikte-guvenli-akupunktur-ve-kuru-igneleme.html</link>
			<pubDate>Fri, 17 Jun 2022 19:14:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=430">busra_ssahinn</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-hamilelikte-guvenli-akupunktur-ve-kuru-igneleme.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: NexusSerif, Georgia,;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Safe acupuncture and dry needling during pregnancy: New Zealand physiotherapists’ opinion and practice</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-family: NexusSerif, Georgia,;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hamilelikte güvenli akupunktur ve kuru iğneleme: Yeni Zelandalı fizyoterapistlerin görüşü ve uygulaması</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">McDowell JM, Kohut SH, Betts D. Safe acupuncture and dry needling during pregnancy: New Zealand physiotherapists' opinion and practice. J Integr Med. 2019 Jan;17(1):30-37. doi: 10.1016/j.joim.2018.11.006. Epub 2018 Nov 28. PMID: 30528519.<br />
</span></span></span><br />
<br />
Hamile olan kadınların çoğu hamilelikle ilgili olmayan çeşitli sebeplerden  dolayı fizyoterapi ve akupunktur aramaktadırlar.Akupunktur Yeni Zelanda'da (NZ) 1982'den beri fizyoterapistler tarafından öğretilmekte ve uygulanmaktadır. Yeni Zelanda'daki fizyoterapistler Batı tıbbi akupunkturunu ve/veya geleneksel Çin akupunkturunu uygular. Kuru iğneleme (DN) veya tetik nokta iğneleme, bir miyofasyal tetik noktasını devre dışı bırakmak için bir iğnenin kısa süreli yerleştirilmesi uygulaması olarak bilinmekte ve Yeni Zelanda Fizyoterapi Akupunktur Derneği (PAANZ) tarafından akupunkturun bir bileşeni olarak öğretilmekte ve uygulanmaktadır. Yeni Zellanda fizyoterapistleri tarafından hamile kadınlar için sağlanan akupunktur tedavisi, benzer nörolojik ve kas-iskelet sistemi şikayetleri olan hamile olmayan kadınların tedavisine kıyasla “muhafazakar” olarak kabul edilmiştir . Yeni Zelanda'da herhangi bir olası düşük için “suçlanma korkusunun” fizyoterapi akupunktur uzmanlarının koruyucu, muhtemelen savunmacı uygulamalarına katkıda bulunduğu öne sürülmüştür . pratisyenlerinin Yeni Zelanda'da hamilelik sırasında kadınlara tedavi sunup sunmadığı veya hamileliğin erken sonlandırılması potansiyeli konusunda aynı endişelere sahip olup olmadıkları bilinmemektedir.Uluslararası olarak, uygulayıcılar arasındaki bu sakınma Çin'in gebelikte “yasak” akupunktur noktaları teorilerine ve erken gebelik kaybının yaygınlığına bağlanmıştır.  Düşük, klinik olarak tanınan tüm gebeliklerin en az %10'unda meydana gelir , ancak 2391 Yeni Zellanda 'lı kadından oluşan rastgele bir örneklemde, neredeyse üç gebe kadından birini etkileyen spontan düşük bildirmiştir . Bu erken gebelik kayıplarının yaklaşık %80'i ilk trimesterde meydana gelmiştir . Carr “pratisyenler arasındaki tartışmasız en büyük korkunun, bir hastanın düşük yapması veya erken doğum yapması ve akupunktur tedavisinin dernek tarafından suçlanması senaryosu” olduğunu belirtmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Son zamanlarda, hamilelik sırasında akupunkturun güvenliği, özellikle klasik “yasak” akupunktur noktalarının kullanımı, uluslararası akupunktur literatüründe tartışılmaktadır. Hamilelikte tarihsel olarak "yasak" noktalar, geleneksel Çin tıbbı (TCM) teorileri ve zor doğum için akupunktur kullanımından geliştirilen inançlarla ilgilidir. CV noktaları 3-15 gibi bazı “yasak” noktaların, daha sonraki trimesterlerde yanlışlıkla uterus penetrasyonuna neden olmak gibi bariz nedenleri vardır. Jianjing (GB21) gibi diğer "yasak" noktalar daha az belirgindir. Akupunktur veya DN kullanılarak baş, boyun ve omuz ağrısını tedavi etmek için sıklıkla uyarılır . Bununla birlikte, Çin tıbbında GB21, doğumun hızlandırılması, alıkonan plasentayı tedavi etme ve anne sütünün boşalmasını teşvik etme ile de ilişkilidir . Metinler arasında tespit edilen tutarsızlıklar, uygulayıcıların kafa karışıklığını daha da artırır. Carr, LU7'yi “yasak nokta” olarak listelerken, Deadman ve diğerleri kabul etmez . Diğerleri, uygulamada bu noktalardan kaçınılması nedeniyle, “yasak” noktaların doğruluğunun insan denemeleri kullanılarak kanıtlanmadığını öne sürmektedir. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu çalışmanın birincil amacı, hamile kadınlar için akupunktur ve DN sağlayan Yeni Zellanda'lı  fizyoterapistlerinin görüşlerini, uygulamalarını ve anlayış düzeylerini incelemekti. Anket, uygulayıcıların hamile kadınlara iğneleme sunmaya hazır olup olmadıklarını ve her üç aylık dönemde hangi klasik akupunktur noktalarının ve/veya tetik noktalarının güvenli olduğunu düşündüklerini araştırdı. Çalışma ayrıca akupunktur uygulayanlar ile DN uygulayanlar arasında görüş farklılıkları olup olmadığıyla da ilgilendi. Farklı kavram ve uygulamalardan yararlanmak için çoktan seçmeli sorular, bir hasta skeci ve açık sorular kullanılmıştır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu makalenin amaçları doğrultusunda, akupunktur (Batı ve geleneksel) ve DN, PAANZ Güvenli Akupunktur ve Kuru İğneleme Uygulaması Kılavuzuna göre tanımlanmıştır, çünkü bunlar NZ'deki çalışma grubuna aşina olan tanımlardır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Çalışma tasarımı</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu, Yeni Zellanda'lı fizyoterapistlerinin bir anketini ve görüşmelerini içeren karma yöntemli bir çalışmaydı. Anket sonuçları sağlandı ve nicel veriler betimsel olarak rapor edildi.  Görüşme verileri başka bir makalede ayrıca rapor edilecektir. Bu çalışma için etik onayı Auckland Teknoloji Üniversitesi Etik Kurulu tarafından 17/100 başvuru numarası ile verilmiştir. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Elektronik anketin geliştirilmesi</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">MEDLINE, AMED, CINAHL, PubMed, PEDro, DARE ve Cochrane Database of Systematic veri tabanlarını kullanarak literatür taraması. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Demografi</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yeni Zellanda'lı fizyoterapi akupunktur uzmanlarından ve/veya kuru iğneleyicilerden ankete katılmaya yönelik açık davette toplam 124 isimsiz EQ yanıtı alındı. “Uygun distal ve lokal akupunktur noktaları” ve skeç hastasının tedavisi için “tetik noktalar” ile ilgili açık sorular dışında, pratisyen katılımcılar için eksik veriler genel olarak düşüktü (%11). Katılımcıların yüzde elli beşi ve yüzde 51'i bu soruları sırasıyla atladı.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Tartışma</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Negatif defansif tıp, onlardan fayda görebilecek hastalarda riskli işlemlerden kaçınılması olarak tanımlanmıştır . Son araştırmalar, gebelikle ilgili şikayetleri akupunkturla tedavi ederken artan düşük veya erken doğum oranları göstermemektedir . Bununla birlikte, çağdaş literatürdeki  çelişkili görüşler, uygulayıcıların hamile kadınlara akupunktur önermeden önce tereddüt etmesine neden olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Çözüm</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bulgular, NZ fizyoterapi akupunktur uzmanları ve kuru iğneciler için, hamilelik sırasında özellikle LBP ve PGP olmak üzere kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları için kadınlara iğne tedavisi sunma konusunda temkinli bir isteklilik göstermektedir. Bununla birlikte, ciddi olumsuz olaylardan duyulan korkunun uygulamayı etkilediği görülmektedir. Hamile kadınlarda LBP ve PGP'nin etkili ve güvenli tedavisini gösteren büyük araştırmalarla, kadınlara kanıta dayalı ilgili bakımın sunulmadığı tartışılabilir.</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: NexusSerif, Georgia,;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Safe acupuncture and dry needling during pregnancy: New Zealand physiotherapists’ opinion and practice</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-family: NexusSerif, Georgia,;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hamilelikte güvenli akupunktur ve kuru iğneleme: Yeni Zelandalı fizyoterapistlerin görüşü ve uygulaması</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">McDowell JM, Kohut SH, Betts D. Safe acupuncture and dry needling during pregnancy: New Zealand physiotherapists' opinion and practice. J Integr Med. 2019 Jan;17(1):30-37. doi: 10.1016/j.joim.2018.11.006. Epub 2018 Nov 28. PMID: 30528519.<br />
</span></span></span><br />
<br />
Hamile olan kadınların çoğu hamilelikle ilgili olmayan çeşitli sebeplerden  dolayı fizyoterapi ve akupunktur aramaktadırlar.Akupunktur Yeni Zelanda'da (NZ) 1982'den beri fizyoterapistler tarafından öğretilmekte ve uygulanmaktadır. Yeni Zelanda'daki fizyoterapistler Batı tıbbi akupunkturunu ve/veya geleneksel Çin akupunkturunu uygular. Kuru iğneleme (DN) veya tetik nokta iğneleme, bir miyofasyal tetik noktasını devre dışı bırakmak için bir iğnenin kısa süreli yerleştirilmesi uygulaması olarak bilinmekte ve Yeni Zelanda Fizyoterapi Akupunktur Derneği (PAANZ) tarafından akupunkturun bir bileşeni olarak öğretilmekte ve uygulanmaktadır. Yeni Zellanda fizyoterapistleri tarafından hamile kadınlar için sağlanan akupunktur tedavisi, benzer nörolojik ve kas-iskelet sistemi şikayetleri olan hamile olmayan kadınların tedavisine kıyasla “muhafazakar” olarak kabul edilmiştir . Yeni Zelanda'da herhangi bir olası düşük için “suçlanma korkusunun” fizyoterapi akupunktur uzmanlarının koruyucu, muhtemelen savunmacı uygulamalarına katkıda bulunduğu öne sürülmüştür . pratisyenlerinin Yeni Zelanda'da hamilelik sırasında kadınlara tedavi sunup sunmadığı veya hamileliğin erken sonlandırılması potansiyeli konusunda aynı endişelere sahip olup olmadıkları bilinmemektedir.Uluslararası olarak, uygulayıcılar arasındaki bu sakınma Çin'in gebelikte “yasak” akupunktur noktaları teorilerine ve erken gebelik kaybının yaygınlığına bağlanmıştır.  Düşük, klinik olarak tanınan tüm gebeliklerin en az %10'unda meydana gelir , ancak 2391 Yeni Zellanda 'lı kadından oluşan rastgele bir örneklemde, neredeyse üç gebe kadından birini etkileyen spontan düşük bildirmiştir . Bu erken gebelik kayıplarının yaklaşık %80'i ilk trimesterde meydana gelmiştir . Carr “pratisyenler arasındaki tartışmasız en büyük korkunun, bir hastanın düşük yapması veya erken doğum yapması ve akupunktur tedavisinin dernek tarafından suçlanması senaryosu” olduğunu belirtmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Son zamanlarda, hamilelik sırasında akupunkturun güvenliği, özellikle klasik “yasak” akupunktur noktalarının kullanımı, uluslararası akupunktur literatüründe tartışılmaktadır. Hamilelikte tarihsel olarak "yasak" noktalar, geleneksel Çin tıbbı (TCM) teorileri ve zor doğum için akupunktur kullanımından geliştirilen inançlarla ilgilidir. CV noktaları 3-15 gibi bazı “yasak” noktaların, daha sonraki trimesterlerde yanlışlıkla uterus penetrasyonuna neden olmak gibi bariz nedenleri vardır. Jianjing (GB21) gibi diğer "yasak" noktalar daha az belirgindir. Akupunktur veya DN kullanılarak baş, boyun ve omuz ağrısını tedavi etmek için sıklıkla uyarılır . Bununla birlikte, Çin tıbbında GB21, doğumun hızlandırılması, alıkonan plasentayı tedavi etme ve anne sütünün boşalmasını teşvik etme ile de ilişkilidir . Metinler arasında tespit edilen tutarsızlıklar, uygulayıcıların kafa karışıklığını daha da artırır. Carr, LU7'yi “yasak nokta” olarak listelerken, Deadman ve diğerleri kabul etmez . Diğerleri, uygulamada bu noktalardan kaçınılması nedeniyle, “yasak” noktaların doğruluğunun insan denemeleri kullanılarak kanıtlanmadığını öne sürmektedir. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu çalışmanın birincil amacı, hamile kadınlar için akupunktur ve DN sağlayan Yeni Zellanda'lı  fizyoterapistlerinin görüşlerini, uygulamalarını ve anlayış düzeylerini incelemekti. Anket, uygulayıcıların hamile kadınlara iğneleme sunmaya hazır olup olmadıklarını ve her üç aylık dönemde hangi klasik akupunktur noktalarının ve/veya tetik noktalarının güvenli olduğunu düşündüklerini araştırdı. Çalışma ayrıca akupunktur uygulayanlar ile DN uygulayanlar arasında görüş farklılıkları olup olmadığıyla da ilgilendi. Farklı kavram ve uygulamalardan yararlanmak için çoktan seçmeli sorular, bir hasta skeci ve açık sorular kullanılmıştır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu makalenin amaçları doğrultusunda, akupunktur (Batı ve geleneksel) ve DN, PAANZ Güvenli Akupunktur ve Kuru İğneleme Uygulaması Kılavuzuna göre tanımlanmıştır, çünkü bunlar NZ'deki çalışma grubuna aşina olan tanımlardır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Çalışma tasarımı</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu, Yeni Zellanda'lı fizyoterapistlerinin bir anketini ve görüşmelerini içeren karma yöntemli bir çalışmaydı. Anket sonuçları sağlandı ve nicel veriler betimsel olarak rapor edildi.  Görüşme verileri başka bir makalede ayrıca rapor edilecektir. Bu çalışma için etik onayı Auckland Teknoloji Üniversitesi Etik Kurulu tarafından 17/100 başvuru numarası ile verilmiştir. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Elektronik anketin geliştirilmesi</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">MEDLINE, AMED, CINAHL, PubMed, PEDro, DARE ve Cochrane Database of Systematic veri tabanlarını kullanarak literatür taraması. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Demografi</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yeni Zellanda'lı fizyoterapi akupunktur uzmanlarından ve/veya kuru iğneleyicilerden ankete katılmaya yönelik açık davette toplam 124 isimsiz EQ yanıtı alındı. “Uygun distal ve lokal akupunktur noktaları” ve skeç hastasının tedavisi için “tetik noktalar” ile ilgili açık sorular dışında, pratisyen katılımcılar için eksik veriler genel olarak düşüktü (%11). Katılımcıların yüzde elli beşi ve yüzde 51'i bu soruları sırasıyla atladı.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Tartışma</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Negatif defansif tıp, onlardan fayda görebilecek hastalarda riskli işlemlerden kaçınılması olarak tanımlanmıştır . Son araştırmalar, gebelikle ilgili şikayetleri akupunkturla tedavi ederken artan düşük veya erken doğum oranları göstermemektedir . Bununla birlikte, çağdaş literatürdeki  çelişkili görüşler, uygulayıcıların hamile kadınlara akupunktur önermeden önce tereddüt etmesine neden olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color">Çözüm</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bulgular, NZ fizyoterapi akupunktur uzmanları ve kuru iğneciler için, hamilelik sırasında özellikle LBP ve PGP olmak üzere kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları için kadınlara iğne tedavisi sunma konusunda temkinli bir isteklilik göstermektedir. Bununla birlikte, ciddi olumsuz olaylardan duyulan korkunun uygulamayı etkilediği görülmektedir. Hamile kadınlarda LBP ve PGP'nin etkili ve güvenli tedavisini gösteren büyük araştırmalarla, kadınlara kanıta dayalı ilgili bakımın sunulmadığı tartışılabilir.</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[GERİATRİK REHABİLİTASYON VE KRONİK AĞRI]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-geriatrik-rehabilitasyon-ve-kronik-agri.html</link>
			<pubDate>Sat, 07 May 2022 11:23:25 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=1093">Yuksel</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-geriatrik-rehabilitasyon-ve-kronik-agri.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">GERİATRİK REHABİLİTASYON VE KRONİK AĞRI</span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yirmi birinci yüzyıl ile birlikte gelişen en önemli kavram; ‘toplumların yaşlanması’dır. Gelişmiş ülkelerdeki hızla artan yaşlı nüfus beraberinde artan sağlık problemlerini de doğurmuştur. Bu sebeple yaşlılıkla ilgili çalışmalar ve rehabilitasyon programları geriatrinin temelini oluşturmuşlardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlılardaki süreğen hastalıklar, yaşam kalitesinde azalmaya ve ciddi boyutlara varan sağlık harcamalarına neden olarak ekonomik açıdan da ağır bir yük oluşturmaya devam etmektedir.  Hastalık ve yeti yitimi gibi risklerin yaşlı insanlarda belirgin bir artış göstermesine rağmen sağlığın bozulması yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Bu sebeple bu risk faktörlerini ortadan kaldırmak için erken tedavi ve rehabilitasyon gereklidir.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/k9okijj.jpg" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: k9okijj.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlanma süreci çok etmenli bir süreç olmakla beraber birçok sistem etkilenir. Bu sistemler; kas- iskelet sistemi, sinir sistemi, kardiyovasküler sistem, endokrin sistem, gastrointestinal sistem olmak üzere insan metabolizması açısından temel sistemlerdir. Bu sistemlerin etkilenmesiyle beraber çeşitli fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Yaşlılıkta meydana gelen fizyolojik değişiklikler;</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Maksimal efor sırasında ortaya çıkan organ ve sistemlerin rezerv kapasitelerinde düşme,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Termoregülatör sistem ve baroreseptörlerin etkilenmesiyle homeostazik dengenin bozulması,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Çevresel adaptasyon yeteneklerinde azalma,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Hastalanma ve yaralanmalara duyarlılıkta artış.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bunlara ek olarak birçok fiziksel etkilenimde eşlik eder. Bunlara örnek olarak;</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Dorsal kifoz ve göğüs çevresi artar,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Postüral hipotansiyon gelişebilir,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Başın öne tilti ve servikal omurga ekstansiyonu artar,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Alt ekstremitede kalça ve diz fleksiyonu artar,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Bu postüral değişiklikler, reflekslerin yavaşlaması, reaksiyon zamanının uzaması nedeniyle ayakta durma dengesi bozulmaktadır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">KRONİK AĞRI</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Periferik, santral ya da psişik nedenlerden kaynaklanan kronik ağrı, yaşlılarda görülen en sık ve en önemli sakatlık nedenlerinden biridir. Yapılan bir çalışmada, geriatrik hastaların %71-83 ünde günlük yaşam aktivitelerini bozan veya yaşam kalitesini etkileyen bir ağrı olduğu saptanmıştır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kronik ağrı, yaşlı yetişkinler (&gt; 65 yaş) arasında en yaygın sağlık koşullarından biridir ve önemli sakatlık ile ilişkilidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlı erişkinlerde kronik ağrı hareketliliği azaltır, depresyon ve anksiyete ile ilişkilidir ve ailevi ve sosyal ilişkileri bozabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlı erişkinlerde kronik ağrının tedavisi karmaşıktır ve ağrı döngüsünü kırmak için farmakolojik müdahaleleri, fiziksel rehabilitasyonu ve girişimsel prosedürleri içeren çok yönlü bir yaklaşımı içermelidir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Yaşlı Yetişkinlerde Kronik Ağrının Yaygın Nedenleri</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kronik ağrının yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olduğuna dair yaygın bir inanç vardır.  Kronik ağrı, yaşlı popülasyonda yüksek bir prevalansa sahiptir ve %50'nin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir ve yaşlı bireylerin %70'i birden fazla bölgede ağrıyı onaylamaktadır. Yaşlı yetişkinleri etkileyen en yaygın ağrılı durumlar artritle ilişkilidir, ancak aynı zamanda ağrıyla da sonuçlanabilen kronik sistemik hastalık insidansı (örneğin diyabetik komplikasyonlar, kansere bağlı ağrı, inme sonrası ağrı) yaşlı bireyler arasında da yüksektir.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ch0fb5q.jpg" loading="lazy"  width="300" height="400" alt="[Resim: ch0fb5q.jpg]" class="mycode_img img-responsive" />  <img src="https://i.hizliresim.com/a7oqh1d.jpg" loading="lazy"  width="300" height="400" alt="[Resim: a7oqh1d.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Kronik Ağrı Yönetimi</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tedaviye genel değerlendirme ile başlamak doğrudur. Bunu farmakolojik tadavi, fiziksel ve psikolojik rehabilitasyonun takip ettiği multidisipliner bir yaklaşım izlemesi gereklidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Farmakolojik tedavi olarak NSAII yani prostoglandin sentezini inhibe ederek işlev gören ateş düşürücü ve iltihap önleyici ilaçlardır. Bunun yanında ağrı mekanizmasını önleyen antidepresanlar ve diğer analjezikler ağrı tedavisinde kullanılır.</span><br />
<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/6v1y5fw.jpg" loading="lazy"  width="400" height="300" alt="[Resim: 6v1y5fw.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Yaşlı Erişkinlerde Ağrı Tedavisinde Rehabilitasyon/Fizik Tedavinin Rolü</span></span></span><br />
</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlanma ile birlikte kas-iskelet sisteminde birçok başka değişiklik tanımlanmıştır; mitokondrinin fonksiyonel azalması (dayanıklılığın azalması), agonist-antagonist kas gruplarının birlikte aktivasyonunun artması; İleri yaştaki hastalarda göz önünde bulundurulması gereken diğer önemli fizyolojik değişiklikler arasında dejeneratif eklem hastalığından kaynaklanan eklem hareket açıklığında azalma, osteoartritten kaynaklanan kemik kırılganlığı, azalmış kardiyo-pulmoner kompliyans ve azalmış duyu keskinliği yer alır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rehabilitasyonun birincil amacı, tipik olarak altta yatan patofizyolojik etiyolojiye hitap eden modaliteler (örn. dejeneratif lomber spondiloz için kor güçlendirme ve stabilizasyon egzersizleri) yoluyla gerçekleştirilen bozukluğu (fizyolojik veya anatomik yapı veya fonksiyon kaybı) iyileştirmektir. Bununla birlikte, bozulmayı iyileştirme olasılığı düşük olduğunda, rehabilitasyon bunun yerine hastanın sakatlığını iyileştirmeye odaklanmalıdır (bozukluktan kaynaklanan bir aktiviteyi gerçekleştirme yeteneğindeki kısıtlama). </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bozulma iyileşmeye uygun olduğunda, çoklu tedavi yöntemlerinin kas-iskelet fonksiyonunu iyileştirdiği ve sonuçları iyileştirdiği gösterilmiştir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kuvvet antrenmanı odaklı fizik tedavi programları, yaşlı popülasyonda genel hareketliliği, dengeyi ve fiziksel işlevi iyileştirmede özellikle etkilidir. Örneğin,dirence dayalı güçlendirme terapileri, birincil tanısı kalça veya diz osteoartriti olan yaşlı bireylerde hasta tarafından bildirilen ağrı sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirmiştir</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Egzersiz programı olarak;</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlı popülasyonda çeşitli aktif terapötik modaliteler yelpazesinde benzer fonksiyonel iyileşme bildirilmiştir. Yüksek yoğunluklu güçlendirmeye (maksimum tek tekrarın %80'inde 8 tekrar) ve düşük yoğunluklu güçlendirmeye (maksimum tek tekrarın %50'sinde 13 tekrar) odaklanan rejimler, 60 yaş ve üstü bireylerde yapılan bir çalışmada dayanıklılık ve işlevde benzer gelişme göstermiştir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Daha eski olarak, T'ai Chi ve Aqua-aerobik rejimleri gibi düşük etkili modaliteler, düzenli ve tutarlı bir temelde uygulandığında dengeyi ve kas-iskelet fonksiyonunu orta düzeyde iyileştirebilir. </span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/2dcnoh7.jpg" loading="lazy"  width="400" height="200" alt="[Resim: 2dcnoh7.jpg]" class="mycode_img img-responsive" />        <img src="https://i.hizliresim.com/j4nh03r.gif" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: j4nh03r.gif]" class="mycode_img img-responsive" />   <br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ağrı, duygudurum, uyku, biliş ve işlev dahil olmak üzere yaşamın tüm yönlerini etkileyebilen karmaşık bir biyopsikososyal hastalıktır. Bu, bu bölgelerdeki sorunlara katkıda bulunan eşlik eden hastalıkları olan veya kronik ağrı riskini artıran ameliyatlar geçirebilecek yaşlı yetişkinler için özellikle zordur. Kronik ağrıyı tedavi etmek için multidisipliner bir yaklaşım kullanmak en etkili olanıdır ve tedavi planları multimodal ilaç seçeneklerini, fizik tedaviyi, ağrı psikolojisini ve uygun şekilde seçilmiş müdahaleleri içermelidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ağrı, çeşitli nedenlerle geriatrik popülasyonda genellikle yetersiz tedavi edilir. İlk olarak, birçok uygulayıcı ve hasta, ağrının yaşlanmanın beklenen ve doğal bir sonucu olduğu yanılgısına sahiptir. İkincisi, birçok yaşlı hastada görme veya işitme kaybı gibi fiziksel bozukluklar veya konfüzyon, hafıza kaybı veya net iletişimi engelleyen bunama gibi bilişsel bozukluklar vardır. 3 Üçüncüsü, solunum depresyonu, bağımlılık da dahil olmak üzere opioidlerin yan etkilerine ilişkin uygulayıcının veya hastanın endişeleri ve düşmeler, genellikle belirtilen tedavilere bir engel oluşturur. Dördüncüsü, yaşlılar tarafından çeşitli diğer tıbbi durumların tedavisinde tipik olarak kullanılan çok sayıda ilaç nedeniyle, ilaç-ilaç etkileşimleri ve çoklu eczane hakkında endişeler vardır. 5 Son olarak, hasta, yaklaşan ölümü, otonomi kaybını temsil edebileceği veya daha fazla tedavi veya test gerektirebileceği korkusundan dolayı ağrıyı sıklıkla eksik bildirir. 1 Neyse ki, sağlık hizmeti sağlayıcıları geriatrik popülasyonda ağrı kontrolünün benzersiz yönlerini daha iyi anlayabilir ve yaşam kalitesini büyük ölçüde iyileştirebilir.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/4e6q37s.jpg" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: 4e6q37s.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://i.hizliresim.com/hpptua3.jpg" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: hpptua3.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://i.hizliresim.com/73cld26.jpg" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: 73cld26.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bazı farmakolojik olmayan tedavi seçenekleri arasında fizik tedavi, osteopatik manipülasyon, masaj terapisi, TENS üniteleri, akupunktur, biofeedback, bilişsel davranışçı terapi ve psikoterapi yer alır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlılarda yaşanan kronik ağrıların çoğu, genel olarak kansere bağlı ağrı ve kanser dışı ağrı olarak kategorize edilebilir. Kanser ağrısı, birçok benzersiz yönü beraberinde taşır ve bu derlemenin kapsamı dışındadır. Yaşlılarda kanser dışı ağrının en yaygın etiyolojileri artrit (osteoartrit ve romatoid) ve postherpetik nevraljidir (PHN). Ağrıyı etkili bir şekilde tanımak ve tedavi etmek için ağrının değerlendirilmesi önemlidir. Ağrının kendi kendine rapor edilmesi, ağrının varlığını ve yoğunluğunu ölçmenin en doğru yolu olarak kabul edilir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ağrı, geriatrik hastaların yaşam kalitesinde ciddi bir taviz verebilir ve verir ve çoğu durumda bağımsızlığı sınırlar veya tamamen sona erdirir. Ağrının güvenli ve etkili tedavisine ilişkin olarak, uygun değerlendirme, çoklu komorbid durumlar, değişen fizyoloji ve çoklu ilaç kullanımı gibi üstesinden gelinmesi gereken önemli engeller vardır. Uygulayıcılar, bu zorlukları anlayarak, tedavi modalitelerinin uygun kullanımı ve tedaviye multidisipliner bir yaklaşım kullanarak daha iyi ağrı kontrolü sağlamaya yardımcı olabilirler.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"> Fizik Tedavi Yaklaşımlarının Geriatride Kullanım Endikasyonları</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Ağrının giderilmesi</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Eklem hareket genişliklerinin arttırılması</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Motor gücün arttırılması</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Becerilerin geliştirilmesi</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Dayanıklılığın arttırılması</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşlılarda fizik tedavi modalitelerinin kullanılması</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Sıcak veya soğuk uygulama: sıcak uygulama analjezi ve kas spazmını önler ayrıca eklem kontraktürleini açmada kullanılır. Soğuk uygulama olarak buz masajı, soğuk spreylerveya soğuk banyolar analjezi ve anestezi amacıyla postravmatik ödemi, kas spazmını ve spastisitesi olanlarda kullanılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Elektrik stimülasyonu: kas atrofisini geciktirmek, sklerozu önlemek, lokal dolaşımı arttırmak amaçlarıyla kullanılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• TENS: tüm kronik ve postoperatif ağrılarda kullanılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Manipülasyon: servikal ve lumbal disk hernilerinde, adeziv kapsülitte sıklıkla kullanlır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Biofeedback: stres ve anksiyeteye bağlı hipertonisite, üst motor nöron hastalıklarında çözüm olarak kullanılır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">REHABİLİTASYON</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rehabilitasyon programı fonksiyonel durumun yanı sıra hastanın nörolojik durumuna, eklem hareketliliğine, kas gücüne ve aerobik kapasitesine göre düzenlenir. </span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Submaksimal aerobik egzersizler, yaşlılar için en uygun egzersiz tipidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• İzotonik ve izokinetik egzersizler seçilmelidir. Çünkü izometrik egzersizler, kan basıncını arttırarak kardiyovasküler sisteme binen ek yüke neden olmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Aralıklı çalışma: kısa egzersiz, uzun dinlenme dönemlerinden oluşan program uygulanmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Tüm kas grupları aktiviteye katılmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kompleks egzersizlerden kaçınılmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Isınma ve gevşeme programa katılmalıdır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Etkin bir rehabilitasyonla, hastanın kalan ömründe yaşam kalitesinin arttırılması, günlük yaşam aktivitelerinde ve ambulasyonda bağımsız olması ve toplumsal yaşamdan uzak kalmaması sağlanabilir.</span><br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rehabilitasyonun temel amacı ise yaşama yıllar değil, yıllara yaşam katarak hastanın YAŞAM KALİTESİ’ni yükseltmektir.</span></div>
<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ip5bsgb.jpg" loading="lazy"  width="337" height="400" alt="[Resim: ip5bsgb.jpg]" class="mycode_img img-responsive" />  <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">KAYNAKÇA </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON Candan ALGUN / Nobel Tıp Kitapevi</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Geriatrik rehabilitasyon sunumu Dr. Asuman DOĞAN</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Chronic Pain Management in the Elderly Josianna Schwan, MD, Joseph Sclafani, MD, and Vivianne L. Tawfik, MD Ph</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Pain Management in the Geriatric Population Robert Borsheski, DO and Quinn L. Johnson, MD </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">GERİATRİK REHABİLİTASYON VE KRONİK AĞRI</span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yirmi birinci yüzyıl ile birlikte gelişen en önemli kavram; ‘toplumların yaşlanması’dır. Gelişmiş ülkelerdeki hızla artan yaşlı nüfus beraberinde artan sağlık problemlerini de doğurmuştur. Bu sebeple yaşlılıkla ilgili çalışmalar ve rehabilitasyon programları geriatrinin temelini oluşturmuşlardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlılardaki süreğen hastalıklar, yaşam kalitesinde azalmaya ve ciddi boyutlara varan sağlık harcamalarına neden olarak ekonomik açıdan da ağır bir yük oluşturmaya devam etmektedir.  Hastalık ve yeti yitimi gibi risklerin yaşlı insanlarda belirgin bir artış göstermesine rağmen sağlığın bozulması yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Bu sebeple bu risk faktörlerini ortadan kaldırmak için erken tedavi ve rehabilitasyon gereklidir.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/k9okijj.jpg" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: k9okijj.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlanma süreci çok etmenli bir süreç olmakla beraber birçok sistem etkilenir. Bu sistemler; kas- iskelet sistemi, sinir sistemi, kardiyovasküler sistem, endokrin sistem, gastrointestinal sistem olmak üzere insan metabolizması açısından temel sistemlerdir. Bu sistemlerin etkilenmesiyle beraber çeşitli fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Yaşlılıkta meydana gelen fizyolojik değişiklikler;</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Maksimal efor sırasında ortaya çıkan organ ve sistemlerin rezerv kapasitelerinde düşme,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Termoregülatör sistem ve baroreseptörlerin etkilenmesiyle homeostazik dengenin bozulması,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Çevresel adaptasyon yeteneklerinde azalma,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Hastalanma ve yaralanmalara duyarlılıkta artış.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bunlara ek olarak birçok fiziksel etkilenimde eşlik eder. Bunlara örnek olarak;</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Dorsal kifoz ve göğüs çevresi artar,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Postüral hipotansiyon gelişebilir,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Başın öne tilti ve servikal omurga ekstansiyonu artar,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Alt ekstremitede kalça ve diz fleksiyonu artar,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Bu postüral değişiklikler, reflekslerin yavaşlaması, reaksiyon zamanının uzaması nedeniyle ayakta durma dengesi bozulmaktadır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">KRONİK AĞRI</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Periferik, santral ya da psişik nedenlerden kaynaklanan kronik ağrı, yaşlılarda görülen en sık ve en önemli sakatlık nedenlerinden biridir. Yapılan bir çalışmada, geriatrik hastaların %71-83 ünde günlük yaşam aktivitelerini bozan veya yaşam kalitesini etkileyen bir ağrı olduğu saptanmıştır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kronik ağrı, yaşlı yetişkinler (&gt; 65 yaş) arasında en yaygın sağlık koşullarından biridir ve önemli sakatlık ile ilişkilidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlı erişkinlerde kronik ağrı hareketliliği azaltır, depresyon ve anksiyete ile ilişkilidir ve ailevi ve sosyal ilişkileri bozabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlı erişkinlerde kronik ağrının tedavisi karmaşıktır ve ağrı döngüsünü kırmak için farmakolojik müdahaleleri, fiziksel rehabilitasyonu ve girişimsel prosedürleri içeren çok yönlü bir yaklaşımı içermelidir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Yaşlı Yetişkinlerde Kronik Ağrının Yaygın Nedenleri</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kronik ağrının yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olduğuna dair yaygın bir inanç vardır.  Kronik ağrı, yaşlı popülasyonda yüksek bir prevalansa sahiptir ve %50'nin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir ve yaşlı bireylerin %70'i birden fazla bölgede ağrıyı onaylamaktadır. Yaşlı yetişkinleri etkileyen en yaygın ağrılı durumlar artritle ilişkilidir, ancak aynı zamanda ağrıyla da sonuçlanabilen kronik sistemik hastalık insidansı (örneğin diyabetik komplikasyonlar, kansere bağlı ağrı, inme sonrası ağrı) yaşlı bireyler arasında da yüksektir.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ch0fb5q.jpg" loading="lazy"  width="300" height="400" alt="[Resim: ch0fb5q.jpg]" class="mycode_img img-responsive" />  <img src="https://i.hizliresim.com/a7oqh1d.jpg" loading="lazy"  width="300" height="400" alt="[Resim: a7oqh1d.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Kronik Ağrı Yönetimi</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tedaviye genel değerlendirme ile başlamak doğrudur. Bunu farmakolojik tadavi, fiziksel ve psikolojik rehabilitasyonun takip ettiği multidisipliner bir yaklaşım izlemesi gereklidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Farmakolojik tedavi olarak NSAII yani prostoglandin sentezini inhibe ederek işlev gören ateş düşürücü ve iltihap önleyici ilaçlardır. Bunun yanında ağrı mekanizmasını önleyen antidepresanlar ve diğer analjezikler ağrı tedavisinde kullanılır.</span><br />
<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/6v1y5fw.jpg" loading="lazy"  width="400" height="300" alt="[Resim: 6v1y5fw.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Yaşlı Erişkinlerde Ağrı Tedavisinde Rehabilitasyon/Fizik Tedavinin Rolü</span></span></span><br />
</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlanma ile birlikte kas-iskelet sisteminde birçok başka değişiklik tanımlanmıştır; mitokondrinin fonksiyonel azalması (dayanıklılığın azalması), agonist-antagonist kas gruplarının birlikte aktivasyonunun artması; İleri yaştaki hastalarda göz önünde bulundurulması gereken diğer önemli fizyolojik değişiklikler arasında dejeneratif eklem hastalığından kaynaklanan eklem hareket açıklığında azalma, osteoartritten kaynaklanan kemik kırılganlığı, azalmış kardiyo-pulmoner kompliyans ve azalmış duyu keskinliği yer alır. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rehabilitasyonun birincil amacı, tipik olarak altta yatan patofizyolojik etiyolojiye hitap eden modaliteler (örn. dejeneratif lomber spondiloz için kor güçlendirme ve stabilizasyon egzersizleri) yoluyla gerçekleştirilen bozukluğu (fizyolojik veya anatomik yapı veya fonksiyon kaybı) iyileştirmektir. Bununla birlikte, bozulmayı iyileştirme olasılığı düşük olduğunda, rehabilitasyon bunun yerine hastanın sakatlığını iyileştirmeye odaklanmalıdır (bozukluktan kaynaklanan bir aktiviteyi gerçekleştirme yeteneğindeki kısıtlama). </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bozulma iyileşmeye uygun olduğunda, çoklu tedavi yöntemlerinin kas-iskelet fonksiyonunu iyileştirdiği ve sonuçları iyileştirdiği gösterilmiştir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kuvvet antrenmanı odaklı fizik tedavi programları, yaşlı popülasyonda genel hareketliliği, dengeyi ve fiziksel işlevi iyileştirmede özellikle etkilidir. Örneğin,dirence dayalı güçlendirme terapileri, birincil tanısı kalça veya diz osteoartriti olan yaşlı bireylerde hasta tarafından bildirilen ağrı sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirmiştir</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Egzersiz programı olarak;</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlı popülasyonda çeşitli aktif terapötik modaliteler yelpazesinde benzer fonksiyonel iyileşme bildirilmiştir. Yüksek yoğunluklu güçlendirmeye (maksimum tek tekrarın %80'inde 8 tekrar) ve düşük yoğunluklu güçlendirmeye (maksimum tek tekrarın %50'sinde 13 tekrar) odaklanan rejimler, 60 yaş ve üstü bireylerde yapılan bir çalışmada dayanıklılık ve işlevde benzer gelişme göstermiştir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Daha eski olarak, T'ai Chi ve Aqua-aerobik rejimleri gibi düşük etkili modaliteler, düzenli ve tutarlı bir temelde uygulandığında dengeyi ve kas-iskelet fonksiyonunu orta düzeyde iyileştirebilir. </span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/2dcnoh7.jpg" loading="lazy"  width="400" height="200" alt="[Resim: 2dcnoh7.jpg]" class="mycode_img img-responsive" />        <img src="https://i.hizliresim.com/j4nh03r.gif" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: j4nh03r.gif]" class="mycode_img img-responsive" />   <br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ağrı, duygudurum, uyku, biliş ve işlev dahil olmak üzere yaşamın tüm yönlerini etkileyebilen karmaşık bir biyopsikososyal hastalıktır. Bu, bu bölgelerdeki sorunlara katkıda bulunan eşlik eden hastalıkları olan veya kronik ağrı riskini artıran ameliyatlar geçirebilecek yaşlı yetişkinler için özellikle zordur. Kronik ağrıyı tedavi etmek için multidisipliner bir yaklaşım kullanmak en etkili olanıdır ve tedavi planları multimodal ilaç seçeneklerini, fizik tedaviyi, ağrı psikolojisini ve uygun şekilde seçilmiş müdahaleleri içermelidir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ağrı, çeşitli nedenlerle geriatrik popülasyonda genellikle yetersiz tedavi edilir. İlk olarak, birçok uygulayıcı ve hasta, ağrının yaşlanmanın beklenen ve doğal bir sonucu olduğu yanılgısına sahiptir. İkincisi, birçok yaşlı hastada görme veya işitme kaybı gibi fiziksel bozukluklar veya konfüzyon, hafıza kaybı veya net iletişimi engelleyen bunama gibi bilişsel bozukluklar vardır. 3 Üçüncüsü, solunum depresyonu, bağımlılık da dahil olmak üzere opioidlerin yan etkilerine ilişkin uygulayıcının veya hastanın endişeleri ve düşmeler, genellikle belirtilen tedavilere bir engel oluşturur. Dördüncüsü, yaşlılar tarafından çeşitli diğer tıbbi durumların tedavisinde tipik olarak kullanılan çok sayıda ilaç nedeniyle, ilaç-ilaç etkileşimleri ve çoklu eczane hakkında endişeler vardır. 5 Son olarak, hasta, yaklaşan ölümü, otonomi kaybını temsil edebileceği veya daha fazla tedavi veya test gerektirebileceği korkusundan dolayı ağrıyı sıklıkla eksik bildirir. 1 Neyse ki, sağlık hizmeti sağlayıcıları geriatrik popülasyonda ağrı kontrolünün benzersiz yönlerini daha iyi anlayabilir ve yaşam kalitesini büyük ölçüde iyileştirebilir.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/4e6q37s.jpg" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: 4e6q37s.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://i.hizliresim.com/hpptua3.jpg" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: hpptua3.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://i.hizliresim.com/73cld26.jpg" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: 73cld26.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bazı farmakolojik olmayan tedavi seçenekleri arasında fizik tedavi, osteopatik manipülasyon, masaj terapisi, TENS üniteleri, akupunktur, biofeedback, bilişsel davranışçı terapi ve psikoterapi yer alır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaşlılarda yaşanan kronik ağrıların çoğu, genel olarak kansere bağlı ağrı ve kanser dışı ağrı olarak kategorize edilebilir. Kanser ağrısı, birçok benzersiz yönü beraberinde taşır ve bu derlemenin kapsamı dışındadır. Yaşlılarda kanser dışı ağrının en yaygın etiyolojileri artrit (osteoartrit ve romatoid) ve postherpetik nevraljidir (PHN). Ağrıyı etkili bir şekilde tanımak ve tedavi etmek için ağrının değerlendirilmesi önemlidir. Ağrının kendi kendine rapor edilmesi, ağrının varlığını ve yoğunluğunu ölçmenin en doğru yolu olarak kabul edilir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ağrı, geriatrik hastaların yaşam kalitesinde ciddi bir taviz verebilir ve verir ve çoğu durumda bağımsızlığı sınırlar veya tamamen sona erdirir. Ağrının güvenli ve etkili tedavisine ilişkin olarak, uygun değerlendirme, çoklu komorbid durumlar, değişen fizyoloji ve çoklu ilaç kullanımı gibi üstesinden gelinmesi gereken önemli engeller vardır. Uygulayıcılar, bu zorlukları anlayarak, tedavi modalitelerinin uygun kullanımı ve tedaviye multidisipliner bir yaklaşım kullanarak daha iyi ağrı kontrolü sağlamaya yardımcı olabilirler.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"> Fizik Tedavi Yaklaşımlarının Geriatride Kullanım Endikasyonları</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Ağrının giderilmesi</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Eklem hareket genişliklerinin arttırılması</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Motor gücün arttırılması</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Becerilerin geliştirilmesi</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Dayanıklılığın arttırılması</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşlılarda fizik tedavi modalitelerinin kullanılması</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Sıcak veya soğuk uygulama: sıcak uygulama analjezi ve kas spazmını önler ayrıca eklem kontraktürleini açmada kullanılır. Soğuk uygulama olarak buz masajı, soğuk spreylerveya soğuk banyolar analjezi ve anestezi amacıyla postravmatik ödemi, kas spazmını ve spastisitesi olanlarda kullanılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Elektrik stimülasyonu: kas atrofisini geciktirmek, sklerozu önlemek, lokal dolaşımı arttırmak amaçlarıyla kullanılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• TENS: tüm kronik ve postoperatif ağrılarda kullanılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Manipülasyon: servikal ve lumbal disk hernilerinde, adeziv kapsülitte sıklıkla kullanlır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Biofeedback: stres ve anksiyeteye bağlı hipertonisite, üst motor nöron hastalıklarında çözüm olarak kullanılır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">REHABİLİTASYON</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rehabilitasyon programı fonksiyonel durumun yanı sıra hastanın nörolojik durumuna, eklem hareketliliğine, kas gücüne ve aerobik kapasitesine göre düzenlenir. </span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Submaksimal aerobik egzersizler, yaşlılar için en uygun egzersiz tipidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• İzotonik ve izokinetik egzersizler seçilmelidir. Çünkü izometrik egzersizler, kan basıncını arttırarak kardiyovasküler sisteme binen ek yüke neden olmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Aralıklı çalışma: kısa egzersiz, uzun dinlenme dönemlerinden oluşan program uygulanmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Tüm kas grupları aktiviteye katılmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kompleks egzersizlerden kaçınılmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Isınma ve gevşeme programa katılmalıdır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Etkin bir rehabilitasyonla, hastanın kalan ömründe yaşam kalitesinin arttırılması, günlük yaşam aktivitelerinde ve ambulasyonda bağımsız olması ve toplumsal yaşamdan uzak kalmaması sağlanabilir.</span><br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rehabilitasyonun temel amacı ise yaşama yıllar değil, yıllara yaşam katarak hastanın YAŞAM KALİTESİ’ni yükseltmektir.</span></div>
<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ip5bsgb.jpg" loading="lazy"  width="337" height="400" alt="[Resim: ip5bsgb.jpg]" class="mycode_img img-responsive" />  <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">KAYNAKÇA </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON Candan ALGUN / Nobel Tıp Kitapevi</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Geriatrik rehabilitasyon sunumu Dr. Asuman DOĞAN</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Chronic Pain Management in the Elderly Josianna Schwan, MD, Joseph Sclafani, MD, and Vivianne L. Tawfik, MD Ph</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Pain Management in the Geriatric Population Robert Borsheski, DO and Quinn L. Johnson, MD </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fasya Dokusu ve Tedavi Yöntemleri]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-fasya-dokusu-ve-tedavi-yontemleri.html</link>
			<pubDate>Thu, 10 Mar 2022 10:12:33 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=1093">Yuksel</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-fasya-dokusu-ve-tedavi-yontemleri.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">Fasya Dokusu ve Klinik Önemi</span></span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Fasya Nedir?</span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/tft3s9w.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: tft3s9w.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasya, Latincede ‘Fascia’ bant anlamına gelen, cilt altında yer alan, kasları ve diğer iç organları birbirine bağlayan; stabilize eden, çevreleyen ve ayıran öncelikle kollajenden oluşan bir bağ doku katmanıdır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayrıca fasya zengin sempatik inervasyonu ile postür ve hareket kabiliyetinin yapısal bileşeni, destek birimi ve çerçeve çatı sistemidir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Fasyanın Yapısı</span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/7m9356g.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 7m9356g.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kıkırdak, tendon, ligaman,disk ve fasya yoğun bağ dokudan oluşur. Fasya çok sayıda elastik ve bağ kollajen lifler üst üste, birbirinden bağımsız; vertikal, horizontal ve oblik düzlemlerde dokuyu sarark stres ve yükleri kaldırabilecek biçimde bir araya gelmişlerdir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Anatomisi olarak: Yüzeyel (süperfisyel) ve derin (deep) fasya olarak tanımlanır. Yüzeyel fasya deriyi alttaki dokularla birleştirirken derin fasya kas yüzeylerini kaplar ve ekstremitelerde kasların etrafında kesin bir kılıf oluşturur</span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Fasyanın Görevleri</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasya dokusunun lokal ve sistemik düzeyde görevleri bulunmaktadır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">LOKAL </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.Suspansiyon ve Proteksiyon: Her organı uygun yerde tutmayı sağlayacak bağlantı noktalarını bir arada tutarak içsel bütünlüğü sağlarlar. Periferik yapıların süspansiyonunda rol oynar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2.Retansiyon ve seperasyon: Enerjiyi absorbe ederek organ ve kasları şoklara ve ani basınç değişikliklerine karşı da korur. Rijitliği önleyip, mobiliteyi koruyarak, organların, kasların ve kas liflerinin birbirinin üzerinde kaymasına ve hareketlerin koordinasyonlarına izin verir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3. Şok ve basınç absorbsiyonu: Travmanın gücünü absorbe edip ve gücün farklı yönlere dağılımını sağlar.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">SİSTEMİK</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Destek ve iletişimi sağlar (tendon, ligament, kapsül)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Enerji depolar (kan, yağ dokusu)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kan ve lenfatik organların hücrelerini üretir (kemik iliği)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Onarım ve savunmaya destek olur (kan, lenf...)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Hücre büyümesi, farklılaşma ve göçünü sağlar</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Yapı materyalidir, biyomekanik destek sağlar</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Mikroorganizmalara karşı bariyer görevi oluşturur</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Propriyoseptif ve nosiseptif reseptörleri vardır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #b20080;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">FASYAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasya sağlık ve ağrı yönetiminin oldukça önemli bir parçasıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Normal şartlar altında fasya hareket eder ve gerilir. Bununla birlikte, fasya travma, kötü duruş, stres ve / veya iltihaplanma ile kısıtlanır. Sonuç olarak, kısıtlı fasya ağrıya neden olabilir. Bu kısıtlamaların kaldırılması, vücudun daha hareketli olmasını sağlar ve daha iyi kan akışına izin verir. Bu nedenle, kısıtlamalarını kaldırmak için birkaç farklı teknik kullanır. Kişinin şikayetleri fasya bozukluğundan kaynaklanıyorsa uygun manipulasyon teknikleri ile hareket ve vücut içi kuvvet aktarımları düzeltilebilir. Fasya tedavisi genelde kişinin yapacağı uygun egzersiz ve fizik tedavilerle desteklenir. Bazı fasyal tedaviler şu şekildedir;</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Fasyal distorsiyon  </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Miyofasyal gevşetme </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Fasya masajı</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Tetik nokta masajı</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/danehv0.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: danehv0.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Myofasyal Gevşetme</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Miyofasyal gevşetme, kaslara ve çevresindeki fasyaya mekanik uyarı yoluyla bütünsel olarak uygulanan bir manuel terapi yöntemidir. Vücuttaki kas ve fasya sisteminin değerlendirilmesi ve tedavisi için kapsamlı bir yaklaşımdır. Doku üzerine etki eden fiziksel tekniklerden biri olan ¨Miyofasiyal (miyo-bağ dokusal) gevşetme¨ (Manheim, 2008), günümüze kadar birçok sakatlık durumda kullanılagelmiş, Barnes (1997) tarafından fizik tedavi ve manipülatif tedavi çevrelerine yaygınlaşmıştır. Günümüzde ¨miyofasiyal gevşetme¨ tekniği olarak da tanımlanmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Teknik anlamda miyofasiyal gevşetme, bir terapi uzmanının yumuşak dokulara uyguladığı ve uygulanan kişinin kaslarındaki geri bildirim aşamasına yönelik olarak uygulama açısı, kuvveti ve süresi değişen, yumuşak dokulardaki kısıtlamaları ortadan kaldırmak için kullanılan aşamalı germe (stretch) olarak ifade edilmektedir (Manheim, 2008).</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/2mkd85d.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 2mkd85d.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Miyofasyal gevşetme, miyofasyal ağrı sendromu başta olmak üzere, sırt ağrısı, boyun ağrısı, bel ağrısı, fibromiyalji gibi kas-iskelet sisteminde problemi olan hastalarda, ağrıyı azaltmak ve hareketliliği artırmak amacıyla kullanılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Myofasyal gevşetme teknikleri şunlardır:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Medikal Masaj.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Aletli Yumuşak Doku Masajı</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Self Gevşetme Yöntemleri (Foam Roller)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• İskemik Kompresyonlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kuru İğne</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Myofasyal Ağrı Sendromunda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon hakkında detaylı bilgi için ;</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="https://www.fizyoplatforum.com/konu-miyofasyal-agri-sendromunda-fizyoterapi-ve-rehabilitasyon.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.fizyoplatforum.com/konu-miyo...asyon.html</a></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/p54cf5d.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: p54cf5d.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Fasyal Distorsiyon</span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/9gwsjdl.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 9gwsjdl.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasyal Distorsiyon Modeli (FDM) bedende oluşan rahatsızlıkların kaynağını 6 temel fasyal distorsiyonunun (bağ dokusunda meydana gelen şekil değişikliklerinin) bir veya birkaçının oluşmasının sonucu olarak görmektedir. Temelde tekrar tekrar gözlemlenen 6 farklı vücut dili (ağrı jestleri) ve rahatsızlık tanımı vardır.Yani hastanın şikayetleri ve tarifine göre problemin tanımına göre;bağ dokuda oluşan burkulma,gerilme ve şekil değişiklikleri tedavi edilir. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Fasya Masajı</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Miyofasyal Rahatlatma Masajı (MFR) – Myo (kas) fascia (fasya dokusu) terapi masajı olup fasyal meridyenlere yönelik uygulanan etkili bir tekniktir. MFR yumuşak doku mobilizasyonu, osteopati, fizik terapi, craniosacral terapi ve enerji çalışmaları gibi uygulamaların kombinasyonu bir terapi türüdür (6).</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/x12u5sj.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: x12u5sj.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasya masajı nasıl yapılır?</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Yavaş hareketlerle ve hafif baskı uygulanarak ellerle yapılan bir masaj türüdür. Bu yolla kolajen ve elastin liflerinin kendini yenilemesi fasyal yapının düzene girmesini sağlar.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Tetik Nokta Masajı</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kas liflerinin kasılmasını, uzayıp kısalan sarkomerler sağlar. Normal koşullar altında sarkomerler iki elin parmakları gibi iç içe geçerek ve açılarak kasılır ve gevşerler.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/cmohx3t.png" loading="lazy"  alt="[Resim: cmohx3t.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bazen bu sarkomerler cırt cırt bantlar gibi birine geçer ve açılmaz, gevşeyemez. Bu “düğüm” oluşturmuş kasılma alanları tetik nokta olarak adlandırılır. Burası, ip gibi ele gelen, sertleşmiş bir kas lifi demetinin (gergin kas bandı, miyofasyal gergin bant) üzerinde kurşun kalem silgisi büyüklüğünde sert alanlardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu noktaların veya bantların üzerine bastırmak üzerine basmak şiddetli ağrı ve hassasiyete neden olur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayrıca yayılım göstererek bulundukları yere bağlı olarak başta, kollarda, göğüste, sırtta, boyunda, belde ve bacaklarda uyuşma, karıncalanma, yayılan ağrı, sıcaklık hissi ve yanmaya neden olurlar. Bu durum yaygın olursa buna miyofasyal ağrı sendromu denir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu sertlikleri gidermek ve ağrılı durumu azaltmak için bu noktalara fizyoterapistler tarafından masaj , enjeksiyonlar gibi tedaviler uygulanır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/et0kqzt.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: et0kqzt.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">                                        </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Fasya Sağlığı </span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/kdexdsp.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: kdexdsp.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasyanın sağlığı sahip olduğumuz fiziksel kapasitemizin korunması ve devamı açısandan      oldukça önemlidir. Bu sebeple dikkat etmemiz ve yapmamız gereken bazı uygulamalar bu dokuyu koruyacaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasya tedavilerinin yanında bazı uygulamalarda fasya sağılığı açısından oldukça önemlidir. Kişilere doğru postür eğitimi verilmesi, doku üzerine yavaş ve baskı ile yapılna Rolfing Uygulaması , sünger bloklar üzerinde yapılan ; kas ve fasyayı esneten Foem roller, vücudeun kendi kendini iyileştirmesini sağlayan Akupunktur gibi çeşitli yöntemler fasya üzerinde oldukça etkili yöntemlerdir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yapılan her egzersiz fasya dokusunu çalıştırır. Köpük silindirle yapılan egzersizler, yoga,yoga,pilates, vücut geliştirme çalışmaları fasyal dokuyu farklı oranlarda aktive ederek sağlığı korur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tüm masaj türleri fasyal dokuda etkilidir. Belirli bası teknikleri fasyal gevşeme sağlayarak rahatlama sağlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sağlıklı beslenme de bu açıdan oldukça önemlidir. Alkali gıdalar yönünden zengin beslenerek vücudun detoksuna izin vermeliyiz.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gergin olduğumuz zamanlarda vücudumuz kortizol hormonu salgılar ve stres altında hissederiz. Bu da kaslarımıza yansır fiziksel bir rahatlama sağlayamayız. Yapacağımız meditasyon ile zihinsel gevşeme sağlayarak fiziksel bir gevşemede elde edebililiz.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">KAYNAKÇA<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">1. FASYA FONKSİYONLARI, İŞLEVSEL GÖREVLERİ VE NÖRALTERAPİ YAKLAŞIMI dergi park/ makale  Volume 11, Issue 3, 9 - 15, 01.10.2017</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2. <a href="https://www.sportherapia.com/kopyas%C4%B1-spor-rehabi-li-tasyonu-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.sportherapia.com/kopyas%C4%B...-tasyonu-1</a> / fasya gevşetme teknikleri</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">3. <a href="https://www.amerikanhastanesi.org/fiziksel-tip-ve-rehabilitasyon/miyofasyal-gevsetme#:~:text=Miyofasyal%20gev%C5%9Fetme%2C%20kaslara%20ve%20%C3%A7evresindeki,tedavisi%20i%C3%A7in%20kapsaml%C4%B1%20bir%20yakla%C5%9F%C4%B1md%C4%B1r" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.amerikanhastanesi.org/fiziks...1md%C4%B1r</a>.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">4. <a href="https://www.fonksiyonfizik.com/fasyal-distorsiyon-modeli" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.fonksiyonfizik.com/fasyal-di...yon-modeli</a> </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">5. SEREBRAL PALSİLİ ÇOCUKLARDA STATİK GERME İLE FASYA GERMESİNİN HAMSTRİNG KASININ ESNEKLİĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN KARŞILAŞTIRILMASI/ Gaziantep ünüversitesi / İbrahim YAMAN YÜKSEK LİSANS TEZİ</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">6. <a href="https://elifgurses.com/derinin-altindaki-gizemli-vucut-ortusu/#:~:text=Miyofasyal%20Rahatlatma%20Masaj%C4%B1%20(MFR)%20%E2%80%93,bir%20terapi%20t%C3%BCr%C3%BCd%C3%BCr%20(6)" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://elifgurses.com/derinin-altindaki...%BCr%20(6)</a>. </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">7. <a href="https://www.banutascifresko.com/hastaliklar/fibromiyalji/tetik-noktalar-ve-tedavisi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.banutascifresko.com/hastalik...-tedavisi/</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">8. <a href="https://www.saglikasistani.net/fasya-nedir-ne-ise-yarar-ve-saglikli-bir-fasya-icin-neler-yapmaliyiz/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.saglikasistani.net/fasya-ned...apmaliyiz/</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">9. Foam Roller Kullanılarak Gerçekleştirilen Kendi Kendine Miyofasiyal Gevşetme Egzersizlerinin Esneklik ve Alt Ekstremite Gücü Üzerine Akut Etkisi* Acute Effect of Self-Myofascial Release Using a Foam Roller on Flexibility and Lower Extremity Power</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">Fasya Dokusu ve Klinik Önemi</span></span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Fasya Nedir?</span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/tft3s9w.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: tft3s9w.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasya, Latincede ‘Fascia’ bant anlamına gelen, cilt altında yer alan, kasları ve diğer iç organları birbirine bağlayan; stabilize eden, çevreleyen ve ayıran öncelikle kollajenden oluşan bir bağ doku katmanıdır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayrıca fasya zengin sempatik inervasyonu ile postür ve hareket kabiliyetinin yapısal bileşeni, destek birimi ve çerçeve çatı sistemidir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Fasyanın Yapısı</span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/7m9356g.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 7m9356g.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kıkırdak, tendon, ligaman,disk ve fasya yoğun bağ dokudan oluşur. Fasya çok sayıda elastik ve bağ kollajen lifler üst üste, birbirinden bağımsız; vertikal, horizontal ve oblik düzlemlerde dokuyu sarark stres ve yükleri kaldırabilecek biçimde bir araya gelmişlerdir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Anatomisi olarak: Yüzeyel (süperfisyel) ve derin (deep) fasya olarak tanımlanır. Yüzeyel fasya deriyi alttaki dokularla birleştirirken derin fasya kas yüzeylerini kaplar ve ekstremitelerde kasların etrafında kesin bir kılıf oluşturur</span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Fasyanın Görevleri</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasya dokusunun lokal ve sistemik düzeyde görevleri bulunmaktadır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">LOKAL </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.Suspansiyon ve Proteksiyon: Her organı uygun yerde tutmayı sağlayacak bağlantı noktalarını bir arada tutarak içsel bütünlüğü sağlarlar. Periferik yapıların süspansiyonunda rol oynar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2.Retansiyon ve seperasyon: Enerjiyi absorbe ederek organ ve kasları şoklara ve ani basınç değişikliklerine karşı da korur. Rijitliği önleyip, mobiliteyi koruyarak, organların, kasların ve kas liflerinin birbirinin üzerinde kaymasına ve hareketlerin koordinasyonlarına izin verir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3. Şok ve basınç absorbsiyonu: Travmanın gücünü absorbe edip ve gücün farklı yönlere dağılımını sağlar.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">SİSTEMİK</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Destek ve iletişimi sağlar (tendon, ligament, kapsül)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Enerji depolar (kan, yağ dokusu)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kan ve lenfatik organların hücrelerini üretir (kemik iliği)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Onarım ve savunmaya destek olur (kan, lenf...)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Hücre büyümesi, farklılaşma ve göçünü sağlar</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Yapı materyalidir, biyomekanik destek sağlar</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Mikroorganizmalara karşı bariyer görevi oluşturur</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Propriyoseptif ve nosiseptif reseptörleri vardır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #b20080;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">FASYAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasya sağlık ve ağrı yönetiminin oldukça önemli bir parçasıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Normal şartlar altında fasya hareket eder ve gerilir. Bununla birlikte, fasya travma, kötü duruş, stres ve / veya iltihaplanma ile kısıtlanır. Sonuç olarak, kısıtlı fasya ağrıya neden olabilir. Bu kısıtlamaların kaldırılması, vücudun daha hareketli olmasını sağlar ve daha iyi kan akışına izin verir. Bu nedenle, kısıtlamalarını kaldırmak için birkaç farklı teknik kullanır. Kişinin şikayetleri fasya bozukluğundan kaynaklanıyorsa uygun manipulasyon teknikleri ile hareket ve vücut içi kuvvet aktarımları düzeltilebilir. Fasya tedavisi genelde kişinin yapacağı uygun egzersiz ve fizik tedavilerle desteklenir. Bazı fasyal tedaviler şu şekildedir;</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Fasyal distorsiyon  </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Miyofasyal gevşetme </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Fasya masajı</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Tetik nokta masajı</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/danehv0.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: danehv0.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Myofasyal Gevşetme</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Miyofasyal gevşetme, kaslara ve çevresindeki fasyaya mekanik uyarı yoluyla bütünsel olarak uygulanan bir manuel terapi yöntemidir. Vücuttaki kas ve fasya sisteminin değerlendirilmesi ve tedavisi için kapsamlı bir yaklaşımdır. Doku üzerine etki eden fiziksel tekniklerden biri olan ¨Miyofasiyal (miyo-bağ dokusal) gevşetme¨ (Manheim, 2008), günümüze kadar birçok sakatlık durumda kullanılagelmiş, Barnes (1997) tarafından fizik tedavi ve manipülatif tedavi çevrelerine yaygınlaşmıştır. Günümüzde ¨miyofasiyal gevşetme¨ tekniği olarak da tanımlanmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Teknik anlamda miyofasiyal gevşetme, bir terapi uzmanının yumuşak dokulara uyguladığı ve uygulanan kişinin kaslarındaki geri bildirim aşamasına yönelik olarak uygulama açısı, kuvveti ve süresi değişen, yumuşak dokulardaki kısıtlamaları ortadan kaldırmak için kullanılan aşamalı germe (stretch) olarak ifade edilmektedir (Manheim, 2008).</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/2mkd85d.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 2mkd85d.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Miyofasyal gevşetme, miyofasyal ağrı sendromu başta olmak üzere, sırt ağrısı, boyun ağrısı, bel ağrısı, fibromiyalji gibi kas-iskelet sisteminde problemi olan hastalarda, ağrıyı azaltmak ve hareketliliği artırmak amacıyla kullanılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Myofasyal gevşetme teknikleri şunlardır:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Medikal Masaj.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Aletli Yumuşak Doku Masajı</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Self Gevşetme Yöntemleri (Foam Roller)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• İskemik Kompresyonlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Kuru İğne</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Myofasyal Ağrı Sendromunda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon hakkında detaylı bilgi için ;</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="https://www.fizyoplatforum.com/konu-miyofasyal-agri-sendromunda-fizyoterapi-ve-rehabilitasyon.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.fizyoplatforum.com/konu-miyo...asyon.html</a></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/p54cf5d.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: p54cf5d.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Fasyal Distorsiyon</span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/9gwsjdl.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 9gwsjdl.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasyal Distorsiyon Modeli (FDM) bedende oluşan rahatsızlıkların kaynağını 6 temel fasyal distorsiyonunun (bağ dokusunda meydana gelen şekil değişikliklerinin) bir veya birkaçının oluşmasının sonucu olarak görmektedir. Temelde tekrar tekrar gözlemlenen 6 farklı vücut dili (ağrı jestleri) ve rahatsızlık tanımı vardır.Yani hastanın şikayetleri ve tarifine göre problemin tanımına göre;bağ dokuda oluşan burkulma,gerilme ve şekil değişiklikleri tedavi edilir. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Fasya Masajı</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Miyofasyal Rahatlatma Masajı (MFR) – Myo (kas) fascia (fasya dokusu) terapi masajı olup fasyal meridyenlere yönelik uygulanan etkili bir tekniktir. MFR yumuşak doku mobilizasyonu, osteopati, fizik terapi, craniosacral terapi ve enerji çalışmaları gibi uygulamaların kombinasyonu bir terapi türüdür (6).</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/x12u5sj.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: x12u5sj.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasya masajı nasıl yapılır?</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">• Yavaş hareketlerle ve hafif baskı uygulanarak ellerle yapılan bir masaj türüdür. Bu yolla kolajen ve elastin liflerinin kendini yenilemesi fasyal yapının düzene girmesini sağlar.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0074d9;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Tetik Nokta Masajı</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kas liflerinin kasılmasını, uzayıp kısalan sarkomerler sağlar. Normal koşullar altında sarkomerler iki elin parmakları gibi iç içe geçerek ve açılarak kasılır ve gevşerler.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/cmohx3t.png" loading="lazy"  alt="[Resim: cmohx3t.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bazen bu sarkomerler cırt cırt bantlar gibi birine geçer ve açılmaz, gevşeyemez. Bu “düğüm” oluşturmuş kasılma alanları tetik nokta olarak adlandırılır. Burası, ip gibi ele gelen, sertleşmiş bir kas lifi demetinin (gergin kas bandı, miyofasyal gergin bant) üzerinde kurşun kalem silgisi büyüklüğünde sert alanlardır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu noktaların veya bantların üzerine bastırmak üzerine basmak şiddetli ağrı ve hassasiyete neden olur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayrıca yayılım göstererek bulundukları yere bağlı olarak başta, kollarda, göğüste, sırtta, boyunda, belde ve bacaklarda uyuşma, karıncalanma, yayılan ağrı, sıcaklık hissi ve yanmaya neden olurlar. Bu durum yaygın olursa buna miyofasyal ağrı sendromu denir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu sertlikleri gidermek ve ağrılı durumu azaltmak için bu noktalara fizyoterapistler tarafından masaj , enjeksiyonlar gibi tedaviler uygulanır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/et0kqzt.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: et0kqzt.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">                                        </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Fasya Sağlığı </span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/kdexdsp.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: kdexdsp.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasyanın sağlığı sahip olduğumuz fiziksel kapasitemizin korunması ve devamı açısandan      oldukça önemlidir. Bu sebeple dikkat etmemiz ve yapmamız gereken bazı uygulamalar bu dokuyu koruyacaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Fasya tedavilerinin yanında bazı uygulamalarda fasya sağılığı açısından oldukça önemlidir. Kişilere doğru postür eğitimi verilmesi, doku üzerine yavaş ve baskı ile yapılna Rolfing Uygulaması , sünger bloklar üzerinde yapılan ; kas ve fasyayı esneten Foem roller, vücudeun kendi kendini iyileştirmesini sağlayan Akupunktur gibi çeşitli yöntemler fasya üzerinde oldukça etkili yöntemlerdir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yapılan her egzersiz fasya dokusunu çalıştırır. Köpük silindirle yapılan egzersizler, yoga,yoga,pilates, vücut geliştirme çalışmaları fasyal dokuyu farklı oranlarda aktive ederek sağlığı korur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tüm masaj türleri fasyal dokuda etkilidir. Belirli bası teknikleri fasyal gevşeme sağlayarak rahatlama sağlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sağlıklı beslenme de bu açıdan oldukça önemlidir. Alkali gıdalar yönünden zengin beslenerek vücudun detoksuna izin vermeliyiz.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gergin olduğumuz zamanlarda vücudumuz kortizol hormonu salgılar ve stres altında hissederiz. Bu da kaslarımıza yansır fiziksel bir rahatlama sağlayamayız. Yapacağımız meditasyon ile zihinsel gevşeme sağlayarak fiziksel bir gevşemede elde edebililiz.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #008e02;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">KAYNAKÇA<br />
</span></span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">1. FASYA FONKSİYONLARI, İŞLEVSEL GÖREVLERİ VE NÖRALTERAPİ YAKLAŞIMI dergi park/ makale  Volume 11, Issue 3, 9 - 15, 01.10.2017</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2. <a href="https://www.sportherapia.com/kopyas%C4%B1-spor-rehabi-li-tasyonu-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.sportherapia.com/kopyas%C4%B...-tasyonu-1</a> / fasya gevşetme teknikleri</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">3. <a href="https://www.amerikanhastanesi.org/fiziksel-tip-ve-rehabilitasyon/miyofasyal-gevsetme#:~:text=Miyofasyal%20gev%C5%9Fetme%2C%20kaslara%20ve%20%C3%A7evresindeki,tedavisi%20i%C3%A7in%20kapsaml%C4%B1%20bir%20yakla%C5%9F%C4%B1md%C4%B1r" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.amerikanhastanesi.org/fiziks...1md%C4%B1r</a>.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">4. <a href="https://www.fonksiyonfizik.com/fasyal-distorsiyon-modeli" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.fonksiyonfizik.com/fasyal-di...yon-modeli</a> </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">5. SEREBRAL PALSİLİ ÇOCUKLARDA STATİK GERME İLE FASYA GERMESİNİN HAMSTRİNG KASININ ESNEKLİĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN KARŞILAŞTIRILMASI/ Gaziantep ünüversitesi / İbrahim YAMAN YÜKSEK LİSANS TEZİ</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">6. <a href="https://elifgurses.com/derinin-altindaki-gizemli-vucut-ortusu/#:~:text=Miyofasyal%20Rahatlatma%20Masaj%C4%B1%20(MFR)%20%E2%80%93,bir%20terapi%20t%C3%BCr%C3%BCd%C3%BCr%20(6)" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://elifgurses.com/derinin-altindaki...%BCr%20(6)</a>. </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">7. <a href="https://www.banutascifresko.com/hastaliklar/fibromiyalji/tetik-noktalar-ve-tedavisi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.banutascifresko.com/hastalik...-tedavisi/</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">8. <a href="https://www.saglikasistani.net/fasya-nedir-ne-ise-yarar-ve-saglikli-bir-fasya-icin-neler-yapmaliyiz/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.saglikasistani.net/fasya-ned...apmaliyiz/</a></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">9. Foam Roller Kullanılarak Gerçekleştirilen Kendi Kendine Miyofasiyal Gevşetme Egzersizlerinin Esneklik ve Alt Ekstremite Gücü Üzerine Akut Etkisi* Acute Effect of Self-Myofascial Release Using a Foam Roller on Flexibility and Lower Extremity Power</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[KİNEZYO BANTLAMA]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-kinezyo-bantlama.html</link>
			<pubDate>Mon, 23 Aug 2021 21:14:08 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=11">Fzt.Ensar</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-kinezyo-bantlama.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #203864;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KİNESİO BANTLAMA</span></span></span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">DR. KENZO KASE; chiropractic doktoru, akupunkturist ve moksibüsyon terapisti’dir. Dr.kenzo kase 1970’lerin sonlarında Japonya’daki ‘’SPORTS MEDİCİNE AND REHABİLİTATİON CLİNİC’’ için geliştirmiş olduğu; esnek, uzun süre ciltte kalabilen bantların kullanıldığı terapötik bantlama metodudur.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> DR. KENZO KASE, seans bittikten sonra, bir sonraki seansa kadar hastaların vücudunda iyileşmeyi kolaylaştırmak ve hastaların tedavideki faydalarının uzun sürmesinin bir yolunu arıyordu. Terapist, hastaya sürekli etki edebilme amacıyla kinezyobant geliştirildi. Bu bant, yapışkan kısmında nanoteknolojik özellikle parmakizi etkisi yaratabiliyor.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kinesiobant metodu 2017’ye kadar ULUSLARARASI KİNEZYO BANTLAMA DERNEĞİ tarafından yürütülmekteydi. Günümüzde ise KİNEZYO ÜNİVERSİTESİ koordine etmektedir.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #2f5597;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KİNESİO BANT YAPISI:</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">%100 pamuktan oluşur. Elastik fibrillerden oluştuğu için elastisite oranı %135 civarındadır. Her yöne esneyebilir. Sadece uzunlamasına gerilir. Latex içermez. Kağıdına %10 gerim uygular. %100 tıbbi akrilik yapıştırıcıdır. Hava ve su geçişine izin verir. İnsan derisinin dokusunu ve elastikiyetini taklit eser. Tam eklem hareket açıklığına izin verir. Hipoalerjeniktir. Isı aktive edici özelliktedir. Yoğun egzersiz, duş veya yüzme sırasında takılabilir. Günlerce dayanır. Kolayca kurur. Renk çeşitleri vardır ama bantlar arasında yapısal fark yoktur.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">                  <img src="https://r.resimlink.com/ITFA.jpg" loading="lazy"  width="300" height="150" alt="[Resim: ITFA.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<br />
<span style="color: #2f5597;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">BANT TEMEL OLARAK ETKİ ETTİĞİ 5 FİZYOLOJİK SİSTEM;</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> Deri; </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">dermis ve epidermis üzerine ayrı ayrı etki sağlar. Us görüntü sonuçlarında, bant 8 ve üzeri parçaya kesilirse epidermise; 5-8 parçaya kesildiğinde ise dermise daha fazla etki ettiği görülmüştür. Kısaca; bant ne kadar kalın kesilirse o kadar derine ekti etmektedir. Patolojik dokudaki baskı dermişte belirli dokulara etki eder. Kinezyobant deri üzerine uygulandığında dokuda kıvrımlar meydana getirir. Bu kıvrımlar epidermisi dolasıyla dermisi yukarı kaldırır. Dermiste boşluk oluşur ve basıncın azalmasıyla beraber; nonsiseptörlerin uyarılması engellenir, kan ve lenf yollarında homeostazis düzenlenmiş olur. Ayrıca bant MS yoluyla serebral duysal kortekse uyarı yollar. Duysal alanların uyarılmasıyla komşu motor alanların etkilenimi de mümkün. Böylece bantlama ile duysal-motor korteks etkileşimini uyarmış oluruz.</span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">   </span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">          </span></span><br />
                                         <img src="https://r.resimlink.com/YeFvos.jpg" loading="lazy"  width="500" height="300" alt="[Resim: YeFvos.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /> <br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Fasya; </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">vücudun tümünde bütünlüğe sahip, 3 düzlemde harekete izin veren bağ doku katmanıdır. Patolojik bölgede fasya bütünlüğü bozulmuştur veya hareketliliği azalmıştır. Kinezyobantlama ile amaç o bölgede Fasyanın fizyolojik düzgünlüğünü sağlamaktır. Düzgünlük sağlanınca iyileşme süreci hızlanabilir.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kas; </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">terapist bantlama ile kası optimal uzunluk/gerim oranına getirebilir. Kasta uygun düzeyde aktin-miyozin köprüsü açığa çıkar. Bu sayede istenilen optimal kuvvet kasta meydana gelir. Kas desteklenmiş ve stimüle edilmiş olur. Dolaşımın düzelmesiyle atık maddelerin daha hızlı uzaklaştırılmasıyla yorgunluk azalır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">4.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Eklem; </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">fasyada olduğu gibi uygun kinezyo bantlama ile fizyolojik yapı desteklenir. Eklemin biyomekaniği düzeltilip korunmuş olur. Agonist-antagonist yapıları dengeler. Ayrıca bantlama ile hareket esnasında kinestetik farkındalık arttırılır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">5.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Dolaşım sistemleri</span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">; uygulandığı bölgece interstiyal lenfatik sıvı akımını arttırır ve dokular arası sıvı değişimine yardımcı olur.  Patolojik yerde sıcaklığı ve ödemi azaltır. Dermişteki basınç azalınca tıkanmış alanlardaki yolları açar. Yapılan bir çalışmada kinezyo bantama, meme kanserine bağlı lenfödem hastalarında DLT tedavisindeki bandaj uygulamasının yerini alabileceği belirtilmiş.</span></span><br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="color: #2f5597;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">ENDİKASYONLARI:</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Skolyoz</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Tendinit,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kas-iskelet travmalarında,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Oa,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Eklemlerde ağrıya yol açan mekanik sorunlar,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kas spazmı,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Yumuşak doku problemleri,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kas güçsüzlükleri gibi pek çok hastalıkta kinezyo bantlama tekniği post-op, nörolojik, ortopedik, lenfatik durumlarda kullanılabilir. Yaralanmaların önlenmesi veya rehabilitasyonun fazlarında (akut, subakut, kronik) diğer tedavi metotlarıyla kullanılabilen bir ajandır.</span></span><br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="color: #2f5597;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KONTRAENDİKASYON </span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">İnfekte cilt üzerine,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Yanıklara,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Akut dvt,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Açık yaralara,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Malign doku üzerine uygulanmamalıdır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Bazen Poliakrilat yapıştırıcıya veya boyaya karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir.  Bant çıkarılmalıdır</span></span><br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Diabetes mellitus,</span></span> <span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">karotid arterde boyundaki baroreseptörler</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Üzerine, renal yetmezlik, doğumsal kalp yetmezliği, hamilelerde karnın doğrudan üzerine uygulamalar ve hassas ciltlerde dikkatli olunmalıdır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Ayrıca sporcularda sprey tipi yapıştırıcılarla bandın yapışmasına ek sağlanabilir. Ama çıkarılması zordur.</span></span><br />
                                          <img src="https://r.resimlink.com/xt1WImC.png" loading="lazy"  width="350" height="200" alt="[Resim: xt1WImC.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KİNEZYO BANTLAMADAN </span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">ÖNCE </span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Uygulanacak bölge nemden ve yağdan temizlenmelidir. Bölgede fazla miktarda kıl bulunması durumunda yapışma oranı düşeceğinden tıraş edilmesi gerekir. Optimal yapışma düzeyine bant yapıştıktan 25-30 dakika sonra ulaşır. Bandın çıkmasına sebep olabilecek hareketlerden uzak durulmalıdır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KİNEZYO BANTLAMADAN </span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">SONRA </span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kişi kendi çıkarmak istediğinde sensoriyel uyarıya vasküler yanıt olarak bölgede kanlanma ve mekanik tahrişi sık görülen yan etkidir. Uygun olanı terapist tarafından yöntemine göre çıkarılmasıdır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"><img src="https://images.slideplayer.com/24/7081911/slides/slide_3.jpg" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: slide_3.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://r.resimlink.com/vZIQh2G0.jpg" loading="lazy"  width="350" height="200" alt="[Resim: vZIQh2G0.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<br />
<span style="color: #843c0c;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KİNEZYO BANTLAMA TEKNİKLERİ:</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kas Tekniği</span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">: mekanoreseptörleri uyarmak amaç. Bant başlangıç kısmına doğru çekim sağlar. Kasın origosundan insersiyosuna doğru yapıştırılırsa bant, kas kasılmasın fasilite edecektir. Eğer bant, insersiyodan origoya doğru yapıştırılırsa inhibe edecektir kası.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Mekanik Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">eklemlerde sıkça kullanılan bu teknikte amaç eklemi fizyolojik pozisyonuna pozisyonlamak. Mekanik olarak repozisyonlanan eklem hareket sırasında da uygun pozisyonunu korur. Eklemin patolojik hareketleri inhibe edilmiş olur.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Fasya Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">hareketi sıfırlanan fasyanın bantlama ile hareketi yönlendirilebilinir veya hareketi ortaya çıkarıla bilinir. Buun için bantlama uygulanırken hem dokuya hem de banda osilasyonlar yapmak yeterlidir. </span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">4.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Space Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kinesiobant, kıvrımlar sayesinde dermiste boşluk oluşturur dolasıyla doku üzerine uygulanan fazla basınç kalkar ki bu teknikte temel amaç da budur. Ağrıların lokal olduğu yerlerde kullanılır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">5.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Ligament/Tendon Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Bant, deri yoluyla doku üzerindeki normal gerimi algılasın diye beyne uyarı yollar. Doku üzerindeki stresi azaltarak yaralanmış eklem ya da kasa destek olur.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">6.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Fonksiyonel Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">hareket temelli bir tekniktir. Yanlış hareketler limitlenir ya da amaçlanan harekete yardım eder. Hipermobiliteyi önler.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">7.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Dolaşımsal/Lenfatik Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">ödem gibi durumlarda oldukça etkilidir. Kanalların açılmasını sağlar. </span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="color: #17b529;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lateral Epikondilit</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">1.adım: dirsek hafif bükülüyken x şeklinde kesilmiş bant, lateral Epikondilit üzerine yapıştırılır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">2.adım : 2.bant (ı şeklindeki) ise tabanı X bandın üzeri olacak şekilde yapıştırılır. Kuyruk kısmı avuç içine denk getirilir.</span></span><br />
                             <img src="https://r.resimlink.com/27hC.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 27hC.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://r.resimlink.com/5vIXod.png" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: 5vIXod.png]" class="mycode_img img-responsive" /> <img src="https://r.resimlink.com/epiVz.png" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: epiVz.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KAYNAKÇA </span></span></span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kase K, Stockheimer K. Kinesio Taping for Lymphoedema and Chronic Swelling. 2006, Kinesio USA, LLC.</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Özünlü Pekyavaş N, Baltacı YG. Alt Ekstremite Yaralanmalarında Rehabilitasyon, Bölüm adı: Bantlama Prensipleri- Teknikler (2017), Hipokrat Yayınevi, Editör: Bayrakcı Tunay V, Erden Z, Yıldız C, Basım Sayısı:1, Sayfa Sayısı 766, ISBN: 978-605-9160-61-2.</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kocyigit F, Turkmen MB, Acar M, Guldane N, Kose T, Kuyucu E, Erdil M. Kinesio taping or sham taping in knee osteoarthritis? A randomized, double-blind, sham-controlled trial. Complementary Therapies in Clinical Practice. 2015;21:262-7.</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Guner S, Alsancak S, Koz M. Effect of two different kinesio taping techniques on knee kinematics and kinetics in young females. J Phys Ther Sci 2015;27: 3093–3096.</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Yoshida A, Kahano L. The effect of kinesio taping on lower trunk range of motions. Res Sports Med Print. 2007; 15: 103-112</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Słupik A, Dwornik M, Białoszewski D. Effect of Kinesio taping on bioelectrical activity of vastus medialis muscle. Ortop Traumatol Rehabil. 2007; 9 (Preliminary report): 644-651</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Özünlü Pekyavaş N. Kinezyo Bantlama Nedir (2018), e-sağlık dergisi, Vize Yayınevi, Editör: Aksu Yıldırım S. Cilt Sayısı:4, ISSN:2547-9997</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"><a href="https://kinesiotaping.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://kinesiotaping.com/</a> </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #203864;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KİNESİO BANTLAMA</span></span></span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">DR. KENZO KASE; chiropractic doktoru, akupunkturist ve moksibüsyon terapisti’dir. Dr.kenzo kase 1970’lerin sonlarında Japonya’daki ‘’SPORTS MEDİCİNE AND REHABİLİTATİON CLİNİC’’ için geliştirmiş olduğu; esnek, uzun süre ciltte kalabilen bantların kullanıldığı terapötik bantlama metodudur.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> DR. KENZO KASE, seans bittikten sonra, bir sonraki seansa kadar hastaların vücudunda iyileşmeyi kolaylaştırmak ve hastaların tedavideki faydalarının uzun sürmesinin bir yolunu arıyordu. Terapist, hastaya sürekli etki edebilme amacıyla kinezyobant geliştirildi. Bu bant, yapışkan kısmında nanoteknolojik özellikle parmakizi etkisi yaratabiliyor.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kinesiobant metodu 2017’ye kadar ULUSLARARASI KİNEZYO BANTLAMA DERNEĞİ tarafından yürütülmekteydi. Günümüzde ise KİNEZYO ÜNİVERSİTESİ koordine etmektedir.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #2f5597;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KİNESİO BANT YAPISI:</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">%100 pamuktan oluşur. Elastik fibrillerden oluştuğu için elastisite oranı %135 civarındadır. Her yöne esneyebilir. Sadece uzunlamasına gerilir. Latex içermez. Kağıdına %10 gerim uygular. %100 tıbbi akrilik yapıştırıcıdır. Hava ve su geçişine izin verir. İnsan derisinin dokusunu ve elastikiyetini taklit eser. Tam eklem hareket açıklığına izin verir. Hipoalerjeniktir. Isı aktive edici özelliktedir. Yoğun egzersiz, duş veya yüzme sırasında takılabilir. Günlerce dayanır. Kolayca kurur. Renk çeşitleri vardır ama bantlar arasında yapısal fark yoktur.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">                  <img src="https://r.resimlink.com/ITFA.jpg" loading="lazy"  width="300" height="150" alt="[Resim: ITFA.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<br />
<span style="color: #2f5597;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">BANT TEMEL OLARAK ETKİ ETTİĞİ 5 FİZYOLOJİK SİSTEM;</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> Deri; </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">dermis ve epidermis üzerine ayrı ayrı etki sağlar. Us görüntü sonuçlarında, bant 8 ve üzeri parçaya kesilirse epidermise; 5-8 parçaya kesildiğinde ise dermise daha fazla etki ettiği görülmüştür. Kısaca; bant ne kadar kalın kesilirse o kadar derine ekti etmektedir. Patolojik dokudaki baskı dermişte belirli dokulara etki eder. Kinezyobant deri üzerine uygulandığında dokuda kıvrımlar meydana getirir. Bu kıvrımlar epidermisi dolasıyla dermisi yukarı kaldırır. Dermiste boşluk oluşur ve basıncın azalmasıyla beraber; nonsiseptörlerin uyarılması engellenir, kan ve lenf yollarında homeostazis düzenlenmiş olur. Ayrıca bant MS yoluyla serebral duysal kortekse uyarı yollar. Duysal alanların uyarılmasıyla komşu motor alanların etkilenimi de mümkün. Böylece bantlama ile duysal-motor korteks etkileşimini uyarmış oluruz.</span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">   </span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">          </span></span><br />
                                         <img src="https://r.resimlink.com/YeFvos.jpg" loading="lazy"  width="500" height="300" alt="[Resim: YeFvos.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /> <br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Fasya; </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">vücudun tümünde bütünlüğe sahip, 3 düzlemde harekete izin veren bağ doku katmanıdır. Patolojik bölgede fasya bütünlüğü bozulmuştur veya hareketliliği azalmıştır. Kinezyobantlama ile amaç o bölgede Fasyanın fizyolojik düzgünlüğünü sağlamaktır. Düzgünlük sağlanınca iyileşme süreci hızlanabilir.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kas; </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">terapist bantlama ile kası optimal uzunluk/gerim oranına getirebilir. Kasta uygun düzeyde aktin-miyozin köprüsü açığa çıkar. Bu sayede istenilen optimal kuvvet kasta meydana gelir. Kas desteklenmiş ve stimüle edilmiş olur. Dolaşımın düzelmesiyle atık maddelerin daha hızlı uzaklaştırılmasıyla yorgunluk azalır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">4.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Eklem; </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">fasyada olduğu gibi uygun kinezyo bantlama ile fizyolojik yapı desteklenir. Eklemin biyomekaniği düzeltilip korunmuş olur. Agonist-antagonist yapıları dengeler. Ayrıca bantlama ile hareket esnasında kinestetik farkındalık arttırılır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">5.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Dolaşım sistemleri</span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">; uygulandığı bölgece interstiyal lenfatik sıvı akımını arttırır ve dokular arası sıvı değişimine yardımcı olur.  Patolojik yerde sıcaklığı ve ödemi azaltır. Dermişteki basınç azalınca tıkanmış alanlardaki yolları açar. Yapılan bir çalışmada kinezyo bantama, meme kanserine bağlı lenfödem hastalarında DLT tedavisindeki bandaj uygulamasının yerini alabileceği belirtilmiş.</span></span><br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="color: #2f5597;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">ENDİKASYONLARI:</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Skolyoz</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Tendinit,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kas-iskelet travmalarında,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Oa,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Eklemlerde ağrıya yol açan mekanik sorunlar,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kas spazmı,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Yumuşak doku problemleri,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kas güçsüzlükleri gibi pek çok hastalıkta kinezyo bantlama tekniği post-op, nörolojik, ortopedik, lenfatik durumlarda kullanılabilir. Yaralanmaların önlenmesi veya rehabilitasyonun fazlarında (akut, subakut, kronik) diğer tedavi metotlarıyla kullanılabilen bir ajandır.</span></span><br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="color: #2f5597;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KONTRAENDİKASYON </span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">İnfekte cilt üzerine,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Yanıklara,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Akut dvt,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Açık yaralara,</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Malign doku üzerine uygulanmamalıdır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">       </span></span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Bazen Poliakrilat yapıştırıcıya veya boyaya karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir.  Bant çıkarılmalıdır</span></span><br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span></span><br />
<span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Diabetes mellitus,</span></span> <span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">karotid arterde boyundaki baroreseptörler</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Üzerine, renal yetmezlik, doğumsal kalp yetmezliği, hamilelerde karnın doğrudan üzerine uygulamalar ve hassas ciltlerde dikkatli olunmalıdır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Ayrıca sporcularda sprey tipi yapıştırıcılarla bandın yapışmasına ek sağlanabilir. Ama çıkarılması zordur.</span></span><br />
                                          <img src="https://r.resimlink.com/xt1WImC.png" loading="lazy"  width="350" height="200" alt="[Resim: xt1WImC.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KİNEZYO BANTLAMADAN </span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">ÖNCE </span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Uygulanacak bölge nemden ve yağdan temizlenmelidir. Bölgede fazla miktarda kıl bulunması durumunda yapışma oranı düşeceğinden tıraş edilmesi gerekir. Optimal yapışma düzeyine bant yapıştıktan 25-30 dakika sonra ulaşır. Bandın çıkmasına sebep olabilecek hareketlerden uzak durulmalıdır.</span></span><br />
<br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KİNEZYO BANTLAMADAN </span></span></span><span style="color: #2e75b6;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">SONRA </span></span></span><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:</span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kişi kendi çıkarmak istediğinde sensoriyel uyarıya vasküler yanıt olarak bölgede kanlanma ve mekanik tahrişi sık görülen yan etkidir. Uygun olanı terapist tarafından yöntemine göre çıkarılmasıdır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"><img src="https://images.slideplayer.com/24/7081911/slides/slide_3.jpg" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: slide_3.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://r.resimlink.com/vZIQh2G0.jpg" loading="lazy"  width="350" height="200" alt="[Resim: vZIQh2G0.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span><br />
<br />
<span style="color: #843c0c;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KİNEZYO BANTLAMA TEKNİKLERİ:</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kas Tekniği</span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">: mekanoreseptörleri uyarmak amaç. Bant başlangıç kısmına doğru çekim sağlar. Kasın origosundan insersiyosuna doğru yapıştırılırsa bant, kas kasılmasın fasilite edecektir. Eğer bant, insersiyodan origoya doğru yapıştırılırsa inhibe edecektir kası.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Mekanik Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">eklemlerde sıkça kullanılan bu teknikte amaç eklemi fizyolojik pozisyonuna pozisyonlamak. Mekanik olarak repozisyonlanan eklem hareket sırasında da uygun pozisyonunu korur. Eklemin patolojik hareketleri inhibe edilmiş olur.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Fasya Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">hareketi sıfırlanan fasyanın bantlama ile hareketi yönlendirilebilinir veya hareketi ortaya çıkarıla bilinir. Buun için bantlama uygulanırken hem dokuya hem de banda osilasyonlar yapmak yeterlidir. </span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">4.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Space Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kinesiobant, kıvrımlar sayesinde dermiste boşluk oluşturur dolasıyla doku üzerine uygulanan fazla basınç kalkar ki bu teknikte temel amaç da budur. Ağrıların lokal olduğu yerlerde kullanılır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">5.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Ligament/Tendon Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Bant, deri yoluyla doku üzerindeki normal gerimi algılasın diye beyne uyarı yollar. Doku üzerindeki stresi azaltarak yaralanmış eklem ya da kasa destek olur.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">6.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Fonksiyonel Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">hareket temelli bir tekniktir. Yanlış hareketler limitlenir ya da amaçlanan harekete yardım eder. Hipermobiliteyi önler.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">7.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">    </span></span></span></span></span><span style="color: #c55a11;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Dolaşımsal/Lenfatik Koreksiyon Tekniği: </span></span></span><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">ödem gibi durumlarda oldukça etkilidir. Kanalların açılmasını sağlar. </span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="color: #17b529;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lateral Epikondilit</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">1.adım: dirsek hafif bükülüyken x şeklinde kesilmiş bant, lateral Epikondilit üzerine yapıştırılır.</span></span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">2.adım : 2.bant (ı şeklindeki) ise tabanı X bandın üzeri olacak şekilde yapıştırılır. Kuyruk kısmı avuç içine denk getirilir.</span></span><br />
                             <img src="https://r.resimlink.com/27hC.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 27hC.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://r.resimlink.com/5vIXod.png" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: 5vIXod.png]" class="mycode_img img-responsive" /> <img src="https://r.resimlink.com/epiVz.png" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: epiVz.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">KAYNAKÇA </span></span></span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kase K, Stockheimer K. Kinesio Taping for Lymphoedema and Chronic Swelling. 2006, Kinesio USA, LLC.</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Özünlü Pekyavaş N, Baltacı YG. Alt Ekstremite Yaralanmalarında Rehabilitasyon, Bölüm adı: Bantlama Prensipleri- Teknikler (2017), Hipokrat Yayınevi, Editör: Bayrakcı Tunay V, Erden Z, Yıldız C, Basım Sayısı:1, Sayfa Sayısı 766, ISBN: 978-605-9160-61-2.</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Kocyigit F, Turkmen MB, Acar M, Guldane N, Kose T, Kuyucu E, Erdil M. Kinesio taping or sham taping in knee osteoarthritis? A randomized, double-blind, sham-controlled trial. Complementary Therapies in Clinical Practice. 2015;21:262-7.</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Guner S, Alsancak S, Koz M. Effect of two different kinesio taping techniques on knee kinematics and kinetics in young females. J Phys Ther Sci 2015;27: 3093–3096.</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Yoshida A, Kahano L. The effect of kinesio taping on lower trunk range of motions. Res Sports Med Print. 2007; 15: 103-112</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Słupik A, Dwornik M, Białoszewski D. Effect of Kinesio taping on bioelectrical activity of vastus medialis muscle. Ortop Traumatol Rehabil. 2007; 9 (Preliminary report): 644-651</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font">Özünlü Pekyavaş N. Kinezyo Bantlama Nedir (2018), e-sağlık dergisi, Vize Yayınevi, Editör: Aksu Yıldırım S. Cilt Sayısı:4, ISSN:2547-9997</span><br />
<span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-family: Cambria, serif;" class="mycode_font"><a href="https://kinesiotaping.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://kinesiotaping.com/</a> </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[DİYABETİK AYAK ve REHABİLİTASYONU]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-diyabetik-ayak-ve-rehabilitasyonu.html</link>
			<pubDate>Thu, 29 Jul 2021 20:27:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=430">busra_ssahinn</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-diyabetik-ayak-ve-rehabilitasyonu.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #7030a0;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DİYABETİK AYAK ve REHABİLİTASYONU</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">
   <img src="https://i.hizliresim.com/mtcbx7n.jpg" loading="lazy"  width="370" height="300" alt="[Resim: mtcbx7n.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik ayak ; diyabet komplikasyonlarından olan nöropati ve diyabete eşlik etmekte olan periferik arter hastalığının getirisi olan iskemi tabanında aşırı basınç ve enfeksiyonun eklenmesiyle oluşur  ve ekstremite kaybına kadar ilerleyebilmektedir. Diyabetik hastalarda görülen diyabetik ayak sendromu mortalite ve morbiditeye etki ederek hastalar ve ülkeler için ciddi fiziksel ve mali yük oluşturmaktadır. Dünyada her 40 saniyede bir diabetes mellitus tanısı konulmaktadır ve her 4 diyabetik hastadan birisi hayatlarının bir döneminde diyabetik ayak yarası ile karşılaşmaktadır. Diyabetik ayak alt ekstremite amputasyonlarının  %50-%60 oranıyla en sık nedenidir. </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">DM’ye bağlı olarak gelişen normal nöral geri bildirim mekanizmasının kaybedilmesi sonucu bozulan ayak biyomekaniği ayaktaki ark düzleşmesine katkıda bulunarak anormal basınç dağılımına sebep olup ayak tabanında ülserasyonlar oluşturabilmektedir. Diyabet hastalarında görülen ayak lezyonları; yaygın enfeksiyonlar, ayak ülserleri ve Charcot nöroartropatisi, alt ekstremite amputasyonu ve yanık yaralanması olmak üzere beş  başlıkta toplanabilir.<br />
    <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">A.<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">OSTEOMYELİTİS : </span></span>Ayak enfeksiyonu, diyabetik hastalarda amputasyon cerrahisi için iyi bilinen bir risk faktörü olmaktadır. Osteomiyelit diyabetik ayak enfeksiyonunun en sık görülen bulgusu olmakta ve hastaların yaklaşık % 10-15’inde orta şiddette ve % 50’sinde ağır şiddette görülmektedir. Diyabetik ayak osteomiyeliti genel olarak kemik içine yayılmış , önce kortekse daha sonra da kemik iliğine ulaşan yumuşak doku enfeksiyonunun bir sonucudur. Osteomyelit ayaktaki herhangi bir kemiği etkileyebilir, fakat  en sık ön ayağı (% 90) etkilemekte  bunu da orta ayak (%5) ve arka ayak (%5) takip eder. Ön ayak osteomiyeliti orta ve arka ayağa göre daha iyi bir prognoza sahiptir.<br />
 <br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">B.<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">ÜLSERASYON : </span></span>Diyabetin en sık görülen komplikasyonlarından birisi diyabetik ayak ülserleridir. DM’li bir bireyin hayatı boyunca ülser oluşturma ihtimali %25’ tir. Alt ekstremite ampütasyonlarının  % 85’ i iyileşmeyen ülser sebebiyle  gerçekleşmektedir. Ülserler iki gruba ayrılmaktadır :  Akut ülser ; ayakkabı uyumsuzluğundan ve  küçük travmalardan kaynaklanırken, kronik plantar ülserler ağırlık taşıyan alanlarda görülmektedir.  Genelde olayı başlatan küçük travmalardır. Ülserasyon; nöropati, iskemi, enfeksiyonlar, yara iyileşmesinde bozulma, minör travma, dermal aşınma ve kangren gibi kronik komplikasyonların tek başına ya da birlikte  kombinasyonu sonucu oluşmaktadır. Diyabetik hastalarda yetersiz arterial dolaşıma bağlı olarak gelişen periferik iskemi, olguların % 35’ inde ülsere sebep olmaktadır. Diyabetli hastalarda ayağın sık sık değerlendirilmesi  ülser riski taşıyanları belirlemekte oldukça  önemli bir noktadır. Bu sebeple ülserasyonları değerlendirmek için pek çok yara sınıflandırma sistemi mevcuttur . En çok kullanılan sınıflandırma sistemlerinden biri Wagner-Meggit sınıflandırma sistemidir .<br />
<br />
</span><img src="https://i.hizliresim.com/1du7xdn.jpeg" loading="lazy"  width="700" height="200" alt="[Resim: 1du7xdn.jpeg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
   <br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">C.<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">Diyabetik Charcot Artropatisi : </span></span>Diyabetik Charcot artropati (DCA)’si , distal simetrik nöropatiye bağlı olarak gelişen ve ayağın kemik ve eklemlerinde kırık ve çıkıklar ile karakterize yıkıcı bir komplikasyonudur. DCA’li hastalar genellikle 50-60 yaşları arasında , bunların % 80’i de en az 10 yıllık DM hastalığı öyküsüne sahiptir. DCA, erken dönemde oluşan inflamasyon sonucu ayak ve ayak bileği kemik, eklem ve yumuşak dokularını etkileyerek, subluksasyon, dislokasyon ve ülserasyona sebep olur. Klinik olarak DCA tanısı, DPN ve şişmiş bir ayak olmasını gerektirmektedir. Akut DCA çoğunlukla ağrısız, şiş ve sıcak ayakta görülür. Başlangıçta klinik bulgular normal olabilir fakat değişiklikler 3-4 hafta içinde hızla ortaya çıkabilir. Ayrıca kontralateral ayakla karşılaştırılınca  2 ° C’nin üzerinde olan sıcaklık farkı klinik olarak DCA‘nın ana bulgusu olmaktadır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">D.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ALT EKSTREMİTE AMPUTASYONU : </span></span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik hastalar olmayanlara göre 15 – 40 kat daha fazla alt ekstremite ampütasyon riski taşımaktadır. Ülserasyon DM ‘ li hastalarda travmatik olmayan alt ekstremite ampütasyonu için başlıca nedendir . </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik ayak osteomyeliti olan hastalar, ayak enfeksiyonu bulunmayan diyabetik hastalarla kıyaslandığında , 50 kat fazla hastaneye yatış riski ve 150 kat fazla alt ekstremite amputasyonu riskine sahip olmakla birlikte %5’i majör amputasyon ve % 20-30’u minör amputasyona uğramaktadır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">E.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">YANIK YARALANMASI : </span></span></span>Diyabetik hastalarda duyusal kayba bağlı olarak kazayla oluşan ayak yanığı yaralanmalarına rastlanılmaktadır. Ayak kaplıcaları, terapatik ayak banyoları, sıcak su şişesi kullanımı ve mikrodalgalarla ısıtılan doğal taş içeren ısıtma yastıkları diyabetik hastalarda sık görülen yanık yaralanmalarının nedenleri olarak sıralanmaktadır. Ayak tabanında bulunan derinin dokusu kalın, kompakt ve daha az elastik dermis içeren, altında yağ yastıkçığı ile desteklenmiş özel bir yapıdır. Bu özel yapı ayak tabanının eksternal kuvvetlere karşı  dayanıklı bir hale getirilmesinde görev alırken ,ciddi bir yanık yaralanmasını takiben dokunun yeniden yapılandırılmasını oldukça zorlaştırmaktadır. Buna karşın, ayak dorsumundaki deri dokusuysa az miktarda subkutan doku içermesi sebebiyle  incedir ve deri, altında yer alan ekstansör tendonların kayarak hareket etmelerini sağlar  ve bu yapıları korur. Bu bölgedeki ciddi yanıklarda, tendon ,kemik doku hasarı  , skar doku oluşumu ile oldukça ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Konservatif veya cerrahi olarak tedavi edilen bu tür yaralanmalarda, dokuyu korumak ve iyileşmesine yardımcı olmak için yatak istirahati, koruyucu ayakkabı veya dinlenme ateli gibi yöntemlerle iyileştirilmesi istenilen bölge üzerindeki yükün kaldırılıp, yanık doku üzerindeki baskının azaltılmasıyla yara iyileşmesi hızlandırılabilir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      </span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c00000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">DİYABETİK AYAĞA YAKLAŞIM ve DEĞERLENDİRME </span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik bir hastada ayak ülseri mevcut olmasa bile ülser riski nedeniyle ayak mutlaka değerlendirilmeye alınmalıdır. Tedavi ekibi multidisipliner olmalıdır. Endokrinolog , nörolog, enfeksiyon hastalıkları uzmanı , ortopedist , fizyoterapist , podiatrist , diyetisyen , hemşire ve ortotist ekibi oluşturmaktadır. Fizyoterapistin üzerine düşen uygun ve bireysel egzersiz programını hazırlamak ve uygulatmak , doğru ayakkabı seçiminde ve yapılmasında rol almak ve hastayı ayak bakımı ve yaralanma risklerine karşı bilgilendirmektir. Değerlendirme şu başlıklar altında toplanabilir : </span></span><br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabette Deri ve Değerlendirilmesi :</span></span></span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik ayağın dermatolojik değerlendirmesi bacaklardaki ve ayaklardaki deri rengindeki değişiklikleri , nabız ölçümünü , ayak parmakları (dijital aralıklarda dahil) ve ayak tırnaklarının enfeksiyon, ülserasyon, maserasyon, nasır, siğil, fissür, sürtünme, blister, eritem ve kallusunun muayenesini , ödem , ısı farklılıkları , derideki atrofi durumunu içermektedir.  Sağlık çalışanlarına değerlendirme sırasında ayak derisi sıcaklığı, rengi, sertliği ve turgorundaki değişiklikleri kollar ve ellerdeki cilt ile karşılaştırıp kaydetmeleri önerilir. Cilt sıcaklığı genellikle , DPN’ye bağlı ülserasyon riski taşıyan hastaları tanımlamak için kullanılır . Diyabetik ayak sendromu riski taşıyan hastaların ayak sıcaklıklarını değerlendirmek için en sık kullanılan referans noktası, kontralateral ayaktaki herhangi bir alan olmakla birlikte sağ ve sol ayakta belirlenen eş alanların sıcaklık farkları çoğunlukla  1°C’den fazla olmamakta  ve bu farkın 2,2° C’den yüksek olması anormal kabul edilmektedir. Farkın 2,2 °C’ den fazla olması vasküler hastalık veya  gelişen ayak ülserasyonunun belirtisi olabilir ve kayıt altına alınması gerekir .</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Vasküler Sistemin Değerlendirilmesi :</span></span></span><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Alt ekstremite gözlemi  sırasında ekstremitelerin genel  durumu hakkında fikir veren, önceki arteriyel veya venöz vasküler cerrahi yara izleri, tropik deri lezyonları, livedo retikülaris, ülserler, nekroz ve/veya kangren alanları  gibi olası bulgular değerlendirilir. PVH, ayak ülserlerinin yaklaşık olarak  üçte birinde görülen ve tekrarlayan yaralarla ilişkili önemli bir risk faktörüdür ve bu sebeple değerlendirilmesi genel alt ekstremite risk durumunun belirlenmesinde oldukça önemlidir. Vasküler muayene ;  femoral, popliteal, posterior tibial ve dorsalis pedis pulsasyonlar bilateral  değerlendirilmelidir. Femoral pulsasyonlar anterior superior iliak çıkıntı ile simfisiz pubis’in arasındaki çizginin orta noktasından, Gastroknemiusun iki başı arasında yer alan popliteal arter ise bir miktar  fleksiyona getirilen diz ekleminde popliteal bölgede 2-3-4 parmaklar ile Tibia’ya doğru itilen popliteal arter üzerinden değerlendirilmektedir. PT nabzı medial malleolun  arkasından ve DP nabzı naviküler kemik üzerinde ekstensör hallucis longus tendonun lateralinde palpe edilmektedir.</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabette Nörolojik Değerlendirme </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">: </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sinir ileti hızı değerlendirmesinde küçük ve büyük sinir liflerinin fonksiyonlarını değerlendirmek için distalden proksimale doğru kullanılan yöntemler :</span></span></span><br />
1. Küçük sinir lifi fonksiyonu için: iğne batması hissi ve sıcaklık hissi.  2. Büyük sinir lifi fonksiyonu için: vibrasyon algısı, pozisyon hissi, 10 g’lık monoflament ile bakılan hafif dokunma duyusu ve ayak bileği refleksi. Vibrasyon değerlendirilmesinde iki taraflı ayak başparmağının dorsumundaki kemik çıkıntısına uygulanan 128 Hz’lik bir diapozon kullanılır. Hastadan titreşimin ne zaman başlayıp bittiğini söylemesi istenir. Bunların yanında hafif dokunma ve basınç (ayak dorsumundan ve planlarından pamukla) , iki nokta diskriminasyonu duyuları , derin tendon refleksleri , babinski ve klonus refleksleri değerlendirilir. </li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabette Kas-İskelet Sistemi ve Değerlendirme :</span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> Kas-iskelet sistemi bulguları belirgin morbiditeye sebep  olmakta ve bu nedenle özel değerlendirmelere ihtiyaç duyulmaktadır . Stiff hands sendromu, diyabetik kas infarktüsü, Dupuytren hastalığı, fleksör tenosinovitin stenozu (tetik parmak), omuz kapsüliti (donmuş omuz), kalsifiye omuz periartriti ve karpal tünel sendromu diyabetik popülasyonda oldukça yaygın olmasına rağmen çekiç parmak, pençe ayak, halluks deformitesi, pes planus, pes cavus ve DCA gibi alt ekstremiteye ait kas-iskelet sistemi bozuklukları üst ekstremite kas-iskelet sistemi bozukluklarına göre yaşam kalitesini ciddi boyutta etkilemektedir. Bu sebeple , deformitelerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi, ülserasyon ve diğer komplikasyonların oluşum riskini azaltmak için önemli noktaladır. Yapılan çalışmalarla, diyabetli hastaların ayak-ayak bileği eklemlerinde, sağlıklı kişilere  göre eklem hareket açıklığının azaldığını gösterilmiştir . Azalmış eklem hareketi veya yetersiz şok absorbsiyonu yüksek plantar basınca yol açarak deri bütünlüğünün bozulmasına , ülserasyon ve enfeksiyona sebep  olur. Bu sebeple DM hastalarında eklem hareket açıklığının değerlendirilmesi çok önemlidir.</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabette Denge, Düşme ve Değerlendirilmesi:</span></span></span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">DNP’ye bağlı olarak gelişen somatosensoriyal kayıp, alt ekstremitede kas iğ işlevinin azalması , ayak bileği ekleminde hareket algısının ve plantar kütanöz basınç hissinin kaybolması sonucu hareket algısını bozarak  denge kaybına sebep olabilir. Diyabetik retinopati, etraftaki ortamın görsel bilgisini ve vücudun yönünü sağlamaktan sorumlu retinadaki reseptör hücreleri etkileyebilir ve vestibüler sistemdeki azalan duyarlılık, postürü korumak için gerekli olan hareket, denge ve mekansal yönelim ile ilgili algıyı olumsuz etkileyebilir. Bu görülen bozukluklar, diğer sistemlerden sağlanan girdi taleplerini artırırak dengenin bozulmasına yol açabilir. Diyabetik hastalarda artan düşme riski; kırıklar, iyileşmeyen yaralar ve kronik enfeksiyonlara yol açar  ve yaralanma riskini arttırır bu nedenle düşme korkusu DPN’ li diyabetik bireyler için önemli bir endişe kaynağıdır. Denge değerlendirmesinde ; Tek Ayak Üzerinde Durma Testi, Romberg Testi, Fonksiyonel Uzanma Testi, Dinamik Denge Testi, Berg Denge Testi, Süreli Kalk Yürü Testi, Tinetti Denge ve Yürüme Testi, Aktiviteye Spesifik Denge Güvenlik Skalası, Dinamik Yürüyüş İndeksi kullanılır .</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabette Yürüyüş ve Değerlendirilmesi : </span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">DPN’si olan diyabetik hastaların  sağlıklı kontrollere kıyasla daha yavaş yürüyüş hızında, kısa adımlarla ve düşük kadansla yürüdükleri gözlenmiştir. Duruş süresinin uzaması, düzgün olmayan yüzeylerde adım uzunluğu ve adım süresinde fazla  değişkenlikle yürümeleri, ayak yapıları için uygun olmayan yanlış  basınç dağılımı ile yürümelerine neden olmaktadır. Duyusal bozulma ,azalmış alt ekstremite kuvveti ve merkezi sinir sistemi bozukluğu yürüyüş bozukluklarına katkıda bulunmaktadır. Yürüyüş analizi yapmak için kullanılabilecek yöntemler ; ayak izi yöntemi, gözlemsel yürüyüş analizi , bilgisayarlı yürüyüş yolları, giyilebilir cihazlar ve yürüyüş verilerini elde etmek için kullanılan farklı sensörler (jiroskop, akselometre ve işaretleyiciler) gibi farklı yöntemleri içermektedir.</span></span></span><br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ed7d31;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik ayağı olan hastalara öneriler ;</span></span></span><ul class="mycode_list"><li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayaklarınızı ılık su ve  sabunla her gün yıkamalısınız.</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayaklarınızı özellikle parmak aralarını yumuşak havlu ile kurulayınız .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayağınızı her gün gözlemleyin . Kızarıklık , şişlik , renk değişimi , yara varsa doktorunuza veya fizyoterapistinize başvurun .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tırnaklarınızı banyodan sonra kesin .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tırnak batması veya nasırınız varsa doktorunuza başvurun .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çorapsız ayakkabı giymeyin ve her gün çorap değiştirin .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayaklarınız terliyorsa ayakkabılarınızı giymeden ve terlediği anlarda pudra kullanmalısınız .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Evde veya dışarıda çıplak ayakla yürümeyin .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayakkabılarınızı giymeden önce içini ve dışını kontrol edin .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayağınızı sıcak ( hot - pack )ve soğuk ( cold - pack) ajanlardan uzak tutun . Ayağınız üşüyorsa battaniye kullanın , yanıyorsa sık sık ılık su ile yıkayın . Suyun sıcaklığını dirseğiniz ile kontrol edin.</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> Bacak bacak üzerine atıp veya bağdaş kurup dolaşımı bozacak şekilde oturmayın .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sigara kullanmayın .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayak egzersizlerini günlük ve düzenli olarak yapın .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bisiklet sürün , yüzmeye gidin .</span></span><br />
</li>
</ul>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c00000;" class="mycode_color">DİYABETİK AYAK ve REHABİLİTASYONU </span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c00000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
FİZİK TEDAVİ AJANLARI<br />
 </span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yara iyileşmesi için kullanılan fizik tedavi ajanları :</span></span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/knf65yr.jpeg" loading="lazy"  width="650" height="200" alt="[Resim: knf65yr.jpeg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;" class="mycode_font">Termoterapi:</span></span></span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> Bir enerji türü olan ısı, yaygın olarak kullanılan bir fizik tedavi ajanıdır. Sıcak bir madde soğuk bir maddeyle temas ettiğinde ısı transfer eder. Yüzeysel ısıl işlem sırasında ısıtılan terapötik ajanlar ısıyı vücuda aktarır. Isıl işlem, yara iyileşmesine katkıda bulunduğu düşünülen vazodilatasyonu indükleyerek bölgeye kan akışını arttırır</span></span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">.</span></span><br />
<br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ultrasonun etkileri arasında vazodilatasyona , hücre metabolizmasını arttırmak, hücre geçirgenliğini arttırmak, fibroblast proliferasyonunu indüklemek, vasküler endotelyal büyüme faktörünü serbest bırakmak, kollajenin esnekliğini arttırmak ve interstisyel sıvı akışını artırarak ödemi azaltmak yer alır. Tüm bu etkilerin sonucunda da  yara iyileşmesini sağlamaktadır. Ennis ve arkadaşları kronik diyabetik ayak ülseri olan hastalarda 12 hafta boyunca haftada 3 seans aktif 40-Khz ultrason tedavisi ile sahte ultrason tedavisini karşılaştıran kontrollü bir çalışma yürütmüştür. Her iki grupta da tedavi öncesine kıyasla tedaviden sonra yara iyileşme oranı arttı. Her iki grupta da yara eksüdasyonu veya yara kapanmasında istatistiksel olarak anlamlı bir gelişme olmadı.</span></span><br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/2ew6jrt.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 2ew6jrt.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ultrason uygulanması </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Elektroterapi yöntemleri:</span> </span></span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ESWT ile yapılan bir çalışmada konservatif veya ileri pansuman tedavisine yanıt vermeyen 30 hastada 32 hasta  ESWT alırken, 10 kişilik kontrol grubu standart tedavi (yara debridmanı, enfeksiyon tedavisi ve yeterli basınç transferi) aldı. Çalışma grubundaki 16 hastada 6 seans ESWT sonrası tam yara kapanması sağlandı. İyileşmeyen yaralarda 4-6 seans ESWT sonrası eksüda azalmış, granülasyon dokusu artmış ve yaranın boyutu büyük  ölçüde azalmıştır. Ayrıca çalışma grubu kontrol grubuna kıyasla ağrıda önemli bir azalma ve yara iyileşmesinde önemli bir artışa da sahipti. Bu sınırlı sonuçlar, ESWT'nin diyabetik ayak ülserlerinin tedavisinde faydalı ve güvenli olabileceğini düşündürmektedir. Diyabetik ayak ülseri yarasının iyileşmesini hızlandırmada yapılan sınırlı çalışmalar sonucunda düşük seviyeli lazer tedavisinin bir rolü olabileceğini düşünülmektedir. Diyabetik ayak ülseri  tedavisi için, manyetik alan  genellikle 10 gün boyunca günde bir saat, düşük yoğunlukta (30 Gauss) uygulanır.</span></span></span></span><br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/acw5rwd.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: acw5rwd.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Galvanik akım uygulanması </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c00000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">EGZERSİZ TEDAVİSİ : </span></span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Son zamanlarda yapılan çalışmalar, diyabetik ayak ülseri olan hastalarda egzersizin etkili bir tedavi yöntemi olabileceğini düşündürmektedir. Eklem hareket açıklığı, germe egzersizleri, Buerger-Allen egzersizi, propriyosepsiyon ve denge egzersizleri diyabetik ayak ülseri olan veya buna yatkınlığı olan hastalarda tercih edilen egzersiz çeşitleridir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/9rznufm.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 9rznufm.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span><br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Eklem hareket açıklığı egzersizleri </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/rof6lh3.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: rof6lh3.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Parmaklar üzerinde yükselme </span><br />
<img src="https://i.hizliresim.com/f7lpknx.jpg" loading="lazy"  width="800" height="300" alt="[Resim: f7lpknx.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Buerger-Allen egzersizlerinin kullanılması ekstremiteye kan akışını arttırır ve potansiyel olarak yeni vasküler yapıların oluşumuna yol açar. Bu egzersizi yaparken hasta 3 dakika sırtüstü yatarak ayaklarını daha yükseğe kaldırmalıdır. Daha sonra oturmalı ve her iki ayağını üçer dakika boyunca şu pozisyonlarda tutmalıdır: fleksiyon, ekstansiyon, pronasyon ve supinasyon. Bu hareketleri uyguladığında ayaklar pembeye dönmelidir (gelişmiş kan akışına bağlı olarak); mavi renge ve daha ağrılı hale gelirse, ayaklarını tekrar daha yüksek bir yere kaldırmalı ve istirahat etmelidir. Egzersizin sonunda hasta 5 dakika sırtüstü yatarak ayaklarını bir battaniyeye sararak sıcak tutmalıdır.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/bja0r8q.png" loading="lazy"  alt="[Resim: bja0r8q.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #c00000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;" class="mycode_font">AYAKKABI MODİFİKASYONU: </span></span></span></span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Ayakkabı içerisinde yeterli boşluğa sahip , sıkmayan, geniş burunlu ,parmak kutusu yüksek , bağcıklı veya velkrolu ayakkabılar önerilmektedir.</span> </span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sert tabanlıklardan kaçınılmalıdır. Platazot tabanlık kullanmak, yükün homojen dağılımını sağlar . Ayakkabının topukları yumuşak bir ped ile desteklenmeli ve farklı yoğunluklarda en az iki malzemeden, sağlam bir kenar ve hafif darbeleri absorbe etme kapasitesine sahip olmalıdır. Tabanlar her 6 ila 12 ayda bir yenilenmelidir.</span></span></span><br />
<br />
</span><br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KAYNAKÇA </span></span></span><br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. Dr. Fzt. H. Hakan UYSAL. DİYABETİK AYAKTA FİZYOTERAPİ YAKLAŞIMLARININ DUYU BOZUKLUKLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ.Ankara Üniversitesi Dikimevi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Yıllığı, Cilt 4, Sayı 1, 2003.<br />
2. Melek Merve Erdem, Semra Topuz. DIYABETIK AYAK SENDROMU VE DIYABETIK AYAKTA FIZYOTERAPI DEĞERLENDIRMESI. e-SAĞLIK FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON DERGİSİ. Cilt: V, Sayı: 19, Aralık 2018.<br />
3. Y. Turan , B.M.Ertuğrul , B.A.Lipsky , K.Bayraktar . <span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: arial, helvetica, clean, sans-serif;" class="mycode_font">Does physical therapy and rehabilitation improve outcomes for diabetic foot ulcers? . 20 Mayıs 2015 . <br />
</span></span>4. <span style="color: #333333;" class="mycode_color">Prof.Dr.A.Ayşe KARADUMAN ,Prof.Dr.Öznur TUNCA YILMAZ (Ed).(2017). Fizyoterapi ve Rehabilitasyon 3 Kitabı (Nörolojik Rehabilitasyon ve Kardiyopulmoner Rehabilitasyon ). Ankara .</span></span></span></div>
</div>
<br />
<br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #7030a0;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DİYABETİK AYAK ve REHABİLİTASYONU</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">
   <img src="https://i.hizliresim.com/mtcbx7n.jpg" loading="lazy"  width="370" height="300" alt="[Resim: mtcbx7n.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik ayak ; diyabet komplikasyonlarından olan nöropati ve diyabete eşlik etmekte olan periferik arter hastalığının getirisi olan iskemi tabanında aşırı basınç ve enfeksiyonun eklenmesiyle oluşur  ve ekstremite kaybına kadar ilerleyebilmektedir. Diyabetik hastalarda görülen diyabetik ayak sendromu mortalite ve morbiditeye etki ederek hastalar ve ülkeler için ciddi fiziksel ve mali yük oluşturmaktadır. Dünyada her 40 saniyede bir diabetes mellitus tanısı konulmaktadır ve her 4 diyabetik hastadan birisi hayatlarının bir döneminde diyabetik ayak yarası ile karşılaşmaktadır. Diyabetik ayak alt ekstremite amputasyonlarının  %50-%60 oranıyla en sık nedenidir. </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">DM’ye bağlı olarak gelişen normal nöral geri bildirim mekanizmasının kaybedilmesi sonucu bozulan ayak biyomekaniği ayaktaki ark düzleşmesine katkıda bulunarak anormal basınç dağılımına sebep olup ayak tabanında ülserasyonlar oluşturabilmektedir. Diyabet hastalarında görülen ayak lezyonları; yaygın enfeksiyonlar, ayak ülserleri ve Charcot nöroartropatisi, alt ekstremite amputasyonu ve yanık yaralanması olmak üzere beş  başlıkta toplanabilir.<br />
    <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">A.<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">OSTEOMYELİTİS : </span></span>Ayak enfeksiyonu, diyabetik hastalarda amputasyon cerrahisi için iyi bilinen bir risk faktörü olmaktadır. Osteomiyelit diyabetik ayak enfeksiyonunun en sık görülen bulgusu olmakta ve hastaların yaklaşık % 10-15’inde orta şiddette ve % 50’sinde ağır şiddette görülmektedir. Diyabetik ayak osteomiyeliti genel olarak kemik içine yayılmış , önce kortekse daha sonra da kemik iliğine ulaşan yumuşak doku enfeksiyonunun bir sonucudur. Osteomyelit ayaktaki herhangi bir kemiği etkileyebilir, fakat  en sık ön ayağı (% 90) etkilemekte  bunu da orta ayak (%5) ve arka ayak (%5) takip eder. Ön ayak osteomiyeliti orta ve arka ayağa göre daha iyi bir prognoza sahiptir.<br />
 <br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">B.<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">ÜLSERASYON : </span></span>Diyabetin en sık görülen komplikasyonlarından birisi diyabetik ayak ülserleridir. DM’li bir bireyin hayatı boyunca ülser oluşturma ihtimali %25’ tir. Alt ekstremite ampütasyonlarının  % 85’ i iyileşmeyen ülser sebebiyle  gerçekleşmektedir. Ülserler iki gruba ayrılmaktadır :  Akut ülser ; ayakkabı uyumsuzluğundan ve  küçük travmalardan kaynaklanırken, kronik plantar ülserler ağırlık taşıyan alanlarda görülmektedir.  Genelde olayı başlatan küçük travmalardır. Ülserasyon; nöropati, iskemi, enfeksiyonlar, yara iyileşmesinde bozulma, minör travma, dermal aşınma ve kangren gibi kronik komplikasyonların tek başına ya da birlikte  kombinasyonu sonucu oluşmaktadır. Diyabetik hastalarda yetersiz arterial dolaşıma bağlı olarak gelişen periferik iskemi, olguların % 35’ inde ülsere sebep olmaktadır. Diyabetli hastalarda ayağın sık sık değerlendirilmesi  ülser riski taşıyanları belirlemekte oldukça  önemli bir noktadır. Bu sebeple ülserasyonları değerlendirmek için pek çok yara sınıflandırma sistemi mevcuttur . En çok kullanılan sınıflandırma sistemlerinden biri Wagner-Meggit sınıflandırma sistemidir .<br />
<br />
</span><img src="https://i.hizliresim.com/1du7xdn.jpeg" loading="lazy"  width="700" height="200" alt="[Resim: 1du7xdn.jpeg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
   <br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">C.<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color">Diyabetik Charcot Artropatisi : </span></span>Diyabetik Charcot artropati (DCA)’si , distal simetrik nöropatiye bağlı olarak gelişen ve ayağın kemik ve eklemlerinde kırık ve çıkıklar ile karakterize yıkıcı bir komplikasyonudur. DCA’li hastalar genellikle 50-60 yaşları arasında , bunların % 80’i de en az 10 yıllık DM hastalığı öyküsüne sahiptir. DCA, erken dönemde oluşan inflamasyon sonucu ayak ve ayak bileği kemik, eklem ve yumuşak dokularını etkileyerek, subluksasyon, dislokasyon ve ülserasyona sebep olur. Klinik olarak DCA tanısı, DPN ve şişmiş bir ayak olmasını gerektirmektedir. Akut DCA çoğunlukla ağrısız, şiş ve sıcak ayakta görülür. Başlangıçta klinik bulgular normal olabilir fakat değişiklikler 3-4 hafta içinde hızla ortaya çıkabilir. Ayrıca kontralateral ayakla karşılaştırılınca  2 ° C’nin üzerinde olan sıcaklık farkı klinik olarak DCA‘nın ana bulgusu olmaktadır.</span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">D.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ALT EKSTREMİTE AMPUTASYONU : </span></span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik hastalar olmayanlara göre 15 – 40 kat daha fazla alt ekstremite ampütasyon riski taşımaktadır. Ülserasyon DM ‘ li hastalarda travmatik olmayan alt ekstremite ampütasyonu için başlıca nedendir . </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik ayak osteomyeliti olan hastalar, ayak enfeksiyonu bulunmayan diyabetik hastalarla kıyaslandığında , 50 kat fazla hastaneye yatış riski ve 150 kat fazla alt ekstremite amputasyonu riskine sahip olmakla birlikte %5’i majör amputasyon ve % 20-30’u minör amputasyona uğramaktadır.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">E.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">YANIK YARALANMASI : </span></span></span>Diyabetik hastalarda duyusal kayba bağlı olarak kazayla oluşan ayak yanığı yaralanmalarına rastlanılmaktadır. Ayak kaplıcaları, terapatik ayak banyoları, sıcak su şişesi kullanımı ve mikrodalgalarla ısıtılan doğal taş içeren ısıtma yastıkları diyabetik hastalarda sık görülen yanık yaralanmalarının nedenleri olarak sıralanmaktadır. Ayak tabanında bulunan derinin dokusu kalın, kompakt ve daha az elastik dermis içeren, altında yağ yastıkçığı ile desteklenmiş özel bir yapıdır. Bu özel yapı ayak tabanının eksternal kuvvetlere karşı  dayanıklı bir hale getirilmesinde görev alırken ,ciddi bir yanık yaralanmasını takiben dokunun yeniden yapılandırılmasını oldukça zorlaştırmaktadır. Buna karşın, ayak dorsumundaki deri dokusuysa az miktarda subkutan doku içermesi sebebiyle  incedir ve deri, altında yer alan ekstansör tendonların kayarak hareket etmelerini sağlar  ve bu yapıları korur. Bu bölgedeki ciddi yanıklarda, tendon ,kemik doku hasarı  , skar doku oluşumu ile oldukça ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Konservatif veya cerrahi olarak tedavi edilen bu tür yaralanmalarda, dokuyu korumak ve iyileşmesine yardımcı olmak için yatak istirahati, koruyucu ayakkabı veya dinlenme ateli gibi yöntemlerle iyileştirilmesi istenilen bölge üzerindeki yükün kaldırılıp, yanık doku üzerindeki baskının azaltılmasıyla yara iyileşmesi hızlandırılabilir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      </span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c00000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">DİYABETİK AYAĞA YAKLAŞIM ve DEĞERLENDİRME </span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik bir hastada ayak ülseri mevcut olmasa bile ülser riski nedeniyle ayak mutlaka değerlendirilmeye alınmalıdır. Tedavi ekibi multidisipliner olmalıdır. Endokrinolog , nörolog, enfeksiyon hastalıkları uzmanı , ortopedist , fizyoterapist , podiatrist , diyetisyen , hemşire ve ortotist ekibi oluşturmaktadır. Fizyoterapistin üzerine düşen uygun ve bireysel egzersiz programını hazırlamak ve uygulatmak , doğru ayakkabı seçiminde ve yapılmasında rol almak ve hastayı ayak bakımı ve yaralanma risklerine karşı bilgilendirmektir. Değerlendirme şu başlıklar altında toplanabilir : </span></span><br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabette Deri ve Değerlendirilmesi :</span></span></span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik ayağın dermatolojik değerlendirmesi bacaklardaki ve ayaklardaki deri rengindeki değişiklikleri , nabız ölçümünü , ayak parmakları (dijital aralıklarda dahil) ve ayak tırnaklarının enfeksiyon, ülserasyon, maserasyon, nasır, siğil, fissür, sürtünme, blister, eritem ve kallusunun muayenesini , ödem , ısı farklılıkları , derideki atrofi durumunu içermektedir.  Sağlık çalışanlarına değerlendirme sırasında ayak derisi sıcaklığı, rengi, sertliği ve turgorundaki değişiklikleri kollar ve ellerdeki cilt ile karşılaştırıp kaydetmeleri önerilir. Cilt sıcaklığı genellikle , DPN’ye bağlı ülserasyon riski taşıyan hastaları tanımlamak için kullanılır . Diyabetik ayak sendromu riski taşıyan hastaların ayak sıcaklıklarını değerlendirmek için en sık kullanılan referans noktası, kontralateral ayaktaki herhangi bir alan olmakla birlikte sağ ve sol ayakta belirlenen eş alanların sıcaklık farkları çoğunlukla  1°C’den fazla olmamakta  ve bu farkın 2,2° C’den yüksek olması anormal kabul edilmektedir. Farkın 2,2 °C’ den fazla olması vasküler hastalık veya  gelişen ayak ülserasyonunun belirtisi olabilir ve kayıt altına alınması gerekir .</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Vasküler Sistemin Değerlendirilmesi :</span></span></span><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Alt ekstremite gözlemi  sırasında ekstremitelerin genel  durumu hakkında fikir veren, önceki arteriyel veya venöz vasküler cerrahi yara izleri, tropik deri lezyonları, livedo retikülaris, ülserler, nekroz ve/veya kangren alanları  gibi olası bulgular değerlendirilir. PVH, ayak ülserlerinin yaklaşık olarak  üçte birinde görülen ve tekrarlayan yaralarla ilişkili önemli bir risk faktörüdür ve bu sebeple değerlendirilmesi genel alt ekstremite risk durumunun belirlenmesinde oldukça önemlidir. Vasküler muayene ;  femoral, popliteal, posterior tibial ve dorsalis pedis pulsasyonlar bilateral  değerlendirilmelidir. Femoral pulsasyonlar anterior superior iliak çıkıntı ile simfisiz pubis’in arasındaki çizginin orta noktasından, Gastroknemiusun iki başı arasında yer alan popliteal arter ise bir miktar  fleksiyona getirilen diz ekleminde popliteal bölgede 2-3-4 parmaklar ile Tibia’ya doğru itilen popliteal arter üzerinden değerlendirilmektedir. PT nabzı medial malleolun  arkasından ve DP nabzı naviküler kemik üzerinde ekstensör hallucis longus tendonun lateralinde palpe edilmektedir.</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabette Nörolojik Değerlendirme </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">: </span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sinir ileti hızı değerlendirmesinde küçük ve büyük sinir liflerinin fonksiyonlarını değerlendirmek için distalden proksimale doğru kullanılan yöntemler :</span></span></span><br />
1. Küçük sinir lifi fonksiyonu için: iğne batması hissi ve sıcaklık hissi.  2. Büyük sinir lifi fonksiyonu için: vibrasyon algısı, pozisyon hissi, 10 g’lık monoflament ile bakılan hafif dokunma duyusu ve ayak bileği refleksi. Vibrasyon değerlendirilmesinde iki taraflı ayak başparmağının dorsumundaki kemik çıkıntısına uygulanan 128 Hz’lik bir diapozon kullanılır. Hastadan titreşimin ne zaman başlayıp bittiğini söylemesi istenir. Bunların yanında hafif dokunma ve basınç (ayak dorsumundan ve planlarından pamukla) , iki nokta diskriminasyonu duyuları , derin tendon refleksleri , babinski ve klonus refleksleri değerlendirilir. </li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabette Kas-İskelet Sistemi ve Değerlendirme :</span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> Kas-iskelet sistemi bulguları belirgin morbiditeye sebep  olmakta ve bu nedenle özel değerlendirmelere ihtiyaç duyulmaktadır . Stiff hands sendromu, diyabetik kas infarktüsü, Dupuytren hastalığı, fleksör tenosinovitin stenozu (tetik parmak), omuz kapsüliti (donmuş omuz), kalsifiye omuz periartriti ve karpal tünel sendromu diyabetik popülasyonda oldukça yaygın olmasına rağmen çekiç parmak, pençe ayak, halluks deformitesi, pes planus, pes cavus ve DCA gibi alt ekstremiteye ait kas-iskelet sistemi bozuklukları üst ekstremite kas-iskelet sistemi bozukluklarına göre yaşam kalitesini ciddi boyutta etkilemektedir. Bu sebeple , deformitelerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi, ülserasyon ve diğer komplikasyonların oluşum riskini azaltmak için önemli noktaladır. Yapılan çalışmalarla, diyabetli hastaların ayak-ayak bileği eklemlerinde, sağlıklı kişilere  göre eklem hareket açıklığının azaldığını gösterilmiştir . Azalmış eklem hareketi veya yetersiz şok absorbsiyonu yüksek plantar basınca yol açarak deri bütünlüğünün bozulmasına , ülserasyon ve enfeksiyona sebep  olur. Bu sebeple DM hastalarında eklem hareket açıklığının değerlendirilmesi çok önemlidir.</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabette Denge, Düşme ve Değerlendirilmesi:</span></span></span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">DNP’ye bağlı olarak gelişen somatosensoriyal kayıp, alt ekstremitede kas iğ işlevinin azalması , ayak bileği ekleminde hareket algısının ve plantar kütanöz basınç hissinin kaybolması sonucu hareket algısını bozarak  denge kaybına sebep olabilir. Diyabetik retinopati, etraftaki ortamın görsel bilgisini ve vücudun yönünü sağlamaktan sorumlu retinadaki reseptör hücreleri etkileyebilir ve vestibüler sistemdeki azalan duyarlılık, postürü korumak için gerekli olan hareket, denge ve mekansal yönelim ile ilgili algıyı olumsuz etkileyebilir. Bu görülen bozukluklar, diğer sistemlerden sağlanan girdi taleplerini artırırak dengenin bozulmasına yol açabilir. Diyabetik hastalarda artan düşme riski; kırıklar, iyileşmeyen yaralar ve kronik enfeksiyonlara yol açar  ve yaralanma riskini arttırır bu nedenle düşme korkusu DPN’ li diyabetik bireyler için önemli bir endişe kaynağıdır. Denge değerlendirmesinde ; Tek Ayak Üzerinde Durma Testi, Romberg Testi, Fonksiyonel Uzanma Testi, Dinamik Denge Testi, Berg Denge Testi, Süreli Kalk Yürü Testi, Tinetti Denge ve Yürüme Testi, Aktiviteye Spesifik Denge Güvenlik Skalası, Dinamik Yürüyüş İndeksi kullanılır .</span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #0070c0;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabette Yürüyüş ve Değerlendirilmesi : </span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">DPN’si olan diyabetik hastaların  sağlıklı kontrollere kıyasla daha yavaş yürüyüş hızında, kısa adımlarla ve düşük kadansla yürüdükleri gözlenmiştir. Duruş süresinin uzaması, düzgün olmayan yüzeylerde adım uzunluğu ve adım süresinde fazla  değişkenlikle yürümeleri, ayak yapıları için uygun olmayan yanlış  basınç dağılımı ile yürümelerine neden olmaktadır. Duyusal bozulma ,azalmış alt ekstremite kuvveti ve merkezi sinir sistemi bozukluğu yürüyüş bozukluklarına katkıda bulunmaktadır. Yürüyüş analizi yapmak için kullanılabilecek yöntemler ; ayak izi yöntemi, gözlemsel yürüyüş analizi , bilgisayarlı yürüyüş yolları, giyilebilir cihazlar ve yürüyüş verilerini elde etmek için kullanılan farklı sensörler (jiroskop, akselometre ve işaretleyiciler) gibi farklı yöntemleri içermektedir.</span></span></span><br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ed7d31;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diyabetik ayağı olan hastalara öneriler ;</span></span></span><ul class="mycode_list"><li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayaklarınızı ılık su ve  sabunla her gün yıkamalısınız.</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayaklarınızı özellikle parmak aralarını yumuşak havlu ile kurulayınız .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayağınızı her gün gözlemleyin . Kızarıklık , şişlik , renk değişimi , yara varsa doktorunuza veya fizyoterapistinize başvurun .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tırnaklarınızı banyodan sonra kesin .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tırnak batması veya nasırınız varsa doktorunuza başvurun .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çorapsız ayakkabı giymeyin ve her gün çorap değiştirin .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayaklarınız terliyorsa ayakkabılarınızı giymeden ve terlediği anlarda pudra kullanmalısınız .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Evde veya dışarıda çıplak ayakla yürümeyin .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayakkabılarınızı giymeden önce içini ve dışını kontrol edin .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayağınızı sıcak ( hot - pack )ve soğuk ( cold - pack) ajanlardan uzak tutun . Ayağınız üşüyorsa battaniye kullanın , yanıyorsa sık sık ılık su ile yıkayın . Suyun sıcaklığını dirseğiniz ile kontrol edin.</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> Bacak bacak üzerine atıp veya bağdaş kurup dolaşımı bozacak şekilde oturmayın .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sigara kullanmayın .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayak egzersizlerini günlük ve düzenli olarak yapın .</span></span><br />
</li>
<li><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bisiklet sürün , yüzmeye gidin .</span></span><br />
</li>
</ul>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c00000;" class="mycode_color">DİYABETİK AYAK ve REHABİLİTASYONU </span></span></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c00000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><br />
FİZİK TEDAVİ AJANLARI<br />
 </span></span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yara iyileşmesi için kullanılan fizik tedavi ajanları :</span></span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/knf65yr.jpeg" loading="lazy"  width="650" height="200" alt="[Resim: knf65yr.jpeg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;" class="mycode_font">Termoterapi:</span></span></span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> Bir enerji türü olan ısı, yaygın olarak kullanılan bir fizik tedavi ajanıdır. Sıcak bir madde soğuk bir maddeyle temas ettiğinde ısı transfer eder. Yüzeysel ısıl işlem sırasında ısıtılan terapötik ajanlar ısıyı vücuda aktarır. Isıl işlem, yara iyileşmesine katkıda bulunduğu düşünülen vazodilatasyonu indükleyerek bölgeye kan akışını arttırır</span></span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">.</span></span><br />
<br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ultrasonun etkileri arasında vazodilatasyona , hücre metabolizmasını arttırmak, hücre geçirgenliğini arttırmak, fibroblast proliferasyonunu indüklemek, vasküler endotelyal büyüme faktörünü serbest bırakmak, kollajenin esnekliğini arttırmak ve interstisyel sıvı akışını artırarak ödemi azaltmak yer alır. Tüm bu etkilerin sonucunda da  yara iyileşmesini sağlamaktadır. Ennis ve arkadaşları kronik diyabetik ayak ülseri olan hastalarda 12 hafta boyunca haftada 3 seans aktif 40-Khz ultrason tedavisi ile sahte ultrason tedavisini karşılaştıran kontrollü bir çalışma yürütmüştür. Her iki grupta da tedavi öncesine kıyasla tedaviden sonra yara iyileşme oranı arttı. Her iki grupta da yara eksüdasyonu veya yara kapanmasında istatistiksel olarak anlamlı bir gelişme olmadı.</span></span><br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/2ew6jrt.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 2ew6jrt.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ultrason uygulanması </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Elektroterapi yöntemleri:</span> </span></span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ESWT ile yapılan bir çalışmada konservatif veya ileri pansuman tedavisine yanıt vermeyen 30 hastada 32 hasta  ESWT alırken, 10 kişilik kontrol grubu standart tedavi (yara debridmanı, enfeksiyon tedavisi ve yeterli basınç transferi) aldı. Çalışma grubundaki 16 hastada 6 seans ESWT sonrası tam yara kapanması sağlandı. İyileşmeyen yaralarda 4-6 seans ESWT sonrası eksüda azalmış, granülasyon dokusu artmış ve yaranın boyutu büyük  ölçüde azalmıştır. Ayrıca çalışma grubu kontrol grubuna kıyasla ağrıda önemli bir azalma ve yara iyileşmesinde önemli bir artışa da sahipti. Bu sınırlı sonuçlar, ESWT'nin diyabetik ayak ülserlerinin tedavisinde faydalı ve güvenli olabileceğini düşündürmektedir. Diyabetik ayak ülseri yarasının iyileşmesini hızlandırmada yapılan sınırlı çalışmalar sonucunda düşük seviyeli lazer tedavisinin bir rolü olabileceğini düşünülmektedir. Diyabetik ayak ülseri  tedavisi için, manyetik alan  genellikle 10 gün boyunca günde bir saat, düşük yoğunlukta (30 Gauss) uygulanır.</span></span></span></span><br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/acw5rwd.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: acw5rwd.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Galvanik akım uygulanması </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c00000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">EGZERSİZ TEDAVİSİ : </span></span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Son zamanlarda yapılan çalışmalar, diyabetik ayak ülseri olan hastalarda egzersizin etkili bir tedavi yöntemi olabileceğini düşündürmektedir. Eklem hareket açıklığı, germe egzersizleri, Buerger-Allen egzersizi, propriyosepsiyon ve denge egzersizleri diyabetik ayak ülseri olan veya buna yatkınlığı olan hastalarda tercih edilen egzersiz çeşitleridir.</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/9rznufm.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 9rznufm.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span><br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Eklem hareket açıklığı egzersizleri </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/rof6lh3.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: rof6lh3.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Parmaklar üzerinde yükselme </span><br />
<img src="https://i.hizliresim.com/f7lpknx.jpg" loading="lazy"  width="800" height="300" alt="[Resim: f7lpknx.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Buerger-Allen egzersizlerinin kullanılması ekstremiteye kan akışını arttırır ve potansiyel olarak yeni vasküler yapıların oluşumuna yol açar. Bu egzersizi yaparken hasta 3 dakika sırtüstü yatarak ayaklarını daha yükseğe kaldırmalıdır. Daha sonra oturmalı ve her iki ayağını üçer dakika boyunca şu pozisyonlarda tutmalıdır: fleksiyon, ekstansiyon, pronasyon ve supinasyon. Bu hareketleri uyguladığında ayaklar pembeye dönmelidir (gelişmiş kan akışına bağlı olarak); mavi renge ve daha ağrılı hale gelirse, ayaklarını tekrar daha yüksek bir yere kaldırmalı ve istirahat etmelidir. Egzersizin sonunda hasta 5 dakika sırtüstü yatarak ayaklarını bir battaniyeye sararak sıcak tutmalıdır.</span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/bja0r8q.png" loading="lazy"  alt="[Resim: bja0r8q.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #c00000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;" class="mycode_font">AYAKKABI MODİFİKASYONU: </span></span></span></span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-family: Calibri, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Ayakkabı içerisinde yeterli boşluğa sahip , sıkmayan, geniş burunlu ,parmak kutusu yüksek , bağcıklı veya velkrolu ayakkabılar önerilmektedir.</span> </span></span><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sert tabanlıklardan kaçınılmalıdır. Platazot tabanlık kullanmak, yükün homojen dağılımını sağlar . Ayakkabının topukları yumuşak bir ped ile desteklenmeli ve farklı yoğunluklarda en az iki malzemeden, sağlam bir kenar ve hafif darbeleri absorbe etme kapasitesine sahip olmalıdır. Tabanlar her 6 ila 12 ayda bir yenilenmelidir.</span></span></span><br />
<br />
</span><br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KAYNAKÇA </span></span></span><br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. Dr. Fzt. H. Hakan UYSAL. DİYABETİK AYAKTA FİZYOTERAPİ YAKLAŞIMLARININ DUYU BOZUKLUKLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ.Ankara Üniversitesi Dikimevi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Yıllığı, Cilt 4, Sayı 1, 2003.<br />
2. Melek Merve Erdem, Semra Topuz. DIYABETIK AYAK SENDROMU VE DIYABETIK AYAKTA FIZYOTERAPI DEĞERLENDIRMESI. e-SAĞLIK FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON DERGİSİ. Cilt: V, Sayı: 19, Aralık 2018.<br />
3. Y. Turan , B.M.Ertuğrul , B.A.Lipsky , K.Bayraktar . <span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: arial, helvetica, clean, sans-serif;" class="mycode_font">Does physical therapy and rehabilitation improve outcomes for diabetic foot ulcers? . 20 Mayıs 2015 . <br />
</span></span>4. <span style="color: #333333;" class="mycode_color">Prof.Dr.A.Ayşe KARADUMAN ,Prof.Dr.Öznur TUNCA YILMAZ (Ed).(2017). Fizyoterapi ve Rehabilitasyon 3 Kitabı (Nörolojik Rehabilitasyon ve Kardiyopulmoner Rehabilitasyon ). Ankara .</span></span></span></div>
</div>
<br />
<br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Refleksoloji Nedir?]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-refleksoloji-nedir.html</link>
			<pubDate>Sat, 21 Nov 2020 11:23:28 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=456">Fzt.İldem</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-refleksoloji-nedir.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Refleksoloji Nedir?</span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksoloji, antik zamanlardan itibaren kullanılan vücudun spesifik organ ve bölgelerinin küçük bir aynası kabul edilen kulaklar, eller ve ayaklardaki belirli refleks noktalarına basınç uygulanarak gerçekleştirilen, holistik,tamamlayıcı, iyileştirici özel bir tedavi ve enerji dengeleme sistemidir. Refleksoloji, Uluslararası Refleksoloji Enstitüsü tarafından “tüm salgı bezleri, organlar ve vücut bölümleri ile ilişkili olan ellerde, ayaklarda ve kulaklardaki refleks noktalarına elle uygulanan, vücut fonksiyonlarının normalleşmesine yardım eden bir teknik” olarak tanımlanmıştır. <br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksolojinin iyileşmeyi sağlamasındaki mekanizmasının fizyolojik yanıtlar oluşturması olduğu iddia edilmektedir. Refleksoloji, kulak el ve ayaklarda organlardan gelen sinir noktaları olduğunu savunur. Bir başka ifade ile her organın kulak, el ve ayak tabanında yansıması olan bir nokta vardır. Bu noktalar organları temsil ederler. Bu noktalara basınç uygulanarak ortaya çıkan uyarılar sayesinde o noktada yansıması bulunan organlarda yanıt açığa çıkar. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Ayaklarda, organların yansıdığı noktalar daha geniş bir alana yayıldığı için el ve kulaktaki noktalara göre daha belirgindir. Bu sebeple noktalar üzerinde çalışmak ayaklarda daha kolaydır. Ayakların bir özelliği de vücudun hassas bölgeleri olmalarıdır. Bu nedenle refleksoloji tedavisi için ayaklarda çalışmak, ellerde çalışmaktan daha etkilidir. Organlar ile organların yansıma noktalan arasındaki ilişkinin nasıl olduğu hakkında birbirinden farklı fikirler ortaya atılmıştır. Bu farklı düşüncelerin ortak noktası ise refleksolojinin, vücut enerjisinin dengeli bir biçimde organlara yayılmasına yardımcı olarak bütün vücuda denge getirmeyi sağlamasıdır. (2)<br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">REFLEKSOLOJİNİN UYGULANDIĞI DURUMLAR <br />
</span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksoloji, kanser ağrılarını ve kemoterapinin yan etkilerini hafifletmek ve yaşam kalitesini arttırma, sempatik ve parasempatik sinir sistemini ayarlamada ve fonksiyonunu düzenlemede, bağışıklık sistemini güçlendirmede, dolaşımı düzenlemede, enfeksiyon süresini kısaltmada, stres, anksiyete, ajitasyon, gerginlik, depresyon, yorgunluk ve uykusuzlukta, konstipasyon ve irritabl bağırsak sendromunda, baş, sırt, bel, kas ve migren ağrılarında, sinüzit, astım, egzama, bazı allerjiler gibi dermatolojik sorunlarda, bulantı ve kusmayı  rahatlatmada, dismenore ve doğum sırasında ağrıyı azaltmada, servikal dilatasyonu artırmada, postpartum dönemde uterus involüsyonuna yardım ve süt salınımını kolaylaştırmada kullanılabilmektedir. (3)<br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">REFLEKSOLOJİNİN UYGULANAMADIĞI YA DA UYGULAMA SIRASINDA "ÖZEN" İSTEYEN DURUMLAR <br />
</span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Tromboz: damarlardaki pıhtı demektir. Kişinin geçmişinde, damarlarda pıhtı görülmüş ise refleksoloji tedavisinin uygulanmaması daha doğrudur. Masaj, pıhtının vücutta ilerlemesine kalbe ya da beyine gitmesine yol açabileceği için uygun olmayabilir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Hamileliğin özellikle ilk üç ayında fetüsün gelişiminde herhangi bir sorun açığa çıkamaması için ayak masajı, rahim ve yumurtalıklar bölgesinde yavaşça uygulanır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Diyabet: refleksoloji pankreası uyardığı için insülin seviyesini değiştirebilir. Bu durumda masajdan kaçınmak daha doğru olacaktır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Yaralı ayaklara, çürük alanlara uygulama yapılmaz. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Ayaklarda varis varsa, damarların üzerine masaj uygulanmaz. (2)<br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">BİR REFLEKSOLOJİ SEANSI NASIL OLMALIDIR ?<br />
</span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksoloji seansı zevkli bir deneyim olmalıdır. Masaj sırasında kişi, kendini masaj koltuğunda huzur ve güven içinde hissetmelidir. Bu seanslara dinlendirici ve kişiyi rahatlatıcı hafif bir müzik de eşlik edebilir.  Refleksoloji odasının düzenli ve huzur verici olmasına, dekorasyonunda pastel renklerin kullanılmasına özen gösterilmelidir. Gelen kişi bu odadan dinlenmiş ve endişelerinden arınmış olarak ayrılmalıdır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksolog masaja başlamadan önce kişinin sağlığı hakkında geçmişteki ve şimdiki şikayetlerini dinlemeli, alışkanlıkları hakkında sorular sormalı ve böylece kişinin nasıl bir hayata ve kişiliğe sahip olduğu hakkında bir fikir edinmelidir. Daha sonra, masaja gelen kişi, ayakları çıplak ve uzatılmış, başı ve vücudunun üst bölümü daha dik bir pozisyonda, uzun bir koltuğa ya da arkasını yaslayacağı bir masaj masasına yerleşir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksolog ilk önce ayakları bütünüyle ovarak ısıtır ve bu ilk dokunma, terapiste kişinin ayaklarını daha yakından görüp inceleme olanağı verir. Eğer varsa nasırların yeri, ayakların yumuşaklığı ya da sertliği, bazı bölgelerin renkleri ve şişlikler kişinin sorunları hakkında terapiste öncü olabilmektedir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Ayaktaki bazı noktalar diğerlerine göre daha hassas olabilir. Bu noktalara dokunulduğunda kişi hassasiyet gösterebilir, canı acıyabilir. Bu hassasiyet seanstan seansa fark eder. Genelde tedavi ilerledikçe, başlangıçta acıyan noktalar acımaz hale gelir.  <br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksoloji  kişinin ihtiyaçlarına göre uygulanır. 40-50 dakikada bütün ayakta çalışılabileceği gibi sadece kişini şikayetleri üzerine belirlenen alanlarda da çalışılabilir. Ya da ayakta basınç uygulandığında hassas olan bölgeler üzerinde de çalışılabilmektedir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Unutmamalı ki refleksolog kişiyi tam anlamıyla tedavi etmez, ancak vücudun kendi kendini tedavi etmesi için vücuda yardımcı olur. Refleksolog vücudun kendisini iyileştirme gücünü aktif duruma getirdiği için bu süreçte vücuttaki toksinler atılmaya başlanır. Vücudun kendisini temizlemesi sırasında da birtakım tepkiler görmek mümkündür. Normalden daha fazla tuvalete gitme ihtiyacı, daha fazla terleme gaz, boğaz ve burunda balgam, sivilceler ve yorgunluk gibi semptomlar bu temizlenme sürecinde görülebilme ihtimali olan tepkilerdendir. Ayrıca ilk seanslarda, kişinin sorunlarında artış görülebilir. Bu tepkiler vücudun temizlenme yolunda olduğunu gösteren tepkilerdir ve zamanla yok olacaktır. <br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Genelde haftada bir ya da iki olmak üzere 8-12 seans önerilir. Bazen ilk seansta olmak üzere genelde üçüncü ya da dördüncü tedaviden sonra kişide olumlu bir değişim gözlenir. Ancak uzun süre yaşanmış rahatsızlıklardan arınmak elbette ki daha uzun zaman alacaktır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"> </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">VÜCUDUMUZU 6 BÖLÜME AYIRIRSAK BU BÖLÜMLER AYAKLARDA ŞU ŞEKILDE YER ALIR: </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">1) Baş Ve Ense Bölümü = Ayak Parmakları </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/zWKwdB.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: zWKwdB.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2) Göğüs Bölümü = Ayağın Altında Ayak Parmaklarının Bittiği Yerden Ayak Kavisine Kadar Uzanan Yumuşak Ve Geniş Bölüm </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/jIRN30.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: jIRN30.png]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://i.hizliresim.com/IzXqw9.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: IzXqw9.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3) Karın Bölümü = Ayağın Altında Kavis Yapan Bölüm </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/nKJhBy.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: nKJhBy.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4) Kasıklar, Cinsel Organlar, Bacak Lenfleri = Topuk Ve Ayak Bileği Çevresi </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/Ui23PT.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: Ui23PT.png]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://i.hizliresim.com/3vYKjG.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: 3vYKjG.png]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://i.hizliresim.com/bWb5w9.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: bWb5w9.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5) Omurga = Başparmaktan Topuğun Ortasına Kadar Olan, Ayağın İç Kenarında Yer Alan Bölge </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/zQhd6z.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: zQhd6z.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6) Kol Dirsek Bilek El Bacak Diz Ve Kalça = Küçük Parmağın Bittiği Yerden Başlayarak Topuğun Sonuna Kadar Olan Ayağın Dış Kenarında Yer Alan Bölge </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/oXaMbz.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: oXaMbz.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">MASAJ YÖNTEMLERİ </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Genellikle refleksologlar bir ayağı ayak parmaklarından başlayıp topuğa kadar çalıştıktan sonra diğer ayağa geçerler. Bir diğer yöntem de aynı noktaları her iki ayakta da birbiri ardına uygulamak olabilir. Amaç, ayaktaki bütün yansıma noktalarını uyarmak olduğu için her iki yöntem de geçerlidir. Bir ayak vücudun yarısını temsil ettiği için sadece bir ayağın refleks noktalarında çalışıp bırakmak refleksoloji çalışmasını yarıda bırakmak olur.   </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayağı Tutuş </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Masaj süresince iki el birbirini tamamlar. Genelde bir el ayağa destek olan, ayağı tutan eldir. Diğer el çalışan yani masajı ayağa uygulayan eldir .destek olan elin başparmağı ayağın altına, diğer dört parmağı ise ayağın üzerine gelecek şekilde ayağı kavrar. Diğer el ise refleks alanlarda çalışır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/9npwFl.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: 9npwFl.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">MASAJ TEKNİKLERİ </span></span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başparmağın Bir Solucan Gibi Yürütülmesi </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/3xEvPZ.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 3xEvPZ.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu yöntem en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Bir el ayağı kavrar, diğer elin başparmağı ise refleks alanında solucan gibi ilerler. Başparmak eklem kısmından bükülür ve parmağın en üst kısmı refleks noktasına gelecek şekilde üç dört saniye bastırılır ve sonra parmak düz durduğu haline geri getirilir. Bu şekilde başparmak refleks alanında yürütülür. Bu yürüme hareketi sadece öne doğru olur.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başparmağın Bastırıp Döndürerek Ovması </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">En önemli ovma yöntemlerinden biri olan başparmağın refleks noktasına bastırılıp döndürülerek ovması refleksolojide yine en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Destek olan el ayağı kavrar, çalışan elin başparmağı ise refleks alanına bastırır ve o noktada adeta küçük daireler çizerek (saat yönünde döndürerek) ovar. </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/zBxZI8.png" loading="lazy"  alt="[Resim: zBxZI8.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başparmağın Refleks Noktasında Basınç Uygulaması </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/bnDbU5.png" loading="lazy"  alt="[Resim: bnDbU5.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bir elle ayak kavranır, diğer elin başparmağı refleks noktasına 5-10 saniye kadar sabit bir baskı uygular. Bu yöntemi solar pleksus'ta uygulayabiliriz. Ayrıca bu yöntemi yine solar pleksus yansıma noktasında kişi soluk alırken basınç uygulayıp, soluk verirken basıncı gevşeterek de kullanabiliriz. Bu noktanın uyarılması kişiye iyi bir gevşeme sağlayacaktır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Refleks Noktasının Başparmak ve İşaret Parmağı Arasında (Ayağın Altından ve Üstünden) Sıkılması </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/iKFnrG.png" loading="lazy"  alt="[Resim: iKFnrG.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yumruk Basıncı Uygulanması </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bir elle ayak kavranır, diğer el yumruk yapılıp el parmaklarının ikinci eklemleri ayağa bastırarak bir aşağıya bir yukarıya çıkar. </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/ecnhA0.png" loading="lazy"  alt="[Resim: ecnhA0.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">MASAJIN BAŞINDA VE/VEYA SONUNDA UYGULANAN YÖNTEMLER </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Masajın başında ayağı masaja hazırlamak ve kişiye genel bir rahatlama sağlamak için masajın sonunda ise yine kişiye masajın sona ermekte olduğunu bildirmek ve masajı sona erdirmek amacıyla belirli yöntemler kullanılabilir.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başlangıç </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Masaja ayağı ısıtarak başlamak gerekir. Öncelikle elimizde dağıttığımız kremi ayağa iyice yedirdikten sonra ayağı hazırlamak için açıklanacak olan (döndürme), Aşil Tendonunu germe, iki taraflı bilek gevşetme, elin başparmaklarının ayağın altında yürütülmesi ve "çamaşır sıkma" yöntemlerinin tümü ya da sadece birkaç tanesi uygulanabilir. </span></div><ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rotasyon: Döndürme Tekniği </span></span></span> Ayak bir elle topuktan tutulur, diğer el ise ayağı adeta daire çizer gibi kendi etrafında (4-5 kez saat yönünde, ardından yine 4 -5 kez aksi yönde) çevirir. Kalçaları ve beli rahatlatan bu tekniği yavaş ve doğru uygulamak önemlidir. Bu teknik, bilekte uygulandığı gibi ayak parmaklarında da uygulanabilir. Her ayak parmağı tek başına yavaşça kendi etrafında döndürülür. Rotasyon tekniği hem ayağı ısıtma amacı ile hem de gevşeme getirmek amacıyla masaj başında uygulanan bir yöntemdir. </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/WD8KHX.png" loading="lazy"  width="500" height="250" alt="[Resim: WD8KHX.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aşil Tendonunun Gerilmesi</span></span></span>  Aşil tendonun gerilmesi ve arkasından gevşetilmesi, bacağın arka bölgesinin rahatlatılmasına ve buradaki gerilimin giderilmesine yardımcı olur. Bir el, ayak topuğunu kavrarken, diğer el ayak parmaklarını öne doğru iter. Bu itiş ayağın tabanından yapılmalıdır. 5-10 saniye bu biçimde beklendikten sonra el, bu kez ayağın üzerinden basınç uygulayarak ayağı refleksolog kendisine doğru çeker. Bu biçimde de 5-10 saniye kadar beklenir. Bu hareket iki üç kez tekrarlanır. </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/YIdVIv.png" loading="lazy"  alt="[Resim: YIdVIv.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İki Taraflı Bilek Gevşetme Tekniği  </span></span></span>Bu yöntem iyi bir gevşetme tekniği olup masajın başında ya da sonunda kullanılabilir. Uygulanış şekli avuçlar yukarı doğru ve açık olacak biçimde eller bileğin her iki yanından kavrar. Bu pozisyonda bir el yavaşça aşağıya diğeri yukarıya ve sağa-sola doğru hareket ettirilir. Ayak bir taraftan diğer tarafa sallandırlır ya da hafifçe silkelenir.  </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/1J3ps9.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1J3ps9.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Belkemiği Bükme" Tekniği </span></span></span> Başparmaklar ayağın altına gelecek biçimde, iki el ayağın üstüne konulur. Her iki elin de başparmak ile işaret parmağı arasındaki kısım, ayağın iç ve dış kısmına yani belkemiği ve eklem refleks alanlarına oturtulur. Eller, ayak parmaklarına doğru ayağı burarak ilerler. Bunu birkaç kez tekrarlamak gerekir. Bu bölgeden çok miktarda sinir geçtiği için, bu alana yapılan masaj büyük bir rahatlama ve gevşeme getirir. </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/GQ1EgR.png" loading="lazy"  alt="[Resim: GQ1EgR.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Çamaşır Sıkma" Yöntemi </span></span></span> Ayak, başparmaklar ayağın altında olacak biçimde, iki elle tutulur. Başparmaklar yatay olarak ayağın altını bir taraftan diğer tarafa baskı uygulayarak geçer. Eller sanki ıslak bir çamaşırı sıkarmış gibi gözükür. Bu hareket, topuktan başlayıp ayak parmaklarına doğru ilerlenip sonra tekrar topuğa inerek dört beş kez tekrarlanabilir. </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/VCoUHA.png" loading="lazy"  width="400" height="200" alt="[Resim: VCoUHA.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sandviç Tekniği  </span></span></span>Ayağı iki el arasında adeta bir sandviç gibi tutup, ayağın üzerinde basınç yaratarak ovuşturma yöntemidir. Masaja başlarken ayağı ısıtmak için kullanılan etkili bir tekniktir. Bu tekniği uygularken ayağı aşırı sıkmamaya dikkat edilmelidir. </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/NtlWy1.png" loading="lazy"  width="400" height="200" alt="[Resim: NtlWy1.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bitiriş </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Gereken refleks alan ya da alanlar uyarıldıktan sonra masajı sonlandırmak için, başparmakların ayağın altında yürütülmesi, "çamaşır sıkma" yöntemi gibi başlangıçta kullanılan birkaç yöntem uygulanabilir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu yöntemlerin yanı sıra solar pleksus'a basınç uygulamak masaj bitirme hareketi olarak kullanılabilmektedir. Uygulama şekli her ayak bir elle kavranır, her elin başparmağı bu noktaya kişi nefes alırken bastırılır, nefes verirken baskı kaldırılır. Bu dört beş kez tekrarlanır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/OkVQtV.png" loading="lazy"  alt="[Resim: OkVQtV.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Masajın sonunda refleksolog topuktan başlayarak ayak parmaklarına çıkar, sonra da ayağın üzerinden bileğe kadar sıvazlar. Bu hareketi iki üç kez yaptıktan sonra, masajı noktalamak için elleri ayakların altında bir süre tutar. Bu hareket, hem masajın bittiğine dair bir işaret hem de çalıştığımız ayaklardan birdenbire değil de yavaşça ayrılmanın bir yoludur. Masaj sonunda kişiye su ikram edilebilir ve masaja geldiği gün bol su içmesi önerilebilir. Unutmamak gerekir ki masajdan sonra vücut kendisini temizlemeye devam edecek ve bu aşamada bol su içmenin vücuda faydası olacaktır. </span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">VÜCUTTAKİ SİSTEMLERE GÖRE MASAJ UYGULAMASI </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Kişinin sorunlarına göre sekiz ayrı sistem üzerinde çalışılabilir.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1) SİNDİRİM SİSTEMİ  </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemde uyarılacak noktalar yemek borusu, mide, onikiparmakbağırsağı, karaciğer, safrakesesi, pankreas, ince ve kalın bağırsaklar, ileo-çekal valfı ve makat (rektum)tır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Ağız ve boğaz bölümleri için ayak başparmağı ile ikinci ayak parmağı arasını, el başparmağı ile işaret parmağı arasında sıkarak; karaciğer, safrakesesi ve ileo-çekal valfı alanlarını başparmağı bastırıp döndürme yöntemini kullanarak; incebağırsak alanını yumruk biçimindeki eli bir aşağı bir yukarı inip çıkararak, geri kalan diğer alanları ise solucan yürüyüşü ile uyarabiliriz. Dalak noktası ise başparmak ve işaret parmağı arasında (ayağın altından ve üzerinden) sıkılarak bu noktaya 5 saniye kadar basınç uygulanarak uyarılır. </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2) KAN DOLAŞIMI </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Kan dolaşımı sistemi kalp, damarlar ve kandan oluşur. Kan dolaşımına denge getirmek için ayak masajında uyaracağımız şu iki nokta bulunmaktadır:  </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Birinci nokta: kalp refleks alanına son derece yumuşak bir biçimde parmağımızı bastırıp kaldırarak basınç uygulayabiliriz. Bu refleks alanı sadece sol ayakta yer almaktadır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">İkinci nokta: kan dolaşımını uyarmak için her iki ayağın altında ayağın kavis yapan bölümüne, ellerimizi yumruk yapıp parmaklarımızın ikinci eklemlerini bastırarak bir aşağı bir yukarı doğru masaj yapabiliriz. </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3) ENDOKRİN SİSTEMİ (HORMON) VE ÜREME ORGANLARI </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: hipofiz, hipotalamus, epifiz bezi, böbrek üstü bezi, tiroid, paratiroid, yumurtalıklar/testisler ve rahim/prostat’ tır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu organların yansıma noktalarında el başparmağı bastırılıp döndürülerek ovulur.  </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Fallop tüpleri/testisleri prostata bağlayan tüplerin yansıma noktalarında ise başparmağı solucan gibi yürütme tekniği uygulanır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4) LENF SİSTEMİ </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: üst lenf bezeleri, bademcikler, timüs bezi, dalak, apandis ve alt lenf bezleridir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bademcikler, ayak başparmağı ile ikinci parmak arasının çimdiklenir gibi, başparmak ve işaret parmağı arasında sıkılması ile uyarılır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Yemek borusu, sindirim sisteminde görmüş olduğumuz gibi bu noktada "solucan yürümesi" ile uyarılır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Timüs bezi, dalak ve üst lenf bezlerinin refleks noktaları, başparmağı ve işaret parmağı arasında (ayağın altından ve üzerinden) sıkılarak uyarılır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Apandisin yansıma noktasında "başparmağı bastırıp döndürme" yöntemi kullanılır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Alt lenf bezlerinin yansıma noktası ayak bileğinin ön bölümünde yer aldığı için, ayak her iki elle kavranır ve başparmaklar ayağın iç ve dış yanlarına yerleştirilerek yukarıya doğru yürütülmeye başlanır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5) SOLUNUM SİSTEMİ </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: burun, sinüsler, nefes borusu, akciğerler ve diyaframdır.  </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu organların yansıma alanlarında 'başparmağın solucan gibi yürütülmesi' tekniği uygulanır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6) İDRAR YOLLARI </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: böbrek, üreter ve  mesane </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Böbrek yansıma noktasında başparmak bastırarak ve döndürerek ovar. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Böbrek noktasından başlayarak mesane yansıma noktasına doğru 'başparmağın solucan gibi yürütülmesi' uygulanır. Mesane noktasında da başparmağı bastırıp döndürme yöntemi uygulanır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">7) İSKELET </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: baş, şakaklar, ense, omuzlar, kaburgalar, omurga, kollar dirsekler, eller, dizler ve kalçalar </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu organların (eller ve dizler hariç) yansıma noktalarında başparmağın solucan gibi yürütülme tekniği uygulanır. El ve dizlerin yansıma noktalarında, bastırıp döndürerek ovma tekniği kullanılır. Özellikle ense ve sırt ağrılarında, kalça sorunlarında bu sistemin ayaktaki refleks noktalarına masaj uygulanması kişiye rahatlama getirir. Sinirli ve stresli kişilerde ise omurga birçok sinirin geçtiği alan olduğu için refleks alanını ovmak kişiyi gevşetir.</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">8) SİNİR SİSTEMİ </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Sinir sistemi iki bölüme ayrılır: merkezi sinir sistemi ve periferik (çevresel) sistem. Merkezı sinir sistemi, kararların verildiği, verilerin yorumlandığı ve diğer zihinsel görevlerin yerine getirildiği bölgeleri içeren bir bütündür. Bu kısımda korteks, limbik sistem ve ara beyin, beyincik, beyin sapı ve omurilik yer alır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Periferik sistem vücudun duygu bilgilerini merkeze taşır. Merkezden çıkan emirleri kas ve salgıbezi gibi yerlere yöneltir. Çevresel sistem adeta sinir kablolarından oluşur. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: hipofiz bezi, hipotalamus, beyin, epifiz bezi, omurga ve solar pleksus (güneş ağı) </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu noktalarda (omurga hariç) başparmak bastırılarak döndürülür. Ayağın iç tarafında baş parmaktan topuğun ortasına kadar uzanan yerde olan omurga yansıma alanında ise başparmak bir solucan gibi yürütülür. Bu hareket yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya olabilir.  </span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">KAYNAKÇA </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">1) Yıldız S. , Yaşa Öztürk G. Refleksoloji: Temel ve Klinik Bilgiler. Eğirdir Kemik Eklem Hastalıkları Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon. Isparta. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon. Uzunköprü Devlet Hastanesi. Edirne. Derleme. 2014.  </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">2) Zeynep Aksel Wilhelm. Adım Adım Sağlık: Refleksoloji. Dharma Yayınları. Kasım 2003.  </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">3) Akın Korkan E.  Uyar M. Ağrı Kontrolünde Kanıt Temelli Yaklaşım: Refleksoloji. Derleme. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi.  Cilt: 5 Sayı:1.Ocak 2014. </span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Refleksoloji Nedir?</span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksoloji, antik zamanlardan itibaren kullanılan vücudun spesifik organ ve bölgelerinin küçük bir aynası kabul edilen kulaklar, eller ve ayaklardaki belirli refleks noktalarına basınç uygulanarak gerçekleştirilen, holistik,tamamlayıcı, iyileştirici özel bir tedavi ve enerji dengeleme sistemidir. Refleksoloji, Uluslararası Refleksoloji Enstitüsü tarafından “tüm salgı bezleri, organlar ve vücut bölümleri ile ilişkili olan ellerde, ayaklarda ve kulaklardaki refleks noktalarına elle uygulanan, vücut fonksiyonlarının normalleşmesine yardım eden bir teknik” olarak tanımlanmıştır. <br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksolojinin iyileşmeyi sağlamasındaki mekanizmasının fizyolojik yanıtlar oluşturması olduğu iddia edilmektedir. Refleksoloji, kulak el ve ayaklarda organlardan gelen sinir noktaları olduğunu savunur. Bir başka ifade ile her organın kulak, el ve ayak tabanında yansıması olan bir nokta vardır. Bu noktalar organları temsil ederler. Bu noktalara basınç uygulanarak ortaya çıkan uyarılar sayesinde o noktada yansıması bulunan organlarda yanıt açığa çıkar. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Ayaklarda, organların yansıdığı noktalar daha geniş bir alana yayıldığı için el ve kulaktaki noktalara göre daha belirgindir. Bu sebeple noktalar üzerinde çalışmak ayaklarda daha kolaydır. Ayakların bir özelliği de vücudun hassas bölgeleri olmalarıdır. Bu nedenle refleksoloji tedavisi için ayaklarda çalışmak, ellerde çalışmaktan daha etkilidir. Organlar ile organların yansıma noktalan arasındaki ilişkinin nasıl olduğu hakkında birbirinden farklı fikirler ortaya atılmıştır. Bu farklı düşüncelerin ortak noktası ise refleksolojinin, vücut enerjisinin dengeli bir biçimde organlara yayılmasına yardımcı olarak bütün vücuda denge getirmeyi sağlamasıdır. (2)<br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">REFLEKSOLOJİNİN UYGULANDIĞI DURUMLAR <br />
</span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksoloji, kanser ağrılarını ve kemoterapinin yan etkilerini hafifletmek ve yaşam kalitesini arttırma, sempatik ve parasempatik sinir sistemini ayarlamada ve fonksiyonunu düzenlemede, bağışıklık sistemini güçlendirmede, dolaşımı düzenlemede, enfeksiyon süresini kısaltmada, stres, anksiyete, ajitasyon, gerginlik, depresyon, yorgunluk ve uykusuzlukta, konstipasyon ve irritabl bağırsak sendromunda, baş, sırt, bel, kas ve migren ağrılarında, sinüzit, astım, egzama, bazı allerjiler gibi dermatolojik sorunlarda, bulantı ve kusmayı  rahatlatmada, dismenore ve doğum sırasında ağrıyı azaltmada, servikal dilatasyonu artırmada, postpartum dönemde uterus involüsyonuna yardım ve süt salınımını kolaylaştırmada kullanılabilmektedir. (3)<br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">REFLEKSOLOJİNİN UYGULANAMADIĞI YA DA UYGULAMA SIRASINDA "ÖZEN" İSTEYEN DURUMLAR <br />
</span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Tromboz: damarlardaki pıhtı demektir. Kişinin geçmişinde, damarlarda pıhtı görülmüş ise refleksoloji tedavisinin uygulanmaması daha doğrudur. Masaj, pıhtının vücutta ilerlemesine kalbe ya da beyine gitmesine yol açabileceği için uygun olmayabilir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Hamileliğin özellikle ilk üç ayında fetüsün gelişiminde herhangi bir sorun açığa çıkamaması için ayak masajı, rahim ve yumurtalıklar bölgesinde yavaşça uygulanır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Diyabet: refleksoloji pankreası uyardığı için insülin seviyesini değiştirebilir. Bu durumda masajdan kaçınmak daha doğru olacaktır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Yaralı ayaklara, çürük alanlara uygulama yapılmaz. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Ayaklarda varis varsa, damarların üzerine masaj uygulanmaz. (2)<br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">BİR REFLEKSOLOJİ SEANSI NASIL OLMALIDIR ?<br />
</span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksoloji seansı zevkli bir deneyim olmalıdır. Masaj sırasında kişi, kendini masaj koltuğunda huzur ve güven içinde hissetmelidir. Bu seanslara dinlendirici ve kişiyi rahatlatıcı hafif bir müzik de eşlik edebilir.  Refleksoloji odasının düzenli ve huzur verici olmasına, dekorasyonunda pastel renklerin kullanılmasına özen gösterilmelidir. Gelen kişi bu odadan dinlenmiş ve endişelerinden arınmış olarak ayrılmalıdır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksolog masaja başlamadan önce kişinin sağlığı hakkında geçmişteki ve şimdiki şikayetlerini dinlemeli, alışkanlıkları hakkında sorular sormalı ve böylece kişinin nasıl bir hayata ve kişiliğe sahip olduğu hakkında bir fikir edinmelidir. Daha sonra, masaja gelen kişi, ayakları çıplak ve uzatılmış, başı ve vücudunun üst bölümü daha dik bir pozisyonda, uzun bir koltuğa ya da arkasını yaslayacağı bir masaj masasına yerleşir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksolog ilk önce ayakları bütünüyle ovarak ısıtır ve bu ilk dokunma, terapiste kişinin ayaklarını daha yakından görüp inceleme olanağı verir. Eğer varsa nasırların yeri, ayakların yumuşaklığı ya da sertliği, bazı bölgelerin renkleri ve şişlikler kişinin sorunları hakkında terapiste öncü olabilmektedir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Ayaktaki bazı noktalar diğerlerine göre daha hassas olabilir. Bu noktalara dokunulduğunda kişi hassasiyet gösterebilir, canı acıyabilir. Bu hassasiyet seanstan seansa fark eder. Genelde tedavi ilerledikçe, başlangıçta acıyan noktalar acımaz hale gelir.  <br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Refleksoloji  kişinin ihtiyaçlarına göre uygulanır. 40-50 dakikada bütün ayakta çalışılabileceği gibi sadece kişini şikayetleri üzerine belirlenen alanlarda da çalışılabilir. Ya da ayakta basınç uygulandığında hassas olan bölgeler üzerinde de çalışılabilmektedir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Unutmamalı ki refleksolog kişiyi tam anlamıyla tedavi etmez, ancak vücudun kendi kendini tedavi etmesi için vücuda yardımcı olur. Refleksolog vücudun kendisini iyileştirme gücünü aktif duruma getirdiği için bu süreçte vücuttaki toksinler atılmaya başlanır. Vücudun kendisini temizlemesi sırasında da birtakım tepkiler görmek mümkündür. Normalden daha fazla tuvalete gitme ihtiyacı, daha fazla terleme gaz, boğaz ve burunda balgam, sivilceler ve yorgunluk gibi semptomlar bu temizlenme sürecinde görülebilme ihtimali olan tepkilerdendir. Ayrıca ilk seanslarda, kişinin sorunlarında artış görülebilir. Bu tepkiler vücudun temizlenme yolunda olduğunu gösteren tepkilerdir ve zamanla yok olacaktır. <br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Genelde haftada bir ya da iki olmak üzere 8-12 seans önerilir. Bazen ilk seansta olmak üzere genelde üçüncü ya da dördüncü tedaviden sonra kişide olumlu bir değişim gözlenir. Ancak uzun süre yaşanmış rahatsızlıklardan arınmak elbette ki daha uzun zaman alacaktır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"> </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">VÜCUDUMUZU 6 BÖLÜME AYIRIRSAK BU BÖLÜMLER AYAKLARDA ŞU ŞEKILDE YER ALIR: </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color">1) Baş Ve Ense Bölümü = Ayak Parmakları </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/zWKwdB.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: zWKwdB.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2) Göğüs Bölümü = Ayağın Altında Ayak Parmaklarının Bittiği Yerden Ayak Kavisine Kadar Uzanan Yumuşak Ve Geniş Bölüm </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/jIRN30.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: jIRN30.png]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://i.hizliresim.com/IzXqw9.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: IzXqw9.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3) Karın Bölümü = Ayağın Altında Kavis Yapan Bölüm </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/nKJhBy.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: nKJhBy.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4) Kasıklar, Cinsel Organlar, Bacak Lenfleri = Topuk Ve Ayak Bileği Çevresi </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/Ui23PT.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: Ui23PT.png]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://i.hizliresim.com/3vYKjG.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: 3vYKjG.png]" class="mycode_img img-responsive" /><img src="https://i.hizliresim.com/bWb5w9.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: bWb5w9.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5) Omurga = Başparmaktan Topuğun Ortasına Kadar Olan, Ayağın İç Kenarında Yer Alan Bölge </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/zQhd6z.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: zQhd6z.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6) Kol Dirsek Bilek El Bacak Diz Ve Kalça = Küçük Parmağın Bittiği Yerden Başlayarak Topuğun Sonuna Kadar Olan Ayağın Dış Kenarında Yer Alan Bölge </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/oXaMbz.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: oXaMbz.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">MASAJ YÖNTEMLERİ </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Genellikle refleksologlar bir ayağı ayak parmaklarından başlayıp topuğa kadar çalıştıktan sonra diğer ayağa geçerler. Bir diğer yöntem de aynı noktaları her iki ayakta da birbiri ardına uygulamak olabilir. Amaç, ayaktaki bütün yansıma noktalarını uyarmak olduğu için her iki yöntem de geçerlidir. Bir ayak vücudun yarısını temsil ettiği için sadece bir ayağın refleks noktalarında çalışıp bırakmak refleksoloji çalışmasını yarıda bırakmak olur.   </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ayağı Tutuş </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Masaj süresince iki el birbirini tamamlar. Genelde bir el ayağa destek olan, ayağı tutan eldir. Diğer el çalışan yani masajı ayağa uygulayan eldir .destek olan elin başparmağı ayağın altına, diğer dört parmağı ise ayağın üzerine gelecek şekilde ayağı kavrar. Diğer el ise refleks alanlarda çalışır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/9npwFl.png" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: 9npwFl.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">MASAJ TEKNİKLERİ </span></span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başparmağın Bir Solucan Gibi Yürütülmesi </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/3xEvPZ.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 3xEvPZ.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu yöntem en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Bir el ayağı kavrar, diğer elin başparmağı ise refleks alanında solucan gibi ilerler. Başparmak eklem kısmından bükülür ve parmağın en üst kısmı refleks noktasına gelecek şekilde üç dört saniye bastırılır ve sonra parmak düz durduğu haline geri getirilir. Bu şekilde başparmak refleks alanında yürütülür. Bu yürüme hareketi sadece öne doğru olur.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başparmağın Bastırıp Döndürerek Ovması </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">En önemli ovma yöntemlerinden biri olan başparmağın refleks noktasına bastırılıp döndürülerek ovması refleksolojide yine en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Destek olan el ayağı kavrar, çalışan elin başparmağı ise refleks alanına bastırır ve o noktada adeta küçük daireler çizerek (saat yönünde döndürerek) ovar. </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/zBxZI8.png" loading="lazy"  alt="[Resim: zBxZI8.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başparmağın Refleks Noktasında Basınç Uygulaması </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/bnDbU5.png" loading="lazy"  alt="[Resim: bnDbU5.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bir elle ayak kavranır, diğer elin başparmağı refleks noktasına 5-10 saniye kadar sabit bir baskı uygular. Bu yöntemi solar pleksus'ta uygulayabiliriz. Ayrıca bu yöntemi yine solar pleksus yansıma noktasında kişi soluk alırken basınç uygulayıp, soluk verirken basıncı gevşeterek de kullanabiliriz. Bu noktanın uyarılması kişiye iyi bir gevşeme sağlayacaktır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Refleks Noktasının Başparmak ve İşaret Parmağı Arasında (Ayağın Altından ve Üstünden) Sıkılması </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/iKFnrG.png" loading="lazy"  alt="[Resim: iKFnrG.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yumruk Basıncı Uygulanması </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bir elle ayak kavranır, diğer el yumruk yapılıp el parmaklarının ikinci eklemleri ayağa bastırarak bir aşağıya bir yukarıya çıkar. </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/ecnhA0.png" loading="lazy"  alt="[Resim: ecnhA0.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">MASAJIN BAŞINDA VE/VEYA SONUNDA UYGULANAN YÖNTEMLER </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Masajın başında ayağı masaja hazırlamak ve kişiye genel bir rahatlama sağlamak için masajın sonunda ise yine kişiye masajın sona ermekte olduğunu bildirmek ve masajı sona erdirmek amacıyla belirli yöntemler kullanılabilir.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Başlangıç </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Masaja ayağı ısıtarak başlamak gerekir. Öncelikle elimizde dağıttığımız kremi ayağa iyice yedirdikten sonra ayağı hazırlamak için açıklanacak olan (döndürme), Aşil Tendonunu germe, iki taraflı bilek gevşetme, elin başparmaklarının ayağın altında yürütülmesi ve "çamaşır sıkma" yöntemlerinin tümü ya da sadece birkaç tanesi uygulanabilir. </span></div><ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rotasyon: Döndürme Tekniği </span></span></span> Ayak bir elle topuktan tutulur, diğer el ise ayağı adeta daire çizer gibi kendi etrafında (4-5 kez saat yönünde, ardından yine 4 -5 kez aksi yönde) çevirir. Kalçaları ve beli rahatlatan bu tekniği yavaş ve doğru uygulamak önemlidir. Bu teknik, bilekte uygulandığı gibi ayak parmaklarında da uygulanabilir. Her ayak parmağı tek başına yavaşça kendi etrafında döndürülür. Rotasyon tekniği hem ayağı ısıtma amacı ile hem de gevşeme getirmek amacıyla masaj başında uygulanan bir yöntemdir. </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/WD8KHX.png" loading="lazy"  width="500" height="250" alt="[Resim: WD8KHX.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aşil Tendonunun Gerilmesi</span></span></span>  Aşil tendonun gerilmesi ve arkasından gevşetilmesi, bacağın arka bölgesinin rahatlatılmasına ve buradaki gerilimin giderilmesine yardımcı olur. Bir el, ayak topuğunu kavrarken, diğer el ayak parmaklarını öne doğru iter. Bu itiş ayağın tabanından yapılmalıdır. 5-10 saniye bu biçimde beklendikten sonra el, bu kez ayağın üzerinden basınç uygulayarak ayağı refleksolog kendisine doğru çeker. Bu biçimde de 5-10 saniye kadar beklenir. Bu hareket iki üç kez tekrarlanır. </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/YIdVIv.png" loading="lazy"  alt="[Resim: YIdVIv.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İki Taraflı Bilek Gevşetme Tekniği  </span></span></span>Bu yöntem iyi bir gevşetme tekniği olup masajın başında ya da sonunda kullanılabilir. Uygulanış şekli avuçlar yukarı doğru ve açık olacak biçimde eller bileğin her iki yanından kavrar. Bu pozisyonda bir el yavaşça aşağıya diğeri yukarıya ve sağa-sola doğru hareket ettirilir. Ayak bir taraftan diğer tarafa sallandırlır ya da hafifçe silkelenir.  </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/1J3ps9.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1J3ps9.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Belkemiği Bükme" Tekniği </span></span></span> Başparmaklar ayağın altına gelecek biçimde, iki el ayağın üstüne konulur. Her iki elin de başparmak ile işaret parmağı arasındaki kısım, ayağın iç ve dış kısmına yani belkemiği ve eklem refleks alanlarına oturtulur. Eller, ayak parmaklarına doğru ayağı burarak ilerler. Bunu birkaç kez tekrarlamak gerekir. Bu bölgeden çok miktarda sinir geçtiği için, bu alana yapılan masaj büyük bir rahatlama ve gevşeme getirir. </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/GQ1EgR.png" loading="lazy"  alt="[Resim: GQ1EgR.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">"Çamaşır Sıkma" Yöntemi </span></span></span> Ayak, başparmaklar ayağın altında olacak biçimde, iki elle tutulur. Başparmaklar yatay olarak ayağın altını bir taraftan diğer tarafa baskı uygulayarak geçer. Eller sanki ıslak bir çamaşırı sıkarmış gibi gözükür. Bu hareket, topuktan başlayıp ayak parmaklarına doğru ilerlenip sonra tekrar topuğa inerek dört beş kez tekrarlanabilir. </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/VCoUHA.png" loading="lazy"  width="400" height="200" alt="[Resim: VCoUHA.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sandviç Tekniği  </span></span></span>Ayağı iki el arasında adeta bir sandviç gibi tutup, ayağın üzerinde basınç yaratarak ovuşturma yöntemidir. Masaja başlarken ayağı ısıtmak için kullanılan etkili bir tekniktir. Bu tekniği uygularken ayağı aşırı sıkmamaya dikkat edilmelidir. </span><br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/NtlWy1.png" loading="lazy"  width="400" height="200" alt="[Resim: NtlWy1.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span><br />
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bitiriş </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Gereken refleks alan ya da alanlar uyarıldıktan sonra masajı sonlandırmak için, başparmakların ayağın altında yürütülmesi, "çamaşır sıkma" yöntemi gibi başlangıçta kullanılan birkaç yöntem uygulanabilir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu yöntemlerin yanı sıra solar pleksus'a basınç uygulamak masaj bitirme hareketi olarak kullanılabilmektedir. Uygulama şekli her ayak bir elle kavranır, her elin başparmağı bu noktaya kişi nefes alırken bastırılır, nefes verirken baskı kaldırılır. Bu dört beş kez tekrarlanır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><img src="https://i.hizliresim.com/OkVQtV.png" loading="lazy"  alt="[Resim: OkVQtV.png]" class="mycode_img img-responsive" /></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Masajın sonunda refleksolog topuktan başlayarak ayak parmaklarına çıkar, sonra da ayağın üzerinden bileğe kadar sıvazlar. Bu hareketi iki üç kez yaptıktan sonra, masajı noktalamak için elleri ayakların altında bir süre tutar. Bu hareket, hem masajın bittiğine dair bir işaret hem de çalıştığımız ayaklardan birdenbire değil de yavaşça ayrılmanın bir yoludur. Masaj sonunda kişiye su ikram edilebilir ve masaja geldiği gün bol su içmesi önerilebilir. Unutmamak gerekir ki masajdan sonra vücut kendisini temizlemeye devam edecek ve bu aşamada bol su içmenin vücuda faydası olacaktır. </span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #9a00b2;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">VÜCUTTAKİ SİSTEMLERE GÖRE MASAJ UYGULAMASI </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Kişinin sorunlarına göre sekiz ayrı sistem üzerinde çalışılabilir.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1) SİNDİRİM SİSTEMİ  </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemde uyarılacak noktalar yemek borusu, mide, onikiparmakbağırsağı, karaciğer, safrakesesi, pankreas, ince ve kalın bağırsaklar, ileo-çekal valfı ve makat (rektum)tır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Ağız ve boğaz bölümleri için ayak başparmağı ile ikinci ayak parmağı arasını, el başparmağı ile işaret parmağı arasında sıkarak; karaciğer, safrakesesi ve ileo-çekal valfı alanlarını başparmağı bastırıp döndürme yöntemini kullanarak; incebağırsak alanını yumruk biçimindeki eli bir aşağı bir yukarı inip çıkararak, geri kalan diğer alanları ise solucan yürüyüşü ile uyarabiliriz. Dalak noktası ise başparmak ve işaret parmağı arasında (ayağın altından ve üzerinden) sıkılarak bu noktaya 5 saniye kadar basınç uygulanarak uyarılır. </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2) KAN DOLAŞIMI </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Kan dolaşımı sistemi kalp, damarlar ve kandan oluşur. Kan dolaşımına denge getirmek için ayak masajında uyaracağımız şu iki nokta bulunmaktadır:  </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Birinci nokta: kalp refleks alanına son derece yumuşak bir biçimde parmağımızı bastırıp kaldırarak basınç uygulayabiliriz. Bu refleks alanı sadece sol ayakta yer almaktadır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">İkinci nokta: kan dolaşımını uyarmak için her iki ayağın altında ayağın kavis yapan bölümüne, ellerimizi yumruk yapıp parmaklarımızın ikinci eklemlerini bastırarak bir aşağı bir yukarı doğru masaj yapabiliriz. </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3) ENDOKRİN SİSTEMİ (HORMON) VE ÜREME ORGANLARI </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: hipofiz, hipotalamus, epifiz bezi, böbrek üstü bezi, tiroid, paratiroid, yumurtalıklar/testisler ve rahim/prostat’ tır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu organların yansıma noktalarında el başparmağı bastırılıp döndürülerek ovulur.  </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Fallop tüpleri/testisleri prostata bağlayan tüplerin yansıma noktalarında ise başparmağı solucan gibi yürütme tekniği uygulanır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4) LENF SİSTEMİ </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: üst lenf bezeleri, bademcikler, timüs bezi, dalak, apandis ve alt lenf bezleridir. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bademcikler, ayak başparmağı ile ikinci parmak arasının çimdiklenir gibi, başparmak ve işaret parmağı arasında sıkılması ile uyarılır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Yemek borusu, sindirim sisteminde görmüş olduğumuz gibi bu noktada "solucan yürümesi" ile uyarılır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Timüs bezi, dalak ve üst lenf bezlerinin refleks noktaları, başparmağı ve işaret parmağı arasında (ayağın altından ve üzerinden) sıkılarak uyarılır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Apandisin yansıma noktasında "başparmağı bastırıp döndürme" yöntemi kullanılır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Alt lenf bezlerinin yansıma noktası ayak bileğinin ön bölümünde yer aldığı için, ayak her iki elle kavranır ve başparmaklar ayağın iç ve dış yanlarına yerleştirilerek yukarıya doğru yürütülmeye başlanır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5) SOLUNUM SİSTEMİ </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: burun, sinüsler, nefes borusu, akciğerler ve diyaframdır.  </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu organların yansıma alanlarında 'başparmağın solucan gibi yürütülmesi' tekniği uygulanır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6) İDRAR YOLLARI </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: böbrek, üreter ve  mesane </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Böbrek yansıma noktasında başparmak bastırarak ve döndürerek ovar. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Böbrek noktasından başlayarak mesane yansıma noktasına doğru 'başparmağın solucan gibi yürütülmesi' uygulanır. Mesane noktasında da başparmağı bastırıp döndürme yöntemi uygulanır.  </span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">7) İSKELET </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: baş, şakaklar, ense, omuzlar, kaburgalar, omurga, kollar dirsekler, eller, dizler ve kalçalar </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu organların (eller ve dizler hariç) yansıma noktalarında başparmağın solucan gibi yürütülme tekniği uygulanır. El ve dizlerin yansıma noktalarında, bastırıp döndürerek ovma tekniği kullanılır. Özellikle ense ve sırt ağrılarında, kalça sorunlarında bu sistemin ayaktaki refleks noktalarına masaj uygulanması kişiye rahatlama getirir. Sinirli ve stresli kişilerde ise omurga birçok sinirin geçtiği alan olduğu için refleks alanını ovmak kişiyi gevşetir.</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c14700;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">8) SİNİR SİSTEMİ </span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Sinir sistemi iki bölüme ayrılır: merkezi sinir sistemi ve periferik (çevresel) sistem. Merkezı sinir sistemi, kararların verildiği, verilerin yorumlandığı ve diğer zihinsel görevlerin yerine getirildiği bölgeleri içeren bir bütündür. Bu kısımda korteks, limbik sistem ve ara beyin, beyincik, beyin sapı ve omurilik yer alır. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Periferik sistem vücudun duygu bilgilerini merkeze taşır. Merkezden çıkan emirleri kas ve salgıbezi gibi yerlere yöneltir. Çevresel sistem adeta sinir kablolarından oluşur. </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu sistemdeki dengesizlikleri şu organların refleks alanlarını uyararak yardımcı olmaya çalışabiliriz: hipofiz bezi, hipotalamus, beyin, epifiz bezi, omurga ve solar pleksus (güneş ağı) </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu noktalarda (omurga hariç) başparmak bastırılarak döndürülür. Ayağın iç tarafında baş parmaktan topuğun ortasına kadar uzanan yerde olan omurga yansıma alanında ise başparmak bir solucan gibi yürütülür. Bu hareket yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya olabilir.  </span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">KAYNAKÇA </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">1) Yıldız S. , Yaşa Öztürk G. Refleksoloji: Temel ve Klinik Bilgiler. Eğirdir Kemik Eklem Hastalıkları Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon. Isparta. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon. Uzunköprü Devlet Hastanesi. Edirne. Derleme. 2014.  </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">2) Zeynep Aksel Wilhelm. Adım Adım Sağlık: Refleksoloji. Dharma Yayınları. Kasım 2003.  </span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">3) Akın Korkan E.  Uyar M. Ağrı Kontrolünde Kanıt Temelli Yaklaşım: Refleksoloji. Derleme. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi.  Cilt: 5 Sayı:1.Ocak 2014. </span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aquaterapi Nedir?]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-aquaterapi-nedir.html</link>
			<pubDate>Mon, 02 Nov 2020 14:08:28 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=127">Süreyya Asiltürk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-aquaterapi-nedir.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">AQUATERAPİ</span></span></span><br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aquaterapi nedir?</span></span></span><br />
<br />
Aquaterapi, suyun fiziksel özelliklerini kullanarak su içi egzersizleri temel alan bir rehabilitasyon yöntemidir. Çeşitli tedaviler için su kullanımı (hidroterapi) muhtemelen insanlık kadar eskidir. Hidroterapi, su terapisi, havuz terapisi ve balneoterapi olarak da adlandırılan doğal tıp sisteminde yaygın olarak kullanılan temel tedavi yöntemlerinden biridir.<br />
Hidroterapi, sağlığın geliştirilmesi veya çeşitli hastalıkların sıcaklık, basınç, süre ve alanla tedavisi için herhangi bir formunda (su, buz, buhar) harici veya dahili kullanımıdır. Hindistan, Mısır, Çin gibi eski kültürlerde yaygın olarak kullanılan doğal tedavi yöntemlerinden biridir. <br />
Aquatik egzersizler; suyun sağladığı fiziksel avantajların kullanılmasıyla başta kas iskelet sistemi, sinir sistemi, kardiyovasküler sistem ve solunum sistemi hastalıkları olmak üzere kısıtlılık oluşturan durumların tedavisinde kullanılan su içi aktivitelerdir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anahtar Kelimeler: </span>Kanıta dayalı etkiler, Hidroterapi, Çeşitli sistemler, Bad Ragaz, Aquaterapi, Watsu, Halliwick<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/EQYRnY.jpg" loading="lazy"  width="350" height="350" alt="[Resim: EQYRnY.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Suyun Fiziksel Özellikleri</span></span></span><br />
<br />
Diğer madde formlarında olduğu gibi su, kütle, ağırlık, yoğunluk, bağıl yoğunluk, kaldırma kuvveti, Hidrostatik basınç, yüzey gerilimi, kırılma ve yansıma gibi belirli fiziksel özelliklere sahiptir.<br />
Fizyoterapistin hidroterapi verirken anlaması ve uygulaması gereken suyun fiziksel yasalarından en önemlileri kaldırma kuvveti ve hidrostatik basınçtır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kaldırma Kuvveti: </span></span></span>Kaldırma kuvveti, yerçekimi kuvvetine ters yönde etki eden bir yukarı itme olarak deneyimlenen kuvvettir. Bu nedenle sudaki bir cisim, iki karşıt kuvvete maruz kalır. Yüzen cismin ağırlığı, yer değiştiren sıvının ağırlığına eşit olduğunda ve kaldırma kuvveti ve ağırlık merkezleri aynı dikey çizgide olduğunda, cisim sabit dengede tutulur. Merkezler aynı dikey çizgide değilse, vücuda etki eden iki kuvvet, sabit bir denge konumuna ulaşana kadar dönmesine neden olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hidrostatik Basınç: </span></span></span>Bir sıvının molekülleri, daldırılmış bir cismin yüzey alanının her bir parçası üzerine itilir. Pascal yasası, sıvı basıncının, belirli bir derinlikte hareketsiz halde daldırılmış bir cismin tüm yüzey alanlarına eşit olarak uygulandığını belirtir. Akışkanın yoğunluğu ve derinliği ile basınç artar. Bu, su yüzeyinin çok altında<span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span>artan basıncın kullanılabileceği egzersizler yapılırsa ödemin daha kolay azalacağı anlamına gelir. <br />
<br />
Vücudun dışındaki hidrostatik basınç, kalp içinde ve çevresinde kan basıncında artışa neden olur. Bu, örneğin Kronik Kalp Yetmezliği (CHF) ve Koroner Arter Hastalığı CAD hastaları için potansiyel sorunlara neden olabilir ve dikkate alınması gerekir. Derinlik ne kadar büyükse, yukarıda açıklanan değişiklikler o kadar büyük olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Seans Formatı genelde aşağıdaki gibi ilerler:</span></span></span><br />
<br />
-Isınma<br />
-Eklem hareketi ve esneklik<br />
-Kuvvetlendirme ve stabilizasyon<br />
-Endurans eğitimi<br />
-Koordinasyon, denge ve proprioseptif eğitim<br />
-Fonksiyonel aktiviteler<br />
-Soğuma<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz terapisi birçok alanda kullanılabilir. Havuz terapisinin kullanıldığı bazı alanlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:</span></span></span><br />
<br />
-Bel ağrıları<br />
-Osteoartroz<br />
-Ankilozan Spondilit<br />
-Kırıklar<br />
-Hemofili<br />
-Polinöropati<br />
-Guillain Barre Sendromu<br />
-Laminektomi<br />
-Hemipleji<br />
-Cerebral Palsy<br />
-SMA<br />
 <br />
<img src="https://i.hizliresim.com/xxnAji.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: xxnAji.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz Ölçüleri</span></span></span><br />
<br />
Havuz ölçüleri farklılık gösterebilir. Genel olarak yaklaşık 15m2-20m2 arasındadır.<br />
Uzmanlara göre havuz dikdörtgen şeklinde, en az 6 m boyunda ve 4 m eninde olmalıdır.<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz Derinliği</span></span></span><br />
<br />
Havuz derinliği, yetişkin tedavisi için terapistin bel ve göğüs hizasına gelecek şekilde olmalıdır. Bu da yaklaşık 1-1.2 m civarıdır. Klinik kullanımda havuzdaki bazı alanların derinliklerinin daha fazla veya az olması çocuklar için kullanımda fayda sağlar ve yürüme eğitiminin ilerlemesini sağlar. Eğimli zemin, basamaklı zemin ve basamaklı zemin ile eğimli zeminin bir arada kullanıldığı tipler olabilir.<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sıcaklık ve pH Değerleri</span></span></span><br />
<br />
Havuz suyunun sıcaklığı konusunda henüz bir uzlaşmaya varılamamıştır. 35.6°C-36°C arasında veya 28°C-30°C arasında olması gerektiğini savunan çalışmalar vardır. Ortam sıcaklığının 26-27°C olması uygundur. Suyun pH değeri 7.5-7.6 arasında olmalıdır.<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuzun Düzenlenmesi ve Havuz İçi Gereçleri</span></span></span><br />
<br />
Havuzun düzenlenmesinde havuz içi gereçleri olarak; su içi paralel barlar, tabureler, sütunlar, akım oluşturan cihazlar, koşu bandları ve çeşitli havuz oyuncakları kullanılabilir.<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/swDbN4.jpg" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: swDbN4.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz Egzersizlerinde Kullanılan Temel Fiziksel Prensipler</span></span></span><br />
<br />
Havuz egzersizlerinde kullanılan bazı temel fiziksel prensipler vardır. Tedavi boyunca terapist, fiziksel kanunlardan yararlanarak hastaya göre hareketi kolaylaştırabilir veya zorlaştırabilir. Egzersize karşı direnci belirleyen üç farklı değişken vardır:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1- Egzersizde ekstremitenin hızı: </span>Hareketin hızlı yapılması direnci arttırır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2- Hareket eden ekstremitenin büyüklüğü:</span> Büyüklük arttıkça suyun direnci de artar. Su hastanın omuzları hizasında, dirsek fleksiyonda iken dirseğini ekstansiyona açması, kol düz iken kolunu ekstansiyona götürmeye çalışması gibi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3- Hareket eden ekstremitenin şekli:</span> Hareket eden ekstremitenin şekli ile direnç arasında ilişki vardır. Hastanın elinde raket ile kolunu ekstansiyona götürmesi gibi.<br />
 <br />
<span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aquaterapinin Yararları</span></span></span><br />
 <br />
<span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">A-Aquatik Egzersizlerin Fiziksel Etkileri</span></span></span><br />
<br />
Suda egzersizin fizyolojik etkileri, kuru arazide yapılan egzersizlere benzer. Kasılma sırasında meydana gelen her kimyasal değişiklikle birlikte çalışan kaslara giden kan akışı artar, ısı gelişir ve kasların ısısı yükselir. Kaslarda artan bir metabolizma vardır, bu da daha fazla oksijen talebine ve artan karbondioksit üretimine neden olur. Bu değişiklikler, suyun ısısının neden olduğu benzer değişiklikleri artırır ve her ikisi de nihai etkiye katkıda bulunur. Eklem hareket aralığı korunur veya artar ve kas gücü artar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Muskuloskeletal Sisteme Etkileri</span></span></span><br />
<br />
1. Kuvvetlendirme sağlar.<br />
2. Kemik kaybını yavaşlatır.<br />
3. Kas metabolizmasını artırır.<br />
4. Duyusal sinir uçlarının sensitivitesini azaltır.<br />
5. Proprioseption, denge ve koordinasyonu geliştirir.<br />
 <br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Renal Sistem Üzerine Etkileri</span></span></span><br />
<br />
1. İdrar miktarı artar.<br />
2. Na ve K atılımı artar.<br />
3. Böbrek kan akımı artar.<br />
4. Renal damar direnci azalır.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pulmoner Sistem Üzerine Etkileri</span></span></span><br />
<br />
1. Solunum hızı artar.<br />
2. Solunum kapasitesi artar.<br />
3. Vital kapasite azalır.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kardiyovasküler Sistem Üzerine Etkileri</span></span></span><br />
<br />
1. Yüzeyel dolaşımı artırır.<br />
2. Kalbe geri dönen kan miktarını artırır.<br />
3. Kalp hızını artırır.<br />
4. Kan basıncını düşürür.<br />
5. Kardiyak volüm ve output artar.<br />
 <br />
<span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">B- Terapötik Etkiler</span></span></span><br />
<br />
1. Kassal relaksasyon artar.<br />
2. Ağrı duyusu azalır.<br />
3. Kas spazmı azalır.<br />
4. Eklem hareket açıklığını korur ya da artar.<br />
5. Kas kuvvet ve enduransı artar.<br />
6. Gravite kuvveti azalır.<br />
7. Periferal sirkülasyon artar.<br />
8. Respiratuar kas kuvveti artar.<br />
9. Proprioseption, vücut dengesi, proksimal gövde stabilizasyonu artar.<br />
10. Hastanın özgüveni artar.<br />
11. Suyun sıcaklığı, termal reseptörlere ve mekanoreseptörlere etki ederek nosisepsiyonu engeller ve böylelikle spinal segmental mekanizmaları etkiler.<br />
12. Hidrostatik etki, periferal ödemi azaltarak ve sempatik sinir sistemi aktivitesini azaltarak ağrıyı hafifletebilir.<br />
<br />
<span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">C- Psikolojik Etkileri</span></span></span><br />
<br />
1. Genel kas relaksasyonu artar.<br />
2. Konsantrasyon artar.<br />
3. Sosyalizasyon artar.<br />
4. Kendine güven artar.<br />
5. Başarı duygusu artar.<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kontraendikasyonlar</span></span></span><br />
<br />
-Kontrol altına alınmamış epilepsi<br />
-Hiper/hipotansiyon<br />
-Stabil olmayan kafa içi basınç<br />
-Ciddi periferik damar hastalıkları<br />
-Son 3 ayda radyasyon tedavisi alanlar<br />
-Enfeksiyöz hastalıklar<br />
-Açık yaralar<br />
-Bulaşıcı deri hastalıkları<br />
-Tifo, Kolera, Dizanteri<br />
-38°C üzeri ateş<br />
-Kardiyak yetmezlik<br />
-Böbrek rahatsızlıkları<br />
-Ürin ve feçes inkontinansı<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz Terapisini Limitleyen Faktörler</span></span></span><br />
<br />
-Suya tonal yanıt<br />
-Kardiyak yetersizlik<br />
-Endurans<br />
-Yorgunluk (Özellikle MS ve Gullian-Barre’de)<br />
-Su korkusu<br />
-Yaş<br />
-Obezite<br />
-Multipl stimulusu tolere etmede zorluk<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Hidroterapi(Aquaterapi) ile Balneoterapi Arasındaki Farklar</span></span></span><br />
<br />
Balneoterapi hidroterapidir ancak egzersiz yapılmaz ve aynı zamanda "Spa terapisi" olarak da adlandırılır. Alternatif tıpta sıklıkla bir hastalık tedavisi olarak kullanılır ve her tür artritin tedavisinde çok popülerdir.<br />
<br />
Su egzersizi ile egzersizsiz balneoterapi arasındaki terapötik etkilerdeki farkı tanımlayan çok fazla çalışma yoktur. Balneoterapi ile karşılaştırıldığında, kas-iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde suda egzersiz, pasif daldırmaya göre daha etkilidir. Uzun vadeli etkileri yoktur, bu nedenle hastalığı stabil tutmak için sık sık su egzersizlerine katılmak gerekir. Kas-iskelet sistemi hastalıklarında balneoterapinin etkisinin tam olarak ne olduğu net değildir, çünkü bu konuyla ilgili çalışmaların metodolojik kalitesi zayıftır ve bu da terapideki bireysel etkiyi belirlemeyi zorlaştırmaktadır.<br />
<br />
Balneoterapi, bilimsel kanıtlara dayalı olarak, termal kaplıca merkezlerinin tesislerinde tedavi amaçlı olarak doğal kaynaklardan elde edilen tıbbi ve yasal olarak tanınmış mineral-şifalı suları, çamurları ve doğal gazları kullanan yöntemler ve uygulamalar bütünüdür. Özellikle çamurlar (veya peloidler), jeolojik kökenli ince taneli malzemeler, maden suyu ve genellikle biyolojik metabolik aktiviteden organik bileşiklerin karmaşık bir karışımından oluşan olgunlaşmış çamurlu süspansiyonlardır. <br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz Terapisinde Başvurulan Bazı Spesifik Yaklaşımlar</span></span></span><br />
<br />
-Terapötik Su Egzersizleri<br />
-Bad Ragaz Ring Yöntemi<br />
-WATSU<br />
-Halliwick Yöntemi<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Terapötik Su Egzersizleri</span></span></span><br />
<br />
-Kısa dambıl ve uzun bar egzersizleri <br />
-Tekme tahtasına tekme atma <br />
-ROM, bisiklet, koşu bandı, adımlama, plyometrik egzersizler<br />
-Suda yürüme <br />
-Derin su jogging<br />
 <br />
<img src="https://i.hizliresim.com/zRPytt.jpg" loading="lazy"  width="400" height="350" alt="[Resim: zRPytt.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bad Ragaz Yöntemi</span></span></span><br />
<br />
Sık kullanılan yöntemlerden olan bu teknik İsviçre’de geliştirilmiştir. İzodinamik, izometrik ve izotonik güçlendirme metodlarını gövde ve ekstremitelere uygulanan diagonal hareket paternleri ile birlikte kullanan bir su içi egzersiz yöntemidir. Hasta eklemlerinin etrafından su üzerinde durabilen çeşitli ekipmanlarla desteklenerek horizontal pozisyonda tutulur ve hastaya sözel, görsel ve/veya dokunsal hareket ve relaksasyon talimatları verilir. Hareket paternleri relaksasyon ve esneklik için pasif olarak, kuvvetlendirme için asistif veya rezistif olarak uygulanabilir. PNF tekniklerinden yararlanılır. Halka ile baş, boyun ve ekstremitelerin su üzerinde kalması sağlanır.<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/mivdnO.jpg" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: mivdnO.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
 <br />
<span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Watsu</span></span></span><br />
<br />
Watsu, WAter ve shiaTSU kelimelerinin kısaltmasıdır. Ilık suda uygulanan, vücut bazlı yöntemdir. Akupunktur noktalarının masaj ve palpasyonunu, yüzdürme, pasif germe ve masaj tekniklerini içerir.<br />
<br />
Rehabilitasyon tesisleri gibi disiplinler arası tedavi ortamlarında WATSU'nun artan klinik uygulaması, bu vücut temelli tamamlayıcı terapötik müdahalenin artan bir kabulüne işaret etmektedir; travma sonrası stres bozukluğu ve anksiyete, kronik ağrı ve fibromiyalji, stresle ilişkili hastalıklar, cinsel işlev bozukluğu<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">, </span>depresyon üzerine odaklanan multimodal tedavi ortamlarında bir bileşen olarak kullanılır.  WATSU ayrıca hemiparezi, multipl skleroz, serebral palsi ve omurilik yaralanması olan hastalar için bir tedavi olarak önerilmiştir. Aynı zamanda WATSU'nun hamileliğe bağlı bel ağrısını azalttığı, rahim kasları dahil hipertonik kasları gevşettiği, genel sağlık hissini iyileştirdiği gebelikte uygulanabilir olarak tanımlanmıştır . <br />
 <br />
<img src="https://i.hizliresim.com/DJAMUR.jpg" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: DJAMUR.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Halliwick Yöntemi</span></span></span><br />
<br />
Sık kullanılan yöntemlerden biri olan Halliwick yöntemi, ilk kez 1950 yılında James McMillan tarafından geliştirilmiştir. Sistematik müdahale ile problem çözme yaklaşımı olarak tanımlanmıştır. Terapi, su içinde ve dışında güvenli ve koordineli hareket için temel olarak postüral stabilite ve kontrollü hareketlilik üzerine odaklanır. Halliwick-Terapi, kognitif becerileri, nefes kontrolünü öğretir, suyun içinde vücut hareketlerinin keşfedilmesini sağlar. Halliwick terapinin SP’li çocuklarda ve inmeli hastalarda genel motor beceriler üzerinde etkili olduğunu gösteren yayınlar vardır.<br />
 <br />
10-Nokta Programı, yüzme öğretmek için postüral kontrole odaklanan motor öğrenme sıralamasıdır. Londra’da Halliwick Okulu’nda Crippled Kızlar için başlamıştır. Çocuklar bağımsız olarak baş kontrolü, gövde stabilitesi, nefes kontrolü, dayanıklılık ve kendine güven artışı ile yüzmeyi öğrenmiştir. <br />
10-nokta-programı üç evrede oluşturulur:<br />
<br />
Adım 1: Mental Adaptasyon<br />
Adım 2: Denge<br />
Adım 3: Hareketin ilerlemesi<br />
 <br />
<img src="https://i.hizliresim.com/3SCYes.jpg" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: 3SCYes.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Su İçi Kuvvetlendirme Egzersizlerine Örnekler</span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/et5KEB.png" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: et5KEB.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/5SdzUQ.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 5SdzUQ.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/orxLZq.png" loading="lazy"  alt="[Resim: orxLZq.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/vPke1P.png" loading="lazy"  alt="[Resim: vPke1P.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/RfGzlM.png" loading="lazy"  alt="[Resim: RfGzlM.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/PqE980.png" loading="lazy"  width="250" height="400" alt="[Resim: PqE980.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/UpBpGf.png" loading="lazy"  width="300" height="450" alt="[Resim: UpBpGf.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/eLbFgY.png" loading="lazy"  alt="[Resim: eLbFgY.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/iT0VH6.png" loading="lazy"  alt="[Resim: iT0VH6.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/hnUzd8.png" loading="lazy"  alt="[Resim: hnUzd8.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/wShZ00.png" loading="lazy"  alt="[Resim: wShZ00.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KAYNAKÇA</span></span></span><br />
<br />
-Alp A. Akuatik Egzersizler. Durmaz B, Editör. Tedavi Edici Egzersizler. 1. Baskı. Ankara: Türkiye Klinikleri; 2019. p.26-32<br />
-Trakya Üniversitesi Su İçi Egzersizler Dersi Ders Notları 2019, Dr. Öğr. Üyesi Gülnur Öztürk<br />
-Uzuner M. Serebral Palsililerde Aquaterapinin İnce – Kaba Motor Becerilerine ve Yaşam Kalitelerine Etkisi. Kocaeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Bilim Uzmanlığı Tezi. Kocaeli. 2016.<br />
-Adar S, Toktaş H. Serebral Palsili Çocuklarda Su İçi Egzersizler. Kocatepe Tıp Dergisi. 20:282-288 / Ekim /2019.<br />
-Dimitrijević, L. ve ark. The Effect of Aquatic Intervention on the Gross Motor Function and Aquatic Skills in Children with Cerebral Palsy. Journal of Human Kinetics. 2012<br />
-Karaduman, A. ve ark. The effect of two different aerobic training modalities in a child with spinal muscular atrophy type II: a case report. Journal of Exercise Rehabilitation. 2019.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">AQUATERAPİ</span></span></span><br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aquaterapi nedir?</span></span></span><br />
<br />
Aquaterapi, suyun fiziksel özelliklerini kullanarak su içi egzersizleri temel alan bir rehabilitasyon yöntemidir. Çeşitli tedaviler için su kullanımı (hidroterapi) muhtemelen insanlık kadar eskidir. Hidroterapi, su terapisi, havuz terapisi ve balneoterapi olarak da adlandırılan doğal tıp sisteminde yaygın olarak kullanılan temel tedavi yöntemlerinden biridir.<br />
Hidroterapi, sağlığın geliştirilmesi veya çeşitli hastalıkların sıcaklık, basınç, süre ve alanla tedavisi için herhangi bir formunda (su, buz, buhar) harici veya dahili kullanımıdır. Hindistan, Mısır, Çin gibi eski kültürlerde yaygın olarak kullanılan doğal tedavi yöntemlerinden biridir. <br />
Aquatik egzersizler; suyun sağladığı fiziksel avantajların kullanılmasıyla başta kas iskelet sistemi, sinir sistemi, kardiyovasküler sistem ve solunum sistemi hastalıkları olmak üzere kısıtlılık oluşturan durumların tedavisinde kullanılan su içi aktivitelerdir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anahtar Kelimeler: </span>Kanıta dayalı etkiler, Hidroterapi, Çeşitli sistemler, Bad Ragaz, Aquaterapi, Watsu, Halliwick<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/EQYRnY.jpg" loading="lazy"  width="350" height="350" alt="[Resim: EQYRnY.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Suyun Fiziksel Özellikleri</span></span></span><br />
<br />
Diğer madde formlarında olduğu gibi su, kütle, ağırlık, yoğunluk, bağıl yoğunluk, kaldırma kuvveti, Hidrostatik basınç, yüzey gerilimi, kırılma ve yansıma gibi belirli fiziksel özelliklere sahiptir.<br />
Fizyoterapistin hidroterapi verirken anlaması ve uygulaması gereken suyun fiziksel yasalarından en önemlileri kaldırma kuvveti ve hidrostatik basınçtır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kaldırma Kuvveti: </span></span></span>Kaldırma kuvveti, yerçekimi kuvvetine ters yönde etki eden bir yukarı itme olarak deneyimlenen kuvvettir. Bu nedenle sudaki bir cisim, iki karşıt kuvvete maruz kalır. Yüzen cismin ağırlığı, yer değiştiren sıvının ağırlığına eşit olduğunda ve kaldırma kuvveti ve ağırlık merkezleri aynı dikey çizgide olduğunda, cisim sabit dengede tutulur. Merkezler aynı dikey çizgide değilse, vücuda etki eden iki kuvvet, sabit bir denge konumuna ulaşana kadar dönmesine neden olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hidrostatik Basınç: </span></span></span>Bir sıvının molekülleri, daldırılmış bir cismin yüzey alanının her bir parçası üzerine itilir. Pascal yasası, sıvı basıncının, belirli bir derinlikte hareketsiz halde daldırılmış bir cismin tüm yüzey alanlarına eşit olarak uygulandığını belirtir. Akışkanın yoğunluğu ve derinliği ile basınç artar. Bu, su yüzeyinin çok altında<span style="color: #111111;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span></span>artan basıncın kullanılabileceği egzersizler yapılırsa ödemin daha kolay azalacağı anlamına gelir. <br />
<br />
Vücudun dışındaki hidrostatik basınç, kalp içinde ve çevresinde kan basıncında artışa neden olur. Bu, örneğin Kronik Kalp Yetmezliği (CHF) ve Koroner Arter Hastalığı CAD hastaları için potansiyel sorunlara neden olabilir ve dikkate alınması gerekir. Derinlik ne kadar büyükse, yukarıda açıklanan değişiklikler o kadar büyük olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Seans Formatı genelde aşağıdaki gibi ilerler:</span></span></span><br />
<br />
-Isınma<br />
-Eklem hareketi ve esneklik<br />
-Kuvvetlendirme ve stabilizasyon<br />
-Endurans eğitimi<br />
-Koordinasyon, denge ve proprioseptif eğitim<br />
-Fonksiyonel aktiviteler<br />
-Soğuma<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz terapisi birçok alanda kullanılabilir. Havuz terapisinin kullanıldığı bazı alanlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:</span></span></span><br />
<br />
-Bel ağrıları<br />
-Osteoartroz<br />
-Ankilozan Spondilit<br />
-Kırıklar<br />
-Hemofili<br />
-Polinöropati<br />
-Guillain Barre Sendromu<br />
-Laminektomi<br />
-Hemipleji<br />
-Cerebral Palsy<br />
-SMA<br />
 <br />
<img src="https://i.hizliresim.com/xxnAji.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: xxnAji.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz Ölçüleri</span></span></span><br />
<br />
Havuz ölçüleri farklılık gösterebilir. Genel olarak yaklaşık 15m2-20m2 arasındadır.<br />
Uzmanlara göre havuz dikdörtgen şeklinde, en az 6 m boyunda ve 4 m eninde olmalıdır.<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz Derinliği</span></span></span><br />
<br />
Havuz derinliği, yetişkin tedavisi için terapistin bel ve göğüs hizasına gelecek şekilde olmalıdır. Bu da yaklaşık 1-1.2 m civarıdır. Klinik kullanımda havuzdaki bazı alanların derinliklerinin daha fazla veya az olması çocuklar için kullanımda fayda sağlar ve yürüme eğitiminin ilerlemesini sağlar. Eğimli zemin, basamaklı zemin ve basamaklı zemin ile eğimli zeminin bir arada kullanıldığı tipler olabilir.<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sıcaklık ve pH Değerleri</span></span></span><br />
<br />
Havuz suyunun sıcaklığı konusunda henüz bir uzlaşmaya varılamamıştır. 35.6°C-36°C arasında veya 28°C-30°C arasında olması gerektiğini savunan çalışmalar vardır. Ortam sıcaklığının 26-27°C olması uygundur. Suyun pH değeri 7.5-7.6 arasında olmalıdır.<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuzun Düzenlenmesi ve Havuz İçi Gereçleri</span></span></span><br />
<br />
Havuzun düzenlenmesinde havuz içi gereçleri olarak; su içi paralel barlar, tabureler, sütunlar, akım oluşturan cihazlar, koşu bandları ve çeşitli havuz oyuncakları kullanılabilir.<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/swDbN4.jpg" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: swDbN4.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz Egzersizlerinde Kullanılan Temel Fiziksel Prensipler</span></span></span><br />
<br />
Havuz egzersizlerinde kullanılan bazı temel fiziksel prensipler vardır. Tedavi boyunca terapist, fiziksel kanunlardan yararlanarak hastaya göre hareketi kolaylaştırabilir veya zorlaştırabilir. Egzersize karşı direnci belirleyen üç farklı değişken vardır:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1- Egzersizde ekstremitenin hızı: </span>Hareketin hızlı yapılması direnci arttırır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2- Hareket eden ekstremitenin büyüklüğü:</span> Büyüklük arttıkça suyun direnci de artar. Su hastanın omuzları hizasında, dirsek fleksiyonda iken dirseğini ekstansiyona açması, kol düz iken kolunu ekstansiyona götürmeye çalışması gibi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3- Hareket eden ekstremitenin şekli:</span> Hareket eden ekstremitenin şekli ile direnç arasında ilişki vardır. Hastanın elinde raket ile kolunu ekstansiyona götürmesi gibi.<br />
 <br />
<span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aquaterapinin Yararları</span></span></span><br />
 <br />
<span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">A-Aquatik Egzersizlerin Fiziksel Etkileri</span></span></span><br />
<br />
Suda egzersizin fizyolojik etkileri, kuru arazide yapılan egzersizlere benzer. Kasılma sırasında meydana gelen her kimyasal değişiklikle birlikte çalışan kaslara giden kan akışı artar, ısı gelişir ve kasların ısısı yükselir. Kaslarda artan bir metabolizma vardır, bu da daha fazla oksijen talebine ve artan karbondioksit üretimine neden olur. Bu değişiklikler, suyun ısısının neden olduğu benzer değişiklikleri artırır ve her ikisi de nihai etkiye katkıda bulunur. Eklem hareket aralığı korunur veya artar ve kas gücü artar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Muskuloskeletal Sisteme Etkileri</span></span></span><br />
<br />
1. Kuvvetlendirme sağlar.<br />
2. Kemik kaybını yavaşlatır.<br />
3. Kas metabolizmasını artırır.<br />
4. Duyusal sinir uçlarının sensitivitesini azaltır.<br />
5. Proprioseption, denge ve koordinasyonu geliştirir.<br />
 <br />
<span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Renal Sistem Üzerine Etkileri</span></span></span><br />
<br />
1. İdrar miktarı artar.<br />
2. Na ve K atılımı artar.<br />
3. Böbrek kan akımı artar.<br />
4. Renal damar direnci azalır.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Pulmoner Sistem Üzerine Etkileri</span></span></span><br />
<br />
1. Solunum hızı artar.<br />
2. Solunum kapasitesi artar.<br />
3. Vital kapasite azalır.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kardiyovasküler Sistem Üzerine Etkileri</span></span></span><br />
<br />
1. Yüzeyel dolaşımı artırır.<br />
2. Kalbe geri dönen kan miktarını artırır.<br />
3. Kalp hızını artırır.<br />
4. Kan basıncını düşürür.<br />
5. Kardiyak volüm ve output artar.<br />
 <br />
<span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">B- Terapötik Etkiler</span></span></span><br />
<br />
1. Kassal relaksasyon artar.<br />
2. Ağrı duyusu azalır.<br />
3. Kas spazmı azalır.<br />
4. Eklem hareket açıklığını korur ya da artar.<br />
5. Kas kuvvet ve enduransı artar.<br />
6. Gravite kuvveti azalır.<br />
7. Periferal sirkülasyon artar.<br />
8. Respiratuar kas kuvveti artar.<br />
9. Proprioseption, vücut dengesi, proksimal gövde stabilizasyonu artar.<br />
10. Hastanın özgüveni artar.<br />
11. Suyun sıcaklığı, termal reseptörlere ve mekanoreseptörlere etki ederek nosisepsiyonu engeller ve böylelikle spinal segmental mekanizmaları etkiler.<br />
12. Hidrostatik etki, periferal ödemi azaltarak ve sempatik sinir sistemi aktivitesini azaltarak ağrıyı hafifletebilir.<br />
<br />
<span style="color: #419dc1;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">C- Psikolojik Etkileri</span></span></span><br />
<br />
1. Genel kas relaksasyonu artar.<br />
2. Konsantrasyon artar.<br />
3. Sosyalizasyon artar.<br />
4. Kendine güven artar.<br />
5. Başarı duygusu artar.<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kontraendikasyonlar</span></span></span><br />
<br />
-Kontrol altına alınmamış epilepsi<br />
-Hiper/hipotansiyon<br />
-Stabil olmayan kafa içi basınç<br />
-Ciddi periferik damar hastalıkları<br />
-Son 3 ayda radyasyon tedavisi alanlar<br />
-Enfeksiyöz hastalıklar<br />
-Açık yaralar<br />
-Bulaşıcı deri hastalıkları<br />
-Tifo, Kolera, Dizanteri<br />
-38°C üzeri ateş<br />
-Kardiyak yetmezlik<br />
-Böbrek rahatsızlıkları<br />
-Ürin ve feçes inkontinansı<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz Terapisini Limitleyen Faktörler</span></span></span><br />
<br />
-Suya tonal yanıt<br />
-Kardiyak yetersizlik<br />
-Endurans<br />
-Yorgunluk (Özellikle MS ve Gullian-Barre’de)<br />
-Su korkusu<br />
-Yaş<br />
-Obezite<br />
-Multipl stimulusu tolere etmede zorluk<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Hidroterapi(Aquaterapi) ile Balneoterapi Arasındaki Farklar</span></span></span><br />
<br />
Balneoterapi hidroterapidir ancak egzersiz yapılmaz ve aynı zamanda "Spa terapisi" olarak da adlandırılır. Alternatif tıpta sıklıkla bir hastalık tedavisi olarak kullanılır ve her tür artritin tedavisinde çok popülerdir.<br />
<br />
Su egzersizi ile egzersizsiz balneoterapi arasındaki terapötik etkilerdeki farkı tanımlayan çok fazla çalışma yoktur. Balneoterapi ile karşılaştırıldığında, kas-iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde suda egzersiz, pasif daldırmaya göre daha etkilidir. Uzun vadeli etkileri yoktur, bu nedenle hastalığı stabil tutmak için sık sık su egzersizlerine katılmak gerekir. Kas-iskelet sistemi hastalıklarında balneoterapinin etkisinin tam olarak ne olduğu net değildir, çünkü bu konuyla ilgili çalışmaların metodolojik kalitesi zayıftır ve bu da terapideki bireysel etkiyi belirlemeyi zorlaştırmaktadır.<br />
<br />
Balneoterapi, bilimsel kanıtlara dayalı olarak, termal kaplıca merkezlerinin tesislerinde tedavi amaçlı olarak doğal kaynaklardan elde edilen tıbbi ve yasal olarak tanınmış mineral-şifalı suları, çamurları ve doğal gazları kullanan yöntemler ve uygulamalar bütünüdür. Özellikle çamurlar (veya peloidler), jeolojik kökenli ince taneli malzemeler, maden suyu ve genellikle biyolojik metabolik aktiviteden organik bileşiklerin karmaşık bir karışımından oluşan olgunlaşmış çamurlu süspansiyonlardır. <br />
<br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuz Terapisinde Başvurulan Bazı Spesifik Yaklaşımlar</span></span></span><br />
<br />
-Terapötik Su Egzersizleri<br />
-Bad Ragaz Ring Yöntemi<br />
-WATSU<br />
-Halliwick Yöntemi<br />
 <br />
<span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Terapötik Su Egzersizleri</span></span></span><br />
<br />
-Kısa dambıl ve uzun bar egzersizleri <br />
-Tekme tahtasına tekme atma <br />
-ROM, bisiklet, koşu bandı, adımlama, plyometrik egzersizler<br />
-Suda yürüme <br />
-Derin su jogging<br />
 <br />
<img src="https://i.hizliresim.com/zRPytt.jpg" loading="lazy"  width="400" height="350" alt="[Resim: zRPytt.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bad Ragaz Yöntemi</span></span></span><br />
<br />
Sık kullanılan yöntemlerden olan bu teknik İsviçre’de geliştirilmiştir. İzodinamik, izometrik ve izotonik güçlendirme metodlarını gövde ve ekstremitelere uygulanan diagonal hareket paternleri ile birlikte kullanan bir su içi egzersiz yöntemidir. Hasta eklemlerinin etrafından su üzerinde durabilen çeşitli ekipmanlarla desteklenerek horizontal pozisyonda tutulur ve hastaya sözel, görsel ve/veya dokunsal hareket ve relaksasyon talimatları verilir. Hareket paternleri relaksasyon ve esneklik için pasif olarak, kuvvetlendirme için asistif veya rezistif olarak uygulanabilir. PNF tekniklerinden yararlanılır. Halka ile baş, boyun ve ekstremitelerin su üzerinde kalması sağlanır.<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/mivdnO.jpg" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: mivdnO.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
 <br />
<span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Watsu</span></span></span><br />
<br />
Watsu, WAter ve shiaTSU kelimelerinin kısaltmasıdır. Ilık suda uygulanan, vücut bazlı yöntemdir. Akupunktur noktalarının masaj ve palpasyonunu, yüzdürme, pasif germe ve masaj tekniklerini içerir.<br />
<br />
Rehabilitasyon tesisleri gibi disiplinler arası tedavi ortamlarında WATSU'nun artan klinik uygulaması, bu vücut temelli tamamlayıcı terapötik müdahalenin artan bir kabulüne işaret etmektedir; travma sonrası stres bozukluğu ve anksiyete, kronik ağrı ve fibromiyalji, stresle ilişkili hastalıklar, cinsel işlev bozukluğu<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">, </span>depresyon üzerine odaklanan multimodal tedavi ortamlarında bir bileşen olarak kullanılır.  WATSU ayrıca hemiparezi, multipl skleroz, serebral palsi ve omurilik yaralanması olan hastalar için bir tedavi olarak önerilmiştir. Aynı zamanda WATSU'nun hamileliğe bağlı bel ağrısını azalttığı, rahim kasları dahil hipertonik kasları gevşettiği, genel sağlık hissini iyileştirdiği gebelikte uygulanabilir olarak tanımlanmıştır . <br />
 <br />
<img src="https://i.hizliresim.com/DJAMUR.jpg" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: DJAMUR.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Halliwick Yöntemi</span></span></span><br />
<br />
Sık kullanılan yöntemlerden biri olan Halliwick yöntemi, ilk kez 1950 yılında James McMillan tarafından geliştirilmiştir. Sistematik müdahale ile problem çözme yaklaşımı olarak tanımlanmıştır. Terapi, su içinde ve dışında güvenli ve koordineli hareket için temel olarak postüral stabilite ve kontrollü hareketlilik üzerine odaklanır. Halliwick-Terapi, kognitif becerileri, nefes kontrolünü öğretir, suyun içinde vücut hareketlerinin keşfedilmesini sağlar. Halliwick terapinin SP’li çocuklarda ve inmeli hastalarda genel motor beceriler üzerinde etkili olduğunu gösteren yayınlar vardır.<br />
 <br />
10-Nokta Programı, yüzme öğretmek için postüral kontrole odaklanan motor öğrenme sıralamasıdır. Londra’da Halliwick Okulu’nda Crippled Kızlar için başlamıştır. Çocuklar bağımsız olarak baş kontrolü, gövde stabilitesi, nefes kontrolü, dayanıklılık ve kendine güven artışı ile yüzmeyi öğrenmiştir. <br />
10-nokta-programı üç evrede oluşturulur:<br />
<br />
Adım 1: Mental Adaptasyon<br />
Adım 2: Denge<br />
Adım 3: Hareketin ilerlemesi<br />
 <br />
<img src="https://i.hizliresim.com/3SCYes.jpg" loading="lazy"  width="400" height="400" alt="[Resim: 3SCYes.jpg]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00369b;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Su İçi Kuvvetlendirme Egzersizlerine Örnekler</span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/et5KEB.png" loading="lazy"  width="300" height="300" alt="[Resim: et5KEB.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/5SdzUQ.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 5SdzUQ.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/orxLZq.png" loading="lazy"  alt="[Resim: orxLZq.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/vPke1P.png" loading="lazy"  alt="[Resim: vPke1P.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/RfGzlM.png" loading="lazy"  alt="[Resim: RfGzlM.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/PqE980.png" loading="lazy"  width="250" height="400" alt="[Resim: PqE980.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/UpBpGf.png" loading="lazy"  width="300" height="450" alt="[Resim: UpBpGf.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/eLbFgY.png" loading="lazy"  alt="[Resim: eLbFgY.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/iT0VH6.png" loading="lazy"  alt="[Resim: iT0VH6.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/hnUzd8.png" loading="lazy"  alt="[Resim: hnUzd8.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/wShZ00.png" loading="lazy"  alt="[Resim: wShZ00.png]" class="mycode_img img-responsive" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #005dc2;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KAYNAKÇA</span></span></span><br />
<br />
-Alp A. Akuatik Egzersizler. Durmaz B, Editör. Tedavi Edici Egzersizler. 1. Baskı. Ankara: Türkiye Klinikleri; 2019. p.26-32<br />
-Trakya Üniversitesi Su İçi Egzersizler Dersi Ders Notları 2019, Dr. Öğr. Üyesi Gülnur Öztürk<br />
-Uzuner M. Serebral Palsililerde Aquaterapinin İnce – Kaba Motor Becerilerine ve Yaşam Kalitelerine Etkisi. Kocaeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Bilim Uzmanlığı Tezi. Kocaeli. 2016.<br />
-Adar S, Toktaş H. Serebral Palsili Çocuklarda Su İçi Egzersizler. Kocatepe Tıp Dergisi. 20:282-288 / Ekim /2019.<br />
-Dimitrijević, L. ve ark. The Effect of Aquatic Intervention on the Gross Motor Function and Aquatic Skills in Children with Cerebral Palsy. Journal of Human Kinetics. 2012<br />
-Karaduman, A. ve ark. The effect of two different aerobic training modalities in a child with spinal muscular atrophy type II: a case report. Journal of Exercise Rehabilitation. 2019.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yanık Rehabilitasyonu]]></title>
			<link>https://www.fizyoplatforum.com/konu-yanik-rehabilitasyonu.html</link>
			<pubDate>Sun, 31 May 2020 00:20:06 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.fizyoplatforum.com/member.php?action=profile&uid=1">FztAdmin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.fizyoplatforum.com/konu-yanik-rehabilitasyonu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Yanık Rehabilitasyonu</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #303030;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, helvetica, clean, sans-serif;" class="mycode_font">(Procter F. Rehabilitation of the burn patient. </span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="color: #303030;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, helvetica, clean, sans-serif;" class="mycode_font">Indian J Plast Surg</span></span></span></span><span style="color: #303030;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, helvetica, clean, sans-serif;" class="mycode_font">. 2010;43(Suppl):S101‐S113. doi:10.4103/0970-0358.70730)</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">GİRİŞ</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık yaralanması olan hastalar için rehabilitasyon; hasar gününden itibaren başlar, birkaç yıl sürer ve multidisipliner çaba gerektirir. Hastanın post-travmatik etkilerini azaltmak ve fonksiyonel bağımsızlığı geliştirmek için kapsamlı bir rehabilitasyon programı şarttır. [1] Bununla birlikte, optimal tedavi sağlanması multidisipliner bir ekip yaklaşımını içermekle birlikte, bu mümkün olmadığında veya terapistlerin ve destek hizmetlerinin mevcudiyeti sınırlı olduğunda, yanık ekibinin tüm üyeleri, hastaya yararı en üst düzeye çıkarmak için rehabilitasyondaki rollerinin sorumluluğunu alabilir. Farklı profesyoneller kendi uzmanlık alanlarında uzmanlığa sahip olmakla birlikte, hastanın maksimum fonksiyonel sonuçlarına ulaşmasına yardımcı olmak için kullanılabilecek bazı basit ve etkili yöntemler vardır. Yanık ekibi içindeki bireylerin özveri ve hastayı önemseme ve onların rehabilitasyonlarına tam olarak katılmalarını ve onları teşvik etmeleri taahhüdüdür, bu da uzun vadeli yaşam kalitelerinde böyle bir fark yaratabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu makalede, yanık rehabilitasyonunun temel yönlerini paylaşmak ve pratik bilgi sağlamak için çaba sarf edilmektedir ve bu bilgiler, yanık uzmanlığı içinde çalışan farklı profesyoneller tarafından takip edilebilir (ve hasta üyelerine en iyi şekilde yardımcı olmak için öğretilebilir).</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">REHABİLİTASYON AŞAMALARI</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık hastalarının rehabilitasyonu, başvurudan itibaren aktif tedavi sürecidir. “Akut faz” ve “rehabilitasyon aşaması” arasında [2] bir nitelendirme olmamalıdır, çünkü bu fikir ikincil ayrık yara izi yönetimi ve / veya fonksiyonel rehabilitasyon ekibinin eşitsizliğini artırabilir. [3] Bununla birlikte, hasta bakım yolunu takip etmeyi kolaylaştırmak için, rehabilitasyon aşamaları, erken dönem ve ileri safha rehabilitasyon aşamalarına ayrılmıştır; bununla birlikte, bireysel hastaya bağlı olarak bu iki aşama arasında önemli bir çapraz tedavi olabileceği anlaşılmalıdır.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ERKEN DÖNEM REHABİLİTASYON AŞAMALARI</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaralanmanın büyüklüğüne ve şiddetine, hastanın yaşına ve diğer hastalık öncesi faktörlere bağlı olarak, bu aşama birkaç günden birkaç aya kadar sürebilir. Hasta yatarak veya ayakta tedavi edilebilir ve genellikle ağrılı olan ve aynı zamanda hasta için çok korkutucu bir deneyim olabilen düzenli pansuman değişiklikleri geçirmesi muhtemeldir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Düzenli ağrı kesici, özellikle pansuman ve egzersiz değişikliği gibi tüm müdahalelerden önce; bunun işleme başlamadan önce yürürlüğe girmesi için yeterli sürede verilmesi gerekir. Analjezik ilaçların amacı, fonksiyonel hareketin ve günlük yaşam aktivitelerinin gün boyunca herhangi bir zamanda gerçekleşmesini sağlamak için iyi bir temel ağrı kontrolü geliştirmek olmalıdır. [2] Erken evrelerde inadekuat ağrı rahatlaması, hastanın hem kısa hem de uzun vadede rehabilitasyonuna katılma konusunda tamamen isteksiz olmasına neden olabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rehabilitasyona erken başlanması, tedaviye uyumun ve uzun vadeli sonuçları en üst düzeye çıkarmanın anahtarıdır. Rehabilitasyonun çeşitli yönleri, ilk günden itibaren bakımın ayrılmaz bir parçası olarak tanıtıldığında, ister yatılı hasta olsun ister günübirlik hasta olsun, kontraktürlerin halihazırda gelişmekte olduğu daha sonraki bir tarihte hastanın bakımına ek bir unsur olmaktan ziyade hastanın kabul etmesi ve izlemesi daha kolaydır.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">UNUTMAYIN YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR!</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastalar kendilerini daha iyi hissedene kadar rehabilitasyonlarını ertelemek isteyebilirler; ancak yanık terapisi mühahalesi olmadan geçen her gün, olası rehabilitasyon sürecini daha zor ve ağrılı hale getirecek ve daha kötü sonuçlara yol açacaktır. Pencereler kaçırılırsa, kolayca geri kazanılamazlar, çünkü sürekli artan eklem sertliğinin ve bağlı yumuşak doku kaymasının kaçınılmaz sekelleri zaman geçtikçe giderek daha yıkıcı hale gelir. [4] Hastalar acı çektiği için tedaviyi reddetmeye çalışabilir ve rehabilitasyonlarına katılmamanın etkisini tam olarak anlamayabilirler; bu nedenle yanık bakımıyla ilgilenen ve onalrın yaşam kalitesinin nasıl farklı olabileceği bilgisine sahip profesyonellerin bu zor süreçte onları cesaretlendirmesine ve yardımına ihtiyaç duyarlar.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YOĞUN BAKIM</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastanın yürür durumda ve iyi olması veya yatak istirahati ve hareketsiz olması durumunda olması farketmeksizin başvurunun 1. gününde fiziksel rehabilitasyonun başlatılması önemlidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir hasta ciddi yanıklarla kabul edildiğinde, mümkünse ortaya çıkan daha ileri komplikasyonların yükselme risklerini olabildiğince azaltmak önemlidir. Baş ve göğsü kaldırarak hastanın postüral tedavisi göğüs boşluğuna yardımcı olur ve baş, boyun ve üst hava yolunun şişmesini azaltır. Erken evrelerde, özellikle periferilerde önemli ödem mevcut olabilir; kötü konumlandırma, gereksiz ek hastalıklara yol açabilir ve bu da önlenebilir. Ödemi hızlı bir şekilde azaltmak için etkilenen tüm uzuvların elevasyonu gereklidir; eller atellenmeli veya konumlandırılmalı ve ayaklar 90 derecede tutulmalı, hızlı bir şekilde basınç geliştirebilen topuk bölgesine de özen ve dikkat gösterilmelidir. Bacaklar nötr pozisyonda tutulmalı ve hastanın kalçalardan dışarıya doğru dönmemesini sağlamalıdır [Grafik 1].</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hareket edemeyen hastaların hareket aralığını (ROM) korumak ve sertliğin gelişmesini önlemek için pasif hareketler tamamlanmalıdır. Cerrahi müdahale ve deri greftleme nedeniyle bu günlük olarak mümkün değilse, pansumanların değiştirilmesi sırasında elde edilebilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PSİKOLOJİK ETKİ</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık hastalarının sıklıkla yanık yaralanmalarına yol açan çok korkutucu bir olay yaşadıklarını ve onlar için hastane deneyiminin kendisinin de korkutucu olabileceğini hatırlamak önemlidir. Hastalar ve aile üyeleri ciddi derecede suçluluk, öfke ve umutsuzluk duygularını yaşıyor olabilirler; ayrıca onlar yaşadıkları olayın kabuslarını ve anımlarını da yaşayabilirler. Profesyoneller bir günde birçok insanı tedavi edebilirken, her bir hasta için deneyim kişiseldir ve deneyimleri akıl sağlıklarını ve tedavilerine katılmaya hazır olma durumlarını etkileyebilir. Hastaya güvende hissetmeleri için rahatlık ve komfor verilmesi önemlidir. Hastanın endişelerini dinlemek için zaman ayırmak, gerçek empati ve merhamet göstermek, yeterli bilgi vermek ve sorularını cevaplamak genellikle korkuları hafifletmek için uzun bir yol kat edebilir ve bu da hem hasta hem de profesyonel için tedavi sürecini kolaylaştırabilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ANTİ-KONTRAKTÜR YERLEŞTİRİLMESİ</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Anti-kontraktür pozisyonlama ve atelleme ilk günden itibaren başlamakta ve yaralanma sonrası aylarca sürebilmektedir. Derisi greftlenmiş olsun olmasın tüm hastalar için geçerlidir. Konumlandırma, skar dokusunun gelişimine sekonder ROM kaybını sınırlandırarak veya inhibe ederek doku uzunluğunu etkilemek için önemlidir. [5] Hastalar rahat bir pozisyonda dururlar; bu genellikle bir fleksiyon pozisyonu ve aynı zamanda bir kontraktür pozisyonudur. Yaralar iyileşme sürecine neredeyse başlar başlamaz başlar ve bu sürecin önemli bir bölümü aşağıdaki fotoğrafta gösterildiği gibi yara kontraktürüdür.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Konumlandırma konusunda sürekli tavsiye ve yardım olmadan, hasta kontraktür pozisyonunu almaya devam eder ve birden fazla eklemde ROM'u hızla kaybedebilir. Kontraktür gelişmeye başladığında, tam harekete ulaşmak için sürekli bir mücadele olabilir, bu nedenle kontraktür gelişimini en aza indirmek için önleyici tedbirler gereklidir. Mümkün olan en iyi uzun vadeli sonucu sağlamak ve aynı zamanda ağrıyı hafifletmek ve egzersiz rejimlerine yardımcı olmak için erken uyum şarttır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastaların iyileşmenin ilk aşamalarında bir konumlandırma rejimine uyması gerekir ve bu ekip çalışması ve özveri gerektirir. Hasta, sadece terapistin koğuş turunu tamamlayabildiği süre boyunca değil, her zaman (egzersiz programları ve fonksiyonel aktiviteler gerçekleştirirken hariç) anti-kontraktür pozisyonunu korumak için teşvike ihtiyaç duyar; Hastanın personeli olmadığında hastanın doğru pozisyonu sürdürmesine yardımcı olmak için bu aşamada hastanın ailesinin desteği çok önemli olabilir. Tedaviye katılmanın yararları konusunda iyi bir anlayışa sahip olmaları için hastayı ve ailesini eğitmek çok önemlidir ve aileyi bu erken aşamada bu fikirin içinde dahil etmek de hastaların evlerine döndüklerinde ailesinin onlara yardımcı olmaya daha hazır oldukları anlamına gelir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nispeten küçük yanıkları olan hastaları göz ardı etmemek çok önemlidir, çünkü konumlandırma, splintleme ve egzersizlerle kolayca önlenebilecek ciddi ve zayıflatıcı kontraktürler geliştirebilirler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir eklemin veya uzvun fleksör tarafında yanıklar meydana geldiğinde kontraktür riski daha fazladır. Bunun nedeni, konfor konumunun esnek bir konum olmasıdır; ayrıca fleksör kasları genellikle ekstansörlerden daha güçlüdür, bu nedenle ekstansör yönünde bir yanık meydana gelirse, hastalar fleksörlerin gücünü belirli bir alanı germek için kullanabilir. Bükülmüş konum, örneğin elin sıkılması, omuzun öne doğru bükülmesi ve boynun bükülmesi gibi işlev konumudur. Anti-kontraktür pozisyonlandırmanın amaçları, aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi bu doğal fleksiyon eğilimine karşı koymaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir hastanın konumlandırılması, gerekli pozisyona ulaşmak ve hastanın yavaş yavaş kontraktür pozisyonuna geri dönmesini önlemek için etraflıca düşünmek gerekebilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Koğuşta hazır bulunan yastık ve damlama sehpası (yükseklik için) gibi malzemelerin kullanımı etkili konumlandırma araçları olarak kullanılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. Günden itibaren basit ancak tutarlı konumlandırma, kontraktürleri önlenebilir hale getirmede önemli bir etkiye sahip olabilir. Birçok yanık kontraktürü erken müdahale ile tamamen minimize edilebilir veya önlenebilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">SPLİNTLEME</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Splintler yanık kontraktürlerini önlemeye ve yönetmeye yardımcı olan oldukça etkili bir yöntemdir ve kapsamlı bir rehabilitasyon programının ayrılmaz bir parçasıdır. [6] Splintleme, özellikle tek başına konumlandırmanın yetersiz olduğu bir bölgede çok fazla ağrı, uyum zorluğu veya yanıklarla karşılaşan hastalar için anti-kontraktür pozisyonunu korumaya yardımcı olur. Yaralı bölge eklem yüzeylerinin üzerindeyse, olası tüm eklem kontraktürlerini tanımlamak için özel önlemler alınmalıdır. Eklem kontraktürlerini ve deformitelerini önlemek ve dönüştürmek için aktif ve pasif mobilizasyon ile birlikte iyi tasarlanmış bir kıymık programı gereklidir. [1]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Splintleme, egzersiz ve germe rejimleri için daha kolay bir başlangıç noktası sağlayan gergin bir pozisyon sağlayabilir. Yara izleri sadece kasılmakla kalmaz, aynı zamanda mümkün olan en kısa yolu izlerler, genellikle boyun, diz ve aksilla gibi doğal içbükey ve eklemlerde dokumaya neden olurlar; splintler, anatomik konturları oluşturup korurken skar dokusunu yeniden şekillendirmeye yardımcı gibi görünmektedir. Splintleme, yumuşak dokulara doku yeniden modellemesini sağlamak için yeterli süre boyunca kontrollü hafif kuvvetler uygulayan tek terapötik yöntemdir. [4] Önlem almak her zaman tedaviden etkilidir. Akut aşamada yanık sonrası skar kontraktürünün gelişmesini önlemek için splintlerin erken uygulanması önemlidir. [1]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Splintler çeşitli farklı malzemelerden yapılabilir. İdeal malzeme düşük sıcaklıkta termoplastiktir, çünkü hafiftir, kolayca kalıplanabilir ve sökülebilirdir ve konturlara çok iyi uyum sağlar. Bununla birlikte, splintlerin yapıldığı tek malzeme bu değildir ve bu malzeme her zaman bulunmayabilir, bu durumda alternatiflerin kullanılması ve doğaçlama yapılması gerekebilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SPLİNTLEME İÇİN MALZEMELER</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kolayca temin edilebilen malzemeler atelleri yapmak için kullanılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Paris Sıvası - Bu malzeme erken evrelerde mükemmeldir, hasta hareketsizdir ve ağır pansumanlar uygulanır; ancak, eksüdayı emme eğilimindedir, ağırdır ve kolayca kırılır. Genellikle bir uzuvun hareketsiz hale getirilmesi ve konumlandırılması için ameliyattan sonra uygulanır; ancak atıldıktan sonra başka bir şeyle değiştirilmelidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Karton - Bu malzeme aynı zamanda mükemmel bir erken atel malzemesi oluşturur ve özellikle yanıkları çocukların ellerinde konumlandırmak ve germek için iyidir. Kolay, hafif, tek kullanımlık atelleri üretmek için atılan pansuman kutularının kullanılması da maliyeti en aza indirir. Gerilmeyi arttırmak için basamakların üzerine bir dorsal blok uygulanabilir ve sağlam (ancak çok sıkı olmayan) bir bandaj, elin gerekli konumunu korur. Diğer dinlenme atelleri de oldukça basit bir şekilde biraz yaratıcılıkla kartondan yapılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Köpük ve üflemeli polistiren - Bunlardan, özellikle hasta yatak istirahatindeyken, örneğin abdüksiyondaki aksillada büyük eklemlerin pozisyonunu korumak için oldukça iyi konumlandırma araçları yapılabilir. Geceleri hastaların pozisyonlarını ayarlamak için faydalıdırlar. Ayrıca el atelleri oluşturmak için diğer malzemelerle birlikte de kullanılabilirler,</span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">örneğin PVC ile atelleri oluşturmak gibi.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">PVC borular - Bu malzemeler, hastalar tarafından rahatça giyilebilen hafif, etkili atellere kolayca dönüştürülebilir. Bir testere ile kesilebilir ve diz kolu ve parmak uzatma atelleri oluşturmak için ağır makas ile kaba şekillendirilebilir ve köpük ve üflemeli polistiren gibi diğer malzemelerin eklenmesi ile el atelleri oluşturulabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">PVC dirsek boruları uzunlamasına kesilebilir, dolgulu olabilir ve çok etkili aksilla atelleri olarak giyilebilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">PVC ayrıca ısıtılabilir (elektrikli bir ısı tabancası kullanılarak) ve termoplastik malzemelerden yapılanlara benzer uyumluluklara sahip ateller oluşturmak için kalıp şeklinde dökümü yapılabilir. Düşük sıcaklık termoplastiklerinden farklı olarak, yüksek erime noktası nedeniyle doğrudan hastaya kalıplanamaz, ancak iyi bir uyum sağlanana kadar ısıtılabilir ve çıkarılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">PVC dirsek uzatma atelinin üretimi için kullanılabilir - diz ve parmak uzatma ateli için aynı yöntem uygulanır. PVC'den el ateli üretimi, hastanın rızasını alırken kolay ve rahatlık sağlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Splintleme malzemeleri çevremizde her yerde bulunur ve biraz yaratıcılık ile her gün splintleme araçları oluşturmak için günlük materyaller kullanılabilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ESNETME VE İLK HAREKETLENME</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanıklardan etkilenen eklemler günde birkaç kez taşınmalı ve gerilmelidir ve hastanın tam hareket aralığına ulaşması için yanık ekibi ve aile üyelerinin yardımına ihtiyaç duyması muhtemeldir. Terapistler, pasif hareket aralığının (ROM) veya aktif ROM'un yapılıp yapılmadığına ve ayrıca immobilizasyondan sonra ROM'a ne zaman devam edileceğini belirlemek için dokunun görünümüne dayalı klinik yargıyı kullanırlar. [5] Hastalar, ameliyatın tamamlanmasına veya yaranın kısmen veya tamamen iyileşmeye başladığı günden itibaren değil, yaralanma gününden itibaren hastaya özgü hareket alışkanlıklarının geliştirilmesine ihtiyaç duyar. [3] Çocukların ek cesaretlendirmeye ihtiyacı olabilir, bu nedenle ebeveynlerinin anlayışı ve katılımı, çocuğun egzersiz ve germe rejimini gerçekleştirmesine yardımcı olacaklarından erken bir aşamadan itibaren çok önemlidir. Bir topu yakalamak için germe, yaralanma yerine ve terapötik ihtiyaçlara bağlı olarak ellerin ulaşılması ve iki taraflı kullanımı gibi terapi hedeflerini içeren oyunlar teşvik edilmelidir. Ağrı kontrolü, bu süreci hasta için mümkün olduğunca kolaylaştırmak için gereklidir, çünkü hastalar için eğer şiddetli ağrıya neden olacaksa son derece isteksiz ve hareket etmekten korkarlar. Hastalar yaralanma sonrası mümkün olan en kısa sürede harekete geçmeleri için teşvik edilmelidirler. Sertlik yanık hastalarında hem yanık yaralanmasından etkilenen eklemlerde ve hem de zaman zaman hareketsiz hale getirildiğinde diğer eklemlerde yaygındır. Splintlemeye, düzenli olarak egzersiz rejimleri eşlik ettirilmelidir, çünkü kotraktürler meydana gelebilir ve aynı zamanda hasta sürekli olarak o pozisyonda konumlanmış ve o pozisyon ile sınırlanmışsa, arzu edilen o pozisyonlarda da kontraktürler meydana gelebilir. [6] Hastalar, yeterince uygun olur olmaz yataktan kalkmaya ve egzersiz yapmaya teşvik edilmelidir. Terapötik egzersiz, eklemlerin ambulasyonunu, nörovasküler bütünlüğün dikkate alınmasını, kardiyovasküler ve solunum kapasitesini iyileştirmeyi, koordinasyonu, dengeyi, kas gücünü ve dayanıklılığını, egzersiz performansını ve fonksiyonel kapasiteyi kapsar. [5] Egzersiz ayrıca hastanın genel bir refah hissi, güven ve başarı hissini yaşamalarına yardımcı olur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir hastayı harekete geçirmeye başlamadan önce, yakın zamanda bir ameliyat olup olmadığını kontrol etmek önemlidir; hastanın ayağa kaldırmasına ve hareketmesine uygun olup olmadığını gösteren deri grefti ve tıbbi sorunlar gibi. Eğer yaşamsal bulguları yakından izlerseniz ve sürekli değerlendirmeler yaparsanız, tüm hastaları mümkün olan en kısa sürede harekete geçirmeyi hedefleyin. Hasta sonunda hareketlilik sorunları yaşamayacaksa, akrabalarından egzersiz için hastaya sürekli destek vermelerini isteyin. Özgüvenini arttırıcı bir cesaret verin ve yavaş yavaş başlayın, yavaş yavaş hastanın güvenini ve egzersiz toleransını artırın; hastaları sıklıkla çabuk yorulur bu yüzden bu şekilde olması gerekir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜNLÜK YAŞAMIN TEŞVİK FAALİYETLERİ</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık hastaları genellikle yaşamdaki normal aktivitelerine katılma yeteneğini ve oradaki rolünü kaybetmiş gibi hisseder. Günlük yaşam aktiviteleri, yanık hastasının başarılı bir sonuca ulaşmasında son derece önemli bir rol oynar. Bir hasta kendi kendine egzersiz ve günlük yaşam aktivitelerinin sorumluluğunu kabul ederse, rehabilitasyonun en zor bölümleri kolayca halledilebilinir. [2] Hastaları mümkün olan en kısa sürede kendi kendine yemek yeme ve kendini yıkamak gibi günlük aktivitelere dahil etmek çok önemlidir. Aile üyelerinin bu egzersizleri tamamlaması hastada 'hastalık rolünü' vurguladığından ve hastanın rehabilitasyona aktif olarak katılma konusundaki isteksizliğini artıracağı için, onlar bu aktiviteleri tamamlamlamaktan hastanın iyiliği için vazgeçmelidirler.. Günlük yaşamın tüm faaliyetlerinde mümkün olan en erken zamanda en yüksek bağımsızlık düzeyi teşvik edilmelidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kendi bakımlarına hızlı bir şekilde katılmak, hastaya çevre üzerinde daha fazla refah ve kontrol hissi verir. Günlük yaşam aktivitelerini yerine getirebilmedeki  artış;kendisine olan saygısında, kendine değer vermede  ve bağımsızlık duygusunda artışa ve motivasyon düzeylerinin artmasına ve gelişme arzusuna yol açar. Banyo, tuvalet, beslenme, bakım, giyinme ve mesleki beceriler sağlığa yararlı amaçları içerir; örneğin artan ROM ve güç, hassas motor hareketleri ve dengesi gibi. Bir çocuğun mesleğinin oyun olduğunu hatırlamak önemlidir; çocuklar rehabilitasyonlarının bir parçası olarak normal rutinlerine göre oynamaları ve katılmaları için teşvik edilmelidir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EĞİTİM</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastanın her aşamada yanık rehabilitasyonunun çeşitli yönlerdeki nedenleri konusunda ve  mümkün olan en iyi sonucu elde etmek için neden rehabilitasyona katılımlarının çok önemli olduğu konusunda eğitilmesi önemlidir. Eğitim, multidisipliner ekibin tüm üyelerinden tutarlı bir yaklaşımla birlikte büyük önem taşımaktadır. [2] Bazı kişiler bilginin birçok kez tekrarlanmasını isteyebilir ve hastların ne yapmaları gerektiğini ve nedenini tam olarak anladıklarından emin olmak önemlidir. Sürekli eğitim, hastanın kendi rehabilitasyonu için sorumluluk almasına ve buna bağlı olarak uyumunun iyileştirilmesine yardımcı olacaktır. Hayal kırıklığı, ağrı ve yorgunluk nedeniyle ilk isteksizlik teşvik ve eğitim ile giderilecektir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YENİ REHABİLİTASYON AŞAMALARI</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Psikolojik etki</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">En yüzeysel yanıklar hariç, tanım olarak, kronik bir durumu tedavi etmekteyiz. Diğer hasta popülasyonlarında erken müdahale ve biyo-psikososyal model kullanımını güçlü bir şekilde destekleyen bir görüş ve literatür vardır. Bu model özellikle yanık mağdurları için geçerlidir. [3]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık yaralanmasını takiben herhangi bir aşamada psikolojik zorluklar ortaya çıkabilir. Bazı kişiler, ilk olayın travmasının etkisinin, ancak hastaneden taburcu olduktan sonra onları etkilemeye başlayabileceğini keşfetmektedir. Başlangıçta hasta, yaralanmaları ve koşullardaki değişikliklerle iyi başa çıkmış gibi görünebilir; ancak, durumun kalıcılığı bir olgu haline geldikten ve rehabilitasyon sürecinin uzun ömürlü hale gelmesinden sonra, hasta depresyon, öfke ve kaygı şeklinde psikolojik zorluklar yaşamaya başlayabilir; aynı zamanda eski yaşamı, kişiliği ve işlevleri için kederlenebilir ve kaybetme duygularını yaşayabilir. Birey bu şekilde etkilenirse, doğru desteği ve güvenceyi alması önemlidir. Çocuklar gelişimlerinde gerileme belirtileri gösterebilir ve geçici olarak ebeveynlerine yanık yaralanmalarından önce daha bağımlı olabilirler.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yara İzi Yönetimi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık hasarından sonra hipertrofik skar oluşumu yaygındır ve önemli fonksiyonel ve kozmetik bozulmaya neden olabilir. [7] Bir yaranın iyileşmesi ne kadar uzun sürerse, hipertrofik skarların gelişme olasılığı o kadar artar; bir yaranın iyileşmesi 21 gün veya daha uzun sürdüğünde risk önemli ölçüde artar. Hipertrofik yara izleri, vücudun iyileşme sürecinin abartılı bir cevabıdır;  onlar yüksek bir kan akışına ve yüksek kollajen seviyelerine sahiptirler ve aşırı aktif hale gelirler; Bu yara izleri yüksek bir kasılma oranına sahiptir ve kaşıntı, kuruluk ve esneme eksikliği de dahil olmak üzere onlarla ilişkili diğer semptomlara sahiptir. Hipertrofik skarlar genellikle iyileşmeden sonraki ilk 4-6 ay boyunca en aktif dönemlerindedir.  Başlangıçta bir yara ilk iyileştiğinde düz görünebilir, ancak aniden hipertrofi belirtileri göstermeye başlayabileceği için yara izlerini yakından izlemek önemlidir. Hastaların tam ROM ile hastaneden taburcu edilmesi yaygındır; ancak, birkaç hafta sonra, yara izinin  kasılma gücüne karşı düzeltici önlemler alınmazsa, ROM kaybolur ve yara izi kontraktürü meydana gelir. Yanma sonrası yaralanmalarda yara izi yönetimi uzun ve genellikle sancılı bir süreçtir; birkaç hafta boyunca yapılabilecek ve sonra terk edilebilecek bir şey değil, yanma sonrası komplikasyonların ortaya çıkmasını en aza indirmek için aylarca devam etmesi gereken bir şeydir. Hipertrofik skarlaşmayı azaltmak veya önlemek için en iyi tedavi konusunda bir fikir birliği yoktur; [7] yara izi dokusunun oluşumunu önlemek için çok az şey yapılabilir, ancak yara ve skar dokusu kontraktürünün hastalığını önlemek için çok sayıda tedavi müdahaleleri kullanılır [ 6] ve skarlaşma sürecinin etkisini azaltılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Konumlandırma</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kişi istirahat halindeyken, kişiyi</span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">anti-kontraktür pozisyonuna teşvik etmeye yaralanma sonrası aylarca devam edilmelidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Atel</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Öngörülen ateller sadece konumlandırma için değil, aynı zamanda kasılmış skar dokusunun gerilmesi ve uzatılması için de gereklidir. [1] Sadece egzersiz ve belirli fonksiyonel aktiviteler için çıkarılan erken kıymık, uzun vadeli sonuçları en üst düzeye çıkarabilir ve iyileşme sonrası 6 ay boyunca çocuklarda 2 yıla kadar sürmekte veya bazen çocuklarda daha uzun süre devam edilebilmektedir. Başlangıçta splintler gece gündüz günün çoğu bölümünde giyilir - bazen skar aktivitesine bağlı olarak aylarca giyilebilir. Splintleme rejimi, ROM sürdürülüyorken  kademeli olarak bir gecelik splintlemeye indirgenmelidir. Splintleme uygulanmasından sonra mekanik germe ile skar dokusunun toplam uzunluğu artacaktır [1] çünkü</span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">splintleme, doku büyümesini sağlamak için uzun bir süre boyunca yumuşak dokuya kontrollü hafif bir kuvvet uygulayan tek uygun tedavi yöntemdir. [4] Splintlerin sürekli kullanımı, yara dokusunu oluşurken onu germeye, problemli bölgelere baskı uygulanmasına ve anatomik konturları korumaya yardımcı olur - örneğin eller, aksilla ve boyun gibi. İyi oturan bir atel, uzun vadeli fonksiyonel sonuçları en üst düzeye çıkarmada son derece etkilidir; bazen kısa vadede fonksiyonu tehlikeye atabilir. Splintleme ve pozisyonlamaya her zaman aktif bir egzersiz ve germe rejimi eşlik etmelidir. Hareket açıklığı ölçümleri atel etkinliğini tanımlamak için kritik kılavuzlardır. [4]</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Germe ve egzersiz</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Erken aşamalarda, yara sonrası iyileşme izleri son derece aktif ve dinamiktir ve kasılma kuvveti en üst seviyededir. Yanık bir eklemin yakınında veya üzerindeyse, ROM kaybını önlemek ve yanma sonrası kontraktürün gelişmesini engellemek için gerilmelidir. Kontraktürlerin gelişmesinden önce kullanılan koruyucu ve bakım egzersizleri ve splintleme programları, gerekli fonksiyonel yumuşak doku uzunluğunu ve yumuşak doku kaymasını muhafaza edebilmek için çok önemlidir. [4] Etkilenen eklemlerin günde birkaç kez maksimum fonksiyonel aralıklarına gerilmesi, bir splintleme rejimi ile birlikte, ROM’u devam ettiren skar dokusunun uzamasına yardımcı olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, bu rejimin uyumu aylarca sık sık sürdürülmezse, yara izi bir kez daha daracaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bireyin, skar dokusunu germesinin yanı sıra egzersiz toleransını iyileştirmeye ve pozitif bir zihinsel durumu sürdürmeye yardımcı olacak olan iyi bir egzersiz rejimi sürdürmesi önemlidir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Masaj ve Nemlendirme</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Skar masajı yaygın olarak yanık izi yönetiminin ayrılmaz bir parçası olarak savunulur; etkilerinin kesin mekanizmaları bilinmemekle birlikte, çeşitli şekillerde yardımcı olduğu görülmektedir:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nemlendirici Uygulamaları</span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- yanık izleri, yaralanma derinliğine ve cilt yapılarına verilen hasarın derecesine bağlı olarak genellikle nemden yoksundur. Çok kuru ve rahatsız edici olabilirler ve bu, yara izinin çatlamasına ve bozulmasına neden olabilir. Parfümsüz bir nemlendirici veya yağ ile masaj yaparak, skarın üst tabakası daha yumuşak ve daha esnek ve dolayısıyla daha rahat olur; bu aynı zamanda yaygın bir sorun da olabilen kaşıntıyı azaltmaya yardımcı olur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yara izleri kalınlaştıkça ve yükseldiklerinde, plastisitelerini azaltan ek sıvı tutarlar. Başparmağınızı veya parmak uçlarınızı kullanarak skarın derinlemesine masajı ile bu fazla sıvının etkisi azaltılabilir. esnetme yaparken masaj yapmak, yanık izinden etkilenen bir uzvun ROM'unu arttırmaya yardımcı olur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık yaraları, halkalar ve demetler halinde hızla atılan diğer yaralardan dört kat daha fazla kolajen içerir. Küçük dairesel hareketlerde yara izinin derin masajının, skar dokusunun oluştuğu sırada hizalanmasına yardımcı olduğu düşünülmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık skarlarında duyu bozukluğu ve deri duyumundaki değişiklikler yaygındır. Düzenli masaj ve yara izlerine dokunmak, hiper-duyarlı skarların </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">duyarsızlaşmasına yardımcı olur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bireyin psikolojik faktörleri, hissettikleri şeyle yüzleşmekte güçlük çeken, yara izine dokunarak ve nasıl göründüğünü ve hissettiğini kabul etmeyi öğrenerek çirkin bir yara izi de azaltılabilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Basınç tedavisi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Klinik etkililik bilimsel olarak kanıtlanmamış olmasına rağmen, basınç tedavisi yanık skar yönetiminde birincil yöntemdir. [7] Bir yanığa basınç uygulamasının, skar olgunlaşmasını hızlandırarak ve kolajen liflerinin, tedavi edilmemiş skarlarda görülen kıvrımlı paternin aksine, tekdüze, paralel kalıplara yönlendirilmesini teşvik ederek skarları azalttığı düşünülmektedir. [2] Mekanizması etrafında çok az yazılı kanıt vardır, hiper-vasküler skarlara kan akışını azaltarak skar dokusuna lokalize hipoksi oluşturduğu ve bu nedenle kolajen akışını düşürdüğü ve skar oluşumunu azalttığı düşünülmektedir. Yaralar tamamen kapandığında ve basıncı tolere edebildiği anda hastalara basınçlı giysiler takılır. [7]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mevcut olduğunda,uygun bir basınç seviyesinde bunları kullanan bireylerin basınç giysilerini ölçmek için yapılmıştır. Giysilerin basıncının ölçülememesi durumunda, etkili yedek parçalar kullanılabilir;</span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">tubi-grip 'elastik destek bandajları,' likra 'mayo ve bisiklet şortları, sportif başlıklar ve bilek bantları, bandajlar ve küçük alanlarda nefes almaya elverişli bantlar gibi. Basınçlı giysiler şunlara yardımcı olur:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">skar kalınlığını / yumruğunu azaltmaya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">skar kızarıklığını azaltmaya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">şişmeyi azaltmaya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">kaşıntıyı hafifleştirmeye</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">yeni iyileşmiş cildi / grefti korumaya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">kontraktürleri önlemeye / kontürleri korumaya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Basınçlı giysiler, maksimum etki için mümkün olduğunca erken uygulanmalı ve sadece yaraların yıkanması ve kremlenmesi için çıkarılmalı ve 23 saat boyunca giyilmelidir. Bununla birlikte, sıcak iklimlerde, bazı hastalar ısı ve nem nedeniyle zorluklar yaşarlar, bu durumda daha düzenli bir şekilde çıkarılması için giyme zamanının ayarlanması gerekebilir. Bir hastanın iyileşmesi uzun sürdüyse ve cilt grefti geçirmişse, iyileşmeden sonra mümkün olan en kısa sürede bir basınçlı giysi sağlanmalıdır. Geniş bir yanık varsa ve dağınık küçük iyileşmemiş alanlar kalırsa, altına uygulanan küçük topikal pansumanlarla basınçlı bir giysi uygulanabilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Silikon</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Silikon, hipertrofik skar oluşumunu tedavi etmek için kullanılan başka bir yöntemdir. Silikonun hipertrofik skarların önlenmesi ve tedavisindeki kesin etki mekanizması belirsizdir, ancak yara iyileşmesinin kollajen yeniden yapılanma fazını etkilemesi muhtemeldir. [7] Yara izini yumuşatır, düzleştirir ve ağartır, rahatlatır ve görünümünü iyileştirir. [8]</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Günlük yaşam aktiviteleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bireyler mümkün olan en kısa sürede normal günlük rutinlerine dönmeye teşvik edilmeli ve yanık yaralanmalarından önceki hayattaki rollerine olabildiğince yeniden dahil edilmelidirler.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sosyal Rehabilitasyon</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık yaralanmasının ardından bazı kişiler yalnız ve toplumdan izole hissedebilirler. Hastalar, topluma yeniden entegre olmakta ve yaralanmadan önceki çok iyi bildikleri hayatlarına devam etmekte zorlanabilirler. Böyle bir yaralanmaya maruz kalan tek kişi onlar gibi hissedebilirler ve özellikle görünür yanık izleri varsa topluma nasıl yeniden gireceklerini bilmeyebilirler. Bu bireyler, mümkün olan en kısa sürede sosyal ve mesleki yaşamlarında kendilerini yeniden bulmaları için teşvik edilmeli ve aile üyeleri bu davranışı teşvik etmeye teşvik edilmelidir. Çocuklar için bu, hazır olur olmaz okula tekrar giriş yapmak, arkadaşlarla buluşmak ve hoşlandıkları etkinlik ve sporlara katılmak anlamına gelir. Bazen akrabalar, bir şeylerin tekrar olabileceğinden korktuğu için bireyi çok koruyabilir; onların bireyi güvende tutmak için gösterdiği koruma ve ilgi, bazen yeniden entegrasyon sürecini engelleyebilir. Yanık yaralanmasından sonra yaşam, özellikle büyük bir yaralanmada, doğru destek ve rehabilitasyon ile bazı önemli ayarlamalar yapabilir, yanık yarasına sahip hastalar mutlu yaşam sürebilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SONUÇ</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık hasarında rehabilitasyon, birinci günden başlayan ve skar olgunlaşması ve ötesine kadar bakım devamlılığı isteyen uzun bir süreçtir. Çok disiplinli profesyonellerden oluşan bir ekip ve hastanın tam olarak katılımını içerir. Bununla birlikte, büyük veya küçük yanık yaralanmalarının sürdürülmesi, bireyin fiziksel ve psikolojik iyiliği üzerinde dramatik bir etkiye sahip olabilir ve her bireyin karşılaşabileceği zorlukların üstesinden gelmesine yardımcı olmak için ekip çalışması ve dayanışma gerektirir. Yol her zaman kolay olmasa da, doğru destek ve terapötik müdahale ile ekibin bir kontraktürü[3] bile kabul etmeme ve psikolojik ve sosyal zorlukları anlamalarını sağlama taahhüdü ile hasta maksimum fiziksel, psikolojik ve fonksiyonel geri bildirimler tedaviden sonra alabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KAYNAKÇA</span></span><br />
<br />
1. Kwan M, Kennis W. Splinting Programme for patients with Burnt Hand. Hand Surg. 2002;7:231–41.<br />
2. Edgar D, Brereton M. ABC of Burns Rehabilitation after burn injury. Br Med J. 2004;329:343–5. <br />
3. Edgar D. Active Burn Rehabilitation Starts at Time of Injury: An Australian Perspective. J Burn Care Res. 2009;30:367–8.<br />
4. Fess EE, McCollum M. The Influence of Splinting on Healing Tissues. J Hand Ther. 1998;11:157–61.<br />
5. Richard R, Baryza MJ, Carr JA, Dewey WS, Dougherty ME, Forbes-Duchart L, et al. Burn Rehabilitation and research: Proceedings of a Consensus Summit. J Burn Care Res. 2009;30:543–73.<br />
6. Richard R, Ward RS. Splinting Strategies and Controversies. J Burn Care Rehabil. 2005;26:392–6. <br />
7. Bloemen MC, Van der Veer WM, Ulrich MM, Van Zuijlen PP, Niessen FB, Middelkoop E. Prevention and Curative Management of Hypertrophic Scar Formation. Burns. 2008;35:463–75.<br />
8. Smith FR. Causes of and treatment options for abnormal scar tissue. J wound Care. 2005;14:49–52.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c10300;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Yanık Rehabilitasyonu</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #303030;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, helvetica, clean, sans-serif;" class="mycode_font">(Procter F. Rehabilitation of the burn patient. </span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="color: #303030;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, helvetica, clean, sans-serif;" class="mycode_font">Indian J Plast Surg</span></span></span></span><span style="color: #303030;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, helvetica, clean, sans-serif;" class="mycode_font">. 2010;43(Suppl):S101‐S113. doi:10.4103/0970-0358.70730)</span></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">GİRİŞ</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık yaralanması olan hastalar için rehabilitasyon; hasar gününden itibaren başlar, birkaç yıl sürer ve multidisipliner çaba gerektirir. Hastanın post-travmatik etkilerini azaltmak ve fonksiyonel bağımsızlığı geliştirmek için kapsamlı bir rehabilitasyon programı şarttır. [1] Bununla birlikte, optimal tedavi sağlanması multidisipliner bir ekip yaklaşımını içermekle birlikte, bu mümkün olmadığında veya terapistlerin ve destek hizmetlerinin mevcudiyeti sınırlı olduğunda, yanık ekibinin tüm üyeleri, hastaya yararı en üst düzeye çıkarmak için rehabilitasyondaki rollerinin sorumluluğunu alabilir. Farklı profesyoneller kendi uzmanlık alanlarında uzmanlığa sahip olmakla birlikte, hastanın maksimum fonksiyonel sonuçlarına ulaşmasına yardımcı olmak için kullanılabilecek bazı basit ve etkili yöntemler vardır. Yanık ekibi içindeki bireylerin özveri ve hastayı önemseme ve onların rehabilitasyonlarına tam olarak katılmalarını ve onları teşvik etmeleri taahhüdüdür, bu da uzun vadeli yaşam kalitelerinde böyle bir fark yaratabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu makalede, yanık rehabilitasyonunun temel yönlerini paylaşmak ve pratik bilgi sağlamak için çaba sarf edilmektedir ve bu bilgiler, yanık uzmanlığı içinde çalışan farklı profesyoneller tarafından takip edilebilir (ve hasta üyelerine en iyi şekilde yardımcı olmak için öğretilebilir).</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">REHABİLİTASYON AŞAMALARI</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık hastalarının rehabilitasyonu, başvurudan itibaren aktif tedavi sürecidir. “Akut faz” ve “rehabilitasyon aşaması” arasında [2] bir nitelendirme olmamalıdır, çünkü bu fikir ikincil ayrık yara izi yönetimi ve / veya fonksiyonel rehabilitasyon ekibinin eşitsizliğini artırabilir. [3] Bununla birlikte, hasta bakım yolunu takip etmeyi kolaylaştırmak için, rehabilitasyon aşamaları, erken dönem ve ileri safha rehabilitasyon aşamalarına ayrılmıştır; bununla birlikte, bireysel hastaya bağlı olarak bu iki aşama arasında önemli bir çapraz tedavi olabileceği anlaşılmalıdır.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ERKEN DÖNEM REHABİLİTASYON AŞAMALARI</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yaralanmanın büyüklüğüne ve şiddetine, hastanın yaşına ve diğer hastalık öncesi faktörlere bağlı olarak, bu aşama birkaç günden birkaç aya kadar sürebilir. Hasta yatarak veya ayakta tedavi edilebilir ve genellikle ağrılı olan ve aynı zamanda hasta için çok korkutucu bir deneyim olabilen düzenli pansuman değişiklikleri geçirmesi muhtemeldir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Düzenli ağrı kesici, özellikle pansuman ve egzersiz değişikliği gibi tüm müdahalelerden önce; bunun işleme başlamadan önce yürürlüğe girmesi için yeterli sürede verilmesi gerekir. Analjezik ilaçların amacı, fonksiyonel hareketin ve günlük yaşam aktivitelerinin gün boyunca herhangi bir zamanda gerçekleşmesini sağlamak için iyi bir temel ağrı kontrolü geliştirmek olmalıdır. [2] Erken evrelerde inadekuat ağrı rahatlaması, hastanın hem kısa hem de uzun vadede rehabilitasyonuna katılma konusunda tamamen isteksiz olmasına neden olabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Rehabilitasyona erken başlanması, tedaviye uyumun ve uzun vadeli sonuçları en üst düzeye çıkarmanın anahtarıdır. Rehabilitasyonun çeşitli yönleri, ilk günden itibaren bakımın ayrılmaz bir parçası olarak tanıtıldığında, ister yatılı hasta olsun ister günübirlik hasta olsun, kontraktürlerin halihazırda gelişmekte olduğu daha sonraki bir tarihte hastanın bakımına ek bir unsur olmaktan ziyade hastanın kabul etmesi ve izlemesi daha kolaydır.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">UNUTMAYIN YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR!</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastalar kendilerini daha iyi hissedene kadar rehabilitasyonlarını ertelemek isteyebilirler; ancak yanık terapisi mühahalesi olmadan geçen her gün, olası rehabilitasyon sürecini daha zor ve ağrılı hale getirecek ve daha kötü sonuçlara yol açacaktır. Pencereler kaçırılırsa, kolayca geri kazanılamazlar, çünkü sürekli artan eklem sertliğinin ve bağlı yumuşak doku kaymasının kaçınılmaz sekelleri zaman geçtikçe giderek daha yıkıcı hale gelir. [4] Hastalar acı çektiği için tedaviyi reddetmeye çalışabilir ve rehabilitasyonlarına katılmamanın etkisini tam olarak anlamayabilirler; bu nedenle yanık bakımıyla ilgilenen ve onalrın yaşam kalitesinin nasıl farklı olabileceği bilgisine sahip profesyonellerin bu zor süreçte onları cesaretlendirmesine ve yardımına ihtiyaç duyarlar.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YOĞUN BAKIM</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastanın yürür durumda ve iyi olması veya yatak istirahati ve hareketsiz olması durumunda olması farketmeksizin başvurunun 1. gününde fiziksel rehabilitasyonun başlatılması önemlidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir hasta ciddi yanıklarla kabul edildiğinde, mümkünse ortaya çıkan daha ileri komplikasyonların yükselme risklerini olabildiğince azaltmak önemlidir. Baş ve göğsü kaldırarak hastanın postüral tedavisi göğüs boşluğuna yardımcı olur ve baş, boyun ve üst hava yolunun şişmesini azaltır. Erken evrelerde, özellikle periferilerde önemli ödem mevcut olabilir; kötü konumlandırma, gereksiz ek hastalıklara yol açabilir ve bu da önlenebilir. Ödemi hızlı bir şekilde azaltmak için etkilenen tüm uzuvların elevasyonu gereklidir; eller atellenmeli veya konumlandırılmalı ve ayaklar 90 derecede tutulmalı, hızlı bir şekilde basınç geliştirebilen topuk bölgesine de özen ve dikkat gösterilmelidir. Bacaklar nötr pozisyonda tutulmalı ve hastanın kalçalardan dışarıya doğru dönmemesini sağlamalıdır [Grafik 1].</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hareket edemeyen hastaların hareket aralığını (ROM) korumak ve sertliğin gelişmesini önlemek için pasif hareketler tamamlanmalıdır. Cerrahi müdahale ve deri greftleme nedeniyle bu günlük olarak mümkün değilse, pansumanların değiştirilmesi sırasında elde edilebilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PSİKOLOJİK ETKİ</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık hastalarının sıklıkla yanık yaralanmalarına yol açan çok korkutucu bir olay yaşadıklarını ve onlar için hastane deneyiminin kendisinin de korkutucu olabileceğini hatırlamak önemlidir. Hastalar ve aile üyeleri ciddi derecede suçluluk, öfke ve umutsuzluk duygularını yaşıyor olabilirler; ayrıca onlar yaşadıkları olayın kabuslarını ve anımlarını da yaşayabilirler. Profesyoneller bir günde birçok insanı tedavi edebilirken, her bir hasta için deneyim kişiseldir ve deneyimleri akıl sağlıklarını ve tedavilerine katılmaya hazır olma durumlarını etkileyebilir. Hastaya güvende hissetmeleri için rahatlık ve komfor verilmesi önemlidir. Hastanın endişelerini dinlemek için zaman ayırmak, gerçek empati ve merhamet göstermek, yeterli bilgi vermek ve sorularını cevaplamak genellikle korkuları hafifletmek için uzun bir yol kat edebilir ve bu da hem hasta hem de profesyonel için tedavi sürecini kolaylaştırabilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ANTİ-KONTRAKTÜR YERLEŞTİRİLMESİ</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Anti-kontraktür pozisyonlama ve atelleme ilk günden itibaren başlamakta ve yaralanma sonrası aylarca sürebilmektedir. Derisi greftlenmiş olsun olmasın tüm hastalar için geçerlidir. Konumlandırma, skar dokusunun gelişimine sekonder ROM kaybını sınırlandırarak veya inhibe ederek doku uzunluğunu etkilemek için önemlidir. [5] Hastalar rahat bir pozisyonda dururlar; bu genellikle bir fleksiyon pozisyonu ve aynı zamanda bir kontraktür pozisyonudur. Yaralar iyileşme sürecine neredeyse başlar başlamaz başlar ve bu sürecin önemli bir bölümü aşağıdaki fotoğrafta gösterildiği gibi yara kontraktürüdür.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Konumlandırma konusunda sürekli tavsiye ve yardım olmadan, hasta kontraktür pozisyonunu almaya devam eder ve birden fazla eklemde ROM'u hızla kaybedebilir. Kontraktür gelişmeye başladığında, tam harekete ulaşmak için sürekli bir mücadele olabilir, bu nedenle kontraktür gelişimini en aza indirmek için önleyici tedbirler gereklidir. Mümkün olan en iyi uzun vadeli sonucu sağlamak ve aynı zamanda ağrıyı hafifletmek ve egzersiz rejimlerine yardımcı olmak için erken uyum şarttır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastaların iyileşmenin ilk aşamalarında bir konumlandırma rejimine uyması gerekir ve bu ekip çalışması ve özveri gerektirir. Hasta, sadece terapistin koğuş turunu tamamlayabildiği süre boyunca değil, her zaman (egzersiz programları ve fonksiyonel aktiviteler gerçekleştirirken hariç) anti-kontraktür pozisyonunu korumak için teşvike ihtiyaç duyar; Hastanın personeli olmadığında hastanın doğru pozisyonu sürdürmesine yardımcı olmak için bu aşamada hastanın ailesinin desteği çok önemli olabilir. Tedaviye katılmanın yararları konusunda iyi bir anlayışa sahip olmaları için hastayı ve ailesini eğitmek çok önemlidir ve aileyi bu erken aşamada bu fikirin içinde dahil etmek de hastaların evlerine döndüklerinde ailesinin onlara yardımcı olmaya daha hazır oldukları anlamına gelir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nispeten küçük yanıkları olan hastaları göz ardı etmemek çok önemlidir, çünkü konumlandırma, splintleme ve egzersizlerle kolayca önlenebilecek ciddi ve zayıflatıcı kontraktürler geliştirebilirler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir eklemin veya uzvun fleksör tarafında yanıklar meydana geldiğinde kontraktür riski daha fazladır. Bunun nedeni, konfor konumunun esnek bir konum olmasıdır; ayrıca fleksör kasları genellikle ekstansörlerden daha güçlüdür, bu nedenle ekstansör yönünde bir yanık meydana gelirse, hastalar fleksörlerin gücünü belirli bir alanı germek için kullanabilir. Bükülmüş konum, örneğin elin sıkılması, omuzun öne doğru bükülmesi ve boynun bükülmesi gibi işlev konumudur. Anti-kontraktür pozisyonlandırmanın amaçları, aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi bu doğal fleksiyon eğilimine karşı koymaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir hastanın konumlandırılması, gerekli pozisyona ulaşmak ve hastanın yavaş yavaş kontraktür pozisyonuna geri dönmesini önlemek için etraflıca düşünmek gerekebilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Koğuşta hazır bulunan yastık ve damlama sehpası (yükseklik için) gibi malzemelerin kullanımı etkili konumlandırma araçları olarak kullanılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. Günden itibaren basit ancak tutarlı konumlandırma, kontraktürleri önlenebilir hale getirmede önemli bir etkiye sahip olabilir. Birçok yanık kontraktürü erken müdahale ile tamamen minimize edilebilir veya önlenebilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">SPLİNTLEME</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Splintler yanık kontraktürlerini önlemeye ve yönetmeye yardımcı olan oldukça etkili bir yöntemdir ve kapsamlı bir rehabilitasyon programının ayrılmaz bir parçasıdır. [6] Splintleme, özellikle tek başına konumlandırmanın yetersiz olduğu bir bölgede çok fazla ağrı, uyum zorluğu veya yanıklarla karşılaşan hastalar için anti-kontraktür pozisyonunu korumaya yardımcı olur. Yaralı bölge eklem yüzeylerinin üzerindeyse, olası tüm eklem kontraktürlerini tanımlamak için özel önlemler alınmalıdır. Eklem kontraktürlerini ve deformitelerini önlemek ve dönüştürmek için aktif ve pasif mobilizasyon ile birlikte iyi tasarlanmış bir kıymık programı gereklidir. [1]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Splintleme, egzersiz ve germe rejimleri için daha kolay bir başlangıç noktası sağlayan gergin bir pozisyon sağlayabilir. Yara izleri sadece kasılmakla kalmaz, aynı zamanda mümkün olan en kısa yolu izlerler, genellikle boyun, diz ve aksilla gibi doğal içbükey ve eklemlerde dokumaya neden olurlar; splintler, anatomik konturları oluşturup korurken skar dokusunu yeniden şekillendirmeye yardımcı gibi görünmektedir. Splintleme, yumuşak dokulara doku yeniden modellemesini sağlamak için yeterli süre boyunca kontrollü hafif kuvvetler uygulayan tek terapötik yöntemdir. [4] Önlem almak her zaman tedaviden etkilidir. Akut aşamada yanık sonrası skar kontraktürünün gelişmesini önlemek için splintlerin erken uygulanması önemlidir. [1]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Splintler çeşitli farklı malzemelerden yapılabilir. İdeal malzeme düşük sıcaklıkta termoplastiktir, çünkü hafiftir, kolayca kalıplanabilir ve sökülebilirdir ve konturlara çok iyi uyum sağlar. Bununla birlikte, splintlerin yapıldığı tek malzeme bu değildir ve bu malzeme her zaman bulunmayabilir, bu durumda alternatiflerin kullanılması ve doğaçlama yapılması gerekebilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SPLİNTLEME İÇİN MALZEMELER</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kolayca temin edilebilen malzemeler atelleri yapmak için kullanılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Paris Sıvası - Bu malzeme erken evrelerde mükemmeldir, hasta hareketsizdir ve ağır pansumanlar uygulanır; ancak, eksüdayı emme eğilimindedir, ağırdır ve kolayca kırılır. Genellikle bir uzuvun hareketsiz hale getirilmesi ve konumlandırılması için ameliyattan sonra uygulanır; ancak atıldıktan sonra başka bir şeyle değiştirilmelidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Karton - Bu malzeme aynı zamanda mükemmel bir erken atel malzemesi oluşturur ve özellikle yanıkları çocukların ellerinde konumlandırmak ve germek için iyidir. Kolay, hafif, tek kullanımlık atelleri üretmek için atılan pansuman kutularının kullanılması da maliyeti en aza indirir. Gerilmeyi arttırmak için basamakların üzerine bir dorsal blok uygulanabilir ve sağlam (ancak çok sıkı olmayan) bir bandaj, elin gerekli konumunu korur. Diğer dinlenme atelleri de oldukça basit bir şekilde biraz yaratıcılıkla kartondan yapılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Köpük ve üflemeli polistiren - Bunlardan, özellikle hasta yatak istirahatindeyken, örneğin abdüksiyondaki aksillada büyük eklemlerin pozisyonunu korumak için oldukça iyi konumlandırma araçları yapılabilir. Geceleri hastaların pozisyonlarını ayarlamak için faydalıdırlar. Ayrıca el atelleri oluşturmak için diğer malzemelerle birlikte de kullanılabilirler,</span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">örneğin PVC ile atelleri oluşturmak gibi.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">PVC borular - Bu malzemeler, hastalar tarafından rahatça giyilebilen hafif, etkili atellere kolayca dönüştürülebilir. Bir testere ile kesilebilir ve diz kolu ve parmak uzatma atelleri oluşturmak için ağır makas ile kaba şekillendirilebilir ve köpük ve üflemeli polistiren gibi diğer malzemelerin eklenmesi ile el atelleri oluşturulabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">PVC dirsek boruları uzunlamasına kesilebilir, dolgulu olabilir ve çok etkili aksilla atelleri olarak giyilebilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">PVC ayrıca ısıtılabilir (elektrikli bir ısı tabancası kullanılarak) ve termoplastik malzemelerden yapılanlara benzer uyumluluklara sahip ateller oluşturmak için kalıp şeklinde dökümü yapılabilir. Düşük sıcaklık termoplastiklerinden farklı olarak, yüksek erime noktası nedeniyle doğrudan hastaya kalıplanamaz, ancak iyi bir uyum sağlanana kadar ısıtılabilir ve çıkarılabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">PVC dirsek uzatma atelinin üretimi için kullanılabilir - diz ve parmak uzatma ateli için aynı yöntem uygulanır. PVC'den el ateli üretimi, hastanın rızasını alırken kolay ve rahatlık sağlar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Splintleme malzemeleri çevremizde her yerde bulunur ve biraz yaratıcılık ile her gün splintleme araçları oluşturmak için günlük materyaller kullanılabilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ESNETME VE İLK HAREKETLENME</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanıklardan etkilenen eklemler günde birkaç kez taşınmalı ve gerilmelidir ve hastanın tam hareket aralığına ulaşması için yanık ekibi ve aile üyelerinin yardımına ihtiyaç duyması muhtemeldir. Terapistler, pasif hareket aralığının (ROM) veya aktif ROM'un yapılıp yapılmadığına ve ayrıca immobilizasyondan sonra ROM'a ne zaman devam edileceğini belirlemek için dokunun görünümüne dayalı klinik yargıyı kullanırlar. [5] Hastalar, ameliyatın tamamlanmasına veya yaranın kısmen veya tamamen iyileşmeye başladığı günden itibaren değil, yaralanma gününden itibaren hastaya özgü hareket alışkanlıklarının geliştirilmesine ihtiyaç duyar. [3] Çocukların ek cesaretlendirmeye ihtiyacı olabilir, bu nedenle ebeveynlerinin anlayışı ve katılımı, çocuğun egzersiz ve germe rejimini gerçekleştirmesine yardımcı olacaklarından erken bir aşamadan itibaren çok önemlidir. Bir topu yakalamak için germe, yaralanma yerine ve terapötik ihtiyaçlara bağlı olarak ellerin ulaşılması ve iki taraflı kullanımı gibi terapi hedeflerini içeren oyunlar teşvik edilmelidir. Ağrı kontrolü, bu süreci hasta için mümkün olduğunca kolaylaştırmak için gereklidir, çünkü hastalar için eğer şiddetli ağrıya neden olacaksa son derece isteksiz ve hareket etmekten korkarlar. Hastalar yaralanma sonrası mümkün olan en kısa sürede harekete geçmeleri için teşvik edilmelidirler. Sertlik yanık hastalarında hem yanık yaralanmasından etkilenen eklemlerde ve hem de zaman zaman hareketsiz hale getirildiğinde diğer eklemlerde yaygındır. Splintlemeye, düzenli olarak egzersiz rejimleri eşlik ettirilmelidir, çünkü kotraktürler meydana gelebilir ve aynı zamanda hasta sürekli olarak o pozisyonda konumlanmış ve o pozisyon ile sınırlanmışsa, arzu edilen o pozisyonlarda da kontraktürler meydana gelebilir. [6] Hastalar, yeterince uygun olur olmaz yataktan kalkmaya ve egzersiz yapmaya teşvik edilmelidir. Terapötik egzersiz, eklemlerin ambulasyonunu, nörovasküler bütünlüğün dikkate alınmasını, kardiyovasküler ve solunum kapasitesini iyileştirmeyi, koordinasyonu, dengeyi, kas gücünü ve dayanıklılığını, egzersiz performansını ve fonksiyonel kapasiteyi kapsar. [5] Egzersiz ayrıca hastanın genel bir refah hissi, güven ve başarı hissini yaşamalarına yardımcı olur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bir hastayı harekete geçirmeye başlamadan önce, yakın zamanda bir ameliyat olup olmadığını kontrol etmek önemlidir; hastanın ayağa kaldırmasına ve hareketmesine uygun olup olmadığını gösteren deri grefti ve tıbbi sorunlar gibi. Eğer yaşamsal bulguları yakından izlerseniz ve sürekli değerlendirmeler yaparsanız, tüm hastaları mümkün olan en kısa sürede harekete geçirmeyi hedefleyin. Hasta sonunda hareketlilik sorunları yaşamayacaksa, akrabalarından egzersiz için hastaya sürekli destek vermelerini isteyin. Özgüvenini arttırıcı bir cesaret verin ve yavaş yavaş başlayın, yavaş yavaş hastanın güvenini ve egzersiz toleransını artırın; hastaları sıklıkla çabuk yorulur bu yüzden bu şekilde olması gerekir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜNLÜK YAŞAMIN TEŞVİK FAALİYETLERİ</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık hastaları genellikle yaşamdaki normal aktivitelerine katılma yeteneğini ve oradaki rolünü kaybetmiş gibi hisseder. Günlük yaşam aktiviteleri, yanık hastasının başarılı bir sonuca ulaşmasında son derece önemli bir rol oynar. Bir hasta kendi kendine egzersiz ve günlük yaşam aktivitelerinin sorumluluğunu kabul ederse, rehabilitasyonun en zor bölümleri kolayca halledilebilinir. [2] Hastaları mümkün olan en kısa sürede kendi kendine yemek yeme ve kendini yıkamak gibi günlük aktivitelere dahil etmek çok önemlidir. Aile üyelerinin bu egzersizleri tamamlaması hastada 'hastalık rolünü' vurguladığından ve hastanın rehabilitasyona aktif olarak katılma konusundaki isteksizliğini artıracağı için, onlar bu aktiviteleri tamamlamlamaktan hastanın iyiliği için vazgeçmelidirler.. Günlük yaşamın tüm faaliyetlerinde mümkün olan en erken zamanda en yüksek bağımsızlık düzeyi teşvik edilmelidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kendi bakımlarına hızlı bir şekilde katılmak, hastaya çevre üzerinde daha fazla refah ve kontrol hissi verir. Günlük yaşam aktivitelerini yerine getirebilmedeki  artış;kendisine olan saygısında, kendine değer vermede  ve bağımsızlık duygusunda artışa ve motivasyon düzeylerinin artmasına ve gelişme arzusuna yol açar. Banyo, tuvalet, beslenme, bakım, giyinme ve mesleki beceriler sağlığa yararlı amaçları içerir; örneğin artan ROM ve güç, hassas motor hareketleri ve dengesi gibi. Bir çocuğun mesleğinin oyun olduğunu hatırlamak önemlidir; çocuklar rehabilitasyonlarının bir parçası olarak normal rutinlerine göre oynamaları ve katılmaları için teşvik edilmelidir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EĞİTİM</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hastanın her aşamada yanık rehabilitasyonunun çeşitli yönlerdeki nedenleri konusunda ve  mümkün olan en iyi sonucu elde etmek için neden rehabilitasyona katılımlarının çok önemli olduğu konusunda eğitilmesi önemlidir. Eğitim, multidisipliner ekibin tüm üyelerinden tutarlı bir yaklaşımla birlikte büyük önem taşımaktadır. [2] Bazı kişiler bilginin birçok kez tekrarlanmasını isteyebilir ve hastların ne yapmaları gerektiğini ve nedenini tam olarak anladıklarından emin olmak önemlidir. Sürekli eğitim, hastanın kendi rehabilitasyonu için sorumluluk almasına ve buna bağlı olarak uyumunun iyileştirilmesine yardımcı olacaktır. Hayal kırıklığı, ağrı ve yorgunluk nedeniyle ilk isteksizlik teşvik ve eğitim ile giderilecektir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YENİ REHABİLİTASYON AŞAMALARI</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Psikolojik etki</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">En yüzeysel yanıklar hariç, tanım olarak, kronik bir durumu tedavi etmekteyiz. Diğer hasta popülasyonlarında erken müdahale ve biyo-psikososyal model kullanımını güçlü bir şekilde destekleyen bir görüş ve literatür vardır. Bu model özellikle yanık mağdurları için geçerlidir. [3]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık yaralanmasını takiben herhangi bir aşamada psikolojik zorluklar ortaya çıkabilir. Bazı kişiler, ilk olayın travmasının etkisinin, ancak hastaneden taburcu olduktan sonra onları etkilemeye başlayabileceğini keşfetmektedir. Başlangıçta hasta, yaralanmaları ve koşullardaki değişikliklerle iyi başa çıkmış gibi görünebilir; ancak, durumun kalıcılığı bir olgu haline geldikten ve rehabilitasyon sürecinin uzun ömürlü hale gelmesinden sonra, hasta depresyon, öfke ve kaygı şeklinde psikolojik zorluklar yaşamaya başlayabilir; aynı zamanda eski yaşamı, kişiliği ve işlevleri için kederlenebilir ve kaybetme duygularını yaşayabilir. Birey bu şekilde etkilenirse, doğru desteği ve güvenceyi alması önemlidir. Çocuklar gelişimlerinde gerileme belirtileri gösterebilir ve geçici olarak ebeveynlerine yanık yaralanmalarından önce daha bağımlı olabilirler.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yara İzi Yönetimi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık hasarından sonra hipertrofik skar oluşumu yaygındır ve önemli fonksiyonel ve kozmetik bozulmaya neden olabilir. [7] Bir yaranın iyileşmesi ne kadar uzun sürerse, hipertrofik skarların gelişme olasılığı o kadar artar; bir yaranın iyileşmesi 21 gün veya daha uzun sürdüğünde risk önemli ölçüde artar. Hipertrofik yara izleri, vücudun iyileşme sürecinin abartılı bir cevabıdır;  onlar yüksek bir kan akışına ve yüksek kollajen seviyelerine sahiptirler ve aşırı aktif hale gelirler; Bu yara izleri yüksek bir kasılma oranına sahiptir ve kaşıntı, kuruluk ve esneme eksikliği de dahil olmak üzere onlarla ilişkili diğer semptomlara sahiptir. Hipertrofik skarlar genellikle iyileşmeden sonraki ilk 4-6 ay boyunca en aktif dönemlerindedir.  Başlangıçta bir yara ilk iyileştiğinde düz görünebilir, ancak aniden hipertrofi belirtileri göstermeye başlayabileceği için yara izlerini yakından izlemek önemlidir. Hastaların tam ROM ile hastaneden taburcu edilmesi yaygındır; ancak, birkaç hafta sonra, yara izinin  kasılma gücüne karşı düzeltici önlemler alınmazsa, ROM kaybolur ve yara izi kontraktürü meydana gelir. Yanma sonrası yaralanmalarda yara izi yönetimi uzun ve genellikle sancılı bir süreçtir; birkaç hafta boyunca yapılabilecek ve sonra terk edilebilecek bir şey değil, yanma sonrası komplikasyonların ortaya çıkmasını en aza indirmek için aylarca devam etmesi gereken bir şeydir. Hipertrofik skarlaşmayı azaltmak veya önlemek için en iyi tedavi konusunda bir fikir birliği yoktur; [7] yara izi dokusunun oluşumunu önlemek için çok az şey yapılabilir, ancak yara ve skar dokusu kontraktürünün hastalığını önlemek için çok sayıda tedavi müdahaleleri kullanılır [ 6] ve skarlaşma sürecinin etkisini azaltılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Konumlandırma</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kişi istirahat halindeyken, kişiyi</span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">anti-kontraktür pozisyonuna teşvik etmeye yaralanma sonrası aylarca devam edilmelidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Atel</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Öngörülen ateller sadece konumlandırma için değil, aynı zamanda kasılmış skar dokusunun gerilmesi ve uzatılması için de gereklidir. [1] Sadece egzersiz ve belirli fonksiyonel aktiviteler için çıkarılan erken kıymık, uzun vadeli sonuçları en üst düzeye çıkarabilir ve iyileşme sonrası 6 ay boyunca çocuklarda 2 yıla kadar sürmekte veya bazen çocuklarda daha uzun süre devam edilebilmektedir. Başlangıçta splintler gece gündüz günün çoğu bölümünde giyilir - bazen skar aktivitesine bağlı olarak aylarca giyilebilir. Splintleme rejimi, ROM sürdürülüyorken  kademeli olarak bir gecelik splintlemeye indirgenmelidir. Splintleme uygulanmasından sonra mekanik germe ile skar dokusunun toplam uzunluğu artacaktır [1] çünkü</span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">splintleme, doku büyümesini sağlamak için uzun bir süre boyunca yumuşak dokuya kontrollü hafif bir kuvvet uygulayan tek uygun tedavi yöntemdir. [4] Splintlerin sürekli kullanımı, yara dokusunu oluşurken onu germeye, problemli bölgelere baskı uygulanmasına ve anatomik konturları korumaya yardımcı olur - örneğin eller, aksilla ve boyun gibi. İyi oturan bir atel, uzun vadeli fonksiyonel sonuçları en üst düzeye çıkarmada son derece etkilidir; bazen kısa vadede fonksiyonu tehlikeye atabilir. Splintleme ve pozisyonlamaya her zaman aktif bir egzersiz ve germe rejimi eşlik etmelidir. Hareket açıklığı ölçümleri atel etkinliğini tanımlamak için kritik kılavuzlardır. [4]</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Germe ve egzersiz</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Erken aşamalarda, yara sonrası iyileşme izleri son derece aktif ve dinamiktir ve kasılma kuvveti en üst seviyededir. Yanık bir eklemin yakınında veya üzerindeyse, ROM kaybını önlemek ve yanma sonrası kontraktürün gelişmesini engellemek için gerilmelidir. Kontraktürlerin gelişmesinden önce kullanılan koruyucu ve bakım egzersizleri ve splintleme programları, gerekli fonksiyonel yumuşak doku uzunluğunu ve yumuşak doku kaymasını muhafaza edebilmek için çok önemlidir. [4] Etkilenen eklemlerin günde birkaç kez maksimum fonksiyonel aralıklarına gerilmesi, bir splintleme rejimi ile birlikte, ROM’u devam ettiren skar dokusunun uzamasına yardımcı olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, bu rejimin uyumu aylarca sık sık sürdürülmezse, yara izi bir kez daha daracaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bireyin, skar dokusunu germesinin yanı sıra egzersiz toleransını iyileştirmeye ve pozitif bir zihinsel durumu sürdürmeye yardımcı olacak olan iyi bir egzersiz rejimi sürdürmesi önemlidir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Masaj ve Nemlendirme</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Skar masajı yaygın olarak yanık izi yönetiminin ayrılmaz bir parçası olarak savunulur; etkilerinin kesin mekanizmaları bilinmemekle birlikte, çeşitli şekillerde yardımcı olduğu görülmektedir:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Nemlendirici Uygulamaları</span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- yanık izleri, yaralanma derinliğine ve cilt yapılarına verilen hasarın derecesine bağlı olarak genellikle nemden yoksundur. Çok kuru ve rahatsız edici olabilirler ve bu, yara izinin çatlamasına ve bozulmasına neden olabilir. Parfümsüz bir nemlendirici veya yağ ile masaj yaparak, skarın üst tabakası daha yumuşak ve daha esnek ve dolayısıyla daha rahat olur; bu aynı zamanda yaygın bir sorun da olabilen kaşıntıyı azaltmaya yardımcı olur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yara izleri kalınlaştıkça ve yükseldiklerinde, plastisitelerini azaltan ek sıvı tutarlar. Başparmağınızı veya parmak uçlarınızı kullanarak skarın derinlemesine masajı ile bu fazla sıvının etkisi azaltılabilir. esnetme yaparken masaj yapmak, yanık izinden etkilenen bir uzvun ROM'unu arttırmaya yardımcı olur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık yaraları, halkalar ve demetler halinde hızla atılan diğer yaralardan dört kat daha fazla kolajen içerir. Küçük dairesel hareketlerde yara izinin derin masajının, skar dokusunun oluştuğu sırada hizalanmasına yardımcı olduğu düşünülmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık skarlarında duyu bozukluğu ve deri duyumundaki değişiklikler yaygındır. Düzenli masaj ve yara izlerine dokunmak, hiper-duyarlı skarların </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">duyarsızlaşmasına yardımcı olur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bireyin psikolojik faktörleri, hissettikleri şeyle yüzleşmekte güçlük çeken, yara izine dokunarak ve nasıl göründüğünü ve hissettiğini kabul etmeyi öğrenerek çirkin bir yara izi de azaltılabilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Basınç tedavisi</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Klinik etkililik bilimsel olarak kanıtlanmamış olmasına rağmen, basınç tedavisi yanık skar yönetiminde birincil yöntemdir. [7] Bir yanığa basınç uygulamasının, skar olgunlaşmasını hızlandırarak ve kolajen liflerinin, tedavi edilmemiş skarlarda görülen kıvrımlı paternin aksine, tekdüze, paralel kalıplara yönlendirilmesini teşvik ederek skarları azalttığı düşünülmektedir. [2] Mekanizması etrafında çok az yazılı kanıt vardır, hiper-vasküler skarlara kan akışını azaltarak skar dokusuna lokalize hipoksi oluşturduğu ve bu nedenle kolajen akışını düşürdüğü ve skar oluşumunu azalttığı düşünülmektedir. Yaralar tamamen kapandığında ve basıncı tolere edebildiği anda hastalara basınçlı giysiler takılır. [7]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Mevcut olduğunda,uygun bir basınç seviyesinde bunları kullanan bireylerin basınç giysilerini ölçmek için yapılmıştır. Giysilerin basıncının ölçülememesi durumunda, etkili yedek parçalar kullanılabilir;</span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">tubi-grip 'elastik destek bandajları,' likra 'mayo ve bisiklet şortları, sportif başlıklar ve bilek bantları, bandajlar ve küçük alanlarda nefes almaya elverişli bantlar gibi. Basınçlı giysiler şunlara yardımcı olur:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">skar kalınlığını / yumruğunu azaltmaya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">skar kızarıklığını azaltmaya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">şişmeyi azaltmaya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">kaşıntıyı hafifleştirmeye</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">yeni iyileşmiş cildi / grefti korumaya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">kontraktürleri önlemeye / kontürleri korumaya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Basınçlı giysiler, maksimum etki için mümkün olduğunca erken uygulanmalı ve sadece yaraların yıkanması ve kremlenmesi için çıkarılmalı ve 23 saat boyunca giyilmelidir. Bununla birlikte, sıcak iklimlerde, bazı hastalar ısı ve nem nedeniyle zorluklar yaşarlar, bu durumda daha düzenli bir şekilde çıkarılması için giyme zamanının ayarlanması gerekebilir. Bir hastanın iyileşmesi uzun sürdüyse ve cilt grefti geçirmişse, iyileşmeden sonra mümkün olan en kısa sürede bir basınçlı giysi sağlanmalıdır. Geniş bir yanık varsa ve dağınık küçük iyileşmemiş alanlar kalırsa, altına uygulanan küçük topikal pansumanlarla basınçlı bir giysi uygulanabilir.</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Silikon</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Silikon, hipertrofik skar oluşumunu tedavi etmek için kullanılan başka bir yöntemdir. Silikonun hipertrofik skarların önlenmesi ve tedavisindeki kesin etki mekanizması belirsizdir, ancak yara iyileşmesinin kollajen yeniden yapılanma fazını etkilemesi muhtemeldir. [7] Yara izini yumuşatır, düzleştirir ve ağartır, rahatlatır ve görünümünü iyileştirir. [8]</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Günlük yaşam aktiviteleri</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bireyler mümkün olan en kısa sürede normal günlük rutinlerine dönmeye teşvik edilmeli ve yanık yaralanmalarından önceki hayattaki rollerine olabildiğince yeniden dahil edilmelidirler.</span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff4136;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sosyal Rehabilitasyon</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık yaralanmasının ardından bazı kişiler yalnız ve toplumdan izole hissedebilirler. Hastalar, topluma yeniden entegre olmakta ve yaralanmadan önceki çok iyi bildikleri hayatlarına devam etmekte zorlanabilirler. Böyle bir yaralanmaya maruz kalan tek kişi onlar gibi hissedebilirler ve özellikle görünür yanık izleri varsa topluma nasıl yeniden gireceklerini bilmeyebilirler. Bu bireyler, mümkün olan en kısa sürede sosyal ve mesleki yaşamlarında kendilerini yeniden bulmaları için teşvik edilmeli ve aile üyeleri bu davranışı teşvik etmeye teşvik edilmelidir. Çocuklar için bu, hazır olur olmaz okula tekrar giriş yapmak, arkadaşlarla buluşmak ve hoşlandıkları etkinlik ve sporlara katılmak anlamına gelir. Bazen akrabalar, bir şeylerin tekrar olabileceğinden korktuğu için bireyi çok koruyabilir; onların bireyi güvende tutmak için gösterdiği koruma ve ilgi, bazen yeniden entegrasyon sürecini engelleyebilir. Yanık yaralanmasından sonra yaşam, özellikle büyük bir yaralanmada, doğru destek ve rehabilitasyon ile bazı önemli ayarlamalar yapabilir, yanık yarasına sahip hastalar mutlu yaşam sürebilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SONUÇ</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yanık hasarında rehabilitasyon, birinci günden başlayan ve skar olgunlaşması ve ötesine kadar bakım devamlılığı isteyen uzun bir süreçtir. Çok disiplinli profesyonellerden oluşan bir ekip ve hastanın tam olarak katılımını içerir. Bununla birlikte, büyük veya küçük yanık yaralanmalarının sürdürülmesi, bireyin fiziksel ve psikolojik iyiliği üzerinde dramatik bir etkiye sahip olabilir ve her bireyin karşılaşabileceği zorlukların üstesinden gelmesine yardımcı olmak için ekip çalışması ve dayanışma gerektirir. Yol her zaman kolay olmasa da, doğru destek ve terapötik müdahale ile ekibin bir kontraktürü[3] bile kabul etmeme ve psikolojik ve sosyal zorlukları anlamalarını sağlama taahhüdü ile hasta maksimum fiziksel, psikolojik ve fonksiyonel geri bildirimler tedaviden sonra alabilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KAYNAKÇA</span></span><br />
<br />
1. Kwan M, Kennis W. Splinting Programme for patients with Burnt Hand. Hand Surg. 2002;7:231–41.<br />
2. Edgar D, Brereton M. ABC of Burns Rehabilitation after burn injury. Br Med J. 2004;329:343–5. <br />
3. Edgar D. Active Burn Rehabilitation Starts at Time of Injury: An Australian Perspective. J Burn Care Res. 2009;30:367–8.<br />
4. Fess EE, McCollum M. The Influence of Splinting on Healing Tissues. J Hand Ther. 1998;11:157–61.<br />
5. Richard R, Baryza MJ, Carr JA, Dewey WS, Dougherty ME, Forbes-Duchart L, et al. Burn Rehabilitation and research: Proceedings of a Consensus Summit. J Burn Care Res. 2009;30:543–73.<br />
6. Richard R, Ward RS. Splinting Strategies and Controversies. J Burn Care Rehabil. 2005;26:392–6. <br />
7. Bloemen MC, Van der Veer WM, Ulrich MM, Van Zuijlen PP, Niessen FB, Middelkoop E. Prevention and Curative Management of Hypertrophic Scar Formation. Burns. 2008;35:463–75.<br />
8. Smith FR. Causes of and treatment options for abnormal scar tissue. J wound Care. 2005;14:49–52.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>